4 Ağustos 2022 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5740 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5740. Hayalin. Ay'ın öndördü gibi parlayıp vurunca bana, hasedinden Zühre (Venüs)(Güzel yüzüyle, yumuşaklığıyla ve sevimliliğiyle, incelik ve zerafetiyle, neşeli ve istekli, güzel huylu kendini gösterir) de bileğini dişlemeye koyulur, Ülker'de (Boğa takımyıldızları sınırları içinde bulunan, yedi parlak yıldız gaz katmanı ile güzel görünüm veren yıldız kümesi de).


Şükürler olsun Tanrıya ki bu mülke eriştim hele.,

Aşkın, oturma-durma derdi bana;

Hepsi de doğruymuş.


Derken beni ayakta durur görünce bana başıyla işaret etti de otur artık;

Dilediğine ulaştın;

Otur esenleş (Sağlıkla, afiyetle, sıhhatle, her türlü korkudan, tasa ve tehlikeden, üzüntülü düşünce ve durumdan, endişeden, güvensizlikten uzak güvende olarak kal) demek istedi.


Bütün halk sarhoş olmuş, zevkle-neşeyle secde etmede ona.,

Kurtla kuzu, hoş bir halde gezmede;

Gönüllerde (Kalpte oluşan duyguların kaynağında) ne haset (Kıskançlık) var, ne kin (Gizli düşmanlık).


Sarhoşluktan köyle evin yolunu ayırd edip bulamıyorlar.,

Adam mıyız, renkli gül mü diyorlar;

Kendilerini bile tanımıyorlar.


Elimde kadeh;

Şaşırmış-kalmışım..

Acaba ne yapayım bunu;

İçeyim mi, bağışlıyayım mı a tatlılar tatlısı padişahım diyorum.


Sen iç diyor, sen iç;

Bağış da ne oluyor?

Hele devlet çağın geldi-çattı..

Hele içtim, hele içtim;

Kapındayım, buyruğuna uymuşum.


Şu Aşk şarabım iç.,

Öylesine bir şarap ki diyor ölünün eline bir kadehçik sunsan

telkıynin (Duygunun, düşüncenin aşılanması) cevabını hemencecik verir.


Buraya gel, işitirsen sana bir tek garezim (Kötülük etmek, gizli düşmanlık etmek isteğim) bile yok...

Orada kalırsan kötü bir iş yapmış olursun, merde kalırsan kal, yalnız kalman, yavuz bir iş.


Bütün dirlik (Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim, huzur, erinç) Çalab'ındır (Allah'ındır);

Ne gezip duruyorsun?

Çalab'a (Allah'a gel) gel..

Çalab (Allah) kullarını (Kendisine doğruluk ve özveri ile bağlanan) ister;

Çalab'ı (Allah'ı) ne sanıyorsun sen?

                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                             ***

      Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin hayalini parlaklığının gökteki yıldızlardan daha parlak olarak gördüğünü öğrendik.

  2. Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerine söylediği aşık kişinin oturup durmaması, aşk devletinin egemen olduğu ülkeye ulaşana kadar çalışması, gayret etmesi gerektiği öğütünü verdiğini öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri aşk ülkesine ulaştığı için Allah'a şükrettiğini öğrendik.

  4. Şems Hazretleri Mevlana Hazretlerine istediklerine kavuştun, sakince otur işaretini verdiğini öğrendik.

  5. Aşkın ülkesinde kurtla kuzunun bir arada, insanların sarhoş olarak gezdiği Şems Hazretlerine saygı gösterdiği, kıskançlığın ve düşmanlığın olmadığı yer olduğunu öğrendik.

  6. Mevlana Hazretleri aşk ülkesinde ağırlanır da hayretler içinde ne yapacağını bilemediğini, verilecek buyruğa kendini hazır tuttuğunu öğrendik.

  7. Şems Hazretleri Mevlana Hazretlerine aşk şarabı içirilip oralara davetli olarak götürdüğünü öğrendik.

                              *

      İşte böyle yaren;

Aradığımız, sahip olduğumuz, istediğimiz, kazandığımız, kaybettiğimiz, huzurumuz, geçimimiz aklına ne geldiyse Allah'ın olduğunu, Allah'a gitmemiz gerektiğini, yalnız gidemeyeceğimizi, Allah'a Allah dostlarının öğretisi ve yardımlarıyla ulaşmamız gerektiğini, doğruluk ve özveri ile Allah'a bağlanmamız, bu yolda azimle, kararlılıkla çalışmamız, gerektiğini öğrendik, anladık.
*
RAVLİ

3 Ağustos 2022 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5730 İNCİ BEYİT

 (Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5730.Sadakaların (Karşılık beklemeden ihtiyaç sahiplerine, fakirlere verdiklerin) da öylesine latif (Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan) ki üst dudak duymadan, alt dudak oynamadan yenebiliyor (Yutuluyor).


Hele a güzellik bahçesi, hangi dudakla şarap (Tanrı şarabı) içtin;

Söylemiyorsun.,

Belki bunu, çiçekler, gizlice güle, nesrine (Yaban gülüne) söylerler.


Ne biçim bir şarap (Tanrı şarabı) ki teru (Çok) taze gül kokuyor, misk kokusu gibi bir kokusu var.,

Oysa ki kışın görmez misin?

Herkes köpek gibi bir posta bürünür.


Hele, topluluk gelinceyedek o kadehi sun (İkram et) elime.,

Benden sonra da Ülker'in (Boğa takımyıldızları sınırları içinde bulunan, yedi parlak yıldız gaz katmanı ile güzel görünüm veren yıldız kümesine) elinden Zühre (Venüs)(Güzel yüzüyle, yumuşaklığıyla ve sevimliliğiyle, incelik ve zerafetiyle, neşeli ve istekli, güzel huylu kendini gösterip) içsin.


O sarhoş, senden sagrağı (İçi Tanrı şarabı dolu kadehi) kapmak için baş korsa (Bu uğurda ölümü göze alsa) ona verme, bana sun (İkram et);

Çünkü övüş kapısında duran, seni öven (İyiliklerini, üstünlüklerini söyleyerek değerini yücelten)

benim.


Geçici batıl (İnancı gerçek olmayan), Hak şarabını ne yapacak?

Erlik (Erkeklik, yiğitlik) gücü olmayan kişinin bakışı, görüşü, can güzelini nerden tanıyacak?


Hüner (Beceri isteyen ustalık, beceriklilik)-marifet (Ustalık, hüner, uzmanlık), altın-gümüş çoğaldı mı tehlike de artar, korku da çoğalır.,


Padişahların ipek yastıkları var ama sıtmaya tutulmuş gibi de tir-tir titrerler.


Tövbe ayı (Ay takviminin beşinci ayı, cemaziyelevvel-altıncı ay cemaziyelahir) geldi-çattı ama tövbeyi kırıp bozan Ay yüzlü güzel de geldi.,

Tövbe boyuna bozula dursun:

Sen de amin de.


And (Yemin) olsun Tanrıya, ne yağlıya gönlüm (Kalpte oluşan duyguların kaynağı) akmada, ne tatlıya...

Ne o altın dolu keseye, ne şu altın kaseye.


Sen, yeryüzünü halkını göklere çeker, ağdırırsın da Ay (Karanlıkta kalanları aydınlatan Şems Hazretleri), ne cömertlik bu, ne

bağış;

Ne şaşılacak güç-kudret, ne ağır başlılık diye bağırır.

                                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                                     ***

      Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretleri yaptığı yardım ve iyiliklerden karşılık beklemediğini, iyilik ve yardım yapan kişinin bu faydayı kolaylıkla içselleştirip faydalandığını öğrendik.

  2. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin özelliklerine hayran olduğunu, bunlara sahip olmak istediğini, gizlice söylemesini istediğini öğrendik.

  3. Tanrı şarabının dünyada yapılan şaraplara benzemediğini, taze gül gibi koktuğunu öğrendik.

  4. Şems Hazretleri önce Tanrı şarabı sunarak kişiyi sarhoş ettiğini, güzelliklerin içine götürdüğünü öğrendik.

  5. Mevlana Hazretleri içi dolu Tanrı şarabının kadehini kendisini öven kişi olarak kendisine vermesini, inancı gerçek olmayan kişilere , yiğit olmayan kişiye kaptırmamasını istediğini öğrendik.

  6. Dünyalık mal para toplayanın ipek yastık alsalar bile korkudan titrediklerini öğrendik.

  7. Kişinin sevdiği karşısına gelince tövbelerini bozabileceğini öğrendik.

                               *

      İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretlerinin dünya nimetlerinde isteğinin, zorlamasının olmadığını, Şems Hazretlerinin sevdiğini göğe çıkaracak güç ve kuvvette olduğunu, kendisini göğe çıkarmasını, isteyip beklediğini öğrendik, anladık.
                                   *
RAVLİ

2 Ağustos 2022 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5720 İNCİ BEYİT

 (Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5720. Senin şarabın (İkram ettiğin Tanrı şarabın), şişeyle, kadehle sunulur;

O yüzden de o şişeye taparsın (Çok değer verirsin).,

Fakat benim şarabım, üzüm cibresinden (Sıkılıp suyu alınan üzüm ve başka meyvelerin posasısından) değil, ne diye şişeye tapacakmışım?


A gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağı), iç can şarabını (Yaşam enerjisi veren Tanrı şarabından iç):

Sağ-esen yat, uyu.,

Çünkü derdin boynunu kestim, gamdan-gussadan (Üzüntüden ve üzüntü veren nedenlerden) kurtuldum-gitti.


Gönlüm (Kalpde oluşan duygularının kaynağı) yücelere ağdı (Yükseldi, yukarı doğru çıktı):

Bedenim aşağılara düştü.,

Çaresiz bir kişiyim ben;

Ne yücelerdeyim, ne aşağılarda.


Ne de hoş bir elmayım;

Dala asılmış-kalmışım;

Ama taş atmanı da sabırsızlıkla bekliyorum..

Elest (Allah'ın hitabıyla) sarhoşuysam Bela'ya (Gama, kedere, musibete, afete, cezaya, gayet zor işe, büyük uğraşıya) nasıl sabredebilirim?


Sen bana son bu aşk ne biçim definedir (Toprak altına gömülerek saklanmış değerli şeyler), içinde neler var?

Bir de beni ona sor;

Ne söylüyor, ne biçim adam bu de (Diye döyle).


Dere kıyısında ne yapıyorsun, ersen (Erkeksen) sıçra ırmaktan;

Sıçra da beni ara.,

Çünkü ben ırmaktan sıçradım-çıktım.


Otursan otururuz;

Kalkar-gidersen kalkar-gideriz..

Sen yersen biz de yeriz;

Sen oturursan biz de otururuz.


Öylesine sarhoş bir davulcuyum ki sarhoş bir halde meydana çıkmışım; Davulumu da bayrak gibi, tuğ gibi mızrağın ucuna takmışım.


Ne de hoşsun, ne güzel de kendinden geçmiş bir padişahsın.,

Değil mi ki varlıktan (Dünyaya bağlayan yaşam değerlerinden) kurtuldum;

Tekrar varlığa ne diye çekersin beni?


A tatlı padişah, o suratı ekşi (Küskünlük veya hoşnutsuzluk anlatan yüzlü) ere sun (İkram et) bir kadeh (Tanrı şarabı),..

Sadakaların (Karşılık beklemeden ihtiyaç sahiplerine, fakirlere yaptığın yardım) her yoka-her yoksula (Zengin olmayana, fakire) akıp duruyor zati (Doğrusunu istersen).

                               ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                               ***

      Neler öğrendik;

  1. Tanrı şarabını sunan kişinin ve araçlarının çok değerli olduğunu, asıl değerlinin sunulan şarabı meydana getirenin, ikram buyruğunu veren olduğunu öğrendik.

  2. İnsan eli değmeden olmuş Tanrı şarabının yaşam enerjisi verdiğini, canımıza can kattığını, üzüntü veren her ne olursa olsun etkisizleştirdiğini öğrendik.

  3. Tanrı şarabı ikram edip içenin kişinin kalbinde oluşan duygularının kaynağını yücelere çıkaracağını, bedeninin aşağıda kalacağını öğrendik.

  4. Mevlana Hazretleri olgunlaşmış bir biçimde kendisini isteyenin vücuduna girip güç ve kuvvet vermek için hazır olduğunu öğrendik.

  5. Mevlana Hazretleri define olduğunu, kıymetli şeyleri ortaya döküp isteyenlere almaları için bıraktığını öğrendik.

  6. Mevlana Hazretleri kendisine yaklaşanların isteklerine uyum sağladığını, açıkça meydanda davet ettiğini, yerini belli ettiğini öğrendik.

  7. Şems Hazretlerini de Mevlana Hazretlerini kendisine övgülerle, çektiğini, dünya bağlarından kurtularak uçarak gelmesini istediğini öğrendik.

                                       *

      İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinden Tanrı şarabı ikram etmesini istediğini, böylece dünya bağlarından kurtulmak istediğini, isteğini fakir ve yoksullara hep yaptığı iyilikten istediğini öğrendik, anladık.

                                           *

RAVLİ

1 Ağustos 2022 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 5710 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

5710. Mademki dünyanın canı sensin, kem göz (Baktığı kimseye zarar veren veya nazr değdiren göz) değmesin diye beni tümden yakar- gidersen değer;

Çünkü üzerlik tohumuyum (Tohumlarından tütsü olarak kullanılan, nazarlık olarak kullanılan bitki gibiyim) ben.


Yanarsam odağacına (Yanarken güzel koku veren odun ve kabuğuna) dönerim;

Düzülür (Süslenip)-koşulursam (İş yaparsam) bayrama benzerim.,

Fakat ne o bayram yüzünden gülerim, ne şu odağacı oluşuma yerinirim (Pişman olurum).


Başımda senin sevdan var, düşünce başını kaşımıyorum ben.,

Ne nasıl olduğumdan haberim var, ne ne kadarım, kendime bakıyorum.


Ekşi değildir o yüz, mahsustan yüzünü ekşitiyor da yüzüm ekşise de diyor, gene o bal değil miyim, gene o şeker değil miyim ben?


Gönlüm (Kalbimde oluşan duygularımın kaynağı) senin sarhoşun oldu mu, bütün canlar (Mevleviler) kul olur (Sevgiyle bağlanırlar), köle (Karşılık beklemeden hizmet eden) kesilir bana.,

Senin elinden gelirse zehir bile bir zarar vermez bana.


Can Sidresinin (En yüksek makamın) dalını çek, eğ de ver elime.,

O yüce kaleye at kemendimi benim.


Ne şu gelire yamanır-kalırım, ne şu zamanın dönüşünden korkarım.,

Ne kadar çok çark urur (Vurur)-dönersem (Sol ayak sabit sağ ayakla kendi etrafında dönersem) o kadar gazla (Aydınlatma gereciyle) gelir (Kazanım) vermezler mi bana?


Sun (İkram et) dün akşamki şarabı (Tanrı şarabını);

Senin tatlı şarabınla sarhoşum.,

A alemin Hatem'i (Cömerti), elime bir koca sağrak (Kadeh) sun.


A erlerin sakıysi (İnsan ruhuna Allah'ı sevdiren, Allah nuru saçan);

Bir soluk bile yüzünü çevirme benden;

Kadeh;

Şişe kırmadıysam sen de gönlümü kırma benim.


Elimde bir kadeh vardı, düşürdüm, kırdım;

Yüzlerce çıplak ayağı (Görgüsüzlerin ve bilgisizlerin) da kadeh kırıklariyle yaraladım.

                              ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                              ***

      Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri zarar görmesin diye kendi canını feda edecek durumda olduğunu, kendisinin yansa bile şikayet eden olmayacağını öğrendik.

  2. Şems Hazretleri yüzünü ekşi ise bile küskünlük veya hoşnutsuzluk anlatmadığını, tatlılığını kaybetmediğini öğrendik.

  3. Mevlana Hazretlerinin kalbinde oluşan duygularının kaynağı Şems Hazretleri olunca bütün Mevlevilerin canla başla hizmet etmeye koyulduklarını öğrendik.

  4. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinden zehir bile gelse zarar vermeyeceğini öğrendik.

  5. Mevlana Hazretlerine baş eğip öğretisini doğru kabul edenin en yüksek makama doğru götüreceğini, elinden tutacağını öğrendik.

  6. Yüce yerlere çıkmak için uğraşı vermemiz, cesaretle ilerlemek gerektiğini öğrendik.

  7. Mevlana Hazretleri öğrencileri eğitmekle aydınlatma ile geçirdiği zamanın karşılığını elbette alacağını öğrendik.

  8. Allah'ı sevdiren,Alla nuru saçan Şems Hazretlerinin Tanrı şarabını ikram etmesini, yüz çevirmemesini istediğini öğrendik.

                              *

      İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri sözleri etrafa saçılınca görgüsüzlerin, bilgisizlerin yaraladığını öğrendik, anladık.
                                   *
RAVLİ


Popüler Yayınlar