20 Ekim 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3370 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3370. Canı çağırmak için güzeller geldi...

Madene (Çok değerli şeyleri kapsayankaynağa) gel, altın kesintilerini durup devşirmeden vaz geç diyorlar.


And olsun Tanrıya ki Ay yüzlüsün (Karanlıkta kalanlara ışık verensin);

And olsun Tanrı'ya ki melek huylusun (Terbiyeli, uysal)...

And olsun Tanrı'ya ki miskler kokuyorsun (Senden yayılan en ufak zerrenin bile güzel duygu uyandıranısın);

And olsun Tanrı'ya ki böylesin sen.


Zamanın Yusuf 'uyken ne diye Hintlilerin arasındasın?

Git, bir ayna iste de yüzüne bak, yüz gör.


Arılıkta (Temizlikte, günahsızlıkta) göğe benzersin;

Latiflikte (Yumuşaklıkta, hoşlukta, ince bir güzellikte) cansın sanki...

Açılıp saçılmada cennetsin;

Gizlilikte ana karnındaki çocuksun sen.


Hazineden (Değerli şeylerin saklandığı yerdeki) güzel mallara sahipsin;

Ta eskiden de bahtın (Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimin) iyidir senin...

Şeker kamışısın ama ağaç gibisin;

Ayak direnmedeyse (Bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdüren, kendi tutumundan şaşmayan) tam inançsın sen.


Padişahın mührünün havasıyla muma döndüm a benim canım;

Beni onun mühür mumuna, onun sevgi mumuna ulaştır;

Çünkü pek seçilmiş bir yüzüksün sen.


Hele sus artık, kaselerin tadı-tuzu, onun yemeklerinden;

Böyle olmasa çini kaseler, toprak değerinde bile olmaz.


Her yoksula bakıp durma;

Sen bizim has (İyi nitelikleri kendinde toplamış olan) adamımızsın...

Kendini ucuza satma;

Pek ağır bir değerin var senin.


Sopayla yar denizi, zamanın Musa'sısın sen...

Yırt Ay'ın kaftanını, Mustafa'nın (Hz. Muhammedin) ışığındansın sen.


Güzellikte Yusuf sun, kır testilerini güzelliklerin;

Mesih (İsa) gibi yürüt soluğunu (Ölüleri dirilt, hastaları iyileştir, sakatları düzelt), sen de o havadasın (Yüksekliktesin).

***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

***

Neler öğrendik;

  1. Canımıza güzel insanların gelip dünya altınlarını toplama uğraşından vazgeçmemizi öğütlediklerini öğrendik.

  2. Mevlana Hazretlerinin anlatımından, Şems Hazretlerinde çok güzel ve özel özelliklerinin olduğunu Allah'ı şahit göstererek bizim inanmamızı, bağlanmamızı istediğini öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri, Şems Hazretlerinin kendi güzelliğini görmesini istediğini öğrendik.

  4. Mevlana Hazretlerinin anlatımından Şems Hazretlerinin çok temiz kişilikli, yüce, insana cennet rahatlığı veren, tertemiz kişi olduğunu öğrendik.

  5. Şems Hazretlerinin iyi bir talihe sahip olduğunu, içinde hazineler barındığını, bunları ortaya çıkarmasını istediğini öğrendik.

  6. Şems Hazretlerinin Allah'ın hükmünü bildiren kişi olduğunu, Mevlana Hazretlerinden öğrendik.

  7. Hayatın tadının tuzunun Allah dostları ile tatlandığını, değerlendiğini öğrendik.

  8. Mevlana Hazretleri, Şems Hazretlerinde gördükleri ile onun çok değerli olduğunu kendisinin bilmesini herkesle dost olmaması, kendini ucuza satmaması gerektiğini söylediğini öğrendik.

*

İşte böyle yaren;

Şems Hazretlerinin Peygamber efendimizin ışığından olduğunu, Musa gibi denizi yaracak mucize gösterecek yetki ve kuvvette olduğunu, nefisiyle, dokunmasıyla ölüyü diriltecek, hastayı iyi edecek, sakatı iyileştirecek donanımda olduğunu öğrendik, anladık.


*

RAVLİ

19 Ekim 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3360 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

3360. Gölge sorudan kurtuldu-gitti;

Çünkü başkasının canı, oynatır onu;

Nerde gölgeyi bilen diye iki elceğizini çırpıp durur gölge.


Gölgemi sahibi padişahtır;

O yürürse yürürüm;

Bir dükkan kıyısına oturursa ben de otururum.


Benim varım-yoğum kalmadı da gölge lafına daldım...

Gölgenin ağzından ne çıkabilir?

Bir ağıza uyar ancak.


A kardeş, peri gibi sudan, ateşten söz ediyor, bir türlü susmuyorsun...

Fakat testinin içinde ne varsa, dışında o sızar, öyle mi, değil mi?


Tanrı seçmiş de söylerken de ona yüz tutmuş;

Otururken de onunla beraber..

Ne yüzden böyle bir kişiye arkamı döneyim?


Dünyanın onu de, ardı da kıbleye yüz dönmez mi?

Bakır, bakırlıktan kimyala kurtulmaz mı?


Herkes, yolda nalları dökerek Tanrıya kaçmada;

Lütuflar et, keremler buyur da bizi kar kesadından kurtar diye ona sığınmada.


Yeryüzü bile uyuyup gitmişken gokyüzünden açılıp saçılmıyor mu?;

gökyüzünden bitkiler elde edip yeryüzü olmaktan kurtulmuyor mu?


O yüce habbeler (Su kabarcığı), yeryüzüne bir güzellik, bir tatlılık verir...

Baharın, kışın aldığı emanetleri ortaya döker de emin kişi olduğunu gösterir yeryüzü.


Hele ey manevi yaşayış, sen de bakırlıktan kaç, kutsal göğe yönel;

Çünkü en büyük bir aşıksın sen.
                           ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                           ***
Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri kendi doğrultusunda gitmek yerine, kendisine önder olacak değerli birini bularak onun yakın takipçisi olmayı seçtiğini öğrendik.

  2. Önderi takip edenin onun gibi hareket edeceğini, sorumlunun, hesap vereceğin önder olacağını öğrendik.

  3. Öndere gölge olanın varını yoğunu öndere vermesi, gölgesi gibi davranması gerektiğini öğrendik.

  4. Söz söyleyenin içinde ne varsa dışarıya onun sızacağını, arif kişinin küpün içinde ne olduğunu anlayacağını öğrendik.

  5. Allah'ın seçtiği, Allah'a yüz tutmuş önder ile beraber olmak, bahenelerle uzaklaşmamak gerektiğini öğrendik.

  6. Dünyanın önünün de arkasının da kıbleye doğru döndüğünü öğrendik.

  7. Daha değerli bir duruma gelmek için olanakların olduğunu öğrendik.

  8. Herkesin Allah'a sığınmada olduğunu, kazanç-zarar kaydından kurtulup Allah'a ulaşmak istediklerini öğrendik.

  9. Güzelliklerin yeryüzünde uyuduğu zaman gökyüzünün güzelliklerinin kendini gösterdiğini öğrendik.

  10. Yeryüzüne inen su kabarcıklarının güzellik ve tatlılık verdiğini, emin olarak kendini gösterdiğini öğrendik.


    *
    İşte böyle yaren;

  1. Yeryüzüne bağlı kalmaktan kurtulup, görünmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani yaşayışa geçip az değerli olmaktan kurtulup kutsal göğe yönelmemiz, aşık olmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                                 *
    RAVLİ

18 Ekim 2021 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3350 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
3350. Acaba o söze gelmeyenleri de söyleyeyim mi?
Fakat sen söyle;
Anlatışın şeker mi, şeker a padişahım;
Senin sözün daha hoş.

Akşam namazı vaktinde herkes mumunu yakar, sofrasını kurar;
Bense sevgilinin hayaline dalarım, gamlara batarım, ağlayıp feryat etmeye koyulurum.

Gözyaşıyla abdest aldığımdan namazım da ateşli olur...
Bir ezan sesi geldi mi, mescidimin (Küçük cami) kapısını yakar-yandırır.

Kıblem nereye gitti ki namazım kazaya kaldı?
Tanrı takdiriyle boyuna bana da sınamalar gelip çatmadadır, sana da.

Acaba sarhoşların namazı doğru mudur?
Sen söyle...
Sarhoş, ne zaman bilir, ne yer tanır.

Acaba bu ikinci rekât mı (Namazda bir kıyam, bir rükû ve iki secdeden oluşan bölüm mü), yoksa sekizinci rekât mı?
Acaba hangi sureyi (Kur’an’ın yüz on dört bölümünden hangisini) okudum;
Zati (Zaten) dilim de yoktu (İçimden okudum) ki.

Tanrı kapısını nasıl çalayım?
Ne el kaldı, ne gönül...
Ey Tanrı, eli de sen aldın, gönlü (Kalpte oluşan duyguların kaynağını) de sen;
Bari (Hiç olmazsa) bir aman ver (Yardım et) bana.

And olsun Tanrıya ki namaz kılarım ama rüku' tamamlandı mı, imam kim?
Haberim bile olmaz (Kendimden geçerim).

Bundan böyle her imamın önünde, ardında gölge kesileyim;
Gölgeyi (Kuvvetli ışık ile arada olanın uzantısıyla oluşan karanlık) meydana getirenin hareketiyle kısalayım, uzanayım.

Gölgenin rüku'una (Öne doğru eğilmesine) da bakma, kıyamına (Ayakta durmasına) da...
Gölgeden maksat isteme, gölgeden can dileme.
***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
***
Neler öğrendik;
1. Mevlana Hazretlerinin ezanı duyuşunun, abdest alışının, kıblesinin, namaz kılışının farklı olduğunu, İbadete başladığı zaman kendini kaybettiğini, namaz sırasında canının gönlünün nereye gittiğini, ne ayaptığını aklının bilemediğini, Şems Hazretlerinde de aynı durumun olduğunu öğrendik.

2. Tanrı şarabı içip sarhoş olanın ne zaman bileceğini, ne de yer tanıyabileceğini, namazının doğru olup olmadığını hiç kimsenin bilemeyeceğini öğrendik.

3. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin öğretisi ile Allah aşkına kavuşuca kurallara bağlı ibadete girince başka bir eşziz, benzeri olmayan âlemlere geçip gittiğini, aklının bundan çok azını hemen daha sonra da tamamına yakın kısmını anlayacağını öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri bedenen kılınan namazdan başka ruhun, canın, gönlün de kıldığı namaz olduğunu, bu namaza kurallarla belirlenmiş namazın içinden geçilerek yaşandığını, çok sırların bu zaman gösterildiğini, kafamızdaki şüphelerden arınacağımız, Kur’an kerimin, Peygamber efendimizin, Allah dostlarının sözlerinin doğru olduğu gösterilerek “Namazı dosdoğru kılın” (Nur suresi 56)(En’am suresi 72) hükmünün yerine getirilmesi sağlandığını öğrendik.
                          *
(RAVLİ SELAHADDİN VE NUR GÖRMESİ yazarak gooğleden ilk aşamalarını öğrenebilirsin)
RAVLİ


17 Ekim 2021 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3340 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
3340. İki bin şarap küpü, senin bir yudum şarabınla bir değil...
Nerde topraktan meydana gelen şarap, nerde can şarabı (Tanrı şarabı)?
 
Bu dünyanm şarabı da, mezesi de dünya gibi vefasız (Sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz)...
Tanrı şarabı, Tanrı sağrağı (Büyük kadehi), Tanrı gibi ölümsüz.
 
Gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağı) de, can (Yaşam kaynağı) da gönülle can gibi yüzlercesi de o alıma (Çekiciliğe), o güzelliğe feda olsun...
 
Toprakdakilere nerden benziyeceksin sen?
Yalnız şeklin onlara benzer.
 
Kararsızlık (İstikrar içinde istikrarsızlığı, düzen içinde düzensizliği) dünyasına sal sendeki ateşi...
Yar şu gökkübbenin gönlünü (Kalpte oluşan duyguların kaynağını) o ateşle.
 
Cana kol-kanat bağışla (Uçacak duruma getir) ;
Kolu-kanadı pek kırıldı.,
Canın kolunu-kanadmı kırdın;
Bir hikmet (Kontrol) var bunda ama yalnız sen bilirsin.
 
A benim canım, sözüm (Mevlana Hazretlerinin sözü), aklı başında olana pek tatlı-tuzlu gelmez...
İki kadehcik lütfet (Tanrı şarabından bağışla), sun da söz duy benden.
 
Çünkü sarhoş ne söylerse söylesin;
O sözleri şarap söylemiş olur...
Can gemisine şaraptan başka birşey yelkenlik edemez.
 
Meded (Yardım) et, yarı sarhoşum, o kadehi sun (İkram et) elime...
Senin devletinin (Tanrının yetkili kıldığı, sırlarını bağışladığı, ilmiyle kudretiyle desteklediği, yetki verdiği kişinin sözlerini doğru çıkardığı, isteğini kendi isteği olarak gerçekleştirdiği, diğer insanların kabul ederek boyun eğdiği, erdeme ve ölümsüzlüğe kavuşturmaya, insanları yönlendirme ve yöneltme makamında olman) sayesinde usançtan da kurtuldum, ağır canlılıktan da.
 
Hele a tövbenin baş belası, yırt o tövbe kaftanını...
Sana karşı tövbenin de yeri mi?
Ansızın gelip çatan bir kazasın sen.
 
Her dükkanı yıkar-yakarsm, eve -barka belasın sen...
Kafdağı'nın kemerinden tutar, bir deve gibi sürür-çekersin onu.
                           ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                           ***
Neler öğrendik;
1.    Üzüm suyundan yapılan ikibin şarap dolu küpün, bir damla Tanrı şarabının etkisini tapamayacağını öğrendik.
2.    Dünya şarabının sevgisnin çabuk geçtiğini, Tanrı şarabının ölümsüz olduğunu öğrendik.
3.    Tanrı şarabının tesiriyle kalpte oluşan duyguların kaynağı gönül ile yaşam kaynağı canın birlikte çalışmasının çekici bir güzellik
oluşturduğunu öğrendik.
4.    Tanrı şarabının topraktan oluşanlara benzemeyeceğini, yalnız şekil olarak benzediğini öğrendik.
5.    Dünya yaşamında insanların kararsızlıklar içinde düzen tutturamadıklarını, kesin bilgilerle kararsızlığı Tanrı şarabı içenlerin gidereceğini öğrendik.
6.    Tanrı şarabı içen sarhoşun kaybettiklerine karşın daha iyisinden ve kontrol sahibi olarak imkanlara kavuştuğunu öğrendik.
7.    Mevlana Hazretlerinin sözleri kişide önce öz eleştiri yapmasına sebep olduğundan acı ve zehir geldiğini, söylerinin Tanrı şarabının verdiği sarhoşlukla olduğunu öğrendik.
8.    Sırların herkese söylenmesinin yasak olduğunu, Mevlana Hazretlerinin sırlarını sarhoşlukla vererek suçu Tanrı şarabına yüklediğini öğrendik.
9.    Şems Hazretlerinin devlet sahibi oluşundan Mevlana Hazretlerinin ağır canlılıktan ve usançtan kurtardığını öğrendik.
                             *
İşte böyle yaren;
Suç işleyip de tövbe etmekten, Allah dostuna saygısızlık edip pişman olmaktan kendimizi kurtarmamız, Allah’ın verdiği olağan üstü gücümüzü tanıyıp yaşamımızda göstermemiz gerektiğini öğrendik, anladık.
                             *
RAVLİ

 

Popüler Yayınlar