25 Temmuz 2017 Salı

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1150 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1150. Bilgiyi de, filozof bilgini de, filozofimizi (Bizim sakin, kendi halinde yaşayan kimsemizi), edebimizi-hünerimizi (İyi ahlak, incelik, terbiyede beceri isteyen söz ve davranışlarda ustalığımızı) de bir gül yüzlü inci tanesinin (Şekli ve değeri değişmeyen kişi) önünde gark olmuş (İşin içine tam dalmış olarak) gör.

Bir de baktım, ne göreyim:
Bir can, bir gönül afeti;
A Müslümanlar, aman bir yardım, bir yardımcı bana.

Bütün bunları örtülü-kapalı söyledin, artık aç şunu;
Hasetçilerden gam yeme, mertçesine anlat:

Tebrizli Tanrı ve din Şems’i (Güneşi), öyle bir efendiler efendisidir ki (Buyruğu yürüyen, sözü geçen) bu sözün geri kalanını, aşkıyla önüne ön bulunmayacak bir yere geldi dayandı.

Can, yüceler yücesi Şemseddin’in yüzünden bir kara sevdalı (Umutsuz ve güçlü aşk) oldu gitti;
Sevdaların karanlığında bir bilgisi var onun.

Bahtım, Şemseddin’in havasında bir yücelik buldu, hem öylesine bir yücelik ki vahim (Olmayacak bir şeyi olacak sanma) bile onun ötesinde bir yücelik bulamaz, vehim bile onun ötesine geçemez.

Bu aşktaki sevdam öylesine yüceldi ki bu sevda yüzünden aşağılığı bile gark edemiyor yücelikten.

Sevda dalgası (Güçlü sevgi, aşk), delilik (Coşkunluk) dalgası, onun yeliyle (Rüzgârıyla) öyle coştu, öyle kabardı, köpürdü ki o dalganın üstünde çer-çöp mesabesinde kaldım, yerden yere yuvarlanıp gidiyorum.

İrkilmez, şaşmaz aklım, denizinin coşkunluğunu gördü de şaşırdı-kaldı;
Bu coşkunluğu baştırmaya Aklı kül’ün bile (Dünyada insanların ve hayvanların kullandığı aklın tamamının) gücü yetmez.

Delilik Mushaf’ını (Ana kitabını) gördüm, ondan bir ayet (Bölümü) okudum da deliliğimden bilgim de silindi gitti, Kur’an okuma bilgisine sahip oluşum da.
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlevilerin aşkı tanıdıktan sonra bilginlerle, filozoflarla karşılaştırılamayacak ustalıklara sahip olduklarını öğrendik.
2.    Şems Hazretlerine olan aşkın insanı sıra dışı hareketler yapacak duruma getirdiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerine tutkulu sevda dalgasına yakalananların yüceleceğini, aşağılık kişileri tanımaz hale geleceklerini öğrendik.
                           * 
İşte böyle yaren;
Aşkın insana verdiği coşkunluğu anlamaya anlatmayı dünyada kullanılan aklın yetmeyeceğini öğrendik, anladık.
                            *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1140 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1140. Binlerce görgü sahibi akılla gene de mumun yüzünü gördü mü kanadı ayağına takılır, düşekalır (Düşüp yerde kalır) sarhoş.

Aşk ovalarının alanına ateş harmanı sarmış, buğdayı ateşten canıyla bir kadeh ancak.

Gönlümün halini örtüsüz-perdesiz söylesem bütün dünyayı Tur dağı gibi nur kaplar.

Mum mu diyeyim yoksa sevgili mi, dilber mi, cana canlar katan mı?
Canın ta kendisisin, selvi boylusun, bir kâfirsin, bir sevgilisin sen.

Tahtının önünde ihtiyar biri, ayağını vura-vura sarhoşçasına oynamada, fakat o, bilgi deryası, buyruğu yürür biri, bir akıllı-fikirli er.

Bilginin eteğini dişleriyle tutmuş ama aşk kerpeteni de onda bir diş bile bırakmamış.

Ben, o ihtiyarın ışığına şaşkın, o, sevgilide yok olmuş gitmiş;
Onun ayna gibi bir yüzü var, benim tarak gibi iki başım.

O ihtiyarın güzellik ışığına şaşkın, o sevgilide yok olmuş gitmiş,
Onun ayna gibi bir yüzü var, benim tarak gibi iki başım.

O lâtif ihtiyarın güzellik ışığında kocaldın (Yaşlandın) gitti, ben ona pervane kesildim adeta, onunsa benden hiçbir pervası (Çekinmesi, korkması, sakınması) yok.

Sonucu, a bilgide kâinatın ustası dedim, hünerle lütuf iklimlerini bir köşk haline getir, orada bir yurt kur.

A keskin gözlü, a ileriyi gören dedi bana, benden pirce, sapa sağlam bir can öğüdü duy.
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Saygı ve incelik davranışları kazanmış aklın aşk karşısında daha ileriye gidemeyeceklerini öğrendik.
2.    Aşkın yiyeceğinin ateş, yaşam enerjisinin de Tanrı şarabı olduğunu öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin karşısında aşktan her yöreden ve her makamdan olanların sevinçten dans ederek oynadıklarını öğrendik. 
4.    Şeyh Şemseddin’in Şems Hazretlerini görmekten dolayı sevinçten  dans ettiğini öğrendik.
                          * 
İşte böyle yaren;
İleriyi gören keskin gözlü kişinin Allah’ı arayan, aşk yoluna girenlerin önüne düşüp yardım ettiğini, yardımcı olduklarını öğrendik, anladık.
                            *

RAVLİ

24 Temmuz 2017 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1130 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1130. Bu yüz parça olmuş gönül, can kapısına rüşvet verdi, perdenin önüne geldi de hoş bir halde tek bir parça kesildi.

Cennet sekiz bağdır, sekiz bahçe, her biri bir defter sanki.
Bu sekiz defter de bir yere toplanmış, o yüzde, o yanakta seyret hepsini.

Şu gönlüm, a neşe, a çalgı-çağanak madeni, aşkınla bir dükkâna girdi hem dükkânda, hem aynı işte bir hoş arkadaşlık edip durmada.

Nasıl bir kuştur şu gönlüm ki develer gibi ıhlamış, diz çökmüş yahut da deve kuşu gibi yalımların çevresinde sanki ateş yiyor, ateşle gıdalaşıyordu.

Aşkının güneşinden zerreler Ay’a döndü, kutlulukla gökyüzünde her an bir yıldız doğuyor.

Şeklini, yüzünü görmemişler, fakat birer-birer anlatıyorlar;
Hani tıpkı Meryem’in nuruyla beşikte konuşan, Ruhullah Mesih (İsa) gibi.

A Tebrizli Şems, gönül hallerinde bu birbirine aykırı, bu birbirini tutmaz değişiklikler de ne?
Hem aşkla konaklıyor, hem avare (Başıboş) oluyor aşktan.

Can mumunun ışığına karşı gönül, bir pervaneye benziyor;
Gönül, sevgilinin mumunun ışığında bir ev kurmuş, bir yurt edinmiş.

Bir yüceler yücesi, bir aslan avlayan, bir aşk sarhoşu, bir fitne (Karışıklık-kargaşa çıkaran);
Sevgilinin yanında ayık, aklı başında, kendisiyle kalınca bir deli-divane.

Görünüşte öfkeli, içten barışçı, acı yüzlü, fakat şeker mi şeker;
Bu kadar yakınlıkta bir yabancı görmedim dünyada.
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerin kolayca tanımlanamayan değişiklikleri olan bir yapıda olduğunu öğrendik. 
           * 
İşte böyle yaren;
Her ne kadar Şems Hazretleri öfkeli, acı yüzlü dıştan savaşkan gözükse de yakınlaşanların şeker gibi biri olduğunu göreceklerini öğrendik, anladık.
                            *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1120 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1120. Bu kendinden geçiş âleminde de Tebrizli Şems, çaresizlere buluşma çaresini gösterdi.

Ah o gönüle dadılık-Tanrı gölgesi (Çocukça davranana bakıcılık yapan koruması) ah;
Güneşi, iki (Madde ve mana) da gölge salmadı gitti.

Güneşi de zerre gibi oynatır, göğü de;
Her şeyi birbirine katar, her şeye yeniden yeniye güzelliğinden bir sermaye verir.

Aşkı da, aşığı da ne hoş güldürüyorsun, ne güzel oynatıyorsun;
Sevgi veriyorsun, aklı yakıp yandırıyorsun, eşin, örneğin yok, başına buyruksun, dilediğini yapıyorsun.

Can, gözde olandan bir iz, bir sermaye bulduğunu görmüş de aşkıyla borç olarak bir göz daha almış.

Dişleri dökülmüş ihtiyar bile aşkıyla yüzlerce hırsa (Sonu gelmeyen isteklere) düşmüş, kahırlara (Derin üzüntülere) uğramış;

İrkilmez akıl bile aşkıyla kendini yitirmiş, hercai (Değişken, sevgi ve dostlukta devamlı olmayan) olmuş gitmiş.

Varlıktan da yüz binlerce yıl binlerce yıl öte yandasın sen, yokluktan da;
Fakat gönül alçaklığından yokluğa bir hoş komşuluk etmedesin.

A Tebrizli Şems, sen bir hilim (Yavaşlık, yumuşaklık, anlayışlılık) dağısın (Büyüklüğündesin), iki (Madde ve mana) âlem de tahtın senin;
Gizli-açık bir kayadan bakadur bize.

Ah o şimşekler çaktıran güzel düzenbazın yüzünden;
Her çaresizin canına bir yıldırım düşmede onun canından.

O ateş gibi dudaklardan yalım-yalım (Alev-alev) ışıklar vurunca mermer kayanın içinden bir inci denizidir, coştu-köpürdü.
                                      ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin çok özel bir insan olduğunu öğrendik.
               * 
İşte böyle yaren;
Kendi varlığından kurtulup Şems Hazretlerine katılan kişinin çaresizliklerden kurtulacağını öğrendik, anladık.
                            *

RAVLİ

Popüler Yayınlar