23 Mart 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 1260 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü anlatıyor)
1260. Şu gönlüm, sevgilinin ahdetmesi (Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek) umidinden (Olmasını istemekten) başka bir şeyle açılmıyor;
O yüzden dostun ahid (Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma) mektubunu gönlün başına koydum.
 
İlk (Anadan) doğuşum geçti-gitti;
Bu solukta aşktan doğmuşum;
Ben kendimden de fazlayım artık;
İkinci defa doğmuşum çünkü.
 
Aşk beni kafir şehirlerinden tutsak etti de bu illere getirdi;
Bu yüzden de aşıkların canları gibi tertemizim, aparıyım (Alıp götürenim), gübgüzelim (Çok güzelim).
 
Böylece yayayım ama bir padişaha ulaşmışım, güzelim saçlarını okşamışım;
Padişahın evini sabtetmişim (Anlamış, kavramış, bütünüyle öğrenmişiz).
 
A Şemseddin, Tebriz' den gene gel de gör beni;
Aşkından mat (Yenilmiş) oldum ama o aşk yüzünden de işim iş, canıma can katılmadı.
 
Her gece, her seher çağı (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı) dualar etim, seni istedim;
Ne şivelerle (Nazla, niyazla) istedim Tanrı'dan seni ben.
 
Diledim ki secdelerim yüzünden şu varlığıma eş-dost olasın;
Seni diledim-istedim ya, kalmadı şu varlığım, yok oldu-gitti.
 
Güneşinin ardında ışık isteyen bir gölgeydim;
Işık istedim di ya, gölge gibi tertemiz yedin, bitirdin beni.
 
Aşkından bir demir olmuştum, ayna nur istedi;
Arılık (Temizlik, günahsızlık) istediğimden dolayı da ateşlere yandım, yaralara kardım (Karıştım).
 
Senin yanma koştum ama ayak basacak bir yer bulamadım;
Senden yer istedim ya, beni yerden-mekandan arıttın, çektin yanına.
                        ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri kendi gönlüne Allah dostuna ulaşma ve onu sevgili olarak kabul edip bu şekilde hizmet etmek sözü verdiğini öğrendik.
2.    İlk doğuş olan anadan doğmadan sonra Mevlana Hazretlerinin aşkla ikinci doğuşa kavuştuğunu, kendini böylece aştığını öğrendik.
3.    Aşkın Mevlana Hazretlerini Tanrının varlığını, birliğini, yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklayanların, gizleyenlerin ellerinden alıp zorla aşk yurduna getirdiğini, böylece canının tertemiz, can alıp götüren olduğunu,  çok güzelleştiğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretleri araçsız Şems Hazretlerine ulaştığını, gönül evini anlamış, kavramış, bütün haliyle öğrenmiş olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri aşk yüzünden Şems Hazretlerine yenildiğin, canına can katılmadığını, aşk işinin güzel iş olduğunu öğrendik.
6.    Mevlana Hazretleri sabahın seher vaktinde ŞemsHazretleri istemek için Allah’a dualar ettiğini, niyaz sonrası naz ettiğini öğrendik.
7.    Mevlana Hazretleri secdeye kapanıp Allah’tan varlığına eş dost olacak güzel istediğini, Allah’ın Şems Hazretlerini gönderdiğini, bu dileğe kavuşunca varlığının yok olduğunu öğrendik.
8.    Allah’tan güneş ışığı isteyen Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin ışığı gelince tertemiz olduğunu öğrendik.
9.    Mevlana Hazretleri temiz kişi istendiğinden kendini temizlemek için çok sıkıntılara girdiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;.
Şems Hazretlerinin etrafının çok kalabalık olduğunu, Mevlana Hazretlerini Şems hazretlerini yanına aldığını öğrendik, anladık.
                    *
RAVLİ

22 Mart 2021 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 1250 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü anlatıyor)
 1250.Kardım, eridim de yer emdi beni;
Baştan-başa gönül dumanı kesildim de (Duygularımın kaynağı kalp ile bir oldum da) göklere ağdım (Yükseldim, yukarı doğru çıktım)-gitti.
 
Ruhlardan değilim, canlardan çekinmedeyim;
Can, candan çekinmez, ben de cana
döndüm, bu çekinmek neden?
 
Kimsenin vehmine sığmıyana (Olmayacağı sanılan şeye) yöneldim, onun vehmine (Olmayacak sanılan şeyin peşine) düştüm de böylece sonunda onu buldum, ona kavuştum.
 
Gönlüm (Sevgim, isteğim, düşünüşüm, anışım, hatırlama gibi kalbimde olan duyguların kaynağı),kendinden geçti de dosta tanıklık etti;
Şu gönlüm elden çıktı da ne dediyse o oldu.
 
Benim bütün feryatlarım benden değil, ondan;
Dudağının şarabı yardım etti de gönülsüz, dilsiz bir hale geldim.
 
Madem ki aşıksın dedi, niçin gizlersin aşkını;
İşte bu söz yüzündendir ki aşıklar arasında tanındım, meşhur oldum ben.
 
Aşkının yüzünden can da elden gitti, cihan da...
Cihanı neleyeyim ben;
Zaten şu cihandan çıktım-gitti.
 
A her seher çağı, eliyle bana şarap sunan, nazı bırak da güzelim, doğru söyle, sundum de.
 
Kucağımdan gittin ama aklımdan çıkmadın ki;
Yol başına gel de gör;
Bak, nasıl yol başına serilmişim (Uzanıp yatmışım).
 
Kem  (Kötü bakan) göz değdi de güzellik perde altında gizlendi;
Yumdum o (Baştaki) gözü, bir başka göz (Gönül gözünü) açtım artık.
                        ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin gönül eri olmak için vücuduna değer vermeyerek gönlünü göklere yükseltip yukarı çıktığını öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri göklere yükseldiği zaman cana döndüğünü, bütün aynı ülküde olan canlarla birlik olduğunu öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri herkesin olamaz dediğinin peşine düştüğünü, Allah dostu Şems Hazretlerini bulduğunu öğrendik.
4.    Şems Hazretlerin sözleri Tanrı şarabı gibi Mevlana Hazretlerini kendinden geçirip sarhoş ettiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri gönlünü yücelere çıkarttığı zaman gönlünden de geçtiğini bu zaman dosta tanıklık ederek dilsiz bir hale geldiğini öğrendik.
6.    Aşık olan kişinin aşkını söylemesi gerektiğini söyleyen Şems Hazretlerinin bu sözüyle aşkını söylemeye böylece gizli, aşık olmaktan çıkıp herkesin tanıdığı aşık olduğunu öğrendik.
7.    Aşık olan Mevlana Hazretlerinin canın bağından da, dünya bağından da çıkıp gittiğini öğrendik.
8.    Şems Hazretleri, Mevlana Hazretlerinin yanından gitse de aklından gitmediğini öğrendik.  
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri kıskanç gözün nazarı değmemesi için güzelliğin gizlenmesi gerektiğini öğütlediğini, baş gözünden başka gönül gözünü açmamız, kendisini örnek almamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                    *
RAVLİ

21 Mart 2021 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 1240 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü anlatıyor)
 1240. Geceleyin (Duygularımın kaynağı kalbim) uyudu mu, kulağını tutar, çeker de çekerim;
Seher çağı duaya koyuldu mu, dua ederken döver de döverim.
 
Sanır ki onu yok etmek, öldürmek için dövüyorum;
Fakat kamçımın lezzetini nereden tadacak, anlayacak onun leşi?
 
İster Ay olsun, ister gök...
Dilerse akıl olsun, dilerse melek..
Gönlü perde oldu muydu hemencecik kafasını vururum onun, keserim boynunu.
 
Dedim ki:
Şişemi her taşa vurup duruyorsun;
Dedi ki:
Mademki aşktan söz açtı, ona bela kılıcını vururum ben.
 
Şu rebabın her damarında, her telinde yeni bir feryat var, yeni bir ses: 
Hem de nerede çalışıyorum, gönül duysun, anlasın diye.
 
Yanlışlıkla çaldığımı sanmayın diye onun her feryadının gönlünü bir başka tatla yoğurmuşum ben.
 
Padişahlar, ihsan (Bağış) yerine kızarlar da hançer saplarlar, gürz vururlar;
Bense onu cömertlikle çekerim, ihsanda bulunmak için döverim.
 
Öylesine gizli bağışlarda bulunurum ki göz bile göremez;
Havamıza düşen gönlü, onun heva ve hevesi gibi vurur-kırarım.
 
Kes şu iniltiyi,sus artık;
Doğru bir perde değil bu;
Bu nağme sizin yolunuz, sizin tapınızda sizin için çalmadayım ben.
 
Şeytan da değilim, peride;
Fakat o cana benziyen güzeli sevdim seveli nasıl oldu
da herkesten gizlendim.
                        ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin sabahın seher vaktinin çok kıymetli zaman olduğunu bildiğinden uyamadığını öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin duygularımızın kaynağı olan gönlünün işleyişine engel olan her şeyi yok ettiğini öğrendik.
3.    Aşkın sıkıntı getirdiğini, bu sıkıntıyı kabul eden yiğit gerektiğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin her sözünün gelişi güzel söz olmadığını, feryatlarla dolu olduğunu, gönlünü tatla birleştirerek istenilen nitelikleri ve yetenekleri geliştirecek duruma getirdiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri gizli bağışlarla aşka çektiğini, cömertlikle bağışlarda bulunduğunu öğrendik.
6.    Mevlana Hazretleri göze gözükmez bağışlarda bulunarak hedeflediği kişiyi kendisine çektiğini, çektiği kişiye kendi değerlerini, seçeneklerini sevdirdiğini benimsettiğini öğrendik.  
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin sözlerinin delil niteliğinde olduğunu, Şems Hazretlerini sevdikten sonra herkesten gizlenme yolunu seçtiğini öğrendik, anladık.
                    *
RAVLİ

20 Mart 2021 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 1230 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü anlatıyor)
 
1230. Akl-ı küllün (Tabiatta görülen umumi akıl) aklı varsa gönüle (Duyguların kaynağı kalbe) kul olur (Sevgi ile bağlanır dostluğunu devam ettirir), köle (Karşılık beklemeden hizmet eden) kesilir.
 
Gönül tuzağının (Birini yakalamaya yarayan düzeneğin) bağı, aklın da boynunu bağlamıştır (Kontrolü altına almıştır), akıl gibi yüzlercesinin de.
 
Gönülden bir selamdır, geldi de gökyüzüne bir gürültüdür düştü; 
Varlık, eline bir meş'ale aldı, halk zincirden boşandı.
 
Oradan bir ışıktır, kapladı her yanı;
Kürsi (Arş-ı azamın altında bir düzlükte olan, levh-i mahfuz’un (Allah tarafından takdir edilen şeylerin yazılı bulunduğu manevi levha; (İlmi ilahinin) bulunduğu yer) de ışıklandı, O'nun büyük arş'ı (Göğün en yüksek katı) da;
Can bile kapısına oturmuş da gönlün damına bakakalmış.
 
Kalender insan değildir (Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse);
İşte sana kısaca bir söz;
Baştan-başa bakıştır, görüştür o, görüş..
Gönülün sözü, susmakla söylenir.
 
Bütün varlık, gönlün sarhoşu, gönlün elinde zebun (Güçsüz, zayıf, aciz)..
Dokuz göğün konakları, gerçekten de gönüle iki adımdır ancak..
 
Onu özlemedeyim, ona heveslenmedeyim, ömrü uzun oldukça olsun demedeyim;
Kulağımda halkası var, ona kulum-köleyim;
Ona aşıkım, onun vefa (Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılık) davulunu çalıyorum.
 
Gönlüm kırık, canım üzgün;
Yol başına oturmuşum;
Onunla buluşmak için hayal kervanının yolunu urmadayım (Gözlemedeyim).
 
Onun gam harem ağasından, yahut da bir yalvaca (Kitap getirmiş peygambere) benzeyen merheminden başka ne baş çıkarırsa çıkarsın, başını eziyorum, ayağını kırıyorum.
 
Şu cenge (Telli çalgıya) benzeyen gönlü, şu sarhoş olmuş, yerlere serilmiş, aklı başından gitmiş gönlü ele almışım;
Mızrap elimde, üç telli saz gibi çalıp durmadayım.
 
Gönül, Kevser havuzunun (Cennette bulunan, sütten ak, kaymaktan yumuşak, baldan tatlı, kardan soğuk, içenin bir daha susamadığı inanılan kutsal suyun) ta dibinden bir mücevherdir, buldu:
Ucuz vermez onu;
Değerini bulsun diye övüp durmada.
                        ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Gönlümüzün çok etkili tuzak kurabildiğini, istediğini kontrol altına aldığını, tabiattaki genel uyumun da, aklın da gönlümüze bağlanması gerektiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretleri Allah’ın selamıyla gönüllere göğün yüce katından ışık getirdiğini, bu getirdiği ışıkla her yeri aydınlattığını, böylece yukarı âlemleri görebilecek ışığa kavuştuğumuzu öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin sıradan garip bir insan olmadığını, baştan başa bakış, görüş sahibi olduğunu, ağızdan söz söylemekle ifade edilmesinin zor olduğundan susmak suretiyle gönülden sözü söylememiz gerektiğini öğrendik.
4.    Gönlümüzün dokuz göğün konaklarına çok yakın olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini çok özlediğini, ona kul köle olmaktan, bağlı kalmaktan vazgeçmeyeceğini, aşık olmaktan vazgeçmeyeceğini öğrendik.
6.    Şems Hazretleri ile Mevlana hazretlerinin arasında cinsel bir hizmet olmadığını, peygamber ahlakının sınırının dışına çıkılmadığını öğrendik.
7.    Gönlün gönle aşık olmasının, sevenin gönlünü sevdiğine vermesinin, aklın baştan gitmesinin, çok fazla mutluluk duymanın normal bir davranış olduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri gönlü Kevser havuzunun en dibinde Şems Hazretlerini bulduğunu, çok kıymetli olduğunu anladığını, değerini koruduğunu, bize öğretmeye çalıştığını öğrendik, anladık.
                    *
RAVLİ

  

Popüler Yayınlar