2 Ağustos 2017 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1270 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1270. Herkese yabancısın da yalnız onun gamıyla (Tasasıyla, üzüntüsüyle, kaygısıyla) bildiksin, onun gamıyla, onun gamıyla.

Her bir zerren, her bir parçan, göklere “Rabbimiz” sesini salmıştır, “Rabbimiz”, “Rabbimiz”.

Ne diye gönlün kırık?
Sen kır-geçir gönülleri, sen kır-geçir, sen kır-geçir.

Nihayet ey can, her şeyin önüne sonsuz sen, sonsun sen, sonsun.
A Yusuf, padişahlık mevkiindesin amma sancağın yok, sancağın yok, sancağın.

O Mevki Kayser’in (Roma imparatorunun) köşküne çevirdin;
Kimyasın sen, kimyasın sen, kimyasın.

Sana nasıl bir eren diyeyim?
Yüz binlerce erensin sen, yüz binlerce erenler, yüz binlerce.

Her Huseyn’in haşredildiği yersin eğer şimdi Kerbelâ isen, Kerbelâ isen, Kerbelâ.

A can, güzel bir sakasın (Can evine su taşıyansın), güzel bir saka, güzel bir saka;
Fakat tulumu kapat.

Gönül buğdaya benziyor, bizse değirmeniz sanki.
Değirmen nerden bilecek bu dönüş niçin?
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini dost edinince herkese yabancı olmaya başladığını öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin her bir parçasının ayrı-ayrı zikir edip Allah’ı andığını öğrendik.
3.    Şems Hazretlerin ordusu olmayan, sancağı olmayan padişah olduğunu her emrinin yerine getirildiğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin Allah’a imanda, inançta, bilgide olgunluğa sahip olduğunu öğrendik.
                             * 
İşte böyle yaren;
Kendi etrafımızda döne-döne isteklerimizi parçalayıp gidiyoruz da bunu neden yaptığımızı bilmediğimizi öğrendik, anladık.
                              *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1260 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1260. Her kötü göz seni incitmesin diye incittim seni.
Yürü, cömertlikte bulun, rahmetler saç; merhametler etmedeyim, çok cömerdim sana.

A özü-sözü güzel anlayışlı er, geceye dek bizimsin bu gün, bizimsin, bizim.

Geceye dek bugün işretimiz var, neşemiz-zevkimiz var;
Buyurun a temiz yürekli dostlar, buyurun.

A her çalgının, her sema’ın canına can olan, Ay yüzlüsün, Ay yüzlüsün, Ay yüzlü.

Şekerlere güller serp, merhaba şeker madeni, merhaba.
Ömrün vefası yoktur, ancak sen öyle bir ömürsün ki vefalısın (Sevgide ve dostlukta devam edensin), vefalısın, vefalı.

Pek garipsin (Yabansı, gurbette yaşayansın), pek garipsin (Kimsesiz), pek garip;
Nerelisin, nerelisin, nereli?

Kiminlesin, sırdaşın kim?
Tanrıylasın sen, Tanrıylasın, Tanrıyla.

A ressamın elinden çıkan seçme resim;
Nerde ayrılık sana, nerde ayrılık, nerde?
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini davet ettiğini, bir akraba gibi, bir dost gibi kabul edip hizmet edeceğini öğrendik.
                            * 
İşte böyle yaren;
Şems Hazretleri ve Mevlana Hazretlerinin ancak vücutlarının ayrı olacağını, ruhsal bütünlük ve beraberlik içinde olduklarını öğrendik, anladık.
                           *

RAVLİ

1 Ağustos 2017 Salı

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1250 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1250. Bir sevgilim var ki sevgisi canı-ciğeri yakıp kavuruyor;
Yürüyüp gezmek dilerse gözlerimin üstünde yürüsün, gezsin.

Rızkım, gıdam, onun olduğu gündür;
Günüm de o gündür benim;
Hey gidi hey, ne de hoştur o günün gıdası, ne de hoş.

Bizi yok edip giderse ne olur yani?
And olsun ki razıyız, Tanrı dilediğini yapar.

Dikeni, güllere sermayedir, perdeleri açmada lütuflar, ihsanlar sahibidir o.

Ne söylediysen, ne duyduysan hepsi kabuktur, aşkın içi, özü, açılacak bir sır değildir.

Tecellilerle (Görerek, tanıyarak öğrenip) yetişen özlü kişi kabuğa, deriye kaani olur (Yeterli bulur) mu hiç?

Ben sustum, derdini söylemiyorum, fakat şarabı susmuyor;
Temkinsiz (İşin sonunu düşünmeyen) dosttan sen koru bizi.

Seni şehvet (Dünyalık istek) ateşinden çekip getirdim de tekrar ateşe (Aşk ateşinin içine) attım, o ateşin içine yaydım seni.

Söz gibi gönlümden doğmuşsun, gene söz gibi yutuverdim seni.
Benimlesin de benden haberin yok;
Gözünü bağladım, büyücülük ettim sana.
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin Özgür bir insan olduğunu istediğini istediği gibi yapacağını, hesap sorulamayacağını öğrendik.
2.    Şems Hazretlerini sevmenin nefes gibi, su gibi, yiyecek gibi daima ihtiyaç duyacağımız biri olduğunu öğrendik.
3.    Aşkı duymanın söylemenin dışta bir kabuk olduğunu, aşkın içinin sırlarla dolu olduğunu fakat söylenmediğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin bizi aşırı isteklerimizi yakarak bizi temizleyip kurtarıp uygun hale getirdiğini fakat yeterli görmediğini olgunluğa ulaşmamız, katışıksız saf bir hale gelmemiz için aşk ateşi içinde erimemiz gerektiğini öğrendik, anladık.
                            * 
İşte böyle yaren;
Aslında Şems Hazretleriyle, Mevlana Hazretleriyle ve dostlarıyla birlikte olduğumuzu fakat göremediğimizi; uygunluktan olgunluğa kadar yetişmemiz için kendilerini göstermemelerinin gerekli olduğunu öğrendik, anladık.
                           *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1240 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1240. Kim Tebrizli Şems’in adını duydu da secde (Saygıyla vücudu ile yere kapanıp hükmüne razılık) ettiyse onun canı, o tapıda makbul olmuştur, “Ben Tanrı’yım” narasını atar durur.

Köpekler gibi uzakta durup havlayan, bak-bak deyip duran, inkârcıdır (Tanımadığı halde biliyormuş gibi konuşan, gördüğü, tanık olduğunu doğru söylemeyen, saklayan, gizleyen kişi), yüzü karadır, rahmetten kovulmuştur (Suçları Allah tarafından yargılanıp affedilerek temizlenmez), ebedi olarak o tapıdan sürülmüştür (Yücelik yerlerinden uzaklaştırılmıştır).

O gül renkli yüzünü gösterdin mi neşeden taşı-toprağı raksa (Dansa) sokarsın.

Şaşırıp kalmış âşıkların hatırı için bir kerecik daha örtüden baş çıkar, yüzünü göster;

Göster de bilgi, yolunu yitirsin,
Aklı başında olan hünerini, marifetini kırsın-geçirsin;

Su, senin aksinle (Yansıyan ışığınla) inci kesilsin;
Ateş, savaşı bıraksın.

Senin güzelliğin olduktan sonra Ay varmış, istemem onu;
Salkım gibi iki-üç kandilceğizle ne işim var?

Senin yüzün varken kirlerle-paslarla dolu gökyüzüne ayna demem ben.
Üfürdün de şu daracık dünyayı başka bir şekilde, yeniden yarattın sen.

A Zühre (Venüs yıldızı-Güzellik ve zerafeti, hoşa giden çekiciliği olan) , Mirrih’e benzeyen (Merih yıldızı-Uğursuzluğu ve kutsuzluğu olana) Şems’in havasıyla yeniden o çenge bir düzen var.
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine tamamen inanan ve itaat edenin Allah’ın varlığına ve birliğine katılma amacıyla yolu öğreneceğini, yardım göreceğini,  kendini Allah’tan ayrı bir varlık olmadığı bilincine ulaşacağını öğrendik.
2.    Allah’ı bilme ve tanıma yoluna uzak durup girmeyenlerin, bu yolu öğretip yardım edenleri bilmeyenlerin din ve ahlakın hakikatini bilmediği halde biliyormuş gibi konuşması yapanların sonsuza kadar yücelik makamına ulaşamayacaklarını, aşağılık olarak kalacaklarını öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin yüzünü rüyada bile görenlerin sevinç içine gömüleceklerini, şekil değiştirmeyen mücevher sözlere ve anlamlara sahip olacaklarını Mevlana Hazretlerinin sözlerinden öğrendik.
                             * 
İşte böyle yaren;
Uğursuzluktan ve kutsuzluktan kurtulmak isteyenlerin, güzel ve çekiciliğe kavuşmak isteyenlerin Şems Hazretlerinin öğretisine kendisini Mevlana Hazretlerinin gösterdiği söz ve davranışları örnek alarak uygun hale gelmeleri gerektiğini öğrendik, anladık.
                           *

RAVLİ

Popüler Yayınlar