8 Ekim 2022 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6400 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6400. Gönlüme (Kalbimde oluşan duygularımın kaynağına) neler söylüyorsun?

Benden korkmazsın ki sen.,

Böyle bir su kuşu, denizden korkar mı hiç?


Gönlümü (Kalbimde oluşan duygularımın kaynağını) sana vermişim;

Kaldır perdeyi.,

Bir ömürdür a benim canım perde ardındasın (Arkasındasın) sen.


Perdeyi kaldırıverdi de dedim ki;

A gönül;

Şu iş acaba uyanıkken mi olmada, yoksa rüya mı görüyorsun?


Bir zamancağız dedim, böyle ortada bulun;

Görün bize,,

Olabilir ama dayanamazsın ki dedi.


Gönlüm, o coşkunlukla yüz binlerce söz söyledi;

Sonra da bana dedi ki:

Söz dinlersen, söz anlarsan duyma, işitme bu sözleri.


Çünkü su, o olmasaydı bağ-bahçe ne diye gülerdi?

Ortada bir ateş yoksa gönlün, ne, diye yanıp kavrulmuş böyle?


Sus dedim;

Çünkü sen, aşk sarhoşusun;

Sürahi gibi arı-duru kanla dopdolusun.


A gönül, ne vaktedek sarhoşca söylenip duracaksın?

Suyun içindesin;

Ne diye seraba (Işık oyunlarına) bağlanıp kalırsın?


Şuna-buna bahane bulup durma.,

Sen, kendini kendinden çıkar, varlığını at dışarıya;

Kendine azap veren gene sensin çünkü.


Ben, biz, küpün ağzını kapayan samanlı balçık.,

Balçığı kopar-at;

Şarap küpüsün sen.

                       ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                      ***

Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri, gönlünü verdiği, Şems Hazretleri ile buluşmasının konuşmasının perde arkasından yaptığını, Şems Hazretlerinden aradaki perdeyi kaldırmasını istediğini, Şems Hazretlerinin ortaya çıkıp konuşmasına dayanamayacağı için böyle davrandığını söylediğini öğrendik.

  2. Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerine çok şeyler söylediğini, ancak aşkla sarhoş olmuşların tahammül edilebilecek sözler olduğunu öğrendik.

  3. Kişi olarak kendimize doğru, iyi, güzel diye yüklenmiş varlıktan kurtulmamız, bu sonradan oluşanları atıp kendimizi büyük sıkıntılardan, eziyetten kurtarmamız gerektiğini öğrendik.

                        *

İşte böyle yaren;

Ben, biz gibi benlik, bizlik ifadelerin ilahi sarhoşluğa ulaşmaya engel olduğunu öğrendik, anladık.

                           *

RAVLİ

7 Ekim 2022 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6390 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6390. Hangi resmi yaparsan yap;

Ressam gibi, kalem gibi başta O gelir.


Sen ne kadar yüce bakarsan bak;

Senin yüce bakışından da yücedir O.


Yürü:

Sözü, defteri bırak.,

Sana onun defter olması daha yeğ.


Sus;

Altı (Yukarı-aşağı-sağ-sol-ön-arka) yön de Onun ışığı.,

Şu altı yönden geçtin mi, gene mülk ıssı O.


Senin razılığını seçmişim;

Razı olduğun şeye ben de razı olmuşum.,

Gizlediğin şey, benim de sırrımdır, onu açığa vurmam.


Nasıl da güneş gibi Tebriz'li bir Şems ki onun güneşine karşı şu güneş bile sönük kalıyor.


A unutkan hanımım, feda olayım sana.,

Küpün ağzını ne vaktedek kapalı tutacaksın?


Hadi, lütfet (İyilik et) de bir kase sun bana;

Bir kase sun da yitirdiğim şeyin güzelliğini, arılığını (Temiz ve katışıksız yönünü) andırsın (Benzer yanları çağrıştırsın) bana.


Onun sunduğu sağrak (Büyük kadeh) tek kalmaz;

O gitti mi, kız kardeşi gelir-çatar.


Şu gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağı), aşkınla yıkılmayı kabullendi;

Gel, vur yıkık yere, ışıt (Işıklandır) orayı;

Çünkü bir güneşsin sen.

                                  ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                 ***

Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretlerinin sanatına, bakışına, yönlendirmesine doğru sözü bırakıp onun sözüyle hareket etmenin tercih edilecek davranış olduğunu öğrendik.

  2. Şems Hazretlerinin Allah'ın ışığı olduğunu, yönleri bırakıp onun ışığında, sıcaklığında yeniden hayat bulmamız gerektiğini öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin razılığını önemseyip doğru bulup seçtiğini, Şems Hazretlerinin razı olduklarına razı olduğunu, sırlarını kendi sırrı olarak kabul ettiğini öğrendik.

  4. Şems Hazretlerinin ışığının çok güçlü ve etkili olduğunu, güneşin girilmediği yerleri bile aydınlatacak güçte olduğunu öğrendik.

  5. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinden herşeyin hakikatini gösteren kadehi vermesini, bu kadehte temiz ve katışıksız yön ve yüzünü görmek arzuladığını öğrendik.

  6. Şems Hazretlerinin iyilik ve yardımının bir defa olmadığını, arkasının geldiğini öğrendik.

                               *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerine kalbinde oluşan duygularının kaynağını yani gönül verdiğini, yıkık, harap olmuş gönlünü aydınlatmasını istediğini öğrendik, anladık.

                                   *

RAVLİ

6 Ekim 2022 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6380 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Allah'ı anlatıyor)

6380. Barış ararsam şefeatçim (Suçumun bağışlanması veya dileğimin yerine getirilmesi için aracı) Odur..

Savaşa girişirsem hançerim (Silahım) gene O.


Meclise girdim mi şaraptır (Hoşa giden bir etki ile kendinden geçiren), mezedir (Gıdadır).,

Gül bahçesine geldim mi nerkis gene O.


Madene varsam akıykle (Akik taşı) la'l (Kırmızı renkli kıymeytli taş) Odur..

Denize dalsam inci (Şekli değişmeyen mücevher) O.


Ovaya gelsem bahçe Odur..

Gökyüzüne ağsam (Çıksam) yıldız O.


Sabra (Acı, yoksulluk, haksızlık ve başka üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme dayancına) yapışsam baş köşe Odur..

Gamdan (Üzüntüden) yanıp yakıtsam buhurdanım (İçinde tütsü için kullanılan maddeler yakılan kap) O.


Savaş çağında safa girip savaşa katılsam safı görüp gözeten Odur, ordu kumandanı O.


Neşe çağında meclise geldim mi sakıy (İnsan ruhuna Allah'ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi) de Odur, çalgıcı da odur sağrakta (Büyük kadeh de) O.


Dostlara mektup göndersem kağıt da o olur, kalem de O, hokka da O.


Uyandım mı aklım (Düşünme, anlama ve kavrama gücü)-fikrim (Yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik) Odur..

Uykum geldi de uyudum mu rüyama O girer.


Gazel için kafiye aradım mı hatırıma (Aklıma gelen) kafiye (Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesleri) getiren Odur.

                                  ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                 ***

Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri barış aradığı zaman , savaşa giriştiği zaman, güzelliklerin içine girdiği zaman, meclise girdiği zaman aşkla girdiğii öğrendik.

  2. Mevlana Hazretleri aşkla madene girse her taşın değerli taş haline geleceğini, denize girse aşkın inci olacağını öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri savaşın ve barışın aşkla yapıldığını , aşkın neşe verdiğini, sevinç kaynağı olduğunu öğrendik.

                                 *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri her ne yaparsa aşkla yaptığını, olumlu ve değerli sonuçlar aldığını, aklının, fikrinin, rüyasının, sözlerinin kaynağının aşk olduğunu öğrendik, anladık.

                             *

    YOKLUK MAKAMI

    Fena ve beka makamından sonra gelir.

Kendine ait hiçbir varlık kalmamak halidir.

Sen artık sen değilsin.

Tanrının bir parçası olma halidir.

Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka tapılacak ilah yoktur)

Lâ faile illallah  (İşi yapan Allah’tır)

Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka tapılacak ilah yoktur)

Lâ mevsufe illallah (Nitelik ve keyfiyet Allah’ındır)

Lâilâhe illallah (Allah’tan başka tapılacak ilah yoktur)

Lâ mevcude illallah. (Allah’tan başka var olan yoktur )

Bu bilince ulaşınca inancın tamam olur ve yokluk makamındasındır.

Böylece rahat ve huzur içinde yokluk âleminde kal.

                               *

RAVLİ

5 Ekim 2022 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6370 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6370. Cana (Yaşamayı sağlayan varlığa) dostsan (Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşan kimse isen), akla (Düşünmeye, anlamaya ve kavrama gücüne) dostsan dosta ulaştın, canını kurtardın (Yaşamını, geçimin sağlayacak duruma geldin) demektir.


Fakat bedene (Vücuduna) dostsan, hevana-hevesine (Her türlü akıl ve din tarafından yasaklanan kötü arzulara) uydunsa şu ikisiyle kalakaldın şu toprak yurtta.


Ansızın (Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden) bir yardım gelir-çatarsa o başka.,

Öylesine ansızına da kul-köle (Sevgiyle bağlanıp, sevgi ve dostluğu devam ettiren, karşılık beklemeden hizmet eden) olayım ben.


Çünkü Tanrı'nın bir çekişi, yüzlerce çalışıp çabalamadan yeğdir.,

İzi olmayana izler de nedir?


İzi köpük, izinin tozu belirmeyeni deniz bil...

İz, sözle anlatışa benzer, izinin tozu belirmeyense apacık görünendir sanki.


Güneşin arpa ışığı kadar bir ışığı belirse gökyüzündeki saman yolunu siler süpürüverir.


Sus-sus..

Susuşta yüzlerce dil (Sessiz anlatımlar, gösterimler) vardır, yüzlerce anlatış vardır.


Şu yakıp yandıran aşka bir örnek vereyim:

İçimde gizli bir ateş var;

Yalım-yalım yanıp ışımada.


İster ağlayıp inleyeyim;

İster ağlamayayım, inlemeyeyim.,

Geceleri de işini işleyip duruyor ateş, gündüzleri de.


Bütün akıllar hırka dikmede.,

Fakat aşıkların ciğerleri hırka yakıp durmada.


İşe baştan başlarsam başbuğ odur..

Ben de tutar da gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağını) ararsam gönlümü alan güzel gene odur.

                               ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                               ***

Neler öğrendik;

  1. Bize hayat veren, yaşamamızı sağlayan varlığı seversek, güvenirsek, yakın olursak, kalpte oluşan duygularımızın kaynağı haline getirirsek, iyi anlaşan biri olarak yaşamımızı ve geçimimizi kurtaracak duruma geleceğimizi öğrendik.

  2. Her türlü dünyaya ait tutkulardan arındırıp görünmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani anlayış yöntemine geçmek gerektiğini, yükselmek ve kalıcı olmak için bunun şart olduğunu, böyle yapmayanın toprakta ebediyyen kalacağını öğrendik.

  3. Ansızın Allah'tan yardım gelerek seçtiği kişiye sevgiyle bağlanıp dost olmak, dostluğu devamlı kılmak, karşılık beklemeden hizmet etmek gerektiğini öğrendik.

  4. Allah'ın kendisine çektiği kişinin bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görünen olduğunu, hiç iz takip etmeden hedefe ulaşan kişiyi kabul etmemiz gerektiğini öğrendik.

  5. Apaçık görünende ne iz ne de söz aranmaması gerektiğini, onun deniz olduğunu apaçık görmek gerektiğini öğrendik.

  6. Güneş ışığını verince gökyüzünde olanların görünmez hale geleceklerini öğrendik.

  7. Herşeyin sözle anlatılması gerekmediği, görünümün de görüş sahibi olanlara çok şey anlattığını, çok bilgi verdiğini öğrendik.

  8. İnsanın içinde yanan ısı ve ışık veren aşk ateşinin olduğunu, gece gündüz bu ateşin sönmediğini öğrendik.

                                   *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri insanın içinde yanan aşk ateşini bize gösterip tanıttığını, kalpte oluşan duygularımızın kaynağını aşka yönelmemizi bu şekilde aradığımız güzele ulaşabileceğimizi öğrendik, anladık.

                                        *

RAVLİ

Popüler Yayınlar