4 Ekim 2022 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6360 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6360. Gönlü (Kalpte oluşan duyguların kaynağını) derleyip toplayan şarabı (Tanrı şarabını) getir, sun o şarabı.,

Gönül derlenip toplandı mı beden darmadağın olur-gider.


İstemem parayla-pulla alınan şarabı, istemem değeri biçilen şarabı;

O (İlahi) denizden doldur da sun sonu gelmez şarabı.


Senden şarap (Tanrı şarabı) sunmak, benden secde etmek (Saygı göstermek).,

Benden şükretmek, senden inciler (Şekli değişmeyen değerli sözler) saçmak.


Beni öyle bir hale getir a canım ki şükrüm de kalmasın-gitsin..

Lütfunu (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardımı) iki kat, üç kat arttır.


Gönülden (Kalpte oluşan duyguların kaynağında) coştur o şarabı (Tanrı şarabını), coştur.,

Şu dökülmüş yapraklardan bir ilkbahar belirt (Tekrar canlılığını göster).


Yık-gitsin beni a benim canım;

Çünkü yıkık şehirden ne divan (Devlet) haraç arar, ne sultan (Devlet başkanı).


Sus a beden, sus da can söylesin artık;

Osman'ın (Halife) devri geçti-gitti mi Ali, bey (Başkan) olur.


Sustum a canım, nöbet senin;

Söyle.,

Sensin Yusuf'umuz bizim, sensin Ken'an (Çin'de Türk bölgesi) güzeli.


Bedenin bu dünyadandır, gönlün (Kalpte oluşan duygularının kaynağı) o (Aşk) dünyadan.,

Bunun dostu heva-heves, onun dostuysa Tanrı.


Senin gönlün (Kalpte oluşan duygularının kaynağı) garip (Acayip), onunsa gamı (Üzüntüsü), derdi (Sıkıntısı) garip (Acayip).,

İkisi de ne şu yeryüzünden, ne gökyüzünden.

                                    ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                     ***

Neler öğrendik;

  1. Tanrı şarabının kalbimizde oluşan duyguların kaynağını derleyip topladığını, bir araya getirdiğini öğrendik.

  2. Tanrı şarabının insan eliyle yapılmadığını, ilahi âlemden erenlere gelen şarap olduğunu öğrendik.

  3. Tanrı şarabı sunana saygı göstermek, Allah'a şükretmek, bu halde iken söylenen değeri çok kıymetli sözleri saçmak, hediye etmek gerektiğini öğrendik.

  4. Tanrı şarabını iyice kendimizden geçene kadar almamız, bedenimiz değil sadece canımızın söz söyleyecek duruma gelmesini sağlamak gerektiğini öğrendik.

  5. Bedenin dostunun dünyada olanlar, kalpte oluşan duyguların kaynağının dostu ise Tanrı olduğunu öğrendik.

                                    *

İşte böyle yaren;

Bedenimizde gönlün, canın, nefsin bir araya geldiğini, gönlümüzün ne bu dünyadan ne de gökyüzünden olmadığını aşk dünyasına ait olduğunu öğrendik.

                                        *

RAVLİ

3 Ekim 2022 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6350 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

(Allah dostlarının sundukları ile kendini değiştirip düzeltenlerin)

6350. Canı (Yaşamı sağlayan gücü, diriliği) gam (Üzüntü) denizine gark olmaktan (Üzüntü içinde boğulmaktan) kurtarır..

Ceyhun'a (Orta asyada nehire) benzeyen ırmağımda sanki bir Nuh (Felaketten kurtaran, sığınılması gereken) gemisidir o.


Beni sudan, topraktan bir hoşca yur (Yıkar), arıtır (Temizler, katışıksız duruma getiri);

Aslıma, "Bükülmüş hurma dalına benzer” (Meyvelerle dolu) hale döndürür beni.


Parça-buçuğuma (Bütünlüğü sağlanamamış, parça-parça dağınık bir biçimde) bir hoşca karılmış, katılmıştır.,

Yakınlıkta sanki ben Musa'yım da o, Harun’umdur (Beni destekleyen kardeşim) benim.


Ne de güzel bir Ab-ı hayattır (Olgun insanın hayvani bir hayata mahkum olmuş aklını kurtarandır), ne de hoş bir ateştir.,

Bu suyla ateşin ikisi de benim mangalımda birleşmiştir.


Ney gibi öper, def gibi döver beni.,

Benim kanunumla. benim töreme uygun olarak ne de hoş ceng (Kanuna benzer, dik çalınan telli saz) çalar bana.


Yürü, geri kalanını benim sakıymden (İnsan ruhuna Allah sevgisi veren, Allah nuru saçandan) ara.,

Çünkü benim afsunum (Büyünün) da tatlılığı ondan elde etti.


Gönlümü (Kalbimde oluşan duygularımın kaynağını) aldın da kargalara (Zarar verenlere) , kuzgunlara (Kötü, uğursuz, sıkıntılı kişilere) verdin;

Ben de ceza olarak hayalini (Görüntünü) tuttum, rehin (Geri almak şartıyla) aldım-gitti.


Gelirsen gelirim;

Tutarsan tutarım.

Söylersen ben de sarhoşların hallerini söyler, anlatırım.


Yenimi (Giysi kolumu)-yakamı yırtmam, eteğimi çekip gömleğimi paralamam için yakışmaz bana sitem etmen (Üzüldüğünü, kırıldığını, öfkelenmeden belirtme), yakışmaz.


Getir söylediğin şarabı (Tanrı şarabını), getir.,

İncinme (Bir davranışım yüzünden üzüntü duyma, gücenme, kırılma), söylemedim deme;

İncinme .

                                ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                 ***

Neler öğrendik;

  1. Allah dostları sevgililerin öğretisi kişinin kendini değiştirip düzelttiklerini, yaşamında üzüntü içinde boğulmaktan kendilerini kurtardıklarını, tufandan kurtulanların sığındığı Nuh'un gemisi gibi Allah tarafından korunan bir yerde emniyette olacaklarını öğrendik.

  2. Kişiyi temizleyip, karışıklıktan ayıran tertemiz hale getiren bu durumla kişinin tatlı ve besleyici ürünlerle dolacağını öğrendik.

  3. Kendini dağıtmış paramparça olmuş kişinin bu öğreti ile bütünlüğü sağlayacağını, Allah tarafından kendisini destekleyen kardeş verileceğini öğrendik.

  4. Mevlana Hazretlerinin öğretisinde kişi ne kadar olgun olursa olsun aklının hayvani akla mahkum olduğunu, bu öğretiyle aklını bu mahkumiyetten kurtaracağını, ölümsüz bir hale getireceğini öğrendik.

  5. Daha fazlasını isteyenin Şems Hazretlerinden istemesi, onun uygulamalarına uygun davranması gerektiğini öğrendik.

  6. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin yanında taşkın hareketler yapmadığını öğrendik.

  7. Kendi bu halinden vazgeçip, kötü ahlakını iyi ahlaka çevirmek ve değiştirmek suretiyle Hakta yok olunca Hak o kişiden arka çıkan olur.

                                 *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini çok sevdiğini, görmediği zaman hayalini oluşturup hasret giderdiğini, onun sunduğu Tanrı şarabını ve sarhoşluğunu özlediğini öğrendik, anladık.

                                     *

RAVLİ

2 Ekim 2022 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6340 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6340. Ay, yeni Ay halindeyken, dolunay olduktan sonra güneşin kucağındadır;

Fakat dolunayken güneşten uzak kalır.


Esenliği (Sağlıklı, afiyette, selamette olmayı);

Dileği, aşkı olmayana bağışladım.,

Aşktan başka beni oyalayacak ne varsa hepsini kestim-gitti.


Erenin canı Ay’la eş-dost oldu mu erene, yağmur gibi belalar yağmaya

başlar.


Aşktan gayri bir şeye tutulmuşsam Ebu-Vail'in (Beyt-ül-Mâl'e yani hazineye) kefil (Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse) olduğu gibi kefil olayım:

Borçlanayım-gitsin size.


Bela zor bir iştir ama zor işleri de çözer açarız..

Zorluğa düştün mü açılışı ondan iste.


Bir yardımcıya gidip de yardım istemem ben.,

Beni horlayana karşı hor-hakıyr bir hale gelmem ben.


Herkes muradına (İsteğine, dileğine) bu kapıda erişir.,

Değil mi ki böyle istiyorsun, bu kapıda olur giderim ben.


Gözlerimi örten göz kapaklarım, yaslı için yırtılmış elbiselere benziyor.


Bu kapıda olduka sedefin içindeki inciye benzersin.,

Fakat uzaklaştın mı, bir çıbanın (Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikiminin) kanı haline gelirsin, irinine (Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlarda oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat) dönersin.


Gül renkli sağrağını (Tanrı şarabı konan kadehi) getir...

Bilmem ki şarap mıdır o, yoksa benim kanım mı?

                                 ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                 ***

Neler öğrendik;

  1. Karanlıkta kalanları aydınlatan kişinin kendi varlığının aydınlığını tamamlayınca ona aydınlık verenden uzak kalacağını öğrendik.

  2. Aşktan başka oyalayıcı uğraşıları aşık olmayanlara bağışladığını öğrendik.

  3. Olağan üstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gören eren kişi karanlıkta kalanları aydınlatan kişiyi dost olunca başına gelmedik kalmayacağını öğrendik.

  4. Aşığa Mevlana Hazretlerinin kefil olduğunu, kaybedeceğinden daha fazlasıyla kayıplarının tamamlayacağını öğrendik.

  5. Denenmekte, sınanmakta, başa gelen bela anında kalbini Hakk'a bağlanmak, halkı unutmak gerektiğini, bu işin zor olduğunu fakat Mevlana Hazretlerinin zor işleri çözüp açtığından güvenmemiz açılışı ondan istememiz gerektiğini öğrendik.

  6. Mevlana Hazretleri yardımcıya gidip yardım istemediğini, değersiz, önemi olmayan, aşağı kişi karşısında alçalmadığını öğrendik.

  7. Herkesin isteğine, dileğine Allah kapısında ulaştığını, bu kapıda Allah dostlarının kapıyı açan, Allah'ın hazineden vermeye yetkili kişiler olduğunu öğrendik.

  8. Allah kapısından uzaklaşmamak gerektiğini, kapının açılana kadar gözyaşlarını dökmekten vazgeçmemek gerektiğini öğrendik.

                               *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri canımızı üzüntü denizinde boğulmaktan kurtaran Nuh'un gemisi gibi olduğunu, gel davetine uyup öğretisine girmemiz gerektiğini öğrendik, anladık.

                                   *

RAVLİ

1 Ekim 2022 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6330 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6330. Kardeş, aklın başındaysa böyle bir aşka düştüğümden dolayı kınama beni.


Sizi unutacağımızı isterler, bizden bunu umarlar.,

Fakat gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağı), böyle bir sözü söyleyenden bile nefret eder.


Senin aklın başında (Sürekli akıllı davranansın);

Çünkü aşık (Bir kimseye, veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan kişi) değilsin.,

Devlete (Tanrının yetkili kıldığı, sırlarını bağışladığı, ilmiyle kudretiyle desteklediği, yetki verdiği kişinin sözlerini doğru çıkardığı, isteğini kendi isteği olarak gerçekleştirdiği, diğer insanların kabul ederek boyun eğdiği, erdeme ve ölümsüzlüğe kavuşturmaya, insanları yönlendirme ve yöneltme makamına) ulaşsaydın aşk kıble (Yönelmen gereken yön) kesilirdi sana.


Siz aşıksınız bize ama ben, size daha da çok aşıkım..

Aşkla sızıp erimiş (Zayıflamış) gençlerin hepsinden fazladır benim arıklığım (Zayıflığım).


Şekille gece-gündüz beni aldatır-durursun..

Fakat gerçekten gönlümden (Kalbimde oluşan duyguların kaynağından) hiçbir yere ayrılmazsın;

Pek tembelsin sen.


Hatta tutup da gitseniz, ben de ağlamasam o vakit, geçip giden aşkıma ağlarım ben.


Ben su kuşuyum (Sudan beslenenim).,

Sen kara kuşusun (Karadan beslenensin).,

Ben bu duraktanım (Durduğum yer burası), sen o (Başka) duraktansın.


Gözlerimden coşup yanaklarıma akan gözyaşlarımı yalanlamaya imkan mı

var?


"Sizin dininiz sizin, benim dinim benim" ayetini (Kafirun ayeti 6) oku da yürü-git...

Yook, böyle değil de ulaşmışsan ulaşma yerine gel.


Gözyaşı (Duygusal etki ile gözden çıkan sıvı), ilk akan gözyaşıdır...

İlk hüzün (Üzüntü) de önce kalkıp göçene (Yerleşmek amacıyla başka bir yere giden) gelir-çullanır (Birine beklemediği bir anda saldırır).

                                ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                               ***

Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretlerinin devlet sahibi olduğunu, Allah'ın güzelliklerinin hazretin yüzünde gören Mevlana Hazretlerinin aşırı sevgi ve bağlılık duygusu ile hazreti istediğini, cinsel yönden bir sevgi bağı olmadığını, aklı başında kişilerin bu durumu anlayıp kınamayacaklarını öğrendik.

  2. Çok saygın Mevlana Hazretlerinin sevilen olduğundan onun başka birisine aşık olmasını istemediklerini, bu konuda konuşanların nefret dili kullanmış olacaklarını öğrendik.

  3. Sürekli akıllı davranan kişinin aşık kişinin sahip olduğu devleti bilerek sıkıntılı bir durumda yardım umulacak kişi olduğunu bileceğini öğrendik.

  4. Mevlana Hazretleri Allah dostu seçilmiş kişiye aşık olanlara aşık olduğunu, aşkının aşıklardan daha kuvvetli olarak aşıkları sevdiğini öğrendik.

  5. Mevlana Hazretlerini aşıklarla birlikte tüm zamanlarda yaşadığını, öğrendik.

  6. Kafurun ayeti 6 surenin hükmü ile din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğunu, kimsenin herhangi bir inanışa girmeye zorlanamayacağını öğrendik.

                                *

İşte böyle yaren;

Akılla hareket edenlerin daha üst seviyeye din ve inançla çıktıklarını, bu seviyeye ulaşamayanların ulaşma yeri olan Mevlana Hazretlerinin yerine gelmesi gerektiğini, gözyaşının önemini bilmek-anlamak gerektiğini öğrendik, anladık.

                                           *

RAVLİ

Popüler Yayınlar