ariflerin menkıbeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ariflerin menkıbeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2020 Cuma

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 2950 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

2950.  Sus da sana küstahça (Saygısız bir biçimde) sözler söyleyeyim;
Fakat manasını (Sözün anlatmak istediğini) sorma benden.

Fakat onu da aslanın (Yiğit ve cesur adamın) söylemesi daha iyi;
Nerde, aslanın ( Gürbüz, cesur, yiğit adamın) avlanması nerde, tilkinin (Çok kurnaz insanın) avlanması nerde?

Tanrım, rahmet et bana (Suçumu bağışla, sen yargıla, merhamet et);
Gömleğimi sen yırttın, gömlek ver bana.

Safran, başımı döndürdü benim, lütfet (Ver, bağışla, ihsan et) de saframı bastıracak (Sıkıntımı, tedirginliğimi, rahatsızlığımı giderecek) bir şey ver bana.

Âlemin gam yemesi (Üzüntü duyması) gerekse Hasan'ın babasına (Hazreti Ali’ye) ver, gam verme bana.

• Tanrım, Nuh'un (İlk insan ve ilk peygamber olan Âdem’in torunlarındandır. Ulu beş peygamberden biridir. İnsanlar kötülüğe dönmüşler, Tanrı onları doğru yola davet etmek için Nuh’u göndermiş) ömrünü (En az 950 yıl Ankebut suresi 14),

Lokman'ın (Beyaz tenli tahminen 170 cm boyunda, 70 kğ ağırlığında, tedavi etmek için baktığı kişiyi gözünden gelen nurlu ışıkla tedavi eden, ölümsüzlüğü elde etmiş kişinin) ömrünü ver o Huten (Çin surlarına yakın Türk bölgesi) güzeline;
Onlardan da artık, yüzlerce yıl ömür ver ona.

Süheyl yıldızına benzeyen (Bakanların mutlu oldukları) yüzün, Yemen ülkesinde parladı, Yemen ülkesine bir yol ver bana.

Böylece seher çağına (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanına) dek elceğizlerini çırpadur;
Çünkü o gönül alan güzel, gönlün dilediği dilber oynuyor.

Benim de bildiğimi, senin de bildiğini söyleyedur (Ortaya söyle):
Fakat Tanrı'yı an (Aklına getirerek düşün, hatırla) sözünü et da gizle onu.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Süheyl yıldızı:
Semanın güney yarım küresinde bulunan Sefine-i Nûh burcundaki parlak ve büyük bir yıldızın adı.

Süleyman Peygamberin yıldızıdır.
Bu yıldızın tesirinde olan talihlilerine Tanrı’nın üstün güç ilahi nimetlerini ve saltanat verdiğine inanılır.
Yemenden daha iyi görülür.

Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin söylediğini kelimelerin anlatamayacağını, kelimelerin anlamı tam yansıtamayacağını öğrendik.
2.    Yiğit, cesur korkusuz ve beklentisi olmayan kişinin sözlerin manasını yansıtıp anlatabileceğini, kurnaz, çıkarına bağlı, taraf tutan kişinin kelimenin gerçek anlamını anlayamayacağı gibi anlatamayacağını öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri mana denizine dalınca sarardığını, coşkunluk içine girdiğini, başının döndüğünü, Allah’tan yardım istediğini öğrendik.
4.     Şems Hazretlerine uzun ömür verilmesi için Mevlana Hazretlerinin dua ettiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin yüzünü görenin mutluluğa kavuşacağını, kaderinin değişeceğini öğrendik.
6.    Şems Hazretlerini dua zamanı olan seher vaktinde özlemle gözlemek gerektiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin yaptıklarını Allah’tan geldi diyerek gizlememiz, nazarlardan sakınmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ


5 Ağustos 2020 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 2910-2920 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

2910. Hadi a saki (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan), gel sun (Uzat) kadehi bana;
Altınımı al da altın gibi (Saf) şarap (Tanrı şarabı) sun (Uzat) bana.

Senin yüzünden aklımda bir şey var ya hani, onun hakkı için şarap (Tanrı şarabı) küpünü açtın mı, önce bana sun.

Küpü ortaya koydun mu başkasına verme;
Önce sun bana, sonra gene sun bana.

Üstünü açma, nedir, nedendir, adını söyleme;
İster zehir olsun, ister şeker;
Sun bana.

* Ca'fer-1 Tayyar da (Savaşırken kollarını kaybeden, kolları yerinde kanat çıkıp cennete uçan kişi) o şaraptan (Tanrı şarabından) içmiştir;
Ben de elsiz kaldım, Ca'fer'e sunduğun gibi sun bana (Bana da ver).

Kokusu miskten de, amberden de güzel olan o şarabı döndür (Dostlara ikramda bulun);
Sun bana  (Bana da ver).

* "Rableri, onları suvarır (Rableri onlara tertemiz bir içki içirir)" şarabının sağrağı (Büyük kadehi), pek büyüktür;
Müminden de (Allaha inanandan da) gizli, kâfirden de (Allah’a inanmayandan da) gizli, sun bana.

Dostum, Sema çağı (Allah’tan gelen, semadan inen sözleri işitme, duyma zamanı) geldi, sıçra, kalk;
İş-güç vakti geldi-çattı;
Yarış (Üstünlük kazanmak için çaba göster) herkesle.

Binlerce başının ağırlığı yüzünden çok uyudun;
Şimdi uyardılar seni;
Kalk (Yerinden ayrılıp yol almaya başla).

Hele a uçup duran düşünce, uç bakalım;
Sen de şu gezip duran kalıptan sıçra bakalım (İleriye atıl).

* Kendine gel, sufi (Kendini Allah’a adamış kimse), içinde bulunduğu vaktin oğludur (Yaşadığı anı değerlendiren kişi) geçen yıldan, gelecek yıldan geç;
Sıçra (İleriye atıl).

Aşka ar-namus sığmaz;
Utanmayı, ululanmayı bırak, kalk (Yerinden ayrılıp yol almaya başla).

Arif (Çok anlayışlı ve sezgili) hanende (Evinde) tembellik ediyorsa hırkanı, sarığını ver ona;
Sıçra (İleriye atıl).

* Tanrı'nın buyruğunca cömertlik, kardır (Kazançtır), faydadır;
Yüzlerce kantardan (Ağırlıktan) daha yeğdir (Üstün görülen) bir aşk, kalk, sıçra (İleriye atıl).

Ayağının altına inciler döşeyenin aşkıyla coşup köpüren denizin dalgası gibi kalk sıçra (İleriye atıl).

İkiye ayrılmış saç gibi seni tutar, aşağıya çekerse sen, sevgilinin kıvırcık saçları gibi kalk, sıçra (İleriye atıl).

Sevgilinin hayalinden bir davettir, geldi;
Sen de hayal gibi sırlara dal da sıçra (İleriye atıl).

Düzenlere düştün, hilelere kapıldın hayli demdir (Özünü hilelere çok kaptırdın);
Bir kere de şu gaddar âlemden sıçra (İleriye atıl)- gitsin.

Kafiyeler düzmeye çok sarıldın;
Sus da sözsüz bir sıçra (İleriye atıl) bakalım.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin sözleri ile sarhoş olduğunu, bu sözlerin acı veya tatlı olmasına bakmadığını öğrendik.
2.    Allah âşıkları birbirine ikramlarını Allah’a inanandan da inanmayandan da gizli yaptıklarını, kıskançlığa sebep vermediklerini öğrendik.
3.    Gökyüzünden yeryüzüne Allah’ın sözlerinin daima geldiğini, sema ederek bu sözleri dinlememiz gerektiğini öğrendik.
4.    Vaktin oğlu olarak anı değerlendirmemiz ve yaşamamız gerektiğini, geçmişin yargılarıyla, geleceğin kaygılarıyla hareketsiz kalmayıp ileri hamleler yapmamız, yol almamız gerektiğini öğrendik.
5.    Arif kişinin bahanelere sığınarak tembellik etmemesi gerektiğini öğrendik.
6.    Allah dostunun hayalini görmenin bu yola davet olduğunu, özünü esir almış geçmiş olan hileler ve düzenlerin etki ve baskısından kurtararak, hızlı hareket etmemiz gerektiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Kendini Allah’a adamış kişilerin sözü bırakıp Allah dostlarını araması, bu arayışı hızlı ve ileriye yönelik yapması gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar