25 Ağustos 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2810 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

 

2810. O eski aşk, yesin-somursun (İçine çeksin), alsın-gitsin canımı...

Her solukta o eski dosta yeniden yeniye canlar veriyorum ben.

 
O eski dostun huyu-husu (Ahlakı, tabiatı, mizacı, davranışları) yeni;
Tanrı gibi yanı-yönü yok.,
Özü güzel, bakışı güzel, haber verişi güzel, dinleyişi güzel.
 
A salına-salına yürüyen selvi (Uzun boylu, düzgün vücutlu), senin yüzünden dünya, gül harmanı oldu...
şmanınsa arpa biçmede, buğday devşirmede.
 
A yel  huylu (Rüzgâr gibi daima hareketli), herkesin varlık suyunu çek...
Güneş gibi sen de o çukurdaki çiğ taneciğini em (İçine çek)-gitsin.
 
Sen de güneşsin ama onun harareti gibi dağlamazsın, yakmazsın adamı...
Seher yeli gibi lütuf ıssısın (İyilik, yardım sığaklığısın), şaşkınca koşmazsın yalnız.
 
Gönlümde eğri (Doğru olmayan) bir huy (Alışkanlığın) varsa çek-çıkar, at onu...
Bahçe sahibi de eğri dalı koparıp atar.
 
Din evinde haset (Kıskançlık) faresi bir deliktir, açar ama fare de ne oluyor?
Kedinin bir miyavlamasından ürker de kaçıverir.
 
Bir buluştun (Tanrı yakını sevgili ile) mu, suyla toprak yeşerir;
nlümle dilber bir araya gelir;
Fakat ikilik (Ben-sen) yoktur arada.
 
Daha beri gel de burada ne ben kalayım, ne söz kalsın...
Zati (Zaten-doğrusu) senin gibi bir sabahın karşısında gece karanlığı da nedir ki?
 
Ben nasılsam öyle değilsin sen;
Sen nasılsan öyle değilim ben...
Ne sen benim bulunduğum haldesin, ne de ben senin bulunduğun haldeyim.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
 1. Öncesi belli olmayan zamandan beri varlığını gösteren aşkın Mevlana  Hazretleri kendisini tamamen içine almasını istediğini öğrendik.
2. Mevlana Hazretleri eski dostu olan aşka yeniden yeniye canlar bağışladığını, yeni kimlik, kişilik, davranışlar kazandırdığını, güzelliğini daha görünür güzel hale getirdiğini öğrendik.
3. Aşkın tesir ettiğini güzelleştirdiğini, çevresini gül bahçesine çevirdiğini öğrendik.
4. Şems Hazretlerine olan aşkın güneş tesirinde olduğunu ama yakmadığını, dağlamadığını, iyilik ve yardım sınırlarında olduğunu, güneş doğmadan hemen önce esen sabah rüzgârı gibi dirilten, dinçleştiren etkide olduğunu öğrendik.
5. Kalbimizde oluşan duyguların kaynağında doğru olmayan, kötü alışkanlığı söküp atması,budamasını istememiz, izin vermemiz gerektiğini öğrendik.
6. Dindar kişilerin arasına kıskançlık girse de kısa sürede beğenilen kişiye benzemeye çalışmaya döneceğini, çünkü herkesin hissesinin ayrı olduğu bilincine varacaklarını öğrendik.
7. Allah dostuyla buluşmada benliğin-senliğin yok olacağını, birlik oluşacağını, bereketin artacağını duygu kaynağında güzellikler oluşacağını öğrendik.
8. Mevlana Hazretleri daha yaklaşarak karanlıktan kurtulmamız gerektiğini öğrendik.                         
                            *
İşte böyle yaren;
Her kişinin birbiriyle aynı olmadığını, şartların ve niteliklerin bir olmadığını, şimdiki zaman, içinde yaşanılan zamanın tutum ve davranışlarının, sıkıntılarının, dertlerin farklı olduğunu, öğrendik, anladık.
                          *
RAVLİ
 
 

24 Ağustos 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2800 İNCİ BEYİT

 
(Mevlana hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
2800. Vesvese (Yanlış ve yersiz düşünce ile) Ebu-Leheheb'i ("Alev babası" Hazreti Peygamberin amcası olup İslam dinini kabul etmemiş ve halkı da bu dinden uzaklaştırmaya uğraşmayı kendisine iş edinmiş kişi) yol kesiciliğe kalkışmasın diye Ali (Peygamberimizin damadı, ve amca oğlu) gibi durduğun safta (Savaş sırasında) ayak dirersin (Korkup kaçmazsın), can-baş kaygısına (Ölüm korkusuna) düşmezsin.
 
Yol kesenleri kır-geçir de yerinde-yurdunda olduğun halde Tanrı sana, gaazim (Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse), benim hacım (Din buyruklarını yerine getiren) diye ad taksın.
 
Ezel kadehinin (Başlangıcı belli olmayan zamanı gözle gören, sağlam bilgi) sahibisin;
Şekerlerin, balların özüsün (Tatlılığın, sağlığın);
Canın, gönlün otağ kurduğu yersin;
Ebul-Hasan'ın (Hazreti Alinin diğer ismi) definesinin bulunduğu yersin sen.

Meleklerin kanatlarının çarpıntısısın, gök damının doğuşusun; 
Tertemiz kişilerin topluluğuna tatsın-tuzsun;
Tanrı mumuna (Işığına) leğensin (Yanmayı önleyen koruyucusun) sen.
Şarap sunarsın, bütün erlerimi sarhoş edersin;
Onla kavgaya tutuşturursun, bir-birlerine girerler (Kavga ederler).
 
Ersen, gönlün (Kalpte oluşan duygularının kaynağı) temizse, inanç sahibiysen (Bir düşünceye gönülden bağlı isen), güvenilir kişiysen yılan, bir delikten iki kere sokamaz seni.
 
A benim gönlüm, sus, benim adımı hiç söyleme...
Onun adını söyle ki gül gibi hoşsun, açılıp saçılmışsın, gülmedesin onun yüzünden.
 
A gidip kaybolan dostun ardına düşen, başı dönen gönül;
Kaç kere söyledim;
Rehin almadan kimseye gönül verme dedim sana.
 
Bir güzelin satrancının başında elbiseni yırtar, keseni açarsın da benim gibi gönlü saf birine karşı sersem, şaşkın görünürsün.
 
Altın defnesinden bir arpa bile elde edemediğim o güzel, bütün varımı-yoğumu aldı benim;
Bir yapracığım bile yok.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Doğru yolu kabul etmeyip alışık olduğundan vazgeçmeyen, çıkarının kaybolacağını sanan kişilerin olacağını, doğru yolu önerene ve bu yola girenlere düşmanlık edeceğini öğrendik.
2. Doğru yola, Hak yoluna girenin Tanrı aslanı Hazreti Ali gibi aynı huyda olması, savaşmaktan, ölüm korkmaması gerektiğini öğrendik.
3. Hak yolunda dik duranın, icabında savaşanın  gazi,  hacı sevabı alacağını, bu ünvanlarla Allah'ın huzuruna çıkacağını öğrendik.
4. Yaradılış zamanına gidip varoluş gerçeklerini gören, şahit olan kişinin sağlam bilgi sahibi olacağını, tatlı, iyileştirici özelliği olan, Hazreti Ali sırlarını öğrenebileceğini öğrendik.
5. Hak yolunda olan kişinin melekler topluluğunun, tertemiz kişilerin tatlı kişisi olacağını, Tanrı ışığının parladığı vücut olacağını öğrendik.
6. Hak yolunda Olanlara Tanrı şarabı sunulduğunu, sarhoşlukla birbiri ile tatlı kavgalara giriştiklerini öğrendik.
7. Sözüne güvenilir, mert kişinin kalbinde oluşan duygularının kaynağı da temizse, Allah'a ve peygambere inanıyorsa, aynı hataya defalarca düşmeyeceğini öğrendik.
8. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini çok özlediğini öğrendik.                          
                            *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin define olduğunu, Mevlana Hazretleri ondan çok az istifade ettiğini, bırak almayı çok şey verdiğini öğrendik, anladık.
                          *
RAVLİ

23 Ağustos 2021 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2790 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
2790. Birisinin gözüne hayalin (Görüntün) gelmiyorsa gözü, kesilmiş keçinin gözü gibi morarır da bön-bön bakar (Anlamayarak, safça, şaşkın-şaşkın bakar)-durur.
 
Dünya zindanına (Çok karanlık ve sıkıntılı yere) düşmeden önce boyuna seninleydim ben;
Keşke şu tuzağa yol uğratmasaydım (Tuzağa düşmeseydim).
 
Sana kaç defa söyledim; 
Bu yolculuğa çıkmamamız için
Hoşum ben, hiç yolculuğa çıkmam dedim...
Gel de şu sarp (Dik, çıkılması ve geçilmesi güç yerden) yolculuğa bak;
Ta yücelerden yer yüzüne dek (Kadar) bir yolculuk.
 
Lütfun (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardım) yolladı beni, git, hiç ürkme;
Sana bir zarar gelmez;
Keremim (Soyluluğum, ululuğum, büyüklüğüm, asaletim) kılavuzluk eder dedi.
 
Gidersen açılırsın, pişer-olgunlaşırsın;
Her şeyden haberin olarak marifetli hünerli bir (Beceri isteyen usta olmuş bir) halde yurduna gene döner-gelirsin diye kandırıyorsun beni.
 
A haberin de ca dedim;
Sensiz haberi ne yapayım ben?
Zati (Doğrusunu istersen) bir haber için kim gider?
Meğer ki senden haberi olmasın.
 
Elinden şarap tim mi hiçbir şeyden haberim olmaz, sarhoş olur, hoş bir hale gelirim,
Ne zarardan ürküntüm (Şaşkınlığım) kalır, ne bir korkum;
Ne insanlığın kötülüğünden haberim olur, ne iyiliğinden.
 
Yol kesenlerin sözleri gibi kulağıma sözler söyledi de baştan çıkardı o padişah beni;
Bir şaşkın (Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş) etti-gitti.
 
Hikaye uzundur;
Evet..
Ah onun düzenbazlığından (Hile yoluyla aldatan, hile yapan), ah.
Fakat bir lütuf (İyilik, yardım) etti mi de şu gecemize bir seher çağıdır (Aydınlanma zamanı), gelir-çatar.
 
A sözler söyleyen arif (Çok anlayışlı ve sezgili kişi), gönülleri yaralılar için sehredek (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanına kadar) sabredersen (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden beklersen), sensin benim canım, sensin benim görüp gözetenim (Koruyanım, yardım edenim, bağlı olanım, bağlanmış olduğum).
                   ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Kendine Allah dostunu sevgili etmeyenin, onu göremese bile hayali gözüne gelmiyorsa o kişi hayatı anlamayarak, kişi ve olaylara safça, şaşkın- şaşkın bakacağını, ömrünü böyle geçireceğini öğrendik.
2. Bilen kişinin dünya âlemine gelmeden önce ruhlar âleminde iken Allah dostlarıyla beraber olduğunu, dünya tuzağından kurtulamadığını öğrendik.
3. Dünya âleminde yaşarken geldiğimiz yere doğru yolculuğa çıkmamız, geldiğimiz yerleri görmemiz, güçlükler karşısında kararlılığımızdan dönmeden bu yolculuğu tamamlayarak yaşam bilincine ulaşmamız gerektiğini öğrendik.
4. Geldiğimiz yere gitmek isteğinin Allah yakınları, dostlarının iyilik ve yardımıyla olacağını, zarar gelmeyeceğini, ürkmememiz gerektiğini, soylu büyüklerimizin kılavuzluğuyla bu yolculuğu tamamlamamız gerektiğini öğrendik.
5. Soylu, ulu, büyük, asil Allah dostlarını tanımamız, onlardan haberli olmamız, yakınlaşmamız, ikram ettikleri Tanrı şarabından içmemiz gerektiğini öğrendik.
6. Bu yolculukta eliyle ikram edilen Tanrı şarabının sarhoşluğuyla kişinin hoş bir hale geleceğini, şaşkınlık ve korkunun kalmayacağını, insanların iyiliği veya kötülüğü ile ilgilenmeyeceğini öğrendik.
7. Bu yolculuğa çıkmaktan veya geri döndürmek için en yakınların olmak üzere şeytana kadar yol kesicilerin olacağını, bir çok düzen ve hilelerle karşılaşılacağını, kararlılığımızdan dönmeden yolumuza devam etmemiz gerektiğini öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Anlayışlı ve sezgili kişi olarak, sabır göstererek sonucu beklememiz, bağlandığımız ve çok sevdiğimiz Allah dostunun bizi koruyup yardım edeceğinden en ufak tereddüt etmeden geldiğimiz yere gitmemiz, bu yolculuğu tamamlamamız, sonra dünya hayatına bilinçli olarak devam etmemiz gerektiğini öğrendik. anladık.
                          *
RAVLİ
 
  

22 Ağustos 2021 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2780 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
2780. Ben dağarcıktan (Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin) zarı (Tesadüfen geleni) almam ama iman (Güçlü inanç) incisini (Şekli değişmeyen mücevheri) alırım...
 
Sen can vermede nekeslik (Cimrilik) edersen canını canana (Gönülden sevilen, gönül verilmiş olana, sevgiliye) iletemezsin.
 
A Tan aşkının çekişi, keremin (Bağış olarak verme, iyilik, cömertlik, eli açıklık) hiç durmaz;
Onlan gönüllerini almadıkça (Sevindirmedikçe, güzel bir davranışla hoşnut etmekle)  şu küçük kişilerden el çekemezsin.
 
Hadi, yapış eteğimize de bir hoşça çek gitsin, (Kendine doğru) çek bizi...
Çektiğin gönlü darmadağın (Çok dağınık ve karışık) bir yola götürmezsin sen.
 
Sözünde duruyor, çekmeden vazgeçmiyorsun.,
Çeke-çeke, oynaya-güle herkesi meydana götürüyorsun.
 
Hiç söyleme a dilim-dudağım;
Söyleme de gönlüm açılsın.,
Çünkü bir taş yürekli ile düşüp kalktıkça Bedahşan (Afganistan'da çıkan) la'l'i (Değerli taş) olamazsın ki.
 
Yüzlere şart koşuyorsun ama hiç bir şart gözetmeden ihsan ediyorsun (Bağışta bulunuyorsun).,
Pek tamahsızsın (Aç gözlü değilsin);
Altını keseye koymazsın sen.
 
Şişecinin iş yurduna taş atma.,
Ciğeri yaralı birisinin ciğerini yaralama.
 
O taşların hepsini de bana at;
Ben dururken bir başkasını yaralaman, bir başkasına taş atman yazıktır, yazık.
 
Benden başka bütün cefa tutsaklarını azad et de (Serbest bırak da)cefa (Eziyet) ederken de benden başkasına göz dikme.
 
Vefa edersen de (Sevgiyi sürdürürsen, sevgi, dostluk bağlılığı da yapararsan)  hoşum, cefa (Eziyet) edersen de...
Vefaya da sakın bensiz gitme, cefaya da.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
Mevlana Hazretlerinin tesadüfen gelenleri alıp aklında tutmadığını, şekil değiştirmeyen imana ait bilgileri alıp sahiplendiğini öğrendik.
2. Canımızı sevdiğimize vermede cimrilik edersek, sevdiğimize ulaşamayacağımızı öğrendik.
3. Allah aşkının kişiyi kendine çekişinin hiç durmadığını, büyüklüğü gereği iyilikler ettiğini, cömertliğinin hiç durmadığını öğrendik.
4. Allah'ın kalpte oluşan duygular kaynağından çektiğini, bu çekişinde dağınıklık olmadığını, karışıklığa götürmediğini öğrendik.
5. Allah'ın bu çekişinde taş yüreklilerle dostluk kurduysan, onlarla oturup kalkan kişinin değerli bir şeyler elde edemeyeceğini öğrendik.
6. Allah kendine çekişte şart koşmadığını, bağışlarda bulunduğunu, harcama yapmaya izin verdiğini inandık.
7. Nazik kişiye laf atmamamız, çabuk kırılacağını öğrendik.
8. Mevlana Haretleri bütün esirleri Allah'ın bağışlamasını, eziyeti kendisine etmesini istediğini öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Allah'ın sevgisini, dostluğunu isteyen Mevlana Hazretlerinin kendisi ile beraber olma isteğinden vazgeçmediğini öğrendik, anladık.
                          *
RAVLİ

Popüler Yayınlar