24 Şubat 2017 Cuma

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2720 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şemsi Tebrizi’yi anlatıyor)

2720. Güneşten bir renk çalarsam ayıp değil ya bu;
La’l  (Kırmızı renkli değerli taş) de onun yüzünden bezenmede, ayıp mı ediyor yani?

La’l gibi ben de güneşten ululuk çalmazsam nasıl odur da kendi yaradılışımdan geçer, onun boyasına boyanırım?

Yankesici kara gözlerde ondan hırsızlık etmiyor mu?
Gizlice ondan görüş-bakış nuru çalmıyor mu?

Yalnız insandan çalarsan aza kanaat et (Elde ettiğinle yeter bul);
Çünkü onun yaradılışına nekeslik (Cimrilik) eştir.

Fakat ondan çalarsan dünyalara değer inciler çal, onun lütfundan (İyiliğinden), onun huyundan (Yaradılış ve ruh özelliklerinin bütününden) haberin varsa dediğimi yap.

Çünkü Tanrı, ancak aşağılık hırsızları kahreder (Ezer, perişan eder);
Geçici, yıpratıcı kumaşlar çalmayı üşünenlere gazap eder (Öfkelenir, kızgınlık gösterir, hiddetlenir).

Yazıklar olsun, anlatamıyorum ki, korkuyorum anlatmaya;
Çünkü şeraitinde (Kanununda) şeriat kılıcı (Selamlamak veya saldırmak amacıyla) kından sıyrılmış, parıl-parıl parlamada.

Sanılır ki o hırsızın suçu tamahtır (Doymazlıktır);
Hayır, asıl suçu, aşağılık (Niteliği düşük, adi) şeye tamah etmesidir.

Tam uyuyacağım zaman, tam uykumun geldiği vakit tutuyor, hadi diyorsun, söyle;
Mademki çalgıya- çağanağa (Çalgılı, neşeli ve gürültülü bir biçime) iştihan (İştahın) var, daha taze, daha güzel bir şey söyle.

Uykudan elimi-ayağımı kaybedince sen kulağımı çekiyor, hikâyeyi baştan anlat diyorsun.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Hırsızlık edeceksek bile çok kaliteli olanı çalmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Seven sevdiğini nasıl hep yanında istediği gibi sevilenin de seveni yalnız ve rahat bırakmadığını öğrendik.
                                *
İşte böyle yaren;
Allah dostlarının sözlerini kendimize mal ederek hayatımıza katmamızın hırsızlık olduğunu ancak bunun helal olan hırsızlık olduğunu öğrendik, anladık.
                               *                                                          
RAVLİ


23 Şubat 2017 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2710 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri kendini anlatıyor)

2710. Sevgilinin ata binmiş hayali gelip çatmada;
A gönül, öylesine bir atlıdan eşsiz haberler dile.

Bütün geçip gidenlerin canları onun yanında toplanmış;
Kucağı dopdolu, onların gönüllerini o kucaktan iste.

Sabah çağı, yanına geldi mi sabah şarabı iste ondan, gece yanına geldi mi gıda bile, gündüzü ara onda.

Gözbebeği gibi sus, senin durağın gözdür;
Gözünde değilse, hayali gözüne gelmiyorsa onu, gene de bekleyişte ara, gözle (Gözetle) dur.

Tebriz’in övündüğü Şems, yokluğun-yoksulluğun gözüdür;
Yok-yoksul ol da yoklukta-yoksullukta ara onu.

O kişi değilim ben ki tutayım ben ki tutayım da onun nimetlerinden bahsedeyim;
Nimetleri şöyle dursun, mihnetindeki lezzetten sarhoş olmuşum, kendimden geçmişim.

Çeng gibi ağlıyor inliyorsam bu, ondan şikâyet değil;
Çünkü çenge dönmüşüm, onun acıyış kucağındayım zaten.

Bir perden bir perdeye geçersem kendiliğimden değil bu;
Her damarım, onun vuruşuna tabi, ona uymuş gitmişim ben.

Şekerim yok amma ney gibi sesim var ya;
Nasıl olmasın ki onun lütuf dudağından lezzetler tatmadayım.

Kızma sırasıyla şimdi yahut lütuf (İyilik) sırasıyla hep o elden;
Onun nöbetine erişince ona uyarım, elimden başka ne gelebilir ki?
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Her ne arıyorsak, istiyorsak Mevlana Hazretleri gibi Şems Hazretlerinde aramamız, ondan istememiz gerektiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerini göremiyorsak hayalini gözümüzde aramamız, yine de göremediysek bekleyerek-gözleyerek aramaya devam etmemiz gerektiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin sahip olduklarını ve bizlere bağışladıkları gördükçe, öğrendikçe kendimizden geçerek Mevlana Hazretleri gibi sarhoş olacağımızı öğrendik.
                                *
İşte böyle yaren;
Kızgınlığında iyiliklerin de Şems Hazretlerin elinden geçtikten sonra bize ulaştığını öğrendik, anladık.
                               *                                                          

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2700 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri neyi arayacağımızı, isteyeceğimizi anlatıyor)

2700. Beni bulamazsan var, sevgilinin yanında ara;
O cennette, o gül bahçesinde, o yeşillikte ara beni.

Gölge gibi yerlere yatmışım, tembelim, işsizim;
Beni o ayak diremiş, o ebedi selvinin (Düzgün ve uzun vücutlu Şems Hazretlerinin) gölgesinde ara.

Beni yıkılmış, sarhoş bir halde yerlere serilmiş görmek istersen gel de o mahmur (Sarhoşluğun sebep olduğu süzgün ve dalgın bakışlı) gözlerin civarında ara beni.

Günleri saymaktan yoruldun, günleri saymaya doydunsa sarhoşların halkasına gir de sayısız kadehler aramaya koyul.

O iki mahmur göze, o nurlarla dopdolu, kıyısız, bucaksız denize dal da yaratıcının sır incilerini ara.

Hiç mi hiç ağlamayan gönlü, sevgilinin yanında ara;
Hiç solup dökülmeyen gülü o baharda aktab (Efendiler, azizler, uluların olduğu yerde ara).

Huzur isteyen, karar arayan adam, ne de donmuş, buz kesilmiş adamdır ya;
Sen sabır-karar nedir, bilmeyen sarhoş aşığın canına aktar, öylesine bir gönül aramaya bak.

Işığın yoksa iste ondan, şarabın yoksa şarap ara, şarap iste ondan.

Dün gece, meclisinde kendimden geçtim de bir iş ettiysem zebun (Güçsüz, zayıf, cılız) aklımın özrünü o yanaklarda ara, o güzelim yüzden iste.

Sen, neyi arar-istersen asıl madeninden ara-iste;
Miskten, gülden güzel koku, hoş nefes iste, dikenden batıp yaralama.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Kişi kendi yerinde değilse sevdiğinin yanında tembellik ederken ve güzellikler içinde olacağını öğrendik.
2.    Gönlümüzün hep sevdiğimizin yanına gideceğini öğrendik.
3.    Belli bir yaşa gelmişlerin Allah dostlarının halkasına girmesi gerektiğini öğrendik.
4.    Huzur rahatlık, eminlik isteyen kişinin Aşk ile sarhoş olmuş kişiye canını aktarması gerektiğini öğrendik.
5.    Hak aşığından ışık, insanı sarhoş edecek Allah sözlerini söylemesini istememiz gerektiğini öğrendik.
6.    İsteklerimizi nurlu yüzlü Allah dostlarından istememiz gerektiğini öğrendik.
                                *
İşte böyle yaren;
Her neyi arıyorsak ve istiyorsak çok değerli şeyleri kapsayan kaynak kişide aramamız ve ondan istememiz gerektiğini öğrendik, anladık.
                               *                                                          

RAVLİ

22 Şubat 2017 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2690 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor) 

2690. Yapma, etme;
Suçsuz adam öldürmek, doğru bir iş değildir;
Gitme-gitme, ışıksın, aydın gözsün sen.

Lütfettin, köpek ağzını açtın (Çok iyi koku almadan, sadıklıktan, bekçilikten, avcılıktan bahsettin) da başımız, mahmurluğundan gebe kaldı (Bu manaların oluşturduğu ağırlığı anlamak için düşünmeye başlayınca sersemleşip kaldık).

Mademki açtın, masraf kesesi gibi bağlama (Açıklamaya devam et), örtme o küpün ağzını (Bizi ışıksız, karanlıkta bırakma);
Pencere kapanınca ev karanlık olur (Karanlıkta bir şeyi göremeyiz).

Gamlara (Üzüntülere) düşmüş adam ok hedefine benzer;
Sarhoşluktan, kendinden geçmeden başka bir zırhı yoktur onun (Oklara hedef olmak kaçınılmazsa; sarhoş olmak, kendimizden geçmek gereklidir).

Aşkın iki eli, Davut’un ellerine benzer (Aşk çok güçlüdür), demir bile olsa avucunda mum gibi yumuşar gider.

Aşka dair sözleri, gene aşktan dinlemek gerek;
Çünkü aşk, aynaya benzer, hem sözler, konuşur-anlatır, hem dilsizdir, susar durur.

Gerçi halkın kanı, onun boynundadır amma ey gönül, sen tez ellerini dola aşkın boynuna, sarıl ona.

Aşk kan pahasına vermekten korkmaz, defineleri-hazineleri vardır;
Onun yüzünden ölü bile dirilir de kefeninden kurtulur.

Uyku yakana yapıştı;
Hadi, gayb âlemine uç;
Seher çağı, yakan (Ben ve benlikten temizlenen) kurtulur elinden, kucak-kucak etek (Çok sayıda seni koruyup geliştirecek, aydınlatacak, yol gösterecek dost) bulursun, sen yapışırsın o âlemde bulduğun eteğe (Allah dostlarına yaklaş ve onların koruyuculuğunun altına gir);

Hadi, uyu da gazelin geri kalan kısmını yarın söyleyeyim;
Zaten halk, gül bahçesine sabahleyin girer, sabahleyin gül çiğner.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.     Şems Hazretleri; baktığımız, bildiğimiz, fakat önemsediğimiz değerli olanları görmemiz, önemsememiz için uyardığını, gerekli olanlara ışık tutup görmemizi, tekrar değerlendirmemizi sağladığını öğrendik.
2.     Mevlana Hazretlerin bitmez tükenmez Allah bilgisini öğrenmek, hayretten hayrete girmek için Şems Hazretlerinin uzaklaşmamasını, anlatmasını dilediğini öğrendik.
3.     Aşkın basit bir anlatımla tarif edilebilecek bir şey olmadığını, çok güçlü etkisinin olduğunu öğrendik.
4.     Allah dostlarının halkın uyuduğu, Allah’ı arayan uyanıkların hizmetinde ve koruyuculuğunda olduklarını öğrendik, anladık.
                                *
İşte böyle yaren;
Aşkı ancak aşka tutulanların bu zevki, bu gücü alabileceklerini, yaşayabileceklerini fakat hiç kimsenin aşkı tarif edemeyeceğini öğrendik, anladık.
                               *                                                          
RAVLİ


Popüler Yayınlar