23 Ağustos 2019 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6050 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6050. Şu ağlayıp yanan âşığın gecelerini, perilerden (Cinlerin güzel dişilerinden) sor;
Karanlıklar içinde gidip gelirken ayağım dokunuyor perilere, ayağımın altında kalıyor periler.

Bir soluk dinlenirsem canım, o an dinlenmez işte;
Bir soluk olsun dinlenmediğim zamandır rahata-huzura kavuştuğum zaman.

Bırak beni de güneş gibi ateşten bir elbise giyineyim, o ateşle de güneş gibi bütün dünyayı bezeyim (Süsleyip), ışıtayım (Işıklandırayım).

Güneş de onun aşkıyla gökyüzünde hem yanıp yakılıyor, hem de her solukta, onun yakışına lâyığım diye şükürlerde bulunuyor.

Bırak da gamıyla Ay gibi eriyip gideyim;
Çünkü Ay gibi erimezsem artmam, dolun-ay olamam ben.

O kişiyim ben ki hayalleriyle putlar yapar-dururum;
Fakat buluşma zamanı geldi mi, o putları, kırmaya koyulurum.

O, bana gönül olduktan sonra ne diye Abû-Ali'nin (Sufi-Kendi aklına bağlı kalanın) maskarası olacakmışım;
Kendi güzelliğini bana gösterdikten sonra ne diye Abu-l Hasan'a (Sufi- Kime âşık olduğu bilinmeyene) bağlanacakmışım?

İki şekille karşıma çıkar;
Gâh mum olur, gâh güzel;
İkinci şekle karşı aynaya benzerim, birincisineyse leğen olurum ben.

Boynumda, bir borç var, aşkıyla can vereceğim;
Fakat onu istemesi yüzünden sınanmak istemem, istemesini beklemeyeceğim.

Zindanım, dibinde Yûsuf un bulunduğu kuyudur;
Ne mutludur o gün ki canım o zindana atılır, o zindanda hapsedilirim ben.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin bütün gece uyumayıp Şems Hazretlerinin hayalinin gelmesini ağlayıp-yanarak beklediğini, bu bekleyişte cinlerin güzel dişilerinin ağlayıp yanan âşık olduğunun şahitleri olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin durup dinlenmeyen bir cana sahip olduğunu öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri kazanımlarını halkla paylaşan biri olduğunu öğrendik.
4.    Aşkla sevdiği Allah dostu Şems Hazretleri hayali bile gelse başka hiçbir işle uğraşmadığını öğrendik.
5.    Şems Hazretleri güzelliklerini Mevlana Hazretlerine gösterdiğini, bu yüzden kendisine bağlandığını öğrendik.
6.    Mevlana Hazretleri kime âşık olduğunu gizleyene veya kendi aklına tamamen bağlı kalanın sufi olsa bile önemsemediğini öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin hayali iki şekilde karşısına çıktığını, birincisinde mum olarak kendisini gösterdiği zaman Mevlana Hazretleri su içinde konaklattığını, Güzel olarak kendini gösterdiği zaman ise kendisine güzelliğini göstermek için ayna olduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin aşkıyla can vereceğine karar verdiğini,  Hazreti Yusuf’un atıldığı kuyu dibini de tercih ettiğini öğrendik, anladık.
                     *
(Mevlevi olanların ilerleyiş bandında cinleri göreceklerini, cinlerin Mevlana Hazretlerinin müritleri olduğunu, Mevlana Hazretlerinin çocuklarına ve dostlarına zarar vermeyecek olduğunu MEVLANA VE KİRA HATUN yazarak google den okumalısın)
(Cinleri gören Mevlana dostlarının cinlerle fazla dost olmadan, oyalanmadan yollarına devam etmeleri önemlidir)
                      *
RAVLİ

22 Ağustos 2019 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6040 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6040. Nice Rum yüzlülerim var, nice gizli Türklerim var;
 Artık Hülâgûyu (Hülâgû Han, Batı Asya'nın çoğunu ele geçiren Moğol hükümdar. İlhanlıların kurucusudur) bilmezsem, onu tanımazsam ne ayıbı var ki.

 Hülâgû'yu, insanı hayran eden Türk güzellerinden sor;
Öylesine bir şaşkınlığa düşmüşüm ki bu şaşkınlık yüzünden bilmiyorum Hülâgû'yu, bilmiyorum.

O eli bilmiyorum, o kolu bilmiyorum amma gönlüm ok gibi uçup duruyor;
Yaya benzeyen bedenim de gıcılayıp (Anlamsız sesler çıkarıp) yatmada.

Hintli (Kara) harfleri, bırak anlam Türklerini (Mananın beyazlığını) seyret;
O Türk'üm ben ki Hintliyi bilmiyorum da bilmiyorum.

Gel a Tebrizli Şems, bana karşı taş yürekli olma;
Seninle oldum mu ne taşı biliyorum ben, ne inciyi biliyorum.

Elsiz-ayaksız gönlümde, onun aşkına direnecek ayak yok;
Deliye dönmüşüm;
Gece-gündüz zincirin ucunu geceleyip duruyorum.

Kanlar içindeyim;
Korkuyorum hayali gelirse kendimde olmam da gönül kanına bularım onu diye.

Bütün dünyadaki hayaller, yüzme bilirler amma vallahi bu yolu bir açarsam hepsi de kana batar, boğulur-gider.

Öylesine bir sele düşmüşüm ki Leylâ'nın (Sevilenin) Mecnûn'u (Sevdiği), benden, Leylâ'ya âit bir iz, bir eser isterse yüzlerce iz gösteririm, yüzlerce eser sunarım ona.

Param-parça gönlüm, bütün gece, yıldız gibi dönüp durmada;
Başına buyruk sevgilimin büyüsüyle uykularım dağıldı-gitti.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin manevi sarhoşlukta olduğunu, aklının açıklayamayacağı hayranlıklar içinde olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin Türk olduğunu öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin ayrılışından sonra Mevlana Hazretlerinin hasretle ve özlemle dönmesini beklediğini, hayaline bile razı olduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
 Mevlana Hazretleri sevdiğinin hayalini görmek için uykuya bile dalmadığını, uyku ile uyanıklık arasında bekleyişini sürdürdüğünü öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

21 Ağustos 2019 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6030 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6030. Erler (Yiğit, kahraman, erkek) gibi saflar (Savaşta yan yana dizilmiş savaşçıları savaşarak) yardım;
Çocukluktan kurtuldum;
Artık bilmiyorum şu lalayı-dadayı, bilmiyorum.

Sen diyorsun ki:
Altı yana (Sağa-sola-yukarı-aşağı-öne-arkaya) bakınıp durma, mekânsızlık (Canını ve gönlünü Allah’a feda edenlerin gidebileceği, 9 kat göğü geçtikten sonraki ihtiyaçsızlık yerine) tarafına uç, bu yana gel;
Fakat bilmiyorum o yanı ben, bilmiyorum.

Sus, niceye bir dedi-kodu arayacaksın?
Ne dedikoduyu biliyorum ben, ne denilen sözü.

* Elime o kaanlar kaanından bir yarlığ ((Emir, buyruk) geldi;
Artık ne Bacuyu biliyorum, ne Batuyu (Bacu ve Batu Cengiz soyundan Cuçi’nin oğludur. Bacu, Anadolu’ya ve Konya’ya gelen Moğol ordusunun kumandanı Baycu’dur) tanıyorum.

Son-ucu, gizli Calinos’tan (Eflatun’un İslam ülkelerindeki ismi) bir ilâç var elimde;
Artık şu yan ağrısını bilmiyorum, bilmiyorum.

Öylesine bir derdim var ki Calinos (Tıp ve felsefe ustası) bile, bu derdi de bilmiyorum diyor, bu derdin ilâcını da bilmiyorum ben.

Yürü-git karşımdan a gece, saçlarım karıştırıp durma;
O kıvırcık, o siyah saçlardan başka bir şey bilmiyorum, bilmiyorum.

Var-git a gül yüzlü gündüz;
Güneşin ne de gül renkli;
Fakat ben ondan gelen ışıktan başka bir şey bilmiyorum, bilmiyorum.

Çekil-git a sıkıntı veren bağ;
Var-git tadınla-tuzunla a cibre (Sıkılıp suyu alınmış üzüm vb. posası);
O mezeden, o şaraptan başka bir şey bilmiyorum, bilmiyorum ben.

Gökyüzü burcundan bana, yüzlerce mancınıkla taşlar atılsa o kaleden, o burçtan başka bir kale, bir burç bilmiyorum, bilmiyorum.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Çocukluktan kurtulup yiğit bir kişi olmak için kişinin savaş vermesi ve bu savaşı kazanıncaya kadar yılmadan uğraşı vermesi gerektiğini öğrendik.
2.    Herkesin yaşı ilerledikçe çocukluktan çıkamayacağını savaş vermeyenlerin çocuksu davranışlara devam edeceğini öğrendik.
3.    Kendini Allah’a adamışların 9 kat göğün üstünde, mekânsızlık yerine giden yol olduğunu,  bildiğimiz yönler dışında başka bir yönden giderek buraya ulaştıklarını, burada dünyalık hiçbir şeye ihtiyaç duyulmayacağını öğrendik.
4.    Mekânsızlık yurdu var-yok dedikodularına girmeden bu yolun gereklerini yerine getirmemiz gerektiğini öğrendik.
5.    Tıp ve felsefe ustasının bile aşk derdine etki edecek ilacı, dermanı, gücü olmadığını öğrendik.
6.    Dünyalık yerlere kimin hükmettiği ile Mevlana Hazretlerinin ilgilenmediğini öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin güzelliğinden başka bir şeyle Mevlana Hazretlerinin ilgilenmediğini öğrendik.
8.    Aşk sarhoşluğu veren şaraptan başka oluşumlarla ilgilenmediğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri burçların etkisiyle ilgilenmediğini öğrendik, anladık.

                     *
RAVLİ


20 Ağustos 2019 Salı

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6020 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6020. Beni sel kapmış, dereyi arar bir hâle getirmiş;
Fakat bilmiyorum bu seli, bilmiyorum şu dereyi.

Çocuk gibi köyde, pazarda kaybolmuş-gitmişim;
Bilmiyorum bu köyü, bilmiyorum bu pazarı.

Bir esirgeyici, kötü sözlüler, kötü sözler söylüyorlar sana diyor; Bilmiyorum, bilmiyorum iyi söyleyeni de, kötü söyleyeni de.

Yeryüzü kadına benziyor, gökyüzü de kocasına;
Yeryüzü, kedi gibi yavrusunu yiyor;
Fakat bilmiyorum, bilmiyorum bu karıyı da, bu kocayı da.

O gayb âleminin güzeli bana, gözün bakışını da bilmiyorum, kaşın işaretini de bilmiyorum diye kaşıyla işaretler etmede.

Ben Yâkub'um (Seven babayım), oysa Yûsuf (Sevdiğim güzel oğlum);
Gözüm, onun kokusuyla aydın;
Bilmiyorum, bilmiyorum bu kokunun aslını, fakat gözlerim onunla ışıklanıyor.

Dünya, yüzünü ekşitse bile benim yüzüme karşı Ay gibi güler durur; çünkü ben, o Ay yüzlü beyden başkasını bilmiyorum, bilmiyorum.

Her solukta, kudret elinden, kudret kolundan oklar uçmada;
Fakat bilmiyorum o eli ben, bilmiyorum o kolu ben.

Öyle bir mutfağa düştüm ki can da kavruldu-gitti, gönül de;
Artık ben, şu kokmuş yemeği bilmiyorum, bilmiyorum.

Bir ekmekçi dükkânı isterim ki değirmi (Yuvarlak) ekmeği, Ay değirmisine (Yuvarlağına) benzesin;
Bilmiyorum, şu ekmeği, şu teraziyi, bilmiyorum.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Yusuf peygamberinin oğlu Yusuf peygamberi sevdiği gibi Şems Hazretlerini sevdiğini öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin bu aşka neden, nasıl, hangi etki ile düştüğünü, bu aşkın şu an ve gelecekte başına neler getireceğini bilmediğini, anlamaya çalıştığını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Aşkın insanı manevi sarhoşluk içine soktuğunu, bu sarhoşlukta hakikatlerin gösterildiğini, olmuş ve olacak olaylardan haberdar edileceğini, aşk yaşayan insanın başına ne gelirse gelsin daha önce haberi olarak şaşırıp suçlamalara girmeyeceğini, kader yazgısını bilerek, Allah hükmünün olmasını gönül rahatlığıyla kabul edeceğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ




Popüler Yayınlar