10 Ağustos 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2660 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü, aşkı anlatıyor)
 
2660. Gönlüm Mescid-i aksa'dır (Kudüs'deki büyük cami);
Gönlüm Cennet-i Me'va'dır (Çok ferah, havadar, yaşanılacak yerdir)..
Bütün izim-tozum, onun yüzünden güneş kesildi, ışığa döndü.
 
Tanrı kimi güldürürse ağzından gülüşler dökülür onun...
Sen onu inkar ediyorsan et;
Ben tümden ikrar (Saklamayıp doğruca, açıkça söylemekteyim, kabul) etmedeyim.
 
Gülün payına gülme düşmüş;
Ne yapsın, ağlayamıyor...
Onun yüzünden uyanık gönlümde süsenler açılmada, güller açmada.
 
Sabır (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme), ben kavuşma mujdesiyle geldim ondan demede;
Şükür de (Tanrı'nın yaptığı iyiliğe karşı kendini borçlu sayma da)  onun yüzünden ambarım var diyor.
 
Akıl, onun yüzünden zahidim (Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren), hastayım demede;
Aşk da boyuna, onun yüzünden büyücüyüm, yankesiciyim (Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şey çalan kimseyim) diyor.
 
Can, boyuna diyor ki:
Onun yüzünden inci definesiyim ben.,
Define, boyuna diyor ki:
Onun yüzünden duvarın dibinde gömülüyüm.
 
Bilgisizlik boyuna diyor ki:
Haberim yok ondan, kendimde değilim zati...
Bilgi de boyuna diyor ki:
Onun yüzünden çarşının-pazarın en ulusuyum ben.
 
Zahitlik boyuna diyor ki:
Onun yüzünden sırları bilmedeyim (Kolayca düğümleri çözmedeyim), anlamadayım;
Yokluk boyuna diyor ki:
Onun yüzünden ne gönlüm var ne sarığım.
 
Tanrı (Yakını) Şems'im, Tebriz'den geri gelirse bütün sözlerim, onun yüzünden açılır, anlaşılır.
 
Beden de, can da ona kul-köle olmuş, onun tatlı gülüşüne bağlanmış, akıl da, fikir de ona karşı şaşırmış-kalmış;
Gönülse şükürleriyle dolu onun.
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Mevlana Hazretleri kalbinde oluşan duyguların kaynağı ile Peygamber efendimiz gibi Allah'a yükseleceği yerde ve cennette olma isteği ile çalışmasında ışığa döndüğünü, güneş kesildiğini öğrendik.
2. Allah isterse yüksek amaca ulaşılacağını, bu inanca Mevlana Hazretlerinin çok sıkı bağlı olduğunu, doğruyu olduğu gibi  söyleyen biri olduğunu öğrendik.
3. Allah kimine gülme payı verilenin ağlamayacağını, gülen kimsenin kalbindeki duygularının kaynağında güllerin, çiçeklerin açılıp kendini gösterdiğini öğrendik.
4. Sabrın da şükrün de kalpte oluşan duyguların kaynağından geldiğini öğrendik.
5. Aklın kalpte oluşan duyguların kaynağından Allah'ın emirlerini yapma, yasaklarından çekinme, hasta olama, aşk bu kaynaktan geldiğini, insanı çok etkileyen insan haline getirdiğini öğrendik.
6. Canımızın da kalpte oluşan duyguların kaynağının tesiriyle değerli hale geldiğini, değerli olanın yetkili olmayanın kullanmaması için gömülüp saklandığını öğrendik.
7. Kalpte oluşan duyguların kaynağından etkilenmeyenin bilgisiz olacaklarını fakat ortalıkta bilgiliyim diye gezindiklerini öğrendik.
8. Kalpte oluşan duyguların kaynağından etkilenenin Allah emirlerini yapan, yasaklarından uzak duran Mevlana Hazretlerinin sırlar bilmedeyim, anlayışının açıldığını öğrendik.
9. Yokluk âleminin kalpte oluşan duyguların kaynağından oluşan alanın geniş bir gönül sahibi yaptığını öğrendik.
10. Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini gördükçe bütün sözlerini açılacağını, anlaşılır hale geleceğini öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerine sevgi ile bağlandığını, sevgi ve dostluğunun devamlı olduğunu, tatlı gülüşüne bağlandığını, aklının da fikrinin de ona karşı düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma geldiğini, kalpte oluşan duyguların kaynağı olan gönlünün bu iyilikten hoşnutluk duyduğunu, Allah'a şükrettiğini öğrendik, anladık.
                           *
RAVLİ

9 Ağustos 2021 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2650 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü, aşkı anlatıyor)
 
2650. Yüzünü ekşiten (Küskünlük veya hoşnutsuzluk anlatan yüzünü gösreten kişinin), boyuna para-pul peşine düşen kişi, sirke küpüdür;
Şekerlerle (Tatlı insanlarla bir arada) oturtma, onlarla bir tutma (Eşit görme, eşit sayma), onu.
 
A bayrak sahibi padişah (Şems Hazretleri), ballar içindeyim, balımdan (Hem ağzı tatlanmasını, hem sağlık kazanmak isteyen) kim tadar dedim...
Güzel huylular, yolları-yordamları güzel olanlar dedi.
 
Nasıl gülebilirim ki?
Gülüşümü gizlemedeyim ondan..
Onun yüzünden yüzümü ekşitmedeyim, onun yüzünden bağırmadayım, feryat etmedeyim.
 
Asık suratlılarla (Hoşnutsuzluğunu, kızgınlığını yüzüne sert bir anlam vererek belirten, öfkeli görünüşlü) alay ediyorsun, gülüyorsun onlara ama bundan kavga çıkar.,
Gülüşümü gizliyorum da onun yüzünden yağmur gibi gözyaşları döküyorum ben.
 
Bedenim, bir ulu şehir (Giren çıkanın çok olduğu büyük yerim).
Gam (Üzüntü) bir yanda, ben bir yandayım:
Bir yanım su kesilmiş onun yüzünden, bir yanım ateş mi ateş.
 
Ekşi suratlılarla ekşiyim, şekerleriyle şeker...
Yüzüm de o, sırtım da o;
Onun yüzünden kaşımadayım neşenin-çalgının sırtını.
 
Senin gibi yüzlercesi, benim gibi yüzlercesi, onun yeşilliğinden sarhoş olmuş gitmiş...
 
Her damın üstünde onun yüzünden oynamadayım, onun yüzünden el çırpmadayım.
 
Şekerler yiyen duduyum (Söz söyleyen, gaypten haber veren kuşum), şekerden başka birşey yemem;
Dünyada nerde bir ekşi varsa ondan uzağım, bezmişim ondan.
 
Ekşi bir şey verse bile baldır (Geçen sene), şekerdir bana...
Sen, onun yüzünden seke-seke, topallaya-topallaya yürüyorsun ama ben hoşum, rahvan (Yavaş koşarak) yürümedeyim.
 
Bu yola düşmeyenin yolu, tozdur-dumandır (Önünü sonunu göremez);
Ben ana yoldayım (Çevredeki yolların kendisine açıldığı geniş yoldayım), o yüzden de dümdüz (Engebesiz) yürüyorum.
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Para, çıkar peşinde olanın çıkarı olmadığı kişiye yüzünü ekittiğini, vücudunun mutluluk hormanı yerine asitle dolu olduğundan böyle kişilerle oturmamak, menfaat sağlamak için yakınlaşmamamız gerektiğini öğrendik.
2. Mevlana Hazretlerinin hem tatlı hem sağlık verecek ürünleri ikram ettiğini, güzel huylulalın, güzel huylu olmak isteyenlerin ikramlarından tadıp bilgilerini içselleştirmeleri gerektiğini öğrendik.
3. Mevlana Hazretlerinin aşkın tesiriyle değişik davranış biçimlerine soktuğunu öğrendik.
4. Asık suratlılarla alay edip gülenin kavgaya neden olacağından, gülüşümüzü gizlememiz, bu gizlilikten dolayı Mevlana Hazretleri gibi ağlamamız gerektiğini öğrendik.
  5. Mevlana Hazretlerinin vücudunun gelip güzelleşmesi ve hayat şartlarına uygun duruma getirmek için çalıştığını, bakımlı, erdemler bakımından çok büyük, yüce, yüksek oluşumlar elde ettiğini, bir yanının ateş, diğer yanının su fakat ikisinin bir arada olduğu büyüklüğe ulaştırdığını öğrendik.
6. Mevlana Hazretleri olgunluğa kavuştuktan sonra her düzeydeki kişiyle zarar görmeden iletişim kuracak duruma geldiğini öğrendik.
7. Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri gibi aşka ulaşınca aşkın güzelliğinden sarhoş olduklarını, en uç konumlarda bile el çırpıp oynayacak duruma geldiğini öğrendik.
8. Mevlana Hazretleri ekşi suratlılardan uzak durduğunu, tatlı yiyen tatlı konuşan biri olduğunu öğrendik.
9. Sevgilinin verdiği ekşi bile olsa o elin verdiğinin tatlıaya döndüğünü, hoşluk oluşturduğunu, insanı hareketlendirdiğini öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin bütün yolların bir yolda birleştiği geniş ana yolda olduğunu, onun için amaca ilerleyişte sapma yapmayacağı yolda olduğunu, izleyenlerin bu yoldan emin olarak ilerleyeceklerini öğrendik, anladık.
                           *
RAVLİ

8 Ağustos 2021 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2640 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü, aşkı anlatıyor)
 
2640. Hadi, kıyamet gününden (Dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zamandan)  önce bir üfür (Kuvvetli nefesinle gönder duanı) geçmişlere de gökyüzü bile duysun, mahşerini (Kıyamet günü dirilenlerin toplanacakları yeri) beğensin.
 
Hey, hadi, bizim dilimizle söyle.,
Ama işaretle değil, apacık söyle;
A bütün huyu (Alışkanlığı) kan dökmek olan güzel;
Niceyedek (Ne zamana kadar) sitemlerle (Hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık duyguları öfkelenmeden belirtme) kan içeceksin sen?
 
Niceye bir ciğerini ısıracaksın, başını yemeyi kuracaksın?
Niceye bir iş şöyle oldu, böyle oldu diye kötü haberler vereceksin ona?
 
A dudağı şekere, gecesi güzelim cennete benzeyen, niceye bir dudağını acıtacaksın onun, niceye bir gecesini karartacaksın?
 
Hiç bal zehir verir mi, ya da şekerden sirke coşar mı?
A uluları bile yanıltan, niceye bir yanıltıp duracaksın bizi?
 
O dudaklarından ne çıkarsa çıksın;
Şekeri haber vermededir.,
Ne yaparsan yap, yaptığında lütuflar (İyilikler, yardımlar) vardır, fakat gizli.
 
Selvi (Düzgün uzun boylu), bir çöpe benzer mi hiç;
Altın bakıra çalar mı (Benzer mi)?
A kıyamet gününün sahibi, sen de kimseciklere benzer misin hiç?
 
Aşağılık kişilerin sözleri umurumda (Beni hiç ilgilendirmez) bile değil;
Ekşi suratlılann dudaklarına da aldırış etmem, salına-salına gezişlerine de.,
Hoşum ben, eteğini çekeyim senin;
Sen de çek benim eteğimi.
 
Kader senin canınla benim canımı birbirine dikmiş.,
Senin kapında hoşum da hoşum, iyiyim de iyiyim ey hoşların, güzellerin padişahı.
 
Dudaklarını bana sundu;
Hiç bir dudakta o tad yok...
Dudaklarından tattığım lezzeti hiç bir dudak tatmamıştır.
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Kıyamet günü gelmeden önce kendi kıyametimizi yaşayarak ölmemiz, sonra dirilip ait olacağımız topluluğu görmemiz, dualarımızı şimdiden yapıp geleceğe göndermek gerektiğini öğrendik.
("Ölmeden önce ölünüz" hadisi şerifinin manasını anlamak ve yaşamak)
2. Allah yakınının iyi, tatlı, aydınlık sözler söyleyeceğini öğrendik.
3. Özenle yaratılan insanın kendi güzelliğini görmesi, kendisini döküntü, süprüntü haline getirmemesi gerektiğini öğrendik.
4. Niteliği düşük, adi kişinin sözlerini değerli bulup önemsememek, küskünlük veya hoşnutsuzluk anlatan ekşi yüzlere ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak, kibirli yürüyüşlerine görmezlikten gelmek gerektiğini öğrendik.
5. Kaderin Allah yakını ile yakınlaştırmış ise onun kapısında hoş olmak, iyi olmak, onu güzellerin güzeli olarak görmek gerektiğini, tıpkı Şems Hazretleri ile Mevlana Hazretlerinin canlarının birbirine dikildiği gibi olmanın fırsatını kaçırmamak gerektiğini öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2630 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü, aşkı anlatıyor)
 
2630. Eşeğim (Kaba, düşüncesiz) nerde, eşeğim (Kaba, düşüncesiz) nerde?
Bıldır (Geçen yıl) öldü eşeğim..
Tanrıya şükrolsun ki başımın ağrısı da dindi.
 
Öküzüm (Budala, saf, avanak, ahmak, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kişi) de ölecekmiş;
Varsın-ölsün. gam yemem.,
Benim güzelim anberimin kokusu, ne öküzde vardır, ne öküzün kanında.
 
Öküz gitmiş, eşek ölmüş, ne çıkar?
İki dünyada da güzelim sağ olsun, gönlümü alanım (Sevgi  var olsun, yaşadıkça yaşasın, yaşadıkça yaşasın.
 
Eşeğimin kulağında küpe (Bana ait değerli sözlerim) var.,
Eşek, sonra da altın küpe;
Şu hale bak da acı;
Vah benim altınıma, vah.
 
Baş çeker (Direnir, karşı koyar), yol almaz;
Nazlanır, arpa yemez.,
Kapıma tezek yığınından bir tepe dikmekten başka bir hizmeti yoktur bana.
 
Güzelim bir öküz (Boğa burcu).,
Gökyüzünde bir öküz, yer altında bir başka öküz (Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kişi) .,
Şu ikisinden bir sıçradım, kurtuldum mu, bahtın çenberinden geçtim-gitti.
 
Eşeklerin pazarına gittim;
O yana, bu yana bakındım.,
Gözüm, gönlüm eşeğe de doydu, eşeğin sahibine de.
 
Birisi, mademki eşeğin öldü, eşek çok, bir tane daha al dedi.,
Sus dedim, eşek (Kaba, düşüncesiz), yolda bir ayak bağıydı bana zati (Zaten).
 
Hey, ne diye kaçıyorsun böyle?
Bir solukcağız şurda otur;
A tamamiyle sabır (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleyen), tamamiyle dayanç olan(Güvenilecek)  kişi, bunca sabrın, kararın (Ölçün) hani?
 
Biz, iki-üç kişiyiz;
Yeni ölmüşüz;
Bekleyip duruyoruz..
Telkıynle (Kulağımıza konan iman esaslarıyla) dirileceğiz, kefenlenmeden kurtulacağız diye o perdenin önünde bekleyip yatmadayız.
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Kaba ve düşüncesiz budala, saf, avanak, ahmak, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kişi kişinin ölümünden üzüntü duyulmayacağını, öğrendik.
2.  Mevlana Hazretlerinin sevgisinden, isteklerinden, düşünüşünden, anmalarından, hatırlarından kalpte oluşan duygularından alan, değer veren, faydasını gören kişinin var olmasına, yaşadıkça yaşamasını, istediğini öğrendik.
3. Kaba ve düşüncesiz kişinin Mevlana Hazretlerinin anlamını sindirip yapısına katmadı sözlerini söylemesinin o kişinin ağzına yakışmayacağını öğrendik.
4. Kaba düşüncesiz kişinin önerileni yapmayacağını, direneceğini, önerilen yoldan gitmeyeceğini, nazlanacağını, kendine uygun görülen gıdayı kabul etmeyeceğini, her öneriyi kişiliğine saldırı kabul edip direneceğini, önerileni yapmayacağını, pisliğini kapımızın önüne yığacağını öğrendik.
5. Budala, saf, avanak, ahmak, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kişi fırsat bulup yükseğe çıksa da aşağıda kalsa da ondan kurtulmakla bahtımızda yeni sayfa açacağımızı öğrendik.
6. Allah yolunda ilerleyene yolunu kaba düşüncesiz kişinin ayak bağı olacağını,  kurtulması gerektiğini öğrendik.
7. Mevlana Hazretlerinin sözlerine sabretmek, kaçmamak, dayanmak gerektiğini öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
 Mevlana Hazretleri gibi kişilerin çok az olduğunu, öğretisinin kıyamete kadar devam edeceğini, ölmeden önce ölmüş ve yeniden dirilmiş kişi olarak kendisini göstermeden yaşadığını, etkilediğini, koruduğunu, yönlendirdiğini, koruduğunu, yolunu aydınlattığını, sırlar bağışladığını öğrendik, anladık.
                           *
RAVLİ

Popüler Yayınlar