4 Ocak 2022 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3630 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3630. Ezeli (Öncesiz, eski) aşıkların gönüllerinde (Kalplerinde oluşan duyguların kaynağında) iki (Madde ve mana) dünyanın neşesi var...

Var-git, bu sınır senin yerin değil, gelme buraya.


Yatmış-uyumuşuz;

Kendimizden geçmişiz;

Deli-divane olmuşuz...

Var-git, uyuyan kişiyle deliye sorumluluk yoktur.


A gam (Üzüntü), işin sonunda söz alacaksan vazgeç...

Var-git işine;

Ateşlerle dopdolu gönlümüz, söz-soluk kabul edecek halde değil.


Gam otu, gerçekten de varlık alemidir;

Var-git bizim dinlenme yerimiz, ancak yokluk alemi.


Tebriz'li Şems, kimsesizse, tekse ne çıkar?

Güneştir o;

Var-git işine;

Güneşin adamı, ordusu yoktur.

                        ***

A Tebriz'i! Şems, sen cansın, bütün halk beden...

Senin canına, bedenine karşı şekil, kalıp ne yapabilir, ne işe yarar?


A ot gibi, dileği sorulmadan bitip boy atan kişi, sende bir tad-tuz olmadıktan sonra ister git, ister gel.


Tadı-tuzu olmayan (Zevksiz, görgüsüz, bilgisiz, hoşa gitmeyen) kişi, bir hizmette bulunsa bile gerçekte hizmeti tümden gösteriştir, tümden yalan.


Git a gam, bir soluk olsun zahmetini eksilt...

Sakıy (İnsan ruhunaAllah'ı sevdiren, Allah nuru saçan), canın için olsun tezol, hemen aşk şarabını sun;

Yaşa, varol.


Bütün gece lütfunu (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardım) gördüm, güzelim yüzünü seyrettim...

Bütün gece şeker gibi sözlerini dinledim.

                           ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                         ***

Neler öğrendik;

  1. Önceki aşıkların kalplerindeki duygularının kaynağında dünyaya ait üzüntülerin yer etmediğini, herşeye rağmen neşenin varlığını kaybetmediklerini öğrendik.

  2. Uyuyan kişi ile deliye sorumluluk olmadığı gibi aşığın uyku hükmünde sorumluluğu olmadığını öğrendik.

  3. Üzüntünün varlık yurdunda olduğunu, aşıkların yokluk yurdunda dinlendiklerini öğrendik.

  4. Şems Hazretleri tek olmasını, kimsesiz görünmesinin güçsüz olduğunu göstermediğini, güneş gibi gücü kuvveti olduğunu öğrendik.

  5. Bilgisiz, görgüsüz, değersiz, amaçsız, zevk almadan uaşayan kişinin ister kalsın, ister gitsin öneminin olmadığını öğrendik.

  6. Zevksiz, görgüsüz, bilgisiz, hoşa gitmeyen kişi hizmette bulunsa bile davranışının gösteriş ve tümden yalan olduğunu öğrendik.

  7. İnsan ruhuna Allah'ı sevdiren, Allah nuru saçan kişide üzüntüyü yok ettiğini öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerinin iyiliklerini ve yardımını gördüğünü, güzel yüzünün görüntüsünün gözünün önünden gitmediğini, hayranlıkla seyrettiğini öğrendik, anladık.

                       *

RAVLİ

3 Ocak 2022 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3620 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3620. Günün başlangıcı, sarhoşların mahmurluk (Sarhoşluk sonrası sersemlik) çağıdır ya;

Daha o çağda bana aşk sağrağını (İçi Tanrı şarabı dolu kadehi) sundular.


Erkenden yüzüne karşı oyuna dalmışız...

Güneşe tapanların töresi bu.


Küstah göz, o ipe benzer saçın üstünde oynayıp durmada;

Bu yüzden de canla-başla oynamak kolaylaşmada.


Dişimin ta dibinden nasıl şükretmeyeyim sana?

Dudaklarında (Sözlerinle) tattığım şeker, ta dişlerimin dibinde.


Acaba o dudaklar, barış zamanında neler verir?

Çünkü ofkeli zamanında bile en değersiz bağışı can.


Çöldeki kumlar kadar canım olsa hepsini de veririm bir öpücüğe karşılık...

Hem de ne ucuz bir alış-veriş olurdu bu.


A Tebriz'li Şems, benden, aşktan başka hiçbir şey arama...

*Sözü, söz bilen kişiden ara sen.


Tebriz'li Şems, can meyhanesini açınca herkese bir kadeh şarap (Tanrı şarabı) sunar;

Herkesi canından geçirir-gider.

•••

A gam (Üzüntü), dumanın tütüp duruyor;

Ateşine atılan saman eksik değil;

Yürü-git;

Aşıklarız, gamla (Üzüntü ile) başımız hoş değil;

Var-git.


A gam (Üzüntü), a düşünce, var-git, rızkını (Yaşam gıdanı) dışarda ara...

Lütuftan (Önemli biri olmaktan, saygınlığın gereği iyilik ve yardım etmekten) keremden (Soylu, ulu, büyük, asil olmanın cömertliğinden) başka rızkımız yok bizim.

                              ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                             ***

Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretleri ilgi kuran canın neşeli olacağını, onun verdiği Tanrı şarabının sarhoşluğunun, bilinci ve duyguları zayıflasa da aşkın sunduğu bilinç ve duyguların kaynağına ulaşma olanağına kavuşulduğunu öğrendik.

  2. Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri ile aşk oyununa daldığını, tutku ile sevmenin ve bağlanmayı, çok değer vermeyi aşkın töresi olarak kabul ettiklerini öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini tanımaktan Allah'a çok şükrettiğini öğrendik.

  4. Şems Hazretlerinin dudaklarından çıkan sözün, dudaklarından verdiği bir öpücüğün çok değerli olduğunu, Mevlana Hazretlerinin canını verecek kadar değerli bulduğunu öğrendik.

  5. Sözün değerini bilen kişinin Mevlana Hazretlerini bulabileceğini, Şems Hazretlerinin ise insanı sözleriyle sarhoş ettiğini öğrendik.

  6. Aşıkların gamla uğraşmadığını, işi olmadığını öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretlerinin ve Şems Hazretlerinin asaletlerinin, ulu oluşlarının, büyüklüklerinin, soylu oluşlarının gereği iyilik, bağış, yardım, kayırmadan, cömertlikten başka bir şey yapmadıklarını, üzüntülü düşünceye yer olmadığını öğrendik, anladık.

                        *

RAVLİ

2 Ocak 2022 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3610 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3610. A Tebriz'li Şems, ezelden (Başlangıcı belli olmayan zamanda) yazılmış deme;

Yazılsın, ancak senin istediğin şeydir;

Gel artık.


A Tebrizli Şems, can, ömrün uzun olsun diyor sana;

Ay da kaftanını senin için yırtar (Üstünlüğünden vazgeçer).


Onun gibi bir erin aşk küpü, yama tutmaz.,

Sabret (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekle) de hiç mi hiç, ama hiç söz söyleme.


Onun avını ara;

Bütün zevk, bütün işret (Tanrı şarabı içme) orda.,

Bugün, kapıdan kapıya, küpten küpe koş.


Hey gidi-hey;

Nice aslanlar (Yiğit, yürekli kimseler) var ki onlara keçiyle (İnatçı kişiyle) oynamayı öğrettin.

Pazara doğru daha çevik, daha çabuk gel.


Bütün güzellik suyu senin arkında, senin derende;

Sonra da tutuyor, evimizin kapısına taht kurma, orda elbise yıkama diyorsun.


Gamın (Üzüntünün) karalığıyla neşeliyim dersem mazurum (Mazareti olanım);

Çünkü o kara saçlardan bir tek tel elde etmiştir.


Beni kınamaya başladılar mı, yüz-yüze bakarım o adalet ıssı kişilere de a

amcasının canı derim, o bene (Tende bulunan ufak, koyu renkli lekeye) bir iyice bak hele.


A Tebriz'li Şems, senin derende dalgalar yuttum;

Fakat elbisemi kaybettim, dere kıyısının da bir izi-tozu yok.


Can da Tebriz'li Şems’le neşeli, cihan (Dünya) da...

Kimde onun gamından (Üzüntüsünden) birazcık varsa neşeli olan kişi odur.

                            ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                          ***

Neler öğrendik;

  1. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin Konya'ya gelmesi için bahane bulmamasını, iradesi ile gelebileceğini öğrendik.

  2. Şems Hazretlerinin kendi iradesiyle hareket ettiği için dua ile davet etmek gerektiğini öğrendik.

  3. Şems Hazretleri kendisini sevenlere dua ettiğini öğrendik.

  4. Şems Hazretleri ile ilişkide hiç söz etmeden sadece sabrederek bekleyiş içinde olmamız gerektiğini öğrendik.

  5. Şems Hazretlerinin avladığı er kişiyi koşa-koşa, kapı-kapı arayıp bulmamız, yakın olmamız gerektiğini öğrendik.

  6. Şems Hazretleri yiğit, yürekli kişilere inatçı kişilerle nasıl oyun oynanacağını öğrettiğini öğrendik.

  7. Şems Hazretlerinin öğretisi ile kirlerimizden kurtulduğumuzu, kendimizi temizlediğimizi öğrendik.

  8. Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini aşırı sevmesini kınayanlara Şems Hazretlerinin bir noktasının bile aşık olunacak güzellikte olduğunu görmeleri için kınayanlara işaretle gösterdiğini öğrendik.

  9. Şems Hazretlerinin akan rahmet suyundan yutanların ayıbını örten elbisesini kaybetse bile bulamayacağını öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

Şems Hazretlerini tanımakla kişinin kendini hazretin öz eleştirisi ile kendini hesaba çekip üzülse bile dünyanın en neşeli kişisi olacağını, onun cana, dünyaya nasıl neşe saçtığını görme, anlama fırsatı bulacağını öğrendik, anladık.

                       *

RAVLİ


1 Ocak 2022 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3600 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3600. A Ab-ı hayat (Olgun insanın hayvani bir hayata mahkum olmuş insan aklını dirilten sözü (Tasavvuf), dolayısızla ağzı ve bolluk oluşturan bakışı) , hastayı ne diye doktora yollarsın?

Dert (Üzüntü) nerden geliyorsa, derman (Çıkar yol, çare) da ordadır.


Bütün dünya bedendir (Canlı varlıkların maddi bölümüdür, vücududur) sanki;

Herkesin, herşeyin başı da sensin, canı da...

Başı gövdesinden ayrılan, nasıl olur da diri kalır?


Ey Ab-ı (Ölümsüzlük suyu) hayatın kaynağı, ey herkesin canı, arkımız kurudu-gitti, o yandan bir su gönder bu arka.


Hasta gönülde bundan başka birkaç söz daha kaldı;

Fakat and olsun Tanrıya, güzelim yüzünü görmedikçe söylemiyecek.


Gönlümün (Kalbimde oluşan duyguların kaynağının) derdini görmüştün ya;

Daha da arttı...

Gel, a güzel, tez gel, tez gel, tez gel.


Kârım (Kazancım), sermayem gidecekmiş;

Korkum yok...

Sen ömrümsün, sermayemsin, tüm kârımsın (Kazancımsın) benim, gel artık.


A benim canım, gönlümün eşi-dostu;

Yüzünü görmezdim ama dayanırdım hani;

Ateşin sabrımı (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden beklemeyi de) da aldı-götürdü, kararımı (Düşünerek verdiğim kesin yargımı) da;

Gel artık.

Araya ayrılık salmadan maksadın, düşmanımın sevinmesiyse adam-akıllı sevindi düşmanım;

Gel artık.


Taş yüreklisin (Merhametsizsin) böyle;

Fakat iki dünyanın da incisisin...

Taşın yüreğinden bile rahmet suyu coştu;

Gel artık.


Canın, gönlün (Kalpte oluşan duyguların) feryatlarına senden başka mahrem (Yakın) yok...

A gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağı), sen dağ gibisin;

A davut (Kalın sesli güzel, şair), gel dağa artık.

                                ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                              ***

Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretlerinin sözlerinin insan aklını hayvani hayata mahkum oluştan kurtardığını, kişide bolluk ve bereket oluşturduğunu öğrendik.

  2. Dünyanın canlı varlığın vücud olduğunu, bunun başının da canın da Şems Hazretleri olduğunu öğrendik.

  3. Şems Hazretleri, Mevlana Hazretlerinin yanından ayrılıp gitmesiyle bolluk bereket sözlerinden mahrum olan hazretin yanına gelmesini, akılları hayvani hayata mahkum olmaktan kurtarması gerektiğini öğrendik.

                           *

İşte böyle yaren;

Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin ayrılığından adeta öksüz gibi kaldığını, kendisin nerde olduğunu bilmediğinden, bulamayacağından kendisini gelmesi için davet beyitleri ile seslendiğini öğrendik, anladık.

                         *

RAVLİ

Popüler Yayınlar