4 Eylül 2022 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6050 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6050. Ölmüş beden, onun yanından geçersen dirilip kalkmaz da ne eder?

Günlüm (Kalbimde oluşan duyguların kaynağı), gamında savaşma yüzünden cenge (Kahramanca mücadeleye, çarpışmaya, savaşa) dönmüş.,

Coşmaz, nağmeler ırlamaz da (Türkü, şarkı söylemez de) ne yapar?


Tanrı aslanı padişah Salahaddin'dir (Şems Hazretleri);

Avlanmaz, kükremez de (Aslan gibi bağırmaz da) ne eder?


Seyret de gör, Tanrı kokusu (Yayılan küçük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu) nereye gelirse orada halk, başsız-ayaksız (Top gibi) bir hale gelir.


Çünkü canların hepsi de ona susamıştır (Çok isteyen, özleyen olmuştur).,

Susayanın kulağına sakanın (Su dağıtanın) sesi gelir.


Süt emer çocuk ağlar, annem nerden, ne yandan gelecek diye gözetir-durur.


Herkes ayrılığa düşmüştür;

Buluşma-kavuşma nerden doğacak, sevgilinin (Sevgi ile bağlılık duyulan) yüzü nerden belirecek diye bekler-durur.


Müslümandan, Yahudiden, Hristiyandan her seher çağı (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı) ses yücelir, dualar göğe ağar.


Ne mutlu o akla (Düşünme, anlama ve kavrama gücü olana)-fikre (Düşünceye döner) ki gönül kulağına gökyüzünden bir davet sesidir, gelir.


Kulağını cefadan (Yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasının uğrattığı kötü durumdan) arıtır (Temizler), .,

Çünkü gökten bir sestir, gelir ona.

                            ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                     ***

      Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretleri yaklaşanın yeniden dirileceğini, yakınlaşmak için duyguların kaynağı ile aklın savaşacağını, kahramanlıklar göstereceğini, şarkı türkü söyleyen neşeye ulaşacağını öğrendik.

  2. Şems Hazretlerinin çağrılarının çok güçlü olduğunu, sağır veya kasıtlı duymak istemeyenin duymayacağını öğrendik.

  3. Allah'ın kokusunu her yerde iyi kötü değerlendirerek varlığını ve etkilerini görme ve anlama bilincine varabileceğimizi öğrendik.

  4. Yaratılan her varlığın kendini yaratan karşısında top gibi olacağını, gönderilen istikamete gideceğini öğrendik.

  5. Yaratan besleyici olduğundan her varlığın anneden süt emen çocuğun annesini araması gibi yaratanı arayacağını öğrendik.

  6. Görünüşte herkesin ayrılığa düştüğünü, Müslümanlardan, Yahudilerden, Hristiyanlardan sabahın güneş doğmadan hemen öncesinde yaratana dua etme seslerinin göklere çıktığını öğrendik.

  7. Allah inancı olan kişinin aklını fikrini inançla doldurduğunu ve mutlu olduğunu, kalbinde oluşan duygularının kaynağına gökyüzünden davet geleceğini, yücelmek için izin verileceğini, yüceleceği gökyüzüne dayanmış merdiveni göreceğini öğrendik.

                                                *

İşte böyle yaren;

Allah'a inanan kişinin güçlü kişilerin vicdana veya hukuka göre zarara uğratmasından üzüntü duymayacağını, gökten bir ses gelip Allah'ın tak ne yapıp yapmaması için beğenilecek değerli hareket için yol gösterileceğini öğrendik, anladık.

                                              *

RAVLİ

3 Eylül 2022 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6040 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6040. Musa gibi eline bir sopa alsan da sopa, yılan kesilse (Mucize göstersen) noolur?

Musa'nın eli gibi elini açıp uzatsan da denizin dibinden toz koparsan ne

çıkar?


Süleyman, karıncaların yanına gelse de karınca Süyleman'a dönse noolur?

Sus, derlen-toplan;

Yeter artık.,

Darmadağan söylenmesen ne çıkar?


Güleç gül, gülmez de ne yapar?

Miskten (Güzel kokudan) bir bayrak bağlayıp açmaz da ne eder?


Gülüp (Her zaman gülümseyip) duran nar, ağzını açtıktan sonra derisine sığmaz da ne yapar?


Parıl-parıl parlayan Ay, güzellikten, nazdan başka ne gösterir, nesini beğendirir, ne edebilir?


Güneş, parlamaz, ışık saçmazsa şu görülmemiş gökkubbede ne yapabilir?


Gölge, güneşin yüzünü görünce secdeye kapanmaz da ne eder?


Aşık, gömleğinin güzel kokusunu duyunca gömleğini yırtmaz da ne yapar?

                                ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                         ***

      Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini Musa gibi Süleyman peygamber gibi gözle görünür mucizeler yapmasını dilediğini öğrendik.

  2. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin parıl-parıl parlayan güzelliğini açıkça göstermesini, kendisinin dağınık bir biçimde anlatmasını önlemesini istediğini öğrendik.

  3. Güneşin parlayarak aydınlattığını, çünkü özelliğinin bu olduğunu öğrendik.

  4. Ay'ın karanlıkta kalanların yolunu aydınlatan olduğunu, bu işi yapmazsa Ay olmayacağını öğrendik.

                                *

İşte böyle yaren;

Aşık kişinin oluşturduğu aşk terinin kokusunun binlerce güzel kokudan daha üstün olduğunu, bu kokuyu alanın coşkun davranışlarda bulunacağını öğrendik, anladık.

                                   *

RAVLİ

2 Eylül 2022 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6030 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6030. Şeytanın gözü kör olsun (Bazı zorunlu durumlarda zararı istemeyerek kabullendik) diye iki gözümüz, seninle aydınlansa ne çıkar?

Güller saçsan da lütfunla (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyiliklerin ve yardımlarınla) bütün dünyayı güller, reyhanlar kaplasa noolur?

O karanlıktaki Ab-ı hayatla (Olgun insanın hayvani bir hayata mahkum olmuş insan aklını, kurtararak dirilten kişi ile) bütün şehir, bütün ova sulansa, dolsa ne çıkar?

Hızır gibi, ta Ab-ı hayatın kaynağına dek (Çıktığı yere kadar) (Kehf suresi 60-65) bize kılavuz olsan noolur yani?

İki-üç konuk, senin kerem (İyi huylu cömert) sofranda, senin nimetlerinle (Yararlanılan imkanlarla) dirilse (Güçlenip canlansa) ne çıkar bundan?

Senin gönül alıcılığınla (Üzülen ve kalbi kırılan bir kişiyi sevindirmek, mutlu etmek için), can bağışlamanla iki-üç cansız, canlansa ne olur ki?

Ata binsen de meydana gelsen (Ortaya çıkıp görünsen), göğsümüz meydana (Güvene, övünce) dönse ne çıkar ki?

Ay gibi yüzünü göstersen de Zühre (Venüs), Terazi Burcuna girse (Uyum, işbirliği, güzel ilişkiler, güzellik, estetik gelse) noolur ki?

Kadehi dudağına dek doldursan da mahmurların (Sarhoşluğun sebep olduğu geçici sersemliği) başlarına döksen noolur yani?

Biz kullarız (Sevgiyle bağlanmış, sevgi dostluğu devam edenleriz), sen padişahsın;Senden yeni bir elbise giyinsek ne çıkar ki?

             ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                       ***

      Neler öğrendik;

  1. Şeytanın göz önümüzü kararmasından kurtularak Şems Hazretlerinin ışığıyla gözümüzün aydınlanmasını, hakikati olduğu gibi gören olmamız için aydınlanmasını Mevlana Hazretlerinin dilediğini öğrendik.

  2. Asil, yüce, büyük kişilerinin bu özelliklerinden dolayı iyilik ve bağış yaptığını, sevgiyle bağlanmış, sevgi ve dostluğu devam ettiren bizlere de yapmasını dilediğini öğrendik.

  3. Olgunluğa ulaşmış kişilerin hayvani aklın tesirine mahkumiyetlerinin devam ededceğini, hayvani akıldan insan aklını kurtararak dirilmeyi sağlamasını, böyle kişileri çoğaltmasını dilediğini öğrendik.

  4. Olgun aklın hayvani akılın baskısından kurtulup, insan aklıyla dirilmesinin çıktığı yere kadar götürülmesini istediğini öğrendik.

  5. Allah yolunda olanları konuk ederek sofrana oturmalarını arzu ettiğini öğrendik.

  6. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin görünmesini, uyum, işbirliği, güzel ilişkiler, estetiklik bağışlamasını, Tanrı şarabıyla sarhoş etmesini dilediğini öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri ve dostları Şems Hazretlerine sevgiyle bağlanmış, sevgi ve dostluğu devam edenler olduğunu, Şems Hazretlerinden üstlerine örtü hediye edilmesini istediklerini, öğrendik, anladık.

                             *

RAVLİ

1 Eylül 2022 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 6020 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

6020. Bu yolda (Aşk yolunda) önce zevk ve neşe yeli (Rüzgarı) eser:

Yolcuya da güç-kuvvet verir.


Varıp gitmiş gönülden (Kalpte oluşan duyguların kaynağından) bir iz görünmede.,

O canın (Güzel yaşamın, hayatın), o cihanın (Dünyanın) kokusu gelmede.


O sarhoşların (Tanrı şarabı içmiş aşıkların) naraları (Haykırma, bağırma sesleri), gürültüleri (Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü), açık-gizli, kulağa gelip durmada.


İnci (Şekli değişmeyen, değerli mücevher), her yandan parlıyor:

Ayağını vura-oynaya cana doğru geliyor.


Gökyüzü meş'alelerini taşıyanların kapısından gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağının) ateşi, ağıza (Söze) gelmede.


Pervanenin (Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebeğin) canı, beline kemer kuşanıyor (Göreve kendini hazırlıyor).,

Apaydın (Çok kültürlü, bilgili) mum (Vücudunu ışığa çevirmeye hazırlamış kişi), ortaya geliyor.


Bizden gizli olan güneş (Şems Hazretleri), nurlar saça-saça bize doğru geliyor.


Gizlilik aleminden bir ok uçup gelmiyorsa ne diye kulağımıza yay sesi gelmede?


A benim canım. bir gececik uyumasan ne olur;

Bir gececik ayrılık kapısını çalmasan ne çıkar?


Dostların gönülleri olsun diye bir gececeğiz gündüzedek otursan noolur.

                              ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                       ***

      Neler öğrendik;

  1. Aşk yolculuğuna çıkacak kişiye aşkın; zevkini ve neşesini göndererek yola çıkmak ve yolda ilerleyecek güç-kuvvet verdiğini öğrendik.

  2. Önce gönülden olan bu yolculuğa canın da katılacağını, güzelliğin kokusunun peşinden gideceğini öğrendik.

  3. Aşk yolculuğunda belirli bir mesafe gidenlerin Tanrısal şarap içmiş, kendinden geçmiş aşıklarının seslerini duyacak duruma geleceklerini öğrendik.

  4. Allah dostlarının değişmeyen söz ve yüzleriyle oynaya-oynaya yeni gelen aşığı sevinçle karşıladıklarını öğrendik.

  5. Gizlilik âleminden gelen ışıklarla tüm güzelliklerin kendini göstermeye çalıştıklarını öğrendik.

                               *

İşte böyle yaren;

Bizi görmeye gizlilik âleminden gelen büyüklerimizi görmek için gece uyumadan beklemek gerektiğini öğrendik, anladık.

                                    *

RAVLİ

Popüler Yayınlar