25 Ocak 2017 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2200 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü ve Tebrizli Tanrı Şems’i Hazretlerini anlatıyor)

2200. Seni (Şems Hazretleri) nasıl aldatayım, nasıl çuvala koyayım?
Hilenin düzenin ta kendisisin;
Her düzencinin ışığı sensin.

Çuvala sığmazsın tuzağı yırtarsın;
Aslanın çuval içinde gittiğini kim görmüştür?

Kedi değilsin ki çuvala giresin de bağlanasın;
Aslan bile senin huzurunda kuyruğunu kuma vurup durmada.

Candan, gönülden binlerce güzelim şekiller bitip belirtiyor, çünkü aşk bulutun eşitsiz-örneksiz inciler yağdırdı.

Bak neye benziyor bu?
Hani gökten yağmur yağar da ırmak, havuz, arı-duru su, habbe-habbe kabarır.

Derken yere siner, yeri de kabartır, o kabarcıklardan da yeni bir ay doğar gibi güller, menekşeler, nesrinler, sümbüller biter.

Ya bunlardan, aşk bulutunun yağdırdığı incilerden ne biter, kimler meydana çıkar, dur, sana söyleyeyim;
Çünkü o kabarcıkların dibinden çın-çın, hal-hal seslerin duydum.

A âşık, şeriat sahibi Ahmed’in hırkasını al da her an Bilal’ın canından aşk salasını duy. 

Beni bırak da ey aşk, şaşılacak şeylerini söyleyeyim;
Sözle halka gayb âleminden bir kapı açayım.

Huzurunda hepimiz de içi boş çuvala benziyoruz;
Sen tokmağı vurunca feryada geliyoruz (İçi boş olana vurulunca çok ses çıkar, davul, teneke gibi).
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin doğru kişiyi ve doğru yaklaşımı kabul ettiğini ve kendisine böyle kişiyi yaklaştırdığını öğrendik.
2.    Candan gönülden güzelliğin kendini gösterdiği aşktan oluşan şekli ve değeri değişmeyen mücevherleri Şems Hazretlerinin bulutun yağmuru yağdırdığı gibi bize yağdırdığını öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin sözlerinin sırlarla dolu olduğundan hemen görülüp anlaşılmadığını, daha sonra meydana gelen eserlerinden görülerek anlaşılabileceğini öğrendik.
4.    Hazreti Muhammed’in din adına koyduğu kanun ve kuralların güzelliğinden oluşan Allah aşkının sözlerini duyurmak için çağıran Bilal’ı Habeşi Hazretlerinin canından gelen aşk kokusunu duyacak hassaslığa ulaşmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Hazreti Mevlana’nın sözle görünmeyen âleme kapı açıp âşıkların bu kapıdan bu yüce âleme girmelerini sağladığını öğrendik.
                               *                                
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin öz eleştirisini alan kişi boş bir kişi ise sıkıntı içinde yüksek sesle bağırıp çağırdığını öğrendik, anladık.
                               *                                                           

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2190 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü ve Tebrizli Tanrı Şems’i Hazretlerini anlatıyor)

2190. Karanlığın da ardında, aydınlığın da ardında, ululuk, nurunun ışıkları içinde, zerreler gibi oynayıp duran yıldızları seyret.

Gerçi zerre o güneşe ulaşamaz amma ışığının parıltısıyla nur kesilir ya.

Hizmette kaş gibi boyu bükülen gönlün bakışından yüz binlerce olgunluk gözü açılır.

Gönlümün halini sorma, ağzını yum (Kapat);
Allah bilir, sevgilinin dudaklarıyla narasında ne oldu, ne hale düştü.

Gönlümü göstermeye kalkışma, şimdi bildiğin gönül değil o;
Bu kanatlarla padişahın devlet kuşlarının yanına uçmaya heveslenme.

Herkes, yarasına tuz ekildiğinden dolayı feryat ediyor, bense dudaklarındaki tuzluluktan ayrıldım da bu yüzden feryat ediyorum, vebal içinde vebale düştüm (Kendimi sorumlu tuttum) bu yüzden.

Tebrizli Şems’in vuslatı (Kavuşmak) mülk oldu (Yer etti) bana da ne hâl hilesi (Aldatmak, yanıltmak için oyun oynamak)  kaldı, ne söze iltifat (Süslü sözler eklemek).

Kutlu olsun o güzellik, o ululuk sana;
Binlerce âşık ölmüş, varsın ölsün;
Hepimizin kanı helal olsun sana.

Huzurunda, a güzel huylu, ateşe benziyoruz biz, bir an bizi yakıyor, parıl-parıl parlatıyorsun, bir an söndürüp gidiyorsun.

Gönül sudur, beden (Vücut) testi;
Testinin kırılmasından korkulur fakat su, aslına gitti mi testiyi kırılmış say.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Ululuğa, büyüklüğe, asilliğe ulaşmış kişileri; günlük aydınlıktan ve karanlıktan farklı bir bakış ve görüşle baktığımızda hareketli parıltılarını görebileceğimizi öğrendik.
2.    Şems Hazretlerine ulaşamazsak bile yine parıltılı bir nura sahip olabileceğimizi öğrendik.
3.    Allah dostlarına sevgiyle ve dostlukla bağlanmakla, onlara hizmet etmekle olgunluğa ulaşabileceğimizi öğrendik.
4.    Büyük Allah dostlarının yanına uçmanın hemen ve kolay olmadığını öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin gönlünün durumunu hemen anlamaya imkân olmadığını, zamanla ve Allah arayışına kararlı bir biçimde yol almakla bir parçasını öğrenebileceğimizi, normal insanlardan farklı olduğunu hatta ters olduğunu öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretleri ile buluşmasından sonra her şeyin altüst olduğunu öğrendik.          
7.    Şems Hazretlerinin huzurunda çıktığımız zaman; sahip olduğumuz hiçbir şeyin öneminin ve değerinin olmadığını anladığımızı öğrendik.
                               *                                
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerine gönlümüzü verirsek bizi; buzun su haline getirilip sonra da buharlaştırılarak estirilen rüzgârla aslımıza kadar götürdüğü gibi götürüleceğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık. 
                               *                                                          

RAVLİ

24 Ocak 2017 Salı

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2180 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri gönlü ve Tebrizli Tanrı Şems’i Hazretlerini anlatıyor)

2180. Senin yücelerden yüce varlığın hakkında dünyayı dileyen, dünyaya gönlü kaptıran, ancak hayallere (Belli-belirsiz görünen şeylere) düşer;
Senin varlığın zuhur ederse (Meydana çıkarsa) zaten onun dünyası yok olur gider, kalmasına imkân da yoktur.

O tertemiz yüze-göze daldım da kendimden geçtim a gönül;
Dedim ki;
Ne de güzelsin Allah için, Tanrı güzelliği var sende a gönül.

Binlerce güneş, binlerce göz, binlerce ışık, kuldur-köledir sana;
Canlar, senin ışığından meydana gelen gölgelerdir a gönül.

Güzelliğin bir sonu var, oradan ötesi yoktur artık;
Hâlbuki senin güzelliğinin sonu da aştı, haddi de a gönül.

Cin-peri, huzurunda hizmet kemerini kuşandı;
Melek de, yıldızlar da, gökyüzü de sana secde ediyor a gönül.

Hangi gönülde, senin kulun-kölen (Sevgiyle-dostlukla bağlanmış hizmet eden) olduğuna dair bir dağ, bir damga yok?

Yakıp yakılanlara bak, yüz çevirme onlardan;
Çünkü bakışından yanıp yakılmayı gideren ne Kevserler (Kutsal ırmaklar, havuzlar, kaynaklar) var, ne devâlar (Çareler) var a gönül.

Şu Ay dedim, Tebrizli Şems’e benziyor;
O nerde dedi, bu nerde a gönül?

Buluşma güneşine iki gözünü de açtıysan ağ gerçekten göğüne, artık hayalden bahsetme.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine istek duyan, sevgi gösteren, düşünen, hatırlayan, gönlünü kaptıranın, kalbinde hoş duygular oluşturan kişinin dünya sevgisinden uzaklaşacağını öğrendik.
2.    Şems Hazretlerine istek ve arzu duymayanın dünyaya bağlı olarak hayaller içine düşerek yaşayacaklarını öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin tertemiz yüzünü seyretmenin insanı kendinden geçireceğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin tertemiz yüzünde Tanrı güzelliğini görüp kendimizden geçeceğimizi öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin gönlünün güzelliğinin ölçüsü, benzeri olmadığını öğrendik.
6.    Bütün kâinatın Şems’i Tebrizi Hazretlerinin emrinde olduğunu öğrendik.
                               *                                
İşte böyle yaren;
Gerçekleri görmek için gözümüzü açtıysak yüce gerçeklere doğru yola çıkmamız, hayallerden, göz aldatmalarından, ışık yansımalarından anlam çıkarmaktan kendimizi soyutlamamız gerektiğini öğrendik, anladık. 

Şems Hazretlerine gönül yolundan ulaşabileceğimizi Hazreti Mevlana’dan öğrendik, anladık.
                               *                                                          

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2170 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Tebrizli Tanrı Şems’i Hazretlerini anlatıyor)

2170. Nitekim Tanrı da mi’raç gecesi Mustafa’ya mutlak nuruyla selam verdi, esenlik (Sağlık, sıhhat, afiyet) sana dedi.

Ne nurdur o ki ışığı uzadıkça uzar gider;
Ululuk ıssı da esenlik (Sağlık, sıhhat, afiyet) sana deyince böyle der;
Selam verince böyle verir.

Bunların hepside geçti dostum, şimdi baştan geçeni dinle, amma söze başlamadan önce de esenlik (Sağlık, sıhhat, afiyet) sana.

Gel ey zevke (Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu), neşeye yardım eden gel;
Gel ey sıkıntıları gideren, kilitleri açan (İlahi âleme kapıları açan) gel.

Mihnet (Sıkıntı çeken), sıkıntı gecesi yüzünü görmek (İçin), tanyerini ağartır;

Cömertliğin sakisi (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi) yoksullukta (Fakir) adama devlet (İdare edeceği kişi, para, mal, mülk), ikbal (Yüksek makama çıkmak) iştahı verir.

Gel, sen İsa’sın, ölümüzü dirilt;
Gel, Deccâl’in (Yalancı, arabozucu, dedikoducu) gözünü defet (Sav, savuştur) bizden.

Gel, sen Davut’sun, kötülük denizini yar da işi-gücü kötülük olan Firavun, boğulsun gitsin.

Gel, Nuh’sun sen, bizse tufana dalmışız;
Nuh’un gemisi, korkulu günler için hazırlanmadı mı?

Onlar, sıfatlarını görürlerde insan sanırlar seni;
Onlar gibi niceleri üstünlüğünü anlamaz senin;
Üstünlüğüne eş, eşit yoktur zaten.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Geçmişte olan Miraç hadisesini sadece anarak geçmememiz gerektiğini, bize açılan, incelikleri anlatılan bu gidiş yolunu Allah dostu kılavuzla gitmeye çalışmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Allah’ın nurunu kıskanmadığını, yakınlık nuruna kavuşmaya çalışmamız gerektiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin sıkıntıları giderdiğini, kör düğüm olmuş konuları çözdüğünü, karanlıkta kalmış bir yere gidemeyenlere ışık verdiğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin ölü gönülleri dirilttiğini öğrendik.
5.    Bu dünya felaketlerinden sığınabileceğimiz geminin Şems Hazretleri olduğunu öğrendik.
                               *                                
İşte böyle yaren;
Halkın inci ile boncuğu birbirinden ayıramadığı için; Şems Hazretlerinin değerini, üstünlüğünü anlayamayacaklarını öğrendik, anladık.

Şems Hazretlerine eş ve eşit bir kişinin olmadığını Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                               *                                                           

RAVLİ

Popüler Yayınlar