20 Mayıs 2022 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4990 İNCİ BEYİT

4990. Arı-duru (Çok temiz) şarap gibi kanı, cana gıda edenin ışıklarıa dopdolu bedenine, kıpkızıl yüzüne bak hele.

A sevgili, bakınma da bunun geri kalanını sen söyle.,

Söyle de mermerinden yüzlerce kaynak fışkırsın-aksın.


Hepsi de içti, geçti-gitti;

Bir ben kaldım, bir sen.,

Beni buldun ya, artık her ham kişinin sohbetini arayıp durma.


Canının bütün yeşilliği, gençliği, gönül devletindendir..

Hele-hele;

Sen de çimen gibi, söğüt gibi şu ırmağın kıyısında kaladur, gitme.


Gönül evi, güzelim Ay yüzlülerle doludur.,

Bir bölüğü Zeliha'ya (Sevene) benzer;

Bir bölüğü Yusuf (Sevilen) yüzlüdür.


Hepsi de çevresinde halka-halka el çırparak oynar.,

Her biri el çırpıp usul (İzlediği yol, yöntem olarak) tutarak onun kuluyum (Karşılıksız hizmet edenim) ben diye bağırır-durur.

O padişah kimin gönlüne gelir de şeref verirse o gönlün her yanı bağ-bahçe kesilir;

Her yanında bir meclis kurulur, bir toy (Ziyafet) düzülür .


Ne diye olmayacak ümitlere düşer de dört bucakta da bir gürültüdür, koparırsın..

Dağılıp gitmişsin;

Yarım günceğiz olsun toplanmamışsın.


Hele ey aşk, ben kulunum-kölenim (Sevgiyle bağlanmış, sevgi, dostluğu devam ettiren, karşılıksız hizmet eden kişiyim), çırağınım senin.,

Pek güzel, pek iyi huylusun;

Huyun da güzel, yüzün de.


Meclisin sıcaklığısın, herkesin Ab-ı hayatısın (Hayvani hayata mahkum olmuş insan aklını dirilten, olgunlaştıransın).,

Herkes gönül kesilmiştir (Kalplerinde oluşan duygularının kaynağını sana bağlamışlar);

Alt yana da boş vermiş-gitmiş, boğaza da.

                        ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;

  1. Allah dostu Şems Hazretlerine candan sevgiyle bağlananın, kanının renginin değişeceğini, canına besin olarak alanın vücudunun ışıklarla dolacağını, yüzünün kıpkızıl olacağını öğrendik.

  2. Canını Allah dostlarına bağlayanın taş gibi sert kalpli bile olsa yüzlerce içinde kaynak oluşacağını öğrendik.

  3. Mevlana Hazretlerini ve dostlarını bulan kişinin ham dostların sohbetini aramayacaklarını öğrendik.

  4. Şems Hazretlerinin varlığının aşıklara moral ve kuvvet olduğunu, yakında kalmasının arzulandığını öğrendik.

  5. Aşıkların kalbinde oluşan duyguların kaynağının karanlıkta kalmışları aydınlatan Allah dostlarıyla dolu olduğunu öğrendik.

  6. Aşıkların kalbinde Allah dostlarının seven ve sevilenlerden oluşan halkada el vurup oynadıklarını, doğru yolu gösterip hizmet edenler olduklarını öğrendik.

  7. Şems Hazretleri kendini gösterirse, kalbimizde oluşan duyguların kaynağını şereflendirirse, güzellikler içinde kalacağımızı, bilgi ziyafeti ile doyum sağlayacağımızı öğrendik.

  8. Şems Hazretlerinin çok güzel, iyi huylu olduğunu Mevlana Hazretlerinden öğrendik.

                   *

    İşte böyle yaren;

    Şems Hazretlerinin mevlise katıldığı zaman oradaki hayvani hayata mahkum olmuş insan aklını dirilterek uygunluktan olgunluğa geçirdiğini öğrendik, anladık.
                    *
    RAVLİ

19 Mayıs 2022 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4980 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

4980. Circis (Filistinli olup Hz. İsa'dan sonra eyallet krallıkları döneminde yaşamış ve havarilerin sonuncularına yetişmiş samimi bir hiristiyandır, defalarca öldürüldüğü halde tekrar dirilen kişi) gibi yüz kere onun aşkıyla şehid olur;

Yahut da İshak (Peygamber) gibi onun hançeriyle kesilir-gider (Allah'a kurban olan).

Dertlerle, ağırlarla dopdolu olan bu baştan başka, bir başka baş elde eder yargılanma, kendi miğferini onun başına kur.

Mikail (Tanrı buyruğu ile insanların rızkını dağıtmakla ve doğa olaylarının gerçekleşmesini sağlamakla görevli melek), onun rızık kilesini (Ölçeğini) kırarsa yerine kimi zaman ölümsüzlük cenneti verilir ona, kimi zaman Kevser sunulur.

Babası, anası, yakınları, onu toprağa kodular (Koydular) mı, balık kesilir, anası da deniz olur artık, babası da.

Aşk, bir yaşayış denizidir ki dibi yoktur.,Ona sunulan en değersiz şey, ölümsüz bir yaşayıştır.

Güneşle Ay, her gece batış mezarına giderler.,İncisinin parlaklığı, onlara yepyeni bir parlaklık verir.

Onun mahşerinden (Kıyamet günü dirilmesinden) haberi olan, onun mahşerini gören canı, ölüm meleği yüzlerce nazla-niyazla alır.

Halkın gözünde bedenimiz, o toprakta uyumuş-gitmiştir ama canımız, onun yeşilliğinde salına-salına yürüyen selvi (Uzun ve düzgün biçimde) gibi yürür-durur.

Bedenimiz, görünüşte kanla hıltların (Safra, sevda) (Cinsel yerden akan sıvı), dem (Gözyaşı), balgam) madeni değil mi?Fakat bu alın yazısından cana bir hastalık gelir mi hiç?

Böylesine bir çöplükte cana binlerce bağ-bahçe var.

Peki, iş böyleyse can, ne diye onun mezarından korkar?

                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;

  1. Allah dostunun aşkı gibi kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda yüzlerce defa ölen kimsenin, Allah'a verilen sözü yerine getirmek için canını feda edenin başka bir baş elde ederek diri olacağını öğrendik.

  2. Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kişinin dünyada rızkı bitse bile ona ölümsüzlük cenneti sunulduğunu, cennette bulunan kutsal ırmaktan Kevser sunulduğunu öğrendik.

  3. Bu yolda şehit olan kişi ölüp de mezara konduğu zaman annesinin ve babasının denizinde balık gibi hareket edeceğini öğrendik.

  4. Aşkın sınırları olmayan yaşayış biçimi olduğunu, aşığa sunulan en değersiz şeyin de ölümsüz bir yaşayış olduğunu öğrendik.

  5. Aşığın canını almaya gelen ölüm meleğinin onun kıyamette nasıl dirileceğini bilince canını incitmeden alacağını öğrendik.

  6. Halkın gözünde aşığın vücudunun toprakta uyumuş-gittiğini, fakat canının halkın içinde yeşillikler arasında gezdiğini öğrendik.

  7. Bedenimimizin sıvılarla dolu olduğunu, alın yazımız olmadıkça canımıza bir hastalık veremeyeceğini öğrendik.

                     *

      İşte böyle yaren;

    Gözüken dünya çöplüğünde canımıza binlercebağ-bahçe sunulduğunu, canımızın ölmeyeceğine göre mezara girmekten korkmamak gerektiğini öğrendik, anladık.
                        *
    RAVLİ

18 Mayıs 2022 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4970 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
4970. İman ehlinin (Güçlü inanç ustasının) hepsi de son solukta imandan ayrılmadan korkar.,
A iman padişahı, benim korkumsa senin gitmendedir:
Sen gitme.

Sen gitme, gidersen benim canımı da götür;
Yook, beni kendinle beraber götürmiyeceksen şu sofradan kalkma, gitme.

Seninle oldum mu, bütün dünya bağdır-bahçedir..
Güz mevsiminde bağın-bahçenin parlaklığı geçse bile sen gitme.

Ayrılığını gösterme bana, pek taş yüreklidir ayrılığın.,
A yüzünden taşın bile Bedahşan la'li (Afganistanın Türkistanı bölgesinde çıkan değerli taş) olduğu güzel, sen gitme.

Zerre (Çok küçük parça) de kim oluyor ki ey güneş, gitme desin.,
Kul (Sevgiyle bağlanmış) da kim oluyor ki padişahım, gitme demeye gücü yetsin.

Fakat sen Ab-ı hayatın (Olgun insanın hayvani bir hayata mahkum olmuş aklını dirilten söze sahipkişinin) ta kendisisin, bütün halksa balık.,
Keremin (Bağış olarak verdiğin, iyiliğin, el açıklığın) boldur, ihsanına (İyiliğine, iyi davranmana sınır yok) son yoktur:
Merhamet et, kerem buyur da gitme.

Gönül tomarıma (Kalbimde oluşan duygularının kaynağının tümü) baştan ta sonadek, ebed (Sonu olmayan gelecek zaman) uzunluğunca gitme-gitme yazısı yazılmıştır.

Usanacağından (Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla sıkılmandan) korkmasam yüzden de, binlerce onsekiz binden de (Yaratılmışların da) güzel, gitme-gitme konusunda yüz beyit daha söylerim.

Ne mutlu o cana ki sarhoş bir halde sallana-sallana ona doğru gider., Yolculuğunda da beden eşeğinden kurtulur-gider.

İki (Madde ve mana) nalınını da (Gidiş şeklini de bırakır) çıkarır;
Dünyadan da vazgeçer, kendinden de..
Musa gibi gerçeklik ayağını onun kapısına basar.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1. Allah'a inananların son nefeslerinde inancını kaybetmek istemediklerini öğrendik.

2. İmanlıların başkanı, değerli olan Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerinden ayrılıp gitmesini istemediğini öğrendik
.
3. Şems Hazretlerinin uygunluktan olgunluğa geçmiş kişinin hayvani bir hayata mahkum olmaktan aklı dirilten sözlerle kurtaran olduğunu öğrendik.

4. Şems Hazretlerinin büyüklüğünün, asilliğinin, ululuğunun gereği iyiliğinin, bağışının bol olduğunu öğrendik.

5. Mevlana Hazretleri Kalbinde oluşan duygularının kaynağını Şems Hazretlerine taşıyıp bağlandığını, kendisini bırakıp gitmesini istemediğini öğrendik.
                         *
İşte böyle yaren;
Mutlu olan veya olmak isteyen Mevlevilerin Şems Hazretlerine doğru gittiklerini, dünya yükünü çekmekten kurtulacaklarını, dünya yaşamından vazgeçip eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan göğe ve göğün üstündeki yaşama, hakikati olduğu gibi gören yaşama ayak atacağını öğrendik, anladık.
                      *
RAVLİ

17 Mayıs 2022 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4960 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

4960. Ne mutlu zamandır, seninle sayvanda (Üzeri örtülü yerde) oturduğum zaman...
İki beden, iki şekil;
Fakat seninle canım bir.

Seninle bağa-bahçeye gittim mi, bağın-bahçenin verdiği neşe, kuşların ötüşleri, cana can katar, insana Ab-ı hayat (Olgun insanın hayvani bir hayata mahkum olmuş insan aklına dirilik) sunar.

Gökteki yıldızlar bizi seyre gelirler.,
Seninle ben de kendi Ay (Aydınlık) yüzümüzü gösteririz onlara.

Gel, o darmadağan hurafelere (Dine sonradan girmiş yanlış inançlardan) aldırmayalım da senliksiz-benliksiz (Sen-ben sözü olmadan), zevkle başbaşa verelim, oturalım.

Sen ben. oracıkta, o çeşit gülmeye koyulduk mu, gökte duduların (Söz söyleyenleri) hepsi de şeker yemeye koyulur.

Bu, daha da şaşılacak birşey;
Senle ben, hem burda, bir bucaktayız;
Hem de şu solukta Irak'tayız, Horasan'dayız.

Hem şu şekilde, bu toprağın üstündeyiz;
Hem de bir başka şekilde seninle ben, ölümsüz cennetteyiz, şeker kamışlığındayız.

Göz de, akıl da, can da giderse gitsin;
Sen gitme.,
Seni görmek onlara sahip olmaktan da iyidir bence;
Sen gitme.

Güneş de, gök de senin gölgene (Korunmana) sığınmıştır.,
Şu gökyüzüyle yıldızlar gitse bile sen gitme.

A tortulu sözü, arı-duru (Tertemiz) tabiatten de daha saf olan, şu sözler bilen, sözler anlayan tabiatın arılığı-duruluğu (Saflığı, temizliği) gitse bile sen gitme.
                           ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                           ***
Neler öğrendik;
1. Mevlana ve Şems Hazretlerinin iki vücut olsalar da canlarının bir olduğunu öğrendik.
2. Şems Hazretlerini uygunluktan olgunluğa geçmiş kişileri hayvani hayata mahkum olmaktan kurtardığını, aklına dirilik kzanadırdığını öğrendik.
3. Şems ve Mevlana Hazretlerinin yüzlerini görmek için gök meleklerinin ziyarete geldiklerini öğrendik.
4. Mevlana Hazretlerinin sohbetinde sen-ben kelimelerini, senlik-benlik ifadelerini, kavramlarına yer vermeden konuşmayı sevdiğini öğrendik.
5. Şems ve Mevlana Hazretlerinin bir solukta çok uzaklara gidebilecek yetki ve yetenekte olduklarını, cennet dahil heryeregidebildiklerini öğrendik.
6. Şems Hazretlerinin göklere hakim olduğunu, sözünün geçtiğini öğrendik.
                                                   *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri her tarafı güzel, doğru, etkin, sözü geçen sözlerini anlayana arılığı, saflığı veren Şems Hazretlerinin yanından, sevdiklerinden uzak olmamasını hazretten isteyerek dilediğini öğrendik, anladık.
                                                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar