8 Ağustos 2022 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5780 İNCİ BEYİT

 (Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5780. Mademki şahın yüzünü gördün, beydak (Santraçta piyade taşı) gibi çık evden.,

Güneşin yüzünü gördün ya, yıldız gibi kaybol artık.


Mademki o kulunu (Sevgiyle bağlananı) okşayana tertemiz ulaştın, namaza durdun;

Müezzin gibi çık minareye, herkesi de çağır.


Gönlün (Kalbimizde oluşan duygularımızın kaynağının), onun yüzünden aydınlandı, şu Ay'a (Karanlıkta kalanları aydınlatana) bak.,

Şu ata binmiş, gelip çatan padişahı seyret.


Yücelik hançerini çekerse ne korkarım, ne titrerim;

And olsun Tanrıya, rüşvet veririm, para harcarım da onun hançerine feda ederim kendimi (Onun elinden gelen yaralanmanın, ölümün çok değerli olduğunu bilerek kabul ederim).


Kim su olabilir de latif oluşta (Yumuşak, ince bir güzelliği olan da) onun sanatına bürünür?

O, mermer kayaların, granitlerin bile gönüllerinden yüzlerce kaynaklar fışkırtır.


Sen, bütün gün tutmaç (Dört köşe kesilmiş küçük hamur parçalarından yapılan yoğurtlu çorba) peşinde, herire (Miras) peşinde oynamadasın;

Gönülün (Kalpte oluşan duyguların kaynağında), heves edip de bu beytin (Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir), bu gazelin (Divan edebiyatında 5-10 beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle uyaklı (Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler), geneklikle lirik (Coşkun, ilhamla dolu) konularda yazılan nazım biçimini) peşine düşüşünü nerden bileceksin?


Gümüş bedenlimi görmedim de o yüzden altından da tiksiniyorum, gümüşten de.,

Zati ondan esip gelen yel de gümüş sayan kişinin elinden-avucundan tiksinir.


Sende o yük yok;

Onun için de söğüt gibi hafifsin.,

Sende o iş güç yok;

O yüzdendir ki her işe sarılıp durmadasın.


Bütün hacılar gitmiş;

Hepsi de Kabe'yi, Haremi görmüş.,

Sense yuları kopmuş bir deve bile satın alamamışsın.


Erlere (Yiğit kişilere) bir bak;

Hepsi de (Tanrı şarabı içmekten) sarhoş, yıkılıp gitmiş.,

A kavgaya-gürültüye girişen, sen de sus, onlara dön.

                                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                         ***

      Neler öğrendik;

  1. Allah dostunun yüzünü görünce harekete geçmemiz, onun varlığında görünmez olmamız gerektiğini öğrendik.

  2. Allah dostunun karşısında saygıyla durmamız, herkesi saygı göstermesine çağırmamız gerektiğini öğrendik.

  3. Allah dostundan gelen yaptırımın değerli olduğunu, görünüşte zarar verse bile hakikatte fayda vereceğini öğrendik.

  4. Allah dostunun kaya gibi sert kişilerin bile içine tesir edecek, onları yumuşak, ince güzelliğe kavuşturacak etki ve yetkiye sahip olduğunu öğrendik.

  5. Bütün gün yeme içme derdinde, miras peşinde koşanların heves edip Allah dostlarının anlam dolu, coşkunluk veren, ilham ürünü olan şiirleri okuyup yararlanamayacaklarını öğrendik.

  6. Mevlana Hazretleri altın gümüş görmek yerine Şems Hazretlerinin yüzünü görmek arzuladığını öğrendik.

  7. Hafif insanların ağır işlere sarılmadığını, her işe sarılıp durduklarını öğrendik.

  8. Amacı olanların hazırlıklarını yapıp yola çıktıklarını, ulaşıp gördüklerini, amacı olmayanın hiçbir şeye sahip olamayacağını öğrendik.

                             *

      İşte böyle yaren;

Allah dostu yiğit kişilerin sarhoşcasına görünmesine aldanmamak gerektiğini, suskun bir halde onlar gibi yiğitlik yapabilecek hazırlıkta olmak gerektiğini öğrendik, anladık.
                                  *
RAVLİ

7 Ağustos 2022 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5770 İNCİ BEYİT

 (Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5770. A avcı, ne biçim tuzaktır, nasıl bir yem?

Söylemiyorsun ama Zumruduankaa bile görse sarhoş bir halde yuvasından uçar da bu tuzağa tutulur.


Filanın (Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime), elinden başka bir elden şarap içme;

Çünkü filanın elinden içtiğin şarap, seni afsundan da (Büyüden de) kurtarır, efsaneden (Gerçeğe dayanmayan asılsız sözden) de.


Sopa, Musa'nın elinden dünyanın aşkını içince alev gibi, yalım (Alev) gibi herkesi diliyle yakar-yandırır.


Ne çalgıdır, ne sema (Mevlevi dansı), ne oyun?

Tanrısal bir kement bu.,

Şu beyte (Anlam bakımından birbirine bağlı iki diziden oluşmuş şiir parçası), şu rubaiye (Divan edebiyatında dört diziden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül), varlığına bürünüp de hor bakma sakın.


Kahpe (Orospu, ahlaksız, dönek), pezevengin (Gizli ve yasal olmayan cinsel ilişki öncesinde aracılık eden), güzele düşüp düşmemenin gamını yeme hiç?

Kel, bezeyicinin (Süsleyenin), tarağın derdine düşer mi hiç?


Hani birisi, ağzına bıçak alır (Hakaret, ağır söz ve başka kırıcı davranışların hiçbir zaman unutulmayacağı için, kızgınlığını ağzına bıçak almakla gösterir) ya ;

Veren, senin de ağzına böyle bir kılıç vermiş.


Aşağılık kişilerin hayallerinin (Zihninde tasarladıkları, canlandırdıkları ve gerçekleşmesini özledikleribelli belirsiz görünen gölge) hepsi de Tanrı kapısının kapıcılarıdır.,

Köpeklerin, eşiğe, kapıya girmelerine engel olurlar.


Kahbeleri (Ahlaksızları) orduya sokmazlar.,

Çünkü düşman, kancasına (Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuğuna) şatafata (Göz alıcı ve gösterişli olma durumuna) güler-durur.


Amacı görmemiştir de o yüzden okuna siper olmaz..

İki kadehcik (Tanrı şarabı) içmemiştir de o yüzden tek er (Yiğit) olamamıştır.


Hele deniz kuşu ol, dal denize;

Uzaktan seyredip durma.,

Çünkü inci denizin dibindedir, köpükse kıyıda.

                                       ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                      ***

      Neler öğrendik;

    1. Şems Hazretlerin uygun kişiyi avladığını, avlayacağı kişi çok yüksek makamda olsa bile sarhoş bir hale getirip avladığını öğrendik.

    2. Şems Hazretlerinin elinden şarap içmek gerektiğini, çünkü onun Tanrı şarabı ile sarhoş ettiğini, büyüden kurtardığını, gerçeğe dayanmayan aslı olmayan sözlerden arındırdığını öğrendik.

    3. Şems Hazretlerinin aşkının kişiyi sardığı zaman kişinin alev gibi yandığını, sözleri ile herkesi yakar-yandırdığını öğrendik.

    4. Şems Hazretlerinin Tanrısal kement kullandığını, onun kement attığı kişinin kurtulup kaçmasının imkansız olduğunu öğrendik.

    5. Ahlaksız, dönek, gizli ve yasal olmayan ilişki içinde olan veya aracılık edenin başına gelenlere üzülmemek gerektiğini öğrendik.

    6. Şems Hazretlerinin bakışının, sözlerinin insanı kılıç ile kesilmiş gibi tesir ettiğini öğrendik.

    7. Aşağılık kişilerin ancak hayallerinin gidebileceği yerin Tanrı kapısına kadar olduğunu, içeriye giremeyeceklerini öğrendik.

    8. Ahlaksız kişilerin amacı savaşmak, korumak için göğsünü siper etmek yerine düşmanın süsüyle uğraştıklarını öğrendik.

    9. Tanrı şarabı içenin yiğitlik yapacağını, er olacağını öğrendik                                              *İşte böyle yaren;

Değerli olan şeylerin derinde olduğunu, uzaktan seyretmekle ancak deniz köpüğünü seyredeceğimizi, köpük seyretmeyi bırakıp o denizin derinliklerine dalıp değerli olanı almak, çıkarmak gerektiğini öğrendik, anladık.
                                *
RAVLİ

6 Ağustos 2022 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5760 İNCİ BEYİT

 (Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5760.Ev sahibinin düzenini dinleme a gece hırsızı;

Şelevlem-Şelevlem deyip de evin penceresinden sıçrayıp atlama.


Sevgisine aldanma;

Hatta seni padişah yapsa da tek sevgilim sensin dese bile sakalını

eline verme onun.


Yokluk ovasına doğru yürü, İrembağı'na git.,

Çünkü şu zemanede (İçinde bulunduğumuz zamanda) tortusuz şarap (Temiz bilgi) bulamazsın.


Mademki doğansın (Leşe konmayan avcı kuşsun), kulunu (Sevgiyle bağlanmış olduğun, seni eliyle besleyen, sevip) okşayan padişaha uç gene?

And olsun Tanrıya ki doğanların lokmasını bıldırcın, hiç yiyemez.


Fakat yiyeyim, yemiyeyim;

Ağzıma kor.,

Gideyim, gitmiyeyim, kulağımı tutar, çeke-sürüye götürür beni.


Hepsi de beydir ama sana karşı hepsi de ölür-gider.

A Ay yüzlüm, her ok amaca uçup gitmez ki.


Hayali, güneş huylu yüzünü neyle parlattı acaba;

Tanrım, bu düzeni, bu bahaneyi kimden öğrendi acaba?


Senin güzelliğin arttıkça aklım, deliliğe av oldu-gitti.

Derdim arttı ya, artık sen de o muglara (Ateşe tapanlara) layık (Uygun) şarab (İnancı kuvvetlendiren şarap) sun bana.


Toplumun (Halkın içinden) topluluğu (Seçilmiş kişisi) sensin:
Bu toplulukta mumsun (Aydınlatan, ışık veren) sen.,

Şu yüzük kaşının (Yüzüğün üstündeki taşın) taşısın sen:

A benim canım, sıçrayıp gitme aramızdan.


Sözlerin tatlı ama onun güzelim sözlerini sen söyleme de o masal gibi tatlı dudaklar söylesin.

                                   ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                  ***

(Bir eve bir hırsız girmiş, bir bucağa saklanmış, evdekilerin uyumasını beklermiş.

Hırsızın girdiğini sezen ev sahibi, karısına, karı demiş;

Ben bir zaman hırsızlık ederdim;

Eve girer, eşyayı denk yapar, pencereden aşağı atardım.


Sonra kendim de Şelvelem-şelvelem derdim;

Percereden kendimi aşağıya koyuverirdim.


Bu duanın hürmetine hiçbir yerime bir şey olmazdı, kuş gibi yere konuverirdim.


Bunu duyan bön (Budala, saf, avanak, ahmak) hırsız eşyayı attıktan sonra bu sözü söyleyip kendisini pencereden yere atmış.


Yere düşünce yanı-beli kırılmış.

Ev sahibi gelmiş yakalamış.


Hırsız be adam, pencereden kendimi atardım dedin, sana uydum, kendimi attım.


Peki bu şelvelem de neydi deyince evsahibi;

Senin belin-yanın kırıldığı zaman çıkan ses demiş.

(Horasanlı ve İstanbul üniversitesinde doktora talebesi Akayı Ali Milani'den naklen)

                               *

      Neler öğrendik;

  1. Duyduklarımızı doğru sanıp hemen inanmanın ve uygulamanın yanlışa düşürebileceğini öğrendik.

  2. Başka birisinin sevgi sözlerine hemen inanmamak, iyilik yapsa bile kontrolü ona vermemek gerektiğini öğrendik.

  3. Varlık sevgi ve bağlayıcılığından kurtulup ihtiyatsızlık yerine doğru gitmemiz, aradığımız temizliğin ve duruluğu, istediğin zevki ve sarhoşluğu burada bulabileceğimizi öğrendik.

  4. Leş aramayan kişinin Tanrı erinin avcı kuş olması gerektiğini, buradan özel gıdalar yemesi gerektiğini öğrendik.

  5. Tanrı erine bağlı olarak hareket etmek gerektiğini öğrendik.

  6. Yaptığımız her şeyin istediğimiz şekilde olmayabileceğini öğrendik.

  7. Allah'ın seçtiği kişiyi bizimde seçmemiz gerektiğini, onun inancımızı artıran isteklerde bulunmamız gerektiğini öğrendik.

  8. Şems Hazretlerinin Allah'a inanan topluluk içinden seçilmiş kişisi olduğunu, inanalara ışık verip aydınlatan olduğunu, unutulmayacak kişi olduğunu öğrendik.

                             *

      İşte böyle yaren;

Şems Hazretlerinin güzelim sözlerini hep söylemesini, ayrılıp gitmemesini Mevlana Hazretlerinin istediğini öğrendik, anladık.
                                  *
RAVLİ

5 Ağustos 2022 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5750 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Allah'ı anlatıyor)

5750. Çalab'ın (Allah'ın) ağzıyla çağrılmak ne uğurdur, ne uğurdur (İnsana iyilik getiren, iyilik kaynağıdır).,

Kulağını aç (Dikkatle dinle), kulağını aç (Söylenini duy, unutma ve önemse);

Olur ya, ona (Allah'a) dönersin belki.


Zevk (Hoşa giden, çekici olarak elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu) içinde zevktir (Hoş bir hale gelmektir), neşe (Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç) içinde neşe (Sevinç duymaktır).,

Aklın (Düşünme, anlama ve kavrama gücünü) kapısını kırdı (Engeli ortadan kaldırdı) o (Hitap).


Hoş, sarhoş (Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş) bir halde geldi ya;

Artık Tanrı’nın gücünü-kuvvetini seyret.


Hepimiz de bugün öyle bir haldeyiz ki başımızı ayağımızdan ayırd edemiyoruz.,

Hepimiz de boğazımızadek (Boğazımıza kadar) dalalım-gitsin;

Geldi, halkaya (Çember biçimde dizilmiş Mevlevilerin arasına) girdi, oturdu o.


Böylesine mahrem (Aileden, yakın) olunca kim gam yer (Üzüntü duyar), kim gam yer (Üzüntü duyar)?

O güzelim şarabı (Tanrı şarabını) testiyle (Geniş gövdeli, dar boğazlı,emzikli veya emziksiz olabilen toprak, cam, metal su kabı) ver:

Kadehi kırdı (Küçük mutluluklardan vazgeçti) o.


Padişahım şarap yolluyor;

Nasıl olur da şaraba tapmam (Çok değer vermem)ben?

Hele a çalgıcı, söyle;

De ki:

Ne de güzel şaraba tapandır (Tutku ile seven, bağlanandır) o (Şems Hazretleri).


Öylesine bir yüzden benim de gönlümden bir kıvılcımdır, sıçradı, senin de

gönlünden (Kalpte oluşan duyguların kaynağından).,

Bu yüzden belki yanlış ama o yüzden doğrunun ta kendisi o.


Ateş, hangi yüzden alevlendiyse (Heyacanlandıysa, şiddeti artıysa) o yüzden yatışır (Hızı, etkisi azalır, aşırılığı geçer).,

Hangi yüzden öldüysem o yüzden diriltir beni.


Bütün aşıklar (Allah'ı ve dostlarını aşırı sevgi ve bağlılık duyan) sarhoş (Fazla mutluluk duyan);

Fakat neden gözlerini yummuşlar?

Biliyorlar ki can yüzü (Yok olmayan güç ve diriliği dünyada yaşarken kazanan kişi) gözsüz (Kalp gözüyle, gönül gözüyle) de görülebilir.


Bu yanda yüz yok;

Bu yanda olan tüm arka (Dünya yaşamı gerçek yaşamın arka yüzü).,

Çünkü yüz, bu (Baş gözünün gördüğü) sınıra sığmaz;

Ne yeri vardır onun, ne mekanı.


Bir solukta bütün canlar, satın aldılar da uçup gittiler.,

Çünkü noksan (Kişideki eksiklik) yüzünden gözden gizlenmesi gerekmez onun.

                                ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                ***

      Neler öğrendik;

  1. Allah'ın çağrısı ile çağrılmanın insana iyilik getiren hitap olduğunu öğrendik.

  2. Allah'tan gelen hitabı kalbimizde kulağımızda duyduğumuz gibi duyup heyecan vern bir söz olduğunu öğrendik.

  3. Kalbimize gelen sözü kim söyledi diye sağımıza, solumuza, arkamıza bakar ararsak bu sözün Allah'ın hitabı olmadığını, şeytanın fısıldaması olduğunu öğrendik.

  4. Allah'tan gelen sözün zevk ve neşe verdiğini, sevinç kapısını açtığını öğrendik.

  5. Şems Hazretlerinin Allah'ın sözlerini söylemek için Mevlevilerin çember gibi dizilmiş halkasına girdiğini, Allah'ın sözleriyle herkesi sarhoş ettiğini öğrendik.

  6. Şems Hazretleri Allah sözlerini az az değil herkes sarhoş olsun diye bolca söylediğini öğrendik.

  7. Şems Hazretlerinin sözlerinin doğru ve güvenilir ağızdan çıkan söz olduğuna Mevlana Hazretlerinin sorumluluğunu aldığını, desteklediğini öğrendik.

  8. Kişi Hangi yüzden öldüyse aynı yüzden dirileceği için dünyadaki seçimimizi doğru ve geçerli olanını seçmemiz gerektiğini öğrendik.

  9. Allah'a ve onun dostlarına aşık olanların ölüp gömülseler bile can gözlerinin, gönül gözlerinin yaşarken açmayı bu tarzda görmeyi yaşamlarına kattıkları için öldükten sonra da diriliklerini gösterdiklerini, gördüklerini öğrendik.

  10. Bu yüz dediğimiz dünya görüşünde gördüklerimizin sınırlı olduğunu, öbür yüzün sınırlanamayacak kadar büyük ve derinlikli olduğunu öğrendik.

                                           *

      İşte böyle yaren;

Ahrete gidenlerin yaşantımızdan çıkmayacaklarını, onların sınırsız yüzü seçip candan, gönülden görüşü seçtiklerini, gizlenmelerine gerek kalmayacak noksanlıklarının olmadığını öğrendik, anladık.
                                                *
RAVLİ

Popüler Yayınlar