24 Haziran 2014 Salı

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 600

Bi gûman ki her zebân perde-i dilest
Çun bicunbed perde sırha vasılest
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 6.inci cilt 4890 inci beyit açıklaması)

“ Ben bilirim ki bu güzel sözü, Yemen ülkesi göklerindeki parlak Süheyl (Kutluluk, uğurluluk) yıldızı gibi parıldayan kalbinden o bana gönderdi.”

Pirimiz, âşıklar, arifler Sultanı Hazret-i Mevlana’mız Efendimiz bu beyitten bir önceki beyitte buyuruyor ki:

“ Onun huzurunda, bu neşe ve gam âlemi dışında gönlümden bir söz coştu mu bu güzel sözü bana gönderen O’dur (Allah’tır).”

Bir mürit ( Tarikat şeyhine bağlanarak Hakka ulaşma yollarını öğrenen, onun yönlendirmesiyle ilerleyen) ilahi maarife (Allah ilmini öğrenmek ve öğretmek için çalışmak), ilahi hakikatlere ait kalbinden coşan Pirinin ihsanından (Öğrenmekle elde edilemeyen sırları verdiğini) bilmelidir, demek istiyorlar.

Mevlana bir Tanrı incisidir (Şekli değişmeyen güzelliğe sahip mücevherdir.)

Bu hakikati, yüce himmetleriyle bize anlatmak için Divan-ı Kebir’deki bir beyit ile lütfen şöyle terennüm ediyorlar:

“ Beni baş gözüyle değil, iç gönül gözüyle görünüz.
Ben sedef değilim, eşsiz bir Hak incisiyim.”
                         ***
 GÜLŞEN-İ TEVHİD İBRAHİM ŞÂHİDİ
Çev: Midhat Bahari BEYTUR
İnkilap ve Aka kitapevleri koll. Şrt.
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Hazreti Mevlana’nın gönlünde coşan sözlerinin kutlu, uğurlu olan yerden geldiğini, kalpten kalbe pencere, yol olduğunu öğrendik.
2.    Yüceliği can yolundan aramamız gerektiğini, Allaha kavuşmanın buluşmanın bu yolla olacağını öğrendik.
3.    Canımızdan sevgiliyi istememiz gerektiğini, dudaksız, damaksız Cenab-ı Hakkın ismini söylememiz gerektiğini, böylece yok olacak olan dünyadan kurtulup ebedi olan can dünyasında yaşamaya kavuşmamız gerektiğini öğrendik.
4.    Kıymetli aziz ömrümüzü karşılıksız olarak boşuna geçirmenin yanlış olduğunu, Hak yolunda uyanıklık içinde çalışırsak sonsuz hayata kavuşacağımızı öğrendik.
5.    Varlığımızı, benliğimizi Hak nurunda yok edip parça ve ayrı olmaktan kurtulup bütünlüğe ulaşmamız ve o bütün içinde uyumu sağlamamız gerektiğini öğrendik.
6.    Varlığını Cenab-ı Hakkın birliğinde yok etmeyenin iblis gibi kovulacağını öğrendik.
7.    Her şey aslına döndüğünden aslımıza temiz ve aydın bir şekilde dönmemiz gerektiğini öğrendik.
                                    *
İşte böyle yaren;
Değişmeyen durgun suyun bulandığını, renginin, kokusunun ve hoş içiminin gittiğinden örnekle bizim de hareket etmemiz gerektiğini öğrendik, anladık.

Ahmakça yaşayışın insanı cahilleştirdiğinden aklımızı ilk kaynaktan gelen İlahi bilgileri doğru kabul ederek, inanarak cahillikten kurtulmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                                              *
NOT:
Hazreti Mevlana Hazretlerinin Mesnevi şerifini okumaya hazırlık safhasını böylece tamamladık.

Namaz kılmayana bu okudukları ve okuyacaklarının fayda vermeyeceğini bilinmesi gerekir.

Mevlana Hazretlerinin söz kuşlarını dünyanın neresinde olursanız olun, ne zaman isterseniz isteyin ekrandan hazır olarak size sundum.

Bu sözlerin sahibi ben değilim, ancak kıt anlayışımla yeni ilgi duyan arif ve âşıklık yoluna çıkacakların akıllarına doğru anlasın diye açıklamaya çalıştım.

Allah bu emeğimizi kutsamasını, hal sahiplerine kolaylık vermesini, dileyerek dua ederek Cenab-ı Hakkın kabul buyurmasını dilerim.
Amin.
                                              *
Süheyl yıldızı:
Semanın güney yarım küresinde bulunan Sefine-i Nûh burcundaki parlak ve büyük bir yıldızın adı.

Süleyman Peygamberin yıldızıdır.
Bu yıldızın tesirinde olan talihlilerine Tanrı’nın üstün güç ilahi nimetlerini ve saltanat verdiğine inanılır.
Yemenden daha iyi görülür.
 
                                             *
 RAVLİ

23 Haziran 2014 Pazartesi

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 599

Bi gûman ki her zebân perde-i dilest
Çun bicunbed perde sırha vasılest
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 6.inci cilt 4890 inci beyit açıklaması)

“ Şüphesiz ki her dil (Söz), gönüle perdedir.
Perde kımıldadı mı sırlara erişilir.”

Mevlana’mız, sultanımız bu beyitten sonra diyor ki:
Kebap olan bir et parçası kadar küçük bir perde, yüzlerce güneşi örter hatta söz yalan bile olsa sözdeki koku, onun doğru yahut yalan olduğunun habercisidir.

Çayırlık ve çimenlikten gelen rüzgâr külhandan esip gelen yakıcı yerden farklıdır.

Doğru sözle, ahmağı aldatan yalan söz, misk ve sarımsak gibi nefesten belli olur.
                         ***
 GÜLŞEN-İ TEVHİD İBRAHİM ŞÂHİDİ
Çev: Midhat Bahari BEYTUR
İnkilap ve Aka kitapevleri koll. Şrt.
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Yalan sözdeki ifadenin o sözün doğru veya yalan olduğunu açığa çıkartacağını öğrendik.
2.    Doğru sözün bizdeki algısının; misk kokusu gibi, yalan sözün kokusunun da sarımsak gibi fena koku algısı verdiğini öğrendik.
3.    Cesur kişiyle korkak kişiyi bağırmasından anlayabileceğimizi öğrendik.
4.    Şeytana da insana da bir duyguyu, bir düşünceyi aşılayanın (Telkin edenin) bir olan Hakkın olduğunu, Hak yardımıyla zayıf olanın galip geldiğini öğrendik.
5.    İnsanların söz ve işlerinden ruhlarının belli olduğunu öğrendik.
                            *
İşte böyle yaren;
Kişinin sözünden, tavrından (Vücut dilinden) doğru veya yalan söylediğini ve durumunun anlaşılacağını öğrendik, anladık.

Söylenen söze hemen karşı cevap vermeden önce susarak dinlememiz, gönlümüze sorarak değerlendirme yapmasını istememiz gerektiğini, değerlendirme sonunda gönlümüzden sevinç gelecek olursa doğru, keder gelirse yalan-yanlış-hile olduğunu anlayacağımızı öğrendik, anladık.

RAVLİ SÖZ
RAVLİ SÖZ VE ÖZ
RAVLİ PENDNAME (ÖGÜT KİTABI) Yazarak Googleden okumalısın.
                                              *
RAVLİ

22 Haziran 2014 Pazar

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 598

Zindeki der murden-ü der mihnetest
Âb-ı hayvân der derûn-i zulmetest
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 6.inci cilt 4830 inci beyit açıklaması)

“ Dirilik (Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim) ölmeden önce ölmekte ve Hak yolunda çekilen mihnettedir (Sıkıntıdadır).
Nitekim âb-ı hayat (Ölümsüzlük suyu) karanlıklar içindedir.”

Allahım!
Sen bize can verdin.

Senin yolunda bu can nasıl feda edilmez?
Canımız senin cömertlik denizinden bir damladır.

Bu damlayı, biz de tereddütsüz senin cömertlik denizine fırlatırız.
Bizim bir damlamız o denize ulaşınca damlacık mahvolur, deniz olur.

O zaman bizim bulanık ve kirli damlamızı o safa (Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma) denizinde temizlenir.
Allahım!

Bütün peygamberlerin iftiharı olan Muhammed’in yüzü suyu (Onuru, şerefi, değeri, saygınlığı) hürmetine bize visalini (Kavuşmayı) nasip et.
                         ***
 GÜLŞEN-İ TEVHİD İBRAHİM ŞÂHİDİ
Çev: Midhat Bahari BEYTUR
İnkilap ve Aka kitapevleri koll. Şrt.
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Zeliha’nın Yusuf’tan peygamberden nurlanınca yaşlı kadınken gençleştiğini öğrendik.
2.     Dirilik (Yaşamak, canlı olmak), ölmekle, sıkıntı çekmekle olduğunu öğrendik.
3.    Sebeplere bağlı kalmaktan kendimizi kurtarıp Allah’ın sebebe bağlamadığı işleri de bilmemiz gerektiğini öğrendik.
4.    Allah’ın Eyüb’e baba şefkati verip zararsız kurtları misafir ettiğini öğrendik.
5.    Kurtlara baba için duyulan evlat vefasını (Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı) verdiğini öğrendik.
6.    Allah’ın analara şefkat (Sevecenlik) ilham (Tanrısal âleme özgü duygu ve düşünceler) eylediğini öğrendik.
7.    Cahil olanların, körlüğünden dolayı Allah’ın iyiliklerini kendi hak ve kazanımı sanarak güçlü olduklarını sanarak yanlışa düşeceklerini öğrendik.
8.    Ariflerin dünya ve ahrette doygunluğa ulaştığını zahmetsizce istediklerini elde ettiklerini öğrendik.
9.    Arif olanın işini Cenab-ı hakkın ariflerin işini yaptığından dolayı gönül tokluğu ile davrandıklarını öğrendik. 
                            *
İşte böyle yaren;
Cenab-ı Hakkın her şeye hükmetmeye gücü olduğunu, halkı hem öldürdüğünü hem de dirilttiğini öğrendik, anladık.

Hakkın yaptıklarını Haktan uzak olan kişilerin görmediklerini, bundan dolayı olayları ve kişileri anlamakta güçlük çektiklerini öğrendik, anladık.

RAVLİ BİLGİ VE ÖNEMİ yazarak âb-ı hayatı Googleden öğrenmelisin.

                                              *
RAVLİ

21 Haziran 2014 Cumartesi

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 597

Hurrem anki acz-u hayret kut-i ôst
Der du âlem hufte ender zıll-ı dôst
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 6.inci cilt 4827 inci beyit açıklaması)

“ Aciz  (Güçsüzlük) ve hayret (Hiçbir yolu tercih etmeden şaşkınlık içinde bekleyişte olmak) kendisine gıda olan kimseye ne mutlu!
O, iki âlemde de sevgilinin gölgesinde uyumuştur.”

Şahidi! (Yazarın kendisine hitabı)
Aciz (Güçsüz) ve hayretle dostun kapısında dostu dinleyen bir kul ol ki Allah’ın gölgesinde rahat yaşayasın.

Yana yakıla, acz (Güçsüzlük içinde) ile niyazlarınla (Yalvarışla, ağlayışla) Allah aşkının yolunda fedakâr bir âşık ol.

Sendeki varlık, mademki dostun in’âmıdır (Nimetleridir, iyiliğidir) bu varlığı onun yolunda sarf et.

Fani varlığını feda edersen bunun mükâfatı bakiy (Kalıcı) olan varlığı kazanırsın.

Hakka karşı ölmeden önce ölmek, ebediliktir.
Nitekim âb-ı hayat karanlıklar içindedir.
                         ***
 GÜLŞEN-İ TEVHİD İBRAHİM ŞÂHİDİ
Çev: Midhat Bahari BEYTUR
İnkilap ve Aka kitapevleri koll. Şrt.
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Yanlış bir yol gitmekten, yanlış bir iş yapmaktan sakınmak için kendimizi güçsüzlük içinde ve Allah’a sığınarak, yalvararak kendimizi Allah’ın hükmüne, iradesine bırakmamız gerektiğini öğrendik.
2.    İnsanoğlunun gücü oldukça ne dini düşündüğünü, ne de doğruluk yolunda gittiğini öğrendik.
3.    İnsanın her an sıkıntıda olması iyi olduğunu, sapık nefsin (Tanrı hükmünü hesaba katmayan) nimetleri (İyiliklerini) inkâr (Yok sayıp, kendi kazanımı olarak bilmek) edeceğini öğrendik.
4.    Kendi istekleri peşinde kendini ve şartlarını zorlayanın kazanımının geçici olduğunu öğrendik.
5.    Doğa ve kanunlarına bağlanan kişinin yine doğa kurallarına göre yok olacağını, İlahi âleme bağlanan kişinin üstün olduğunu, Allah’ın koruması altında olduğunu öğrendik.
6.    Hûd Aleyhisselâm’ın dualarla bir daire çizdiğini, Cenab-ı Hakkın bu çizgi (Sınır) içinde topluluğu sekiz gün kasırgadan koruduğunu öğrendik.
7.    Şeybân-ı Râi’nin kurtlar saldırmasın diye Cuma vakti sürünün etrafına bir daire (Sınır) çizdiğini, koyunların bu çizgiden çıkmadığını, hırsız ve kurtların bu sürüye zarar vermediğini öğrendik.
                                              *
İşte böyle yaren;
Allah’ın kapısında, Allah’ın sözlerini dinleyen, önemseyen, uygulayan, sınırları içinde kalan bir kul (Sevgiyle bağlanıp emirlerini yaparak hizmet eden) olursak sevinçli ve huzurlu bir yaşama hem görünen bu âlemde, hem de görünmeyen âlemde iyi yaşama kavuşacağımızı öğrendik, anladık.

Kendi aklı ve bilgisinin üstün olduğunu iddia edenlerin, özgüveni doğru anlamayanların, kendine Tanrı’yı yok saymanın yanlışlığa götürdüğünü, bir zaman sonra yetersiz olduğunu deneme yanılma sonunda öğreneceğini, zarara uğrayacağını öğrendik, anladık.

Öz-güven, yani özüne güvenmek gerektiğini, özümüzün Allah olduğunu ve ondan geldiğini bilmemiz, anlamamız gerektiğini ve Allah’ın özünde olan kuvvetleri bilip buna uygun davranmamız, yani Allah’a güvenmemiz, Allah ile birlikte ve doğru işler yapmamız gerektiğini öğrendik, anladık.

İN-ŞA’-ALLAH (Allah isterse, nasip etti ise) diyerek işe başlamak önemlidir.

RAVLİ ANI YAŞAMAK, DENGELİ BİR ZİHİN YAPISI
RAVLİ HAYRET VADİSİ
RAVLİ MEVLANA VE ÜZÜNTÜ
RAVLİ MEVLANA VE AN yazarak bu konuyu Googleden iyi anlamak gerekmektedir.
                                              *
RAVLİ


Popüler Yayınlar