24 Ekim 2019 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6650 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6650. Şekere benzeyen gül yüzlü güzel, gonca (Çiçeğin açılmamış durumu) gibi kapalıydı;
Mademki açıldı saçıldı, bizim de sarhoşça inciler (Şekli değişmeyen mücevherler) saçma çağımız geldi.

* Elest meclisinden (Allah’ın dostlarının toplandıkları yerden) gelen canlar (Mevleviler), kendilerinden geçmiş, sarhoş bir halde gelirler (Araf suresi 172);
O yüzdendir ki balçıkla (Güçlükle yürüyen) sarhoş gibi ayağımız kayıp durmada.

A gönül, şu neş'e içinde, hürriyeti selviden öğren de sarhoşçasına suça da aldırış etmeyelim, tövbeye de.

Yol gören gözün düzeni, Salâhaddin'dir (Şems Hazretleri), Salâhaddin;
Onun için, kendimizden (Benliğimizden) sarhoşça kaçsak değer mi, değer.

Bir Ay (Karanlıkta kalan, yolunu göremeyenleri) görüyorum;
Gözümden hem dışarıda;
Hem de gözümün içinde o;
Onu ne bir göz görmüş, ne bir kulak duymuş.

O yüze, hırsızlamaca bir baktım mı, dili de kendinden geçmiş görüyorum, canı da, gönlü de.

O Ay'ın yüzünü, güzelliğini Eflâtun  (Yunan filozofu-aklı temsil eder) görseydi benden de daha fazla deli-divane olurdu;
Benden de daha fazla coşar-köpürürdü.

Yokluk, sonradan var olan şeyin aynasıdır, sonradan var oluş da önsüz varlığın (Allah’ın) aynası;
Ayna gibi parıl-parıl parlayan yüzünde, her ikisi de, ikiye ayrılmış saçları gibi birbirine karışmış-gitmiş.

Duygunun öte anında bir bulut var ki yağmuru, tamamıyla can;
Onun toprak bedenine yağmurlar yağdırmış o bulut.

Gökyüzündeki Ay yüzlüler, yanağının aksini görmüşler de utanmışlar; Hepsi de o güzelliğe karşı enselerini kaşımaya koyulmuş.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin sırlarını ortaya dökmeye aşlayınca Mevlana Hazretlerini hediyelerle karşılık verdiğini öğrendik.
2.    Allah dostlarının toplandığı yerden gelen Mevlevilerin sarhoşlar gibi yürüdüklerini öğrendik.
3.    Neşe içinde olarak kendimizi suçlamadan, tövbe etme bile gerek duymadan baskı ve zorlamalara aldırmadan aşkla yaşamamız gerektiğini öğrendik.
4.    Kendi benliğimizden, değerlerimizi yok sayıp bir sarhoş gibi Şems Hazretlerinin kişilere ve olaylara aydınlık bakma düzenini kazanmamız ve bunun her şeye değer olduğunu bilmemiz gerektiğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin hem dış yaşantımızda hem iç yaşantımızda olan karanlık yerlerimizi ve yolumuzu aydınlatarak doğru ve emin bir şekilde hareket etmemizi sağladığını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin nurlu yüzüne bakmanın bile insanı mutlu ettiğini öğrendik.
7.    Şems Hazretinin yüzündeki nura bakınca gönlünü görebileceğimizi, gönlündeki aynada Allah’ın görüntüsünü görebileceğimizi Mevlana Hazretlerinden öğrendik.
8.    Aklın, duygunun ilerisinde his, hissin ilerisinde Allah inancın imanın nurlu bulutları olduğunu, bu bulutun yağmur gibi inançlı kişinin üzerine yağdığını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Gökyüzündeki Ay yüzlülerin Şems Hazretlerinin nurlu yanağının pırıltısını görüp kendilerinden utandıklarını, hayretler içinde kaldıklarını Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

23 Ekim 2019 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6640 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6640. Böyle bir düşünceye herkes, önünden de tuzak kurar, ardından da;
Sanır ki düşünce, tuzağa, oltaya düşer.

Köhne (İçinde yaşanılan zamana göre geride kalmış, eskimiş, çağ dışı) dünyaya bak;
Gâh (Bazen) semiz (Besili, kuvvetli), gâh arık (Zayıf güçsüz);
Eski derde şu yüzden düşer;                                                                                                          
Düşünce, yeniden doğmuştur.

Aradığı her şekil, düşünceden biter, meydana gelir;
Sen her şekle tapma, düşünceye tap.

Cevherlerin hepsi de hareketsizdi;
Yapılar gibi durup duruyordu;
Düşünce, bu cevherleri yardı da dışarı fırlayıverdi.

Doğum ağrısı, bir şehzade doğsun dileğidir, son-ucu düşüncenin başı alçalır da doğanın başı yücelir.

Gönül, gamla peygamberleşti mi gönle Cebrail iner;
Düşünce, yüzlerce İsa’ya gebe kalır Meryem gibi.

Tebrizli Şems'in balı, mizacımda (Fizyolojik yapımda sağlık veren) kanı arttırır;
Bu yüzden de düşünce bir hacamatçı gibi (Hafifçe yaralayan) gönül damarını yarar.

Dün Van gülü, lâleye dedi ki:
Sarhoşça bir kalkalım da yeni açmış gülün eteğine sarılalım.

Gülün o yalın yüzünden şarap üstüne şarap içelim;
Gel de gülle lâle gibi sarhoşça birbirimize karılalım.

Yasemin, nergisin şuh gözünü gördü de Van gülüne, kalk dedi;
Biz de sarhoşçasına kavgaya girişelim.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Dünya yaşayış döngüsünden kişi aşkla düşünceden kurtulduktan sonra kişinin tuzağa düşüremeyeceğini öğrendik.
2.    Aşkı olan kişinin dünya eski düşüncelerinden kendini temizleyip yeniden doğduğunu, kişiyi her şekle tapmaktan kurtarıp, düşünceye çok değer vermeye başlayacağını öğrendik.  
3.    Her şeklin düşünceden oluştuğunu bilen kişinin şekli tutku ile sevmekten ve bağlanmaktan vazgeçeceğini, onu meydana getiren düşünceye çok değer vereceğini öğrendik.
4.    Özgür düşüncenin kıymetli olanları görünür hale getirdiğini öğrendik.
5.    Ağrı ile de oluşsa düşünce, meydana getirdiğini yücelip yükseleceğini, düşüncenin de bu sonuca boyun eğeceğini öğrendik.
6.    Peygamber düşünceleri ile gönlümüz dolduğu zaman gönlümüze Cebrail’in indiğini Allah’tan haberler getirdiğini, ölüyü diriltecek, hastayı iyileştirecek duruma gelineceğini öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin sözleri kanımızı artırdığını, düşüncemiz bu oluşan yeni kanı gönlümüzden dışarı çıkartacağını öğrendik.   
                    *
İşte böyle yaren;
Dünya bağlarından kurtulmuş, yücelerden gelen haberlerle gönlünü dolduran ve oluşan düşüncenin, yeni açmış kat-kat olan Van gülünün verdiği insanı sarhoş eden peygamber kokusu gibi olduğunu öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

22 Ekim 2019 Salı

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6630 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6630. Gönül arkadaşları, sarhoşlukla nasıl da alt-üst olmuşlar, yıkılıp gitmişler;
A Ay yüzlüm, canın için olsun, şu evin kapısından bir baş sok da bak.

A gönül, sâki (İnsan ruhuna Allah sevgisi, Allah nuru saçan kimse), sana şarap vermedi diye neden balçığa düştün (Hareketsiz kaldın)?
O tulumu açmadıysa kadeh, ne diye şarapla doldu?

Tanrım, şu ormanda düşünce, ne de kaybolmuş-gitmiş;
Canla canan arasında bedenin bedenliği mi kalır?

Gel a Tebrizli Şems;
Yücelikte Süleyman'sın sen;
Aşkınla bütün kuşlar, tuzaktan da oldular, yemden de.

Gönüle ayak basar-basmaz düşünce (Uzayın ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, idea), elden çıktı-gitti;
Sırlar da bellerini bağlayıp yola düştüler, düşünce de belini bağlayıp yola düştü.

Gönül, cana geldi de kendinde konaklayıp durma dedi;
Düşünce, gönlü ağırcanlı gördü de tezce sıçradı-gitti.

Aşktan bir haberci geldi de hadi kalk dedi, yürü tapısında yeri öpmeye;
Düşünce, bu düşünceyle kendisinden geçti de Tanrıya ulaştı.

Güzellerin meyhanesi açıldı, düşünce, küpe, sağrağa (Büyük kadehe) eş oldu;
Aklına ne gelmişse hepsi de bir-bir göründü;
Artık ne de sarhoş ya.

Kendisini düşünmeden öylesine kurtuldu;
Kendisinden öylesine geçti de herkese soruyor artık:
Acaba düşünce denen şey de var mı ki?

Felek, gönül kanıyla alçaldı, iki elini birbirine çarptı;
Benden kimsecikler kurtulamadı diyor, düşünce nasıl kurtuldu acaba?
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Gönül arkadaşları birlikte oldukları zaman ve mutluluk içinde yaşadıklarını öğrendik.  
2.    Şems Hazretlerinin aşkı gönlümüze gelince o gönlün yerinde duramaz hale geleceğini, sırlar ve düşüncelerle yolculuk etmeye başlayacağını öğrendik.
3.    Aşk cana gelince burada oyalanmayıp düşünce ile sıçrayıp yoluna devam edeceğini öğrendik.
4.    Tanrıdan haber gelince gönlün yeri öpüp büyük saygıyla davranan düşüncenin bu düşünce ile Tanrıya ulaştığını öğrendik.   
5.    Tanrıdan haber alan düşüncenin sırlar meyhanesinde sarhoş olacağını,  aklına ne gelmişse hepsinin ona göründüğünü, şüphelerden, zanlardan kurtulacağını öğrendik.
6.    Kendisini düşünmeden kurtaran kişinin düşüncenin bilinmezlerle dolu oyalayıcı elinden de kurtulacağını öğrendik.
             *
İşte böyle yaren;
Dünya olaylarının durumundan, işlerin gelişme biçiminden, tutum ve davranışların elinden Şems Hazretlerinin aşk öğretisiyle kurtulabileceğimizi öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

21 Ekim 2019 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6620 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6620. Neliksiz-niteliksiz (Aklın anlayıp kavrayamayacağı) Ay'ı (Karanlıkta kalanların, hangi yolu takip etmelerini göremeyenlerin yollarını aydınlatanı) elde etmek için feleğin kahrını (Kâinatın döngüsünü, işleyişini anlamanın zorluğunu) çekiyorsun;
Deliliğin belli oldu-gitti;
Akıllı, böyle işe girişmez ki.

O ateş gibi kadehi getir de bir hoşça çekivereyim;
Çekivereyim gökten de, yıldızdan da ötede olan o Ay yüzlünün aşkıyla.

Harmanımı yak, tasımı damdan düşür;
Aşkın işi budur, âşık, avare olur.

Kinle yaralayacaksan yarala şu yoksul gönlü, yarala;
Dayanır, ne yapsın o çaresiz zavallı?

Gönlüm düşünceler yurdu oldu yahut da şişelerle dolu bir dükkân kesildi;
Söyle a Tebrizli Şems, senin gönlün, taş mıdır, kaya mı?

* Ne de efendice meclis, ne de padişahlara lâyık şaraplar;
Ne güzel yağma bu ki Kıpçak padişahı, Türkçesine çarpmış, getiriyor.

O hokka gibi ağız, lütuf (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım) kucağını açar diye lâ'l dudakları yüzünden gönlüm, demir zincirini geveleyip duruyor.

O neliğe-niteliğe (O özellikler aklın sınırlarına) sığmaz hal yüzünden deli-divane olan canı sürme tapından;
Artık bu afsunla (Sihirle), bu masalla nerelerde karar edebilir ki?

O büklüm-büklüm saçlarını âşığa karşı çözer, açar ya;
Bilir ki zincir şakırtısından büsbütün coşar, köpürür deli.

O kıvırcık, o sim-siyah, büklüm-büklüm saçlar yüzünden gönlüm, tarağın dişleri gibi yarılmış, diş-diş olmuş.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Akıllı kişinin karanlıkta kalmışların yolunu aydınlatan kişiyi elde etmek için uğraşı vermeyeceğini, hizmet ederek sevgisini kazanması gerektiğini öğrendik.
2.    Üstün özellikler gösteren böyle kişiye âşık olmak, yaptıklarını öğrenerek, görerek sarhoş olmak gerektiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin âşık olunacak özelliklere ve güzelliklere sahip olduğunu, kolayca insanların yaklaşamayacağı bir kişiliğe sahip olduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Üstün özelliklere sahip Allah dostu kişileri aklımıza göre kullanamaya kalkmamamız gerektiğini, saygı hürmet göstererek, hizmet ederek sevgisini kazanmaya çalışmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar