8 Nisan 2022 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4570 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


4570. Güneş bize zekat (İslamın şartı olarak 1/40 varlığını) yolladı;

Bu yüzden de Ay mıyız, Ay (Karanlıkta kalanları aydınlatan);

Ay mıyız, Ay.

O deniz, bir buluttur, yolladı bize;

O yüzden de inci (Şekil değiştirmeyen mücevher) miyiz, inci, inci miyiz, inci.


Ardında güz (Sonbahar) olmıyan ilkbahar yüzünden hepimiz de yeşermişiz, boy atmadayız, büyümedeyiz;

Tıpkı selvi (Düzgün ve uzun boylu) gibi, ağaçlar gibi hani.


Can gündüze benzer, bedenimizse gecedir, biz, ikisinin ortasındayız; Gündüzle gece yüzünden seher çağına (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanına) dönmüşüz.


Hoca, ben sustum;

Fakat sakın sarhoş olarak bize bakma;

Çünkü "İki büyük nesnenin (Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü varlıktan) biriyiz" biz.


Anam baht (Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi), babamsa cömertlik (İyilik yapan), bağış (Karşılıksız veren).,

Genişlik oğlu genişliğin (İleriyi görebilen, bakış açısı geniş olanın devamıyım) oğlu genişliğin oğlu genişliğim (Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygınım) ben.


Şimdicek neşe beylerbeyi, kutlulukla gelir-çatar.

Bu şehir de, bu ova da orduyla davulla, bayrakla doldu.


Bir kurta rastlasam Ay yüzlü Yusuf olur.,

Bir kuyuya girsem İrembağı (Cennete benzeyen yer) kesilir.


Nekeslikten gönlü demire, taşa dönen kişi, benim kapımda cömertlikte, bağışta vaktin Hatem'i (Arap kabileleri aerasına tanınmış “Tayyi” kabilesine mensup ve cömertliğiyle meşhur olan “İbni Abd-illah Bin Sa’d” ın lakabı, çok cömert) olur.


Toprak bile avcumda altın oluyor, ham gümüşe dönüyor.,

Artık altın, gümüş fitnecisi (Karışıklık, kargaşa çıkaran) nasıl vurabilir yolumu?

                         ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                        ***

Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri güneşten aldığı ışığı karanlıkta hareketsiz kalan kişilerin yolunu aydınlattığını, zamanla anlamı değişmeyen hakikati olduğu gibi anlatan sözler söylediğini, güzellikler içinde düzgün ve uzun büyümeyi sağladığını öğrendik.

  2. Canımızın gündüz gibi aydınlık, bedenimiz ise gece gibi karanlık olduğunu, Mevlevilerin bu ikisinin arasında kaldığını öğrendik.

  3. Mevlana Hazretlerinin de bir madde ve manadan yaratılmış olduğunu, aşkın verdiği zevkten normal hocaların sarhoş olarak görmemesi gerktiğini öğrendik.

  4. Mevlana Hazretlerinin ilahi iradenin kendisine çizdiği yaşamı cömertlik içinde yaşadığını, genişledikçe genişlediğini, büyüdükçe büyüdüğünü öğrendik.

  5. Mevlana Hazretleri kendine düşen görevi yapınca neşe ve kutlulukla bey olduğunu, şehirlerin hazretin bayraklarıyla dolduğunu öğrendik.

  6. İşini iyi bilen, aldanmaz kurnaz biri Mevlana Hazretleri nazar edeince güzel huylu olacağını, girdiği alanların cennet bahçesi gibi olacağını öğrendik.

  7. Mevlana Hazretlerine yakınlaşanın gönlü demir , taş olsa bile cömert birine döneceğini öğrendik.

                         *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretlerinin el attığı toprağın bile altın, ham gümüş olduğunu, altın ve gümüşün yolunu fitnecilerin kesemeyecek durumda olduğunu öğrendik, anladık.

                       *

RAVLİ

7 Nisan 2022 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4560 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
4560. Sen şekilleri (Matamatiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim) testiler (Geniş gövdeli, dar boğazlı kap) bil, zehir de (Organizmaya girdiğinde kimyasal etkiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde) düşünce (Ruhen algılanabilen asıl gerçeklik) şerbeti.,
Testi gibi hepimiz de her solukta hem boşuz, hem dolu.

Bir solukta çalgıyla, rakısla doluyoruz;
Bir solukta kavgayla-gürültüyle..
Bir solukta hiçbir şeye aldırış ettiğimiz yok, bir solukta fayda, zarar kaydına düşüyoruz.

Şerbet (Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek), testinin içinde kendi kendine olmaz ya;
Bir başka yerdendir o.,
Bizim de tıpkı testi gibi şerbetin nerden geldiğinden haberimiz yok.

Bakış bakışı (Yüzü bir yöne doğru olarak gelişmesi ve iyi bir duruma kalması için dikkati vereni)-görüşü (Algılayıp değerlendirme yeteneğini) vereni bilmez;
Perde ardmdadır (Göstermez kendisini)..
Neden mi?

Biz, bakışı görüşü verene dalmışızdır da (İçindeyiz de) ondan.
Birşeyden aşırı uzak olan, o şeyi göremez.,
Bizse aşırı yakınlık yüzündendir ki göremiyoruz.

Kimi oluyor, cansızlara karışıyoruz da buz gibi donup gidiyoruz;
Kimi de şeker gibi o sütün içinde eriyoruz.

Şu buz erimiyorsa güneşten kaçıyor da ondandır..
O Ay, bize gelmiyorsa eğere bağlanmışız da ondan gelmiyor.

Gönül, görünüşte sevgiliyle buluşamamış;
Bu yüzden de ciğerinde su yok ama dostun keremiyle (Bağış olarak verdikleriyle, iyilikleriyle, cömertlikleri, eli açıklığıyla) birleşmişiz, suyla ciğer gibiyiz biz.

Mühendis, can için gizli bir ev yaptı;
İç yüzde mühendisle o evin hesaplarını sayıp duruyoruz.

Süleyman gibi bizim başımıza da taç korsa biz de karınca gibi ona şükretmek için kemer kuşanırız (Hizmet etmek için hazırlanırız).
                            ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                          ***
Neler öğrendik;
1. Şekillerin bir kap olduğunu, içine zehir de konabileceğini, ruhen algılanabilen asıl gerçekliğin konabileceğini, bunlarla dolup boşabileceğini öğrendik.
2. İnsanın çok çabuk değişebildiğini; müzikle, dansla, kavgayla, gürültüyle, aldırış etmeyen, fayda, zarar peşine düşüp dönüştüğünü öğrendik.
3. İnsanın testi gibi olduğunu, nerden geldiğini bilmediğini şeyle dolup boşalacağını öğrendik.
4. Bize bakışı, görüşü, gördüğünü değerlendirme gücünü vereni bilmeyeceğini, çünkü kendisini göstermeyeceğini, öğrendik.
5. Mevlana Hazretlerinin bakışı görüşü verenin içine daldığını, aşırı yakın olduğu için göremediğini öğrendik.
6. Aşırı uzak olanın bakışı görüşü vereni görüp tanıyamayacağını öğrendik.
7. Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerinin sıcaklığıyla buz gibi katı durmaktan kurtulduğunu, sütün içinde eriyen şeker gibi olduğunu öğrendik.
8. Aydınlanmaktan, ısınmaktan kaçan kişinin buz kibi katı kalacağını, bir şeye kendini bağlayanın çağrılan yere gidemeyeceğini öğrendik.
9. Allah yakın birini yakından tanımak, her türlü düşüncesini bilmek ancak onun iyiliğiyle yardımıyla olacağını, böyle yakınlaşıp birleşmenin Mevlana Hazretleri ile Şems Hazretlerinin birleşmesi gibi örnek olması gerektiğini öğrendik.
10. Canımızın içine gizli bir ev yapıldığını, bu evin farkında olmayanın tahminler yaptığını öğrendik.
                          *
İşte böyle yaren;
Allah kişinin başına Taç koyunca şükrederek bu yolda hizmet etmek için hazır olması ve hizmet etmesinin gerektiğini öğrendik, anladık.
                          *
RAVLİ



6 Nisan 2022 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4550 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


4550. Sur'un üfürülmesi (Dünya hayatının sona ermesinde) de sensin bana, mahşerim (Dirilip toplanacağım yer) de sensin benim...

Ne yapayım?

İster ölü olayım, ister diri, nerdeysem ordayım ben.


Cansız bir kamış gibiyim, dudakların olmadı mı susarım;

Fakat neyime (İçime) bir üfürdün mü o solukta ne sesler çıkarırım, ne nağmeler veririm.


Senin yoksul kamışın (Mevlana Hazretleri), şeker gibi dudaklara alışmıştır;

Bu yoksulu an (Hatırlayıp adını söyle) da seni ölümsüz bir hale getireyim.


Ay yüzünü görmedin mi başımı bağlarım..

Tatlı dudaklarını bulmadın mı elimi dişlerim.


Yazıklar olsun, gece geldi;

Artık birbirimizden ayrılalım...

Meclis bitti, bizse hala susuzuz (Tanrı şarabına doymadık), başımızda mahmurluk (Sarhoşluğun sersemliği) var.


Şu uzun gün geçti-gitti;

Duygu kapısı yücelere ağdı (Yükseldi).,

Bizse günün başlangıcında bile mahmurduk;

Gecemizse gündüzümüzden beter.


İçimiz, gökyüzü gibi sonadek susuz, susuzluk illetine tutulmuş..

İki-üç günceğiz insan şekline bürünmüşüz ama bu, böyle işte.


Gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağının) midesinin yolunu öküz midesi tutmuş.,

Yoksa biz, ölümsüzlük yaylasında öküz açlığına mı tutulmuşuz?


A kadeş, Tanrı katında ne sabah var, ne akşam.,

Bir başka şey var ki işte biz, o başka şeye uymuşuz.


Dünya zindanı güzellerle, resimlerle dopdolu.,

Hepimiz de puta benzer şekillere, resimlere hapsolmuşuz.

                            ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                            ***

Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin varlığıyla var, yokluğuyla yok olduğunu, kendisinden ayrılmadığını öğrendik.

  2. Şems Hazretlerinin aşkının Mevlana Hazretlerini konuşturduğunu, Hazretin üfürmesiyle bunca ışıklandıran güzel, uyumlu sözler söylendiğini öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerine çok ihtiyaç duyduğunu, alıştığı tatlılıktan ayrılmak istemediğini, kendisini anmasını istediğini, kendisini anan kişiyi ölümsüzlüğe götürdüğünü öğrendik.

  4. Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretleri ile olan bereberliğinde duygu kapısının yücelere yükseldiğini, bunun verdiği sersemliğe doymadığını öğrendik.

  5. İçi gökyüzü gibi olan, susuz yaşama alışık olan Mevlana Hazretlerinin bir zaman insan şeklinde dünyada kaldığını öğrendik.

  6. Dünya yaşamında gönül midesi yerine öküz midesinin daha etkili olduğunu, bunun açlığıyla uğraşıldığını öğrendik.

  7. Tanrı katında ne sabah ne de akşam olmadığını, Mevlana Hazretlerinin aşka uyduğunu öğrendik.

                         *

İşte böyle yaren;

Dünya hayatının hapis yeri olduğunu, güzellerle, resimlerle, şekillerle bir zaman uğraştığımızı öğrendik, anladık.

                          *

RAVLİ


5 Nisan 2022 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 4540 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


4540. Başımız, elimiz;

Gücümüz-kuvvetimiz şu candan değil.,

Kutluluk debdebesini (Görkem) Zuhal (Satürn) yıldızından elde etmemişiz.


Ateşimiz, devletimiz güneşten de değil, esîrden (Kainatı dolduran ve bütün cisimleri etkileyen, fizikçilere ışık, hareket ve elektirik gibi şeylere nakil vasıtası hizmeti gördüğü farzolunan, tartısız, elastiki ve akıcı hafif bir cisim) de değil.,

Parıl-parıl parlayan yüzümüzün ışıltısı, noksan sıfatlardan arı Tanrı'dan.


İliğimiz, damarımız yok;

O Dicle'de kan gibi coşup köpürüyoruz.,

Elimiz ayağımız yok;

O savaşta dönüp duruyoruz.


Yedi deniz, bizce bir katrede (Küçük bir damlada) boğulmuş-gitmiş;

Çünkü elimizde insanlık incisinin parıltısı var.


Başımız olmasa ne eksilir ki?

Baştan başa canız biz.,

Altınımız yokmuş, ne gam;

Madenden (Çok değerli şeyleri kapsayan kaynaktan) yardım görmedeyiz.


Ebu-Hureyre huyluyuz (kendisini tamamen Hz. Peygamber’in hizmetine verdiği için yoksul düştüğünü göstermektedir. Resûlullah’ın vefatından sonra maddî imkânı düzeldiği zaman yeniden elde ettiği kölelerin birçoğunun hadis rivayet etmesi ise onların eğitimiyle meşgul olduğunu ortaya koymaktadır);

Alış-veıişte gönlümüz, ezeldeki (Başlangıcı belli olmayan zamandan beri) dostluğa bağlı;

Elimizi dağarcığa atarız (Asılmaktan, ölmekten korkmayız) biz.


Ehrimen (Şeytan) de, dev de, peri (Cinlerin güzel dişisi) de hepsi bize aşık;

Çünkü Tanrı aşkında Süleyman ülkesi elimizde bizim.


Dünya kuyusundayız;

Dünya hapishanesinde;

Bir kovaya ümit bağlamışız.,

Fakat Zuhal (Satürün) yıldızında, yedinci kat gökte nice Ya'kub gibi aşıklarımız var.


Tebrlz'li Şems, bütün erlerin padişahlar padişahı..

O dünya kutbundan (Veliler zümresinin başkanı, dünyanın ve âlemin manevi yöneticisi olan veli olduğuna, Allah ile bağıolduğuna, Allah’tan bilgi aktardığına ) delilimiz var, burhanımız (Kanıtımız) var.


İçimin mezarlığına gömülmüşüm de boyuna çürüyorum sanki..

Fakat sen ziyaretime geldin mi, başımı çıkarır, mezardan çıkarım.

                        ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                        ***

Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretlerinin gücünü, parlayan yüzünün ışıltısını ne canından ne de yıldızlardan, güneşten, gözükmeyen kuvvetlerden sağlamadığınıTanrı’dan elde ettiğini öğrendik.

  2. Mevlana Hazretlerinin araca ihtiyaç duymadan coştuğunu, savaştığını, Allah’ın varlığında yok olduğunu, sadece görünenin parıltı olduğunu öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri benlikten vazgeçip aşkla hizmete yöneldiğini, ölmekten korkmadan Allah dostları için çalıştığını öğrendik.

  4. Mevlana Haretleri Allah aşkıyla dolu olduğundan, diğer görünen ve görünmeyenlerin, göktekilerin bile Hazrete aşık olduğunu, öğrendik.

  5. Şems Hazretlerinin velilerin kutbu olduğunu, Allah’tan bilgi, sırlar aktardığını şahitlik ettiğini, delil olarak kendisinin olduğunu öğrendik.

                         *

İşte böyle yaren;

Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerine ziyarete gelince mezarda bile olsa yeniden canlandığını öğrendik, anladık.

                         *

RAVLİ


Popüler Yayınlar