17 Ekim 2013 Perşembe

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 137

Gûş dellalest-ü çeşm ehli visal
Çeşm ehl-i hal-ü gûş eshab-ı kâl
 (Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 858 inci beyit açıklaması)

“ Kulak yakin (Sağlam bilgi) ilimlerinin tellalıdır (Yüksek sesle hitap eden, söyleyen sözcüdür), göz visal ehlidir (Buluşma, bir araya gelme olanağı sağlar).

Göz hal (Davranışları görür ve şüphe duymayacak şekilde inanır) sahibidir, kulak söz (Duyduğunu söyler) sahibidir.”

Dilden gelen açıklamayı, beyanı duydum da sendeki can hazinesini anladın.

Eğer can dillense de beyana (Açıklamaya) başlasa onun dili, canın canı olan hazinenin anahtarıdır.

Can kulağıyla onun sırlarını dinlesen, HU’nun (Allah’ın) nurlarının pertevi (Işığı) sana ışıldar.

O vakit can yoluyla canana (Sevgiliye) kavuşur ve nişansızdan (Belirtisi, işareti gözükmeyenden) nişanı (Belirtiyi, işareti) bulursun.

Zülcelâl’in (Büyüklük sahibi olan) Zat-ı pâki (Saygıya layık olan temiz Allah) sana yakın oldu mu yakın olan perdeyi menzil tutma (Gizlilik örtüsünde uzun süre bekleyeceğini sanma), visale (Buluşmaya) kadar yol al.

                                 ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.   Doğru, kaliteli, sağlam kişiden gelen bilgileri duymak ve okumak suretiyle önemseyerek ve sahiplenerek yaşantımıza değer olarak katmamız gerektiğini öğrendik.

2.   Her şeyin açıkça ve yüksek sesle söylendiğini, öneminin anlatıldığını ancak içlerinden doğru ve kaliteli olanları özenle seçmemiz gerektiğini öğrendik.

3.   Heves ve meraktan alınan bilgilerin bir zaman sonra doygunluğa sebep olduğundan hedefe varmadan yoldan ayrılmaya sebep olduğunu öğrendik.

4.   Candan istekliliğin aşkla olacağından sabırla bu kutlu yolculuğa devam eden ve bu yolculuktan ayrılmayanların muhakkak Allah’tan ödüle kavuşacaklarını öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,

Candan dinlemenin, candan gelen sözlere değer vermenin önemini öğrendik, anladık.

RAVLİ CAN KULAĞI yazarak Googleden okumalısın.

                                       *
RAVLİ

16 Ekim 2013 Çarşamba

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 136

Âdemi mahfist der zir-i zeban
İn zeban perdest ber dergâh-ı can
 (Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 845 inci beyit açıklaması)

“Âdemoğulları dilleri altında gizlidirler.
Bu dil, can kapısı üzerine perdedir.”

Dilin sözleri olmasaydı, can diyarından kimse bir haber alamazdı.
Can, gizli hazinedir.
Dil onun anahtarıdır.

Anahtar o hazinenin kilidini açınca can meydana çıkar.
Dil, can hazinesinin anahtarı olmasaydı kimse canın adını ve nişanını bilmezdi.

Kulak, dilin sözlerini duydu, canın sırrı kulak yoluyla akla ulaştı.
Canın sırrı kulak yoluyla göründü ve bu surette işitmek sonucu meydana geldi.

                                 ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.   Gizli hazinenin olduğu can âlemini tanımak, bilmek, istemek, yararlanmak için dil ile söylenen sözlere önem vermek gerektiğini öğrendik.

2.   Sözlerin çokluğu dolayısıyla değerli olan can âleminin bu çok sözlerin içinde kendini gizlediğini öğrendik.

3.   Çok sözlerle uğraşma yerine; can âlemini anlatan, tanıtan, yol gösteren, yolu aydınlatan kişilerin sözlerine önem vermemiz ve böylece söz anahtarı ile can kapısındaki kilidini açıp içeri girmemiz gerektiğini, her güçlüğü böylece yenebileceğimizi öğrendik.

4.   Sebebini bilmediğimiz aklımızı karıştırıp bulanıklığa sebep olan olayların neden niçin olduğunu, ne sonuçlar vereceğini, nasıl bir yol izlememiz gerektiğinin sırlarını ancak can âlemine girmekle olduğunu öğrendik.

5.   Can âlemine manalı sözlerle ulaşabileceğimizi öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,

Gönülden can âlemini istemek gerekir.
Can gözünü açmak ve işlerlik kazandırmak gerekir.

Ulu kişilerin sözlerinin bize yol haritası oluşturduğunu ve yolumuzu aydınlattığının farkında olmamız gerekir.

Böylece mana âlemini tanıyıp can kapısını bulmamız gerekir.
Can âleminin sırlarının verdiği aydınlık sayesinde içinden çıkılamaz dediğimiz çok problemlerimizin çözüm bulacağını bilmemiz gerekir.

RAVLİ CAN GÖZÜ
RAVLİ SÖZ yazıp Googleden incelemelisin.

                                         *
RAVLİ

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 135

Men nedidem der cihan-ı çustu cu
Hiç ehliyet bih ez huy-i nigu
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 810 inci beyit açıklaması)

“ Bu araştırma, bu çalışma âleminde iyi huydan daha iyi bir ehliyet (Usta) görmedim.”

Kötü huy bir tabiata (Karakterine) yerleşirse Haktan uzaklığı mucip (Uygun) ve lanete (Tanrının ilgi ve sevgisinden yoksun olmaya) layıktır.

Güzel yüz, çirkin yüz meydandadır.
Güzel huy, kötü huy gizlidir.

Huylar gizlidir, fakat eserleri meydandadır.
Huyları, eserlerinden tanı ve ona göre itibar et.

İnsanın vasıfları (Karakteri) vakıa (Olgu) pek gizlidir.
Fakat halleri (Yaşayış biçimi) ve sözleri o vasıfları (Karakterini) sana anlatır.

İnsanın sırlarında gizlenmiş olan şeyleri sözlerinden anlayabilirsin.
                                 ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.   İyi bir huy elde etmek, sahiplenmek, yaşama geçirmek için daima araştırma yaparak arayış içinde olmamız gerektiğini öğrendik.

2.   Kötü huylu ne bilgiye sahip olursa olsun Allah’a yakınlık kuramayacağını daima dışlanan biri olacağını, itici bir enerjiye sahip olacağını öğrendik.

3.   Birinin huyunu tanımak ve anlamak için yaptıklarına bakarak değerlendirme yapmamız gerektiğini öğrendik.

4.   Dikkatli bir dinleyicinin söylenen sözlerden o kişinin huyunu anlayabileceğini öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,

Huy daima gizlenir fakat sözler o kişinin huyunu açık eder.

Bir kimsenin huyunu öğrendikten sonra buna göre yakınlık ve mesafe oluşturulmalı ve bu sınır daima korunmalıdır.

Hilekârlar, ikiyüzlü davrananlar huylarını ustalıkla saklarlar fakat taraftar ve takıntılı düşüncede olmayan normal bir insan bile bunu kolayca anlar.

HUY:
Ahlak belli bir toplumun belli bir döneminde geçerli bireysel ve toplumsal davranış kurallarının tümüne denir.

Bir insanın yaradılışı gereği gerçekleştirdiği davranışı dile getiren Arapça hulk sözcüğünün çoğulu olan ahlak terimi, huy, seciye, mizaç anlamlarını çoğul olarak kapsar.

İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin tümü ve bir davranışı alışkanlık haline getirmeye huy denir 

Herkes kendi karakterine göre davranışta bulunur.
Herkes farklı alışkanlıklar ve huylar edinmişlerdir.

Herkes uygunluk değil; isteklerine uyanı ve uysal olanı arar.
Herkesi huyundan vazgeçirmek kendisi istemedikçe mümkün değildir.

Giysiler değişir ama huy kolayca değişmez.

                                         *
RAVLİ

15 Ekim 2013 Salı

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 134

İn heme âlem talebkâr-i hoşend
Vez hoş-i tezvir ender ateşend
 (Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 743 inci beyit açıklaması)

“ Bütün âlem hoşluğu ister.
Yalancı hoşluğun aldatışından ateş içindedirler.”

Asıl hoşluk varlıktan kurtulmaktır, su ve toprak perdesinden dışarı sıçramaktır.

Can damlasını topraktan süzdün mü, onu o temiz denize ulaştırırsın.
Sakın kendini, beşeri vasıflardan (İnsan özelliklerinden) ibaret (Meydana gelmiş) sanma.

Bütün hayr ( İyilik) ve şer (Kötülük, fenalık) gösterişinden temizlen.
Yoksa yalnız surette hoşluğu bulamazsın.

Meğerki varlık yükünü Hakka ve hakikate doğru çekmiş olasın.
İyi huylu ve edepli ol da, dostun visaline (Buluşma) lâyık olmak ehliyetini dile.

                                 ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.   Su ve topraktan meydana gelmiş hoşlukların yalancı ve çok kısa süreli hoşluk verdiğini öğrendik.

2.   Uzun süreli hoşluk elde etmek için Hak ve hakikate yönelmemiz gerektiğini öğrendik.

3.   İyi huylu olmak ve terbiyeli davranmak için çalışanların Allah ile buluşmaya, konuşmaya layık olacak duruma kendilerini getirdiklerini öğrendik.

4.   İyilik ve kötülük fikrinden temizlenerek Allah emrini emredilen şekilde yapmamız gerektiğini öğrendik.

5.   Allah bizi ne için yarattıysa bunu anlayarak, severek ve isteyerek yaşamamız gerektiğini öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,

HOŞLUK:
Beğenmekle, memnun olmakla, benzemekle, yarar sağlamakla, zarar verenlerden korunmakla, yakınlık duymakla, zevkine varmakla, değerini bilmekle olan garip ve tuhaf bir hale gelmek durumudur.

Kişisel çıkarlarımıza ve hoşlandığımız şeylere göre tercih yapar ve yaşarsak kısa süreli mutluluklar yaşar gerçek hoşluğa ulaşamadan dünya hayatımız biter.

Kalıcı hoşluğun Allah emirlerini yerine getirmekle olacağını bilmemiz ve bu mantığa ulaşarak sahip çıkmamız gerekmektedir.

İnsanların takdirini ve sevgisini önemsemek yerine Allah’ın sevgi ve takdirini önemsemeliyiz.

Allah takdir eder ve severse bütün insanlar da sever ve takdir ederler.

RAVLİ TANRI İNTİKAMI VE TÜRKÜN GÖREVİ VE PEYGAMBERİN DUASI İLE MEVLANA’NIN GELMESİ ve

RAVLİ PENDNAME (ÖĞÜT KİTABI)  Googleden okumalısın.

                                          *
RAVLİ

Popüler Yayınlar