19 Şubat 2021 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 940 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
940. Gönül ile sevgili, birbirine eş-dost olduktan sonra o mağarada olayım (Tevbe suresi 40);
Fakat sevgili gittikten sonra ne diye mağarada kalırsın a gönül?
 
O padişah gitmedi, gitmedi ama kem (Kötü, fena) göz değmesin diye böyle söyle sen:
Yoksa o padişah gitseydi nasıl olur da sırlara mahrem kesilirdin? (Sırları öğrenecek öğretecek gücün kalmazdı, çok yorulurdun)
 
Gönlünün kökü (Sevginin, isteğin, düşünüşün, anmanın, hatırlamanın kalpte oluşturacağı duyguların kaynağı, kökeni), onun Ab-ı hayatında (Ölümsüzlük sağladığına inanılan su) değilse nasıl oluyor da böyle meyvelerle dolusun, ter-u tazesin (Çok tazesin) a bahçe?
 
Gönlün, gül bahçesine yol almamışsa neden böyle güzel kokulusun? Neden şeker gibi gülmedesin, gönüller almadasın?
 
Dev, Süleyman yok diye kınarsa kınasın;
A dev, Süleyman yoksa ne diye işe-güce koyulmuşsun sen?
 
(Süleyman peygamber Kudüs’te devleri inşaatta çalıştırmış, değneğine dayalı bir şekilde ölmesine rağmen devlerin anlamayıp inşaatta çalışmaya devam ettiğini, ağaç kurdunun ağacı zayıflatıp kırıldığı zaman Süleyman’ın yere düşmesi ile devlerin öldüğünü öğrendiklerini biliyoruz)
 
Gönül kaynağında güzellik perisinin evi yoksa a başı dönmüş can, ne diye böyle perilere uğramışsın?
 
A can Meryem'i, İsa'ya gebe değilsin de neden o saça benzeyen saçlara uymuşsun da zünnar (Hizmet kuşağı kuşanma) peşine düşmüşün?
 
Tebriz'li Tanrı Şems’inin şarabıyla sarhoş değilsen ne diye meyhanecinin evinde itikâfa girmişsin? (Bir kenara çekilmiş, ortalıkta görünmemedesin)
 
Bugün sema' (Gökyüzünü dinleyiş, Allah’tan gelen sözleri dinlemek) var, şarap  (İnsan eli değmemiş Tanrı şarabı) var, boyuna sunulmada;
İhsan edilen (Karşılık beklenmeden yapılan iyilik, bağışlanma) kadehler, topluluğa döndürülüp durmada.
 
Tanrı suvarsın (Sular) buyruğu erişti (İhsan suresi 21 ayet, Şu’ara suresi 79 ayet), için.
A beden, tamamıyla can kesil, ihvan-ı safadan (Tertemiz kardeşler ve vefa dostları) değil misin sen?
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Gönülden sevgili olarak tanımladığımız kişi ile kader birliği edeceğimizi, gönlümüzün derinliklerinden, özünden gelen başkalarının duyamayacağı sırların paylaşılacağını, ölümsüzlükle daima üren veren olunacağını öğrendik.
2.    Gönlü sevgili bulanın gül bahçesinde gibi kendisini hissedeceğini, gülerek gönüller alan biri olunacağını öğrendik.
3.    Gönül sahibini ölü veya diri olduğunu dışarıdan birilerinin göremeyeceğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin öğretisiyle sarhoş olmayanın çiğ insan olarak kalacağını öğrendik.
5.    İlahi âlemden gönlümüze gelecek sözleri dinleyecek sarhoşlukta olmamız gerektiğini öğrendik.
                      *
İşte böyle yaren;
Rabbimizin gönül sahibi dostlarına tertemiz şarapla suladığını, cennette ikram edeceği insan eli değmemiş cennet şarabı ile dostlarını sulayacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ
 

18 Şubat 2021 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 930 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
930. Yokluk padişahının perdecisi (Sekreteri), çavuşu (İşin başında bulunan ve yöneten sorumlu kişi) ol da şu yelden (Rüzgârdan) başka bir şey olmayan canın soluğundan kurtul-gitsin.
 
Kimi ayak, kimi baş olma (Derdindedir), kaç bu yandan;
Sarhoşluğu, yıkıklığı (Yıkılmış, harap olanı) seyret, başsızsın, ayaksızsın sen.
 
A kılavuz (Yol gösteren, herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol gösteren), şarapla, konakla sarhoş oldun mu ne kendine bir yol bulabilirsin, ne kılavuzluk edebilirsin.
 
Ezel (Başlangıcı belli olmayan zamandan gelen) sarhoşları yoklukta mahvolup gitmişlerdir;
Var görünmenin temeli, yok oluştadır.
 
Hıtay'lı  (Güzel) Türklerle dolu gayb Huten'i (Görünmeyen âlemin güzelleri) gibi canlar da, can âleminde sarhoşluktan birbirlerine düşmüşler, alt-üst olmuşlar.
 
Bu, hey gidi-hey, ne de güzellik diye nara atmada;
O, ne de cana canlar katmada diye secdeye kapanmada.
 
A efendiler efendisi Tebrizli Tanrı Şems'i (Güneşi), sen hem yeryüzünün ışığısın, hem gökyüzünün güneşi.
 
A padişah, Türk’sün sen, ne diye yabancı gibi duruyorsun?
Dünyanın canısın sen, neden hastasın?
 
Gül bahçesi bile senin sadakalarından renk alır;
O yüzden gül bahçeleri ver bize, ne diye o dikenlerle dopdolusun?
 
Ben Hakk'ım sözünü sen söylemedin, onun şarabının esintisi söyledi; A Hoca Mansur (Hallac-ı Mansur), iş böyleyken neden darağacındasın?
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Yaratan Allah’ın emirlerini yapan, görevli biri olarak canımızın ruhumuza olan baskısından kurtulmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Başkan veya bir yerde hizmet eri olmaktan kaçmamız, başsız ayaksız sarhoşluğun tadına varmamız gerektiğini öğrendik.
3.    Kılavuz olan kişinin insanın yaptığı şarabı içerek, gösterişli eve sahip olmakla sarhoş olduysa ne kendine, ne de başkasına yol gösteremeyeceğini öğrendik.
4.    Öncesizliğin sarhoşları dünyalık bağlarını kopardıklarını öğrendik.
5.    Var görünmenin temelinin yok oluşta olduğunu öğrendik.
6.    Görünmeyen gayb âlemde güzel Türklerin sarhoş olarak can âleminde birbirine yakın olduklarını, Allah’ın güzellikleri karşısında yerlere kapandıklarını öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin hem gökyüzünün hem de yeryüzünün ışığı olduğunu öğrendik.
8.    Şems Hazretlerinin Türk olduğunu,  yabancı gibi uzak durmaması gerektiğini, bulunduğu yeri renklendirdiğini öğrendik.
                      *
İşte böyle yaren;
Allah aşkıyla sarhoş olan Hallaç-ı Mahsurun “En-el Hak” ben Allah’ım demesinin Tanrı şarabının esintisinin böyle söylettiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

 

17 Şubat 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 920 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
920. Yüzlerce tam inanç nuru, Ay'a benzeyen yüzüne karşı secdeye (Yere saygıyla) kapanmış:
Onun ayına (Karanlıkları aydınlatan yüzüne) nerden yol bulacak şüphe bulutu (Bu olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlıktan kendini kurtaramayan kişi yaklaşamaz)?
 
Gece karanlığı nasıl dünya Ay'ının ışığında yok olur-giderse benim, senin gibi yüzlercesi, o benlikten-bizlikten geçmiş güzelin ışığında yok olup gitmiş.
 
Tapısından (Bulunduğu yerden) başka yoka-yoksula değer bir huzur tapısı yok;
Güneşe benzeyen yüzünün gölgesinden başka bir dilek-istek yok.
 
Onun vasfına (Niteliklerine) ait bir-iki söz de dinle;
Gücüm-kuvvetim yok ki filandır o deyivereyim.
 
Fakat adını da söylemesem, vasfını da söylemesem can şişesi, şu şarap
Yüzünden çatlayıp gidecek.
 
Hadi, elin titremesin, çek aşk kadehini;
Mademki panzehrin (Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan medde) var, zehir ziyan vermez.
 
Ne istersen aktardan (Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkândan) elde edersin;
Her şeyi kaplamış-kavramış bir dükkân bu, bu dükkândan başka dükkân yok.
 
Gökyüzündeki güneşe yeni bir devir vermek, onu yeni bir tarzda döndürmek için Tebrizli Tanrı Şems'i doğudan doğdu işte.
 
Hoca, oradan buraya gel, orası da neresi?
Evin burada senin, neredesin sen, neredesin?
 
Hiç bir yer olmayan orası, yayıldığın yermiş senin;
Şu tanınmış yayladan ne diye mahrumsun (Yoksunsun) sen?
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine tam inanç nuru olan kişinin saygıyla yerlere kapanacağını, karanlıkları aydınlatan nurlu yüzünden faydalanacağını, şüpheler içinde olanın faydalanamayacağını öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin öğretisiyle Şems Hazretlerine katılan kişinin Mevlana Hazretleri gibi benlikten-bizlikten geçmiş Şems Hazretlerinin güzelin ışığında yok olup ölümsüzlüğe gideceğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin bulunduğu yerde değer ve huzur bulabileceğimizi, güneşe benzeyen yüzünün koruması altında başka bir isteğimizi, dileğimizin olmayacağını öğrendik.
4.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin çok özelliklerinin olduğunu gördüğünü, tarif edemez duruma geldiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri çatlamamak için Şems Hazretlerinin ismini ve özelliklerini azar-azar anlattığını öğrendik.
6.    Aradığımız her neyse Şems Hazretlerinde bulabileceğimizi öğrendik.
                      *
İşte böyle yaren;
Akıl öğreten, öğüt veren inançlı kişinin Mevlana Hazretlerinin tarif ettiği, yolunu gösterdiği, neler olduğunu ince-ince tarif ettiği aşk yerine gelmesi gerektiğini, kendisini takıntılı düşüncelerle mahrum etmemesi gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

16 Şubat 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 910 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
910. Tanrı ve Din Şems'inin (Güneşinin) aynasında Tebriz, hem tamamıyla tüm bir şekil kesilmiş, öyle tanınmış, hem anlamlar denizi olmuş-gitmiş.
 
Bugün bu şehirde bir gürültü, bir feryat var:
Bir oyuncu güzelin gözlerinin büyüsünden bütün bu işler.
 
Böylesine halka kapan (Birdenbire yakalayarak, çekerek alan), böylesine tatlı dilli olan o güzelin aşkıyla şehrin her bucağında kulağı küpeli bir alay kul-köle.
 
Öylesine katı (Sert) yaylının ok bakışlarından bu şehirde bir tek yaralanmamış gönül bulamazsın sen.
 
A şehir, nasıl bir şehirsin ki her günün bayram senin;
A şehir, letafetle (Güzelliklerle, hoşluklarla, incelikle dolu) mekânın (Bulunduğun yer), zaman haline gelmiş.
 
Mekânın da yeri mi, zamanında sevdasına düşme sırası mı?
A güzelim, senin soluğunla görülmemiş bir hale dönmüş her yer.
 
Bir şehir ki Tanrı aşkının taht kurduğu yer;
Gizli bir Bağdat, gönül de onun yüzünden Hemedan'lı (Belli ve köklü bir soydan gelen, soylu) olmuş, her şeyi bilir bir hale gelmiş.
 
Bugün bu Mısır'da şu güzellik Yusuf unun yüzünden buyruksuz (Belirli bir davranışta bulunmayan zorlayıcı söz olmadan), azarsız (Kırıcı ve sert söz söylemek olmadan) her kurt, çoban kesilmiş.
 
İki yüz yaşına basmış yüzlerce ihtiyar, şu hoş soluklu Yusuf un yüzünden aşka düşmüş, o aşkla Zeliha (Yusuf’a aşık ihtiyar kadın) gibi gençleşmiş.
 
Odur bu şehirde gönüllere, canlara hükmeden:
Odur Tanrı takdiri gibi buyruk yürüten.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN 
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Allah’ın güzelliklerini kuvvet ve kudretini, şekil ve anlamlar denizi olduğunu görmek isteyenin Şems Hazretlerine bakması gerektiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretleri uygun insanı bakışıyla kendine âşık ettiğini, hiç kimsenin bundan kaçınamayacağını öğrendik.
3.    Şems Hazretleri bulunduğu yeri güzelleştirdiğini öğrendik.
                      *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretleri Allah’ın beğenmesi, beğenip belirtmesiyle değer almış, Allah’ın hükmünü yürüten yetkiyle donanmış büyüğümüz olduğunu, bu gözle bakmamız gerektiğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

Popüler Yayınlar