21 Kasım 2020 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 40 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
40. Ne de kuru ağaçtır bu bahçede yetişmeyen ağaç;
Ne de hor (Değersiz)-hakirdir (Aşağı görülen), ağacın gölgesinde bulunmayan aziz (Sevgide üstün tutulan).
 
Eşsiz inci (Şekli değişmeyen mücevher) bile olsa bu aşktan başkasından kesil-gitsin:
Çünkü bu aşktan başka ne akraba (Kan bağı ile birbirine bağlı olan kişi) vardır sana, ne baba (Anlayışlı, iyi huylu, koruyucu duyguları olan).
 
Her gün, bu dertten daha da beter bir hale gelmeyen, âşıklar mezhebinde, ölüm hastalığına tutulmuştur.
 
Kimin yüzünde o renkten bir örnek, bir eser görürsen, gerçek olarak bil ki o, şu bildiğin insanların cinsinden değildir.
 
Hangi kamışın belinde aşk kemerini görürsen sıkı-sıkıya bağrına bas onu, çünkü o şeker kamışı dengidir ancak.
 
A Tebriz'i! Tanrı Şems'i, seni tuzağa çektiler;
Münkirler var solda-sağda, sakınmaya da imkân yok.
 
Bugün, seher cağından beri meyhane (Mevlevi tekke) erleri, senin konuklarındır a meyhane (Mevlevi tekkesinin) padişahı, a meyhane (Mevlevi tekkesinin) sultanı.
 
Bugün ne gündür?
Söyle:
Kutuluk günü.
 
Şu Gönül.
Şu Gönül kıblesi kimdir?
Cevap ver:
Meyhanenin canı.
 
Âşıkların gönülleri, asla bir kimsenin buyruğuna uymaz;
Çünkü sarhoştur, yıkılmıştır meyhanenin buyruğuyla o gönüller.
 
Yüzlerce Zühre (Venüs)(Güzel yüzüyle, yumuşaklığıyla ve sevimliliğiyle, incelik ve zarafetiyle, neşeli ve istekli, güzel huylu kendini gösterip) sırlara mahrem olmuştur da feryada gelmiştir.
 Çık buluttan a meyhanenin parlak Ay'ı.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Saygıdeğer olacak kişi aşk bahçesinde yetişmezse kuru bir ağaç gibi değeriz biçimde kalacağını öğrendik.
2.    Aşkın, akrabadan da babadan da daha yakın ve faydalı olduğunu öğrendik.
3.    Âşık olan kişinin aşk derdine düşeceğini, başka dertlerle uğraşmayacağını öğrendik.
4.    Âşık olan kişinin sıradan insanlar cinsinden olmayacağını öğrendik.
5.    Aşka ve âşıklara hizmet edenin aşıkların uygun, nitelik yönünden eşit olduklarını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerini Allah’ın batmayan güneşi olarak kabul etmeyenlerin tuzak kuracaklarını, yok etmeye çalışacaklarını öğrendik.
7.    Mevlevilerin aşk sarhoşu olmak için Şems Hazretlerine sabahın güneş doğmadan önceki vaktinde misafir olduklarını öğrendik.
8.    Âşıkların gönüllerinin asla bir kimsenin buyruğuna uymadığını, aşkın buyruğunda olduklarını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin güzel yüzünü her aşığın görmek isteyeceğini öğrendik, anladık.
                     *
(RAVLİ 4 KIBLE yazıp Google den okumalısın)
RAVLİ

20 Kasım 2020 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 30 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
30. Seher çağı gelinin gözüne sürme çekmesi için güneşin, padişahça gönül ateşi gerek.
 
Bizim zerre kadar aklımız yok;
Yoksa aklı başında olan ceylan, hiç erkek aslanı ister mi?
 
Dostum, akılsızca gölge gibi peşine düşmüşüz;
Koşup duruyoruz; 
Çünkü o güneşe benzeyen yüzün, başka birinde yok.
 
Güneş, kalkanı olmayanın her yanını yaralamak için her gün o kılıcı sallar-durur.
 
Akıl, öylesine gönül kıranı bağrına basar;
Can, öylesine yol uğrağından geceni tutar, eve sokar.
 
Göz, öylesine la’l dudaklara inciler hediye eder;
Yüz, öylesine gümüş bedenli güzel için sararır-solar;
Altınlar basar.
 
Yürü a hoca, kaş gibi o Ay'ın perdecisi kesil;
Çünkü o, her eğri görüşlünün gözünü-görüşünü doğrultur.
 
A temiz yürekliler, ondan başkasıyla aşk oyununa girişmeyin;
Her olur-olmaza gönül vermek, can feda etmek, olamaz.
 
Sus;
Aşık’ını, kendisi çeker kendisine;
Niceye bir her hünersizin eteğine sarılacaksın?
 
Kimin gönlünde bu aşktan bir eser yoksa üstüne bir bulut çek onun; çünkü o, Ay'a düşmandır ancak.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Gönülden ateşli sevgi ile bakılan kimsenin kendini güzelleştireceğini, beğenilir hale sokacağını öğrendik.
2.    Akıllı insanın tehlike karşısında geri duracağını fakat yiğit kişinin doğru olanı yapmak için tehlikeden korkmayacağını, gerekeni yapacağını öğrendik.
3.    Allah’ın güzellikleri üzerinde görünen kişinin yüzünün başka birinde olmayacağını, görenin bu yüzü daima arayacağını, göremezse hayal edeceğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin, Mevlana Hazretlerinin koruma kalkanının içinde olmamız gerektiğini, yanmaktan korunmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Aklımız gönlümüzü kıran bile olsa kabul edeceğini, canımızın herkesi evine alacağını öğrendik.
6.    Gözümüzün güzel gördüğüne hediyeler vererek daha yakın olmasını sağlamaya çalışacağını öğrendik.
7.    Din adamının karanlıkta kalmışların yolunu aydınlatanı, yol gösterenini koruyucu davranışlarda bulunması gerektiğini öğrendik.
8.    Karanlıkta kalmışlara ışık olan kişi eğri, yanlış, çekingen görüşlerini doğru yola sokacağını öğrendik.
9.    Sevilen Allah dostunun uygun kişiyi kendisine doğru çekeceğini, hünerler öğreteceğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Allah dostuna gönlünde sevgi olmayanın karanlıkta kalanları aydınlatan, yol gösteren ışık yansıtan bu kişiye düşman olacaklarını, düşmanlık yapacaklarını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

19 Kasım 2020 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 20 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

20. Mısır'a gittim;
Bir şeker satın aldım.
Hadi apaçık söyle;
De ki:
Altın kemerli Yusuf u satın aldım ben.
 
Şehirde, güzeli kim görmüştür?
Böylesine Süheyl’i(Süheyl yıldızı:
Semanın güney yarım küresinde bulunan Sefine-i Nûh burcundaki parlak ve büyük bir yıldızın adı.
Süleyman Peygamberin yıldızıdır.
Bu yıldızın tesirinde olan talihlilerine Tanrı’nın üstün güç ilahi nimetlerini ve saltanat verdiğine inanılır)
Yemenden daha iyi görülür. , böylesine Ay’ı (Karanlıkta ne yapacağını bilmez hareketsiz kalmışlara ışık olana) kim bağrına basmıştır?
 
Padişah, kötü bir kulu işe tayin etti;
Keremi, incileri verdi de bir tabiatsızı (Dünyaya bağımlı olmayanı) satın aldı.
 
Hızırların Hızır’ıdır o;
Ab-ı hayat kaynağından sunar da bir ciğeri tazelerse hiç de şaşılmaz.
 
Yap - yapma emirleri, kulları üst etmek, devlete ulaştırmak için geldi: alt-üst olmuşu büsbütün alt-üst etmek için değil.
 
Geceleyin uyumasak yeri:
Çünkü gizlice Ay, her gece, yıldızları sayana öpücük verir.
 
Eserler, canı, gönlü, eserleri yaratana eriştirir.
O padişah, eserleri hamal eder:
Canı, gönlü onlara yükler.
 
Bil ki buraya gelen. Tanrı iksiridir;
Her solukta bir taşı kızıl altın eder.
 
Eşek leşi, göğe yol bulamazsa gam değil;
İsa'ya dönmüş canlar, gökyüzüne ağar ya.
 
Dünyada, kuşkulanıp neye baktıysam göremedim, bulamadım;
Çünkü bu yücelik, bu ululuk, tanrı görüsüne sahip olanda var ancak.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin Yusuf peygamber gibi güzel ve uğurlu biri olduğunu görüp dost ve arkadaş olan, bir sevgili titizliğiyle ağırlayan Mevlana Hazretleri Müslümanlara tanıtıp aşırdığı sırlarını bizim yararımız için bize bağışladığını öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin en sıkışık zamanda, beklenmediği bir anda Hızır’dan daha üstün yardıma geldiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin alt-üst olmuş kişi ve durumları düzeltmek, Allah’a sevgiyle bağlı dostluğunu devam ettiren kişileri üst etmek, için geldiğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin Allah’a ulaşmak isteyenlerin yolunu gösterdiğini, yolu aydınlattığını, yolu öğrettiğini, yardım ettiğini, kaba düşüncesiz kişinin canını bile İsa’ya döndüreceğini, yani hastayı iyileştirecek, ölü gönlü diriltecek yetki ve kuvvete sahip edeceğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Yücelik ve ululuğun Tanrı görüşüne sahip olanda olduğunu, başkasında aramamak gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ
 

18 Kasım 2020 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 10 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

10. Kedine gel, gözünü yum ki o göz, pek kıskançtır;
Aklını başına al, mideni boş tut ki hazırlanmış yemek var.
 
Köpek, toktur da onun için av tutmaz;
Saldırıp bağırmak, isteyip çırpınmak, hep açlık ateşinden meydana gelir.
 
Nerde tertemiz elle dudak ki kadehi alsın, içsin, nerde çevik Sufi (Kendini Allah’a adamış) ki helvanın bulunduğu yere gelsin.
 
A bize kahve dağıtan, fincanı sunan (;
Bu sözlerden gerçek şekilleri göster bize.
 
Bir ay parçası güzel, bize göründü: parıl-parıl parlamaktaydı: Kutlu, Yüce Tanrı, ne de güzel yaratmış onu.
 
Canımla birleştin a güzelim de yaşayışımı arttırdın;
Bugün benden üstünlükler, ululuklar doğmada artık.
 
Sevgi, beni eritse, hayale döndürse gene de gizlice onu çağırırım; Apaçık ona hitap ederim ben.
 
Örtüler yırtılsın, buluşma suyu, susuzluğu gidersin diye boyuna ona
Yalvarırım;
Zaman beni dilim - dilim kesse bundan ayrılmam.
 
Yüzyıllar geçse aşktan bıkmam:
Ben aşktan usanayım ha;
Haşa, haşa;
Böyle bir şeye imkân yok.
 
Âşık balıktır, aşksa denizdir sanki...
Balık, denizde oldukça usanır mı, bıkar mı denizden?
 
 
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Aklımızı başımızda tutmamız, ihtiyaç dışı isteklere bırakmamak,  gerektiğini öğrendik.
2.    Kişi gözünü, bakışını serbest bıraktığı zaman kendinde olmayanların başkalarında olduğunu görerek olumsuz düşüncelere ve davranışlara yöneleceğini, moralini bozacağını, olumlu gidişini yavaşlatacağını öğrendik.
3.    Olgun kişinin kendisine hazırlan nimetler için aklını, gönlünü boş tutacağını, gelecek değerlere yer açıp beklemede olacağını öğrendik.
4.    Bir şeye aşırı istek bulunmayanın saldırmayacağını, çırpınmayacağını, gözlerinin kızarmayacağını, coşkunluk göstermeyeceğini öğrendik.
5.    Allah’ı çok sevebilirsin, ibadetleri istenilen şekilde yapabilirsin, yasaklardan sakınabilirsin fakat Allah’ın sana bağışlayacağı özel hediyelerini almak için aklın başında, çok isteklerden arınmış olarak, Allah’ın hediyesine açlık duyarak tarif edilen yeri bilmek ve oraya gitmek gerektiğini öğrendik.
6.    Sözlerin gerçek şekillerini görmeden inancın tamamlanmayacağını öğrendik.
7.    Allah’ın güzelliklerini üstünde gösterdiği Allah dostunu bulup sevgisini kazanmamız, aşkı öğretmesini ve göstermesini istememiz gerektiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Âşık kişinin balık gibi olduğunu, aşk denizinde bıkmadan usanmadan kalacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ
 

Popüler Yayınlar