4 Aralık 2021 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3820 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3820. Canım özleyip istediği gizli alemdeki güzelin (Allah’ın perdeleyip herkese hakikatini göstermediği gönülleri uyanık, sarhoş görünümlü güzel kişinin) dostlarıdır onlar;

Onun güzelim gözleri gibi dalmış-gitmişlerdir, hastalanmışlardır onlar.


Bir şekle bürünmüşlerdir ama şekillere düşmandır onlar...

Dünyadadır onlar;

Fakat iki (Madde ve manadan) dünyadan da bezmişlerdir (Bıkıp usanmışlardır).


Arslanlar gibi avlarını gülerek-gülümseyerek paralarlar;

Birbirlerine düşman görünürler;

Gerçekteyse dosttur onlar.

Eşek satanlar gibi birbirleriyle çekişirler, savaşırlar...

Fakat bir baksan görürsün ki aynı iştedir, aynı güçtedir;

Birdir, birleşmiştir onlar.


Güneş gibi bütün gün görüş bağışlarlar...

Ay gibi, yıldızlar gibi bütün gece gezerler, dolaşırlar.


Avuçlarına toprak alsalar kızıl altın kesilir.

Gece arpa ekerler ama gündüz buğday biçerler.


Öyle dilberlerdir ki onlar olmadıkça gönülde bir meyve bitmez (Kalpte oluşan duygularının kaynağında kendilerinin istekleri, beklentilerinin olmadığı)...

Öyle başbuğlardır ki ne başları vardır, ne sarıkları.


Şekerlerdir, midede ekşimezler;

Şükrederler, o sevgiliden, muratlarına ermişlerdir onlar.


Adamlık et de var kapılarına, hizmetlerinde bulun, adam ol...

Çünkü şu başka adamların hepsi de adam yer.


Ağız sözle dolu ama yeter, fazla söyleme...

Çünkü bu harf de bir soluk da bu kafiye de yabancıdır.

                           ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                         ***

Neler öğrendik;

  1. Can dünyasını bilenlerin buradaki güzelleri özleyeceklerini, çevremizde kendilerini gizleyen bu Allah dostlarını bulmamız gerektiğini öğrendik.

  2. Can dostlarının bir şekle bürünmüş olmalarına rağmen şekilden hoşlanmadıklarını, hatta şeklin oyalayıcı, şaşırtıcı, kandırıcı işlevini sevmediklerini, hatta madde ve manadan da bıkıp usandıklarını öğrendik.

  3. Can dostları birbirlerine düşman gibi gözükseler de aslında aynı işi yapan, çekişen dostlar olduklarını öğrendik.

  4. Can dostlarının aydınlık görüşe, düşünceye, fikire sahip olduklarından karanlıklardan korkmadıklarından gece-gündüz durmadan dolaştıklarını öğrendik.

  5. Can dostlarının yaptığı işler az değerde gözükse bile sonuçta çok değerli, faydalı elde edişlere sebep olacaklarını öğrendik.

  6. Can dostlarının padişah gibi olmalarına rağmen sıradan bir insan gibi aramızda yaşamayı seçtiklerini öğrendik.

  7. Can dostlarının isteklerine kavuşmuş olarak mutlu olduklarını, şükrederek yaşayışlarına devam ettiklerini öğrendik.

  8. Can dostu olmayanların hepsinin yararlanmak için yakınlaştıklarını, alacaklarını almak için kişileri mahvedene kadar sömürdüklerini, kötü duruma düşürdüklerini öğrendik.

  9. Kendimizi eğitmek, yetiştirmek, topluma yararlı duruma getirmek, düzene sokmak için can dostlarına hizmet etmek, onların önderliğinde iyi bir duruma gelmek gerektiğini öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

İyi yetişmek, gelişmek, büyümek, iyi bir duruma gelmek için fazla söz söylemeye gerek olmadığını, kişinin isteğini anlayışa ve anladığını içselleştirip uygulaması gerektiğini, sözler içinde zaman kaybetmemesi gerektiğini öğrendik, anladık.

                         *

RAVLİ



3 Aralık 2021 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3810 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3810. Aşk yoluna toprak kesildiysem (Yerlere döşendiysem, aşağıya düştüysem) beni hor görme, küçük sayma...

Senin vuslat (Buluşmak için sevginin) kapını çalan, nerden küçülecek?


Yenim (Giysimin kolu), şu gözlerden akan yaşları çok sildi...

Yenimi-yakamı gizli incilerle doldur.


Geceleyin aşk şahnesi (Bekçisi) birisini sıkar, sıkıştınrsa Ay yüzün (Karanlıkta kalanların yolunu aydınlatan) hüzünlenir (Sıkıntılanır) de o kişiye acır, onu, gümüş gibi bağrına basar da sıkar.


Şaşı boş gönül (Kalpte oluşan duyguların kaynağını boş veya çok gören), lütfunla (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardım) döner de geri gelirse bu, bir gece masalı olur, Ay değirmisiyle (Yuvarlağıyla) gerdek devesi hikayesine benzer.


Şu cansızlar, başlangıçta su değilmiydiler?

Dünya tez geçer-gider de o yüzden bir-bir geldiler;

Dönüp kaldılar.


Kanımız, bedenimizde Ab-ı hayattır;

Hoştur ama dışarı çıkınca görürsün ki bir zehirdir, bir pisliktir o.


O söz suyuna pek düşme;

O kaynaktan su getirme;

Orada atlas görünür ama bu yanda alelade Yemen kumaşıdır.


Aklım başma al hele;

Şehirde iki-üç yankesici var ki ne yapıp yapıp bir kolayım

bulurlar;

Ay'ın bile başından külahını aşırırlar.


İki-üç rint (Gönül eri) onlar;

Gönülleri (Kalbinde oluşan duygularının kaynağınının) uyanık, kendileri sarhoş...

Öylesine sarhoşlar ki bir kavgayla, bir gürültüyle gökyüzünü bile oyuna sokarlar.



Öylesine başbuğlar ki baş vermedikçe sır (Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen gizemden bilgi) vermezler...

Sakıylerdir (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi), fakat üzüm sıkmazlar (İnsan eli deymeyen olan Tanrı şarabından sunarlar).

                               ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                              ***

Neler öğrendik;

  1. Aşk yoluna düşenin alçak gönüllü olması, sevgili ile buluşmaya gideni küçük saymamak gerektiğini öğrendik.

  2. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin özlemiyle çok ağladığını, gözyaşını sildiği yerlere inciler doldurmasını Şems Hazretlerinden beklediğini öğrendik.

  3. Şems Hzretlerinin kendisine sevgiyle bağlı olanlara, sıkıntıya düşenlerine yardım ettiğini öğrenik.

  4. Ay değirmisi hikayesi ile gerdek devesi hikayesini, neye işaret ettiğini bulamadım.

  5. Kalpte oluşan duygularının kaynağı boş olanın, önem verilen kişi, sayılan kişi tarafından doldurulup birliğe yönlendirilmemiş ise masalla, hikayelerle oyalanıp şaşı bakışa yani kesin görüş sahibi olamayacaklarını, öğrendik.

  6. Dünya yaşamının insanın su buharı gibi geldiğini, yağdığını, aktığını, donduğunu, çok çabuk geçtiğini, yaptıklarının kaldığını, gaz olup gittiklerini öğrendik.

  7. Kan damarlarımızın içine olduğu, akıcılığı devam ettiği müddetçe ölümsüzlük kazandırdığını, kan dışarı çıkınca pislik olacağını öğrendik.

  8. Sözün renksiz, kokusuz, tatsız olduğunu bilmemiz, inanıp bağlananın yanlış olduğunu, yankesicilerin söze inanıp bağlanmış kişilerin doymazlığını anladığı zaman birikimini aşıracağını öğrendik.

  9. Gönül erlerinin sadece sözle hareket etmediklerini uyanık gönlünün farkındalığı ile hareket ettiklerini öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

Hak erenleri kendisine baş, can vermeyenlere sır vermeyeceklerini, İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişilerin ikramının Tanrı şarabı olduğunu öğrendik, anladık.

                       *

RAVLİ


2 Aralık 2021 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3800 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3800. Düzenbaz (Hile yoluyla aldatan) güzel, bana bir öpücük (Sevgi göstermek için dudaklarıyla birisinin elini yüzünü öpme, öpüş) verdi, gitti...

Bir öpücük verdi ya noolurdu altı öpücük, yedi öpücük verseydi.


Hangi dudağı öptüyse izler bırakır...

O dudak, kendisini öpmüş olan dudağın tatlılığından çatlar, yarılır.


Bir izi de şudur Ab-ı hayatın (Ölümsüzlük sağlayan suyun) kıyısına çektiği sevda (Güçlü sevgi, aşk) yüzünden, her solukta aşk, o dudağa binlerce ateş salar, gaz döker.


Bir başka belirtisi de şu:

Dudağını öptüğü kişinin bedeni de gönlü (Kalbinde oluşan duyguların kaynağı) gibi ardına düşer onun da ateş gibi gider.


Onu, sevgilinin dudaklar gibi dar gönüllü (Kalpte oluşan duyguların kaynağını küçültür, sadece sevgiliye duygu kalır) bir hale getirir, inceltir-gider..

Ama bu arıklık (Zayıflık), sevgilinin yalım-yalım (Alev-alev) ateşinden meydana gelen şaşılacak bir arıklıktır (Zayıflıktır).


Herkes uyudu;

Aşıkım, beni uyku tutmadı-gitti...

Bütün gece gözlerim, gökte yıldızları saydı.


Uyku, gözlerimden öyle bir gitti ki hiç mi, hiç gelmez artık...

Uykum, senin ayrılık zehirini içti de oldu.


Noolur, buluşmayla, kavuşmayla bir ilaç verseydin şu gönlün de, gözünüde bir uğurdan sana vermiş hastaya.


İhsan (İyilik etme, iyi davranma) kapısını birden kapamak yerinde bir iş değil..?

Arı-duru (Saf, tertemiz) şarap sunmuyorsan bir yudumcuk tortulu şarap sun bari:

Bir yudumla eksilir mi ki?

Tanrı bütün güzellikleri bir odaya koydu;

Hiç kimse sensiz, o odaya doğru bir yol bulamadı - gitti.

                           ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                         ***

Neler öğrendik;

  1. Şems Hazretleri, Mevlana Hazretlerini öptüğünü, bu öpücüğün derin izler bıraktığını öğrendik.

  2. Bu öpücüğün ölümsüzlüğün kıyısına kadar götürecek güçte olduğunu ve kalpte oluşan duyguların aşk ateşini kuvvetlendirdiğini, diğer duygulara yer bırakmadığını öğrendik.

  3. Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin ayrılığından gözünün uyku tutmadığını, hep bekleyiş içinde olduğunu öğrendik.

  4. İyilik kapısını birden kapamamak, iyiliğe devam edilmesi gerektiğini öğrendik.

                          *

İşte böyle yaren;

Tanrı şarabı sunan Şems Hazretlerinin güzellerin padişahı olduğunu, Allah’ın güzelleri toplandığı odada hazretin başkan olarak bulunduğunu, onun bulunduğu odaya davet edilmeyen hiç kimsenin doğru yolu bulamadığını öğrendik, anladık.

                        *

RAVLİ


1 Aralık 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 3790 İNCİ BEYİT

(Mevlâna hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)


3790. İnsan, böyle bir bulunmaz, tek inciyi (Şekli sözü değişmeyen çok değerli söz sahibi kişiyi) ele geçirdi mi, hatırı (Birine karşı duyulan saygı, sevgi fazlalaştı mı), karısının vefasından (Sevgiyi sürdürmesinde, sevgi, dostluk bağlılığından) da geçer, oğlunun vefasından da.


Yeter...

Onun güzelim hikayesi yüzünden herkes fitneye (Ara bozucu söz söylemeye) düşer (Seviyeleri aşağıya iner);

Bu güzelim sözler, akıllı (Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan) fikirli (Herhangi bir konu üzerinde duyularla değil, yalnız ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, realitesi olan ) kişinin aklından da üstündür, fikrindende.


Sakıy (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi), bu şarap (Tanrı şarabı) hangi tepedeki bağın üzümünden?

Erlerin gönülleri de sarhoşlukla karıldı, bulaştı, canları da.


Bundan önceki küpün kapağını aç da bu küpün kapağını ört;

Çünkü zehir gibi bu;

Herkesin neşesini öldürdü-gitti.


Bırak şu cefa kadehini (Yasaya ve vicdana göre başkasını kötü görmeyi bırak), vefa kadehini (Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığını) al;

Al da sakıy (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan), vefadan geçti (Sevgiyi sürdürmeden, sevgi, dostluk bağlılığından), cefa (Güçlü kişiliği ile yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattı kötü duruma devam) ediyor demesinler.


Önceki şarabı (Tanrı şarabını) sun;

Kutlu şarap o...

Önceki bağı koparma;

Kutlu bir bağ o.


Şu topraktan, bir yudumcuk şarap yüzünden yüzlerce çiçek bitmiş-açılmış;

Bu neden?

Gönlümüzde (Kalbimizde oluşan duyguların kaynağında) yoğrulan aşk, nasıl bir aşk?

Gönül kapısını (Kalpte oluşan duyguların giriş yerine) böyle şiddetle tekmeleme (Kaba davranma)...

Aklını başma al (İyi düşünebilir durumda ol), kerpiçten (Güneşte kurutulmuş kalıp halindeki, saman, balçık karışımı ilkel tuğla) yapılma bir yapıdır, yıkılıverir.


Bir şarap sun ki o (Söz söyleki) şarapla belalar (Üzüntüler, dertler, sıkıntılar, ızdıraplar, tasalar) kaçar-gider;

Bir meclis kur ki Tanrı'nın ektiği güllerle dopdolu olsun.


Böylece de hepimiz sarhoş olalım;

Tanrı'nın yoğurup yaptığı güzele karşı neşeyle secdeye kapanalım (Çok saygıyla davranalım).

                          ***

DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNHAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385

                         ***

Neler öğrendik;

  1. Hakikati olduğu gibi yüzüne sade bir anlatımla, bulandırmadan, sulandırmadan, hikayeler karıştırmadan, benliğini-senliği işin içine sokmadan anlaşılır şekilde söyleyen kişinin çok değerli kişi olduğunu Mevlana Hazretlerinden öğrendik.

  2. Çok değerli kişinin güzelim sözleri akıllı fikirli kişinin aklından da fikrinden de üstün olacağını Mevlana Hazretlerinden öğrendik.

  3. İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişinin insana sarhoşluk vereceğini, er kişilerin canlarını da kalplerinde oluşan duygularının kaynağına da bu sarhoşluğu verdiğini öğrendik.

  4. Bundan önceki kötü görme alışkanlığından vazgeçip sevgi ve dostluk bağlılığına önemsememiz gerektiğini öğrendik.

  5. Önceki bağı olan sevgi ve dostluk bağını koparmaması gerektiğini öğrendik.

  6. Mevlana ve Şems Hazretlerinin kalplerinde oluşan duyguların kaynağında uğraşıp deneyim kazanan kişinin gerçek aşkı tanıyıp yaşayacağını öğrendik.

  7. Gönül kapısının nazik olduğunu, kaba davrananlarda bu kapının dağılıp yıkılacağını öğrendik.

                                *

İşte böyle yaren; 

Tanrı şarabı ile sarhoş olanda belaların kaçıp gittiğini, Allah’ın güzellikleri dolu alana girileceğini, Allah’ın sanatıyla güzelleşmiş kişiye saygıyla davranmamız gerektiğini öğrenidik, anladık.

                              *

RAVLİ



Popüler Yayınlar