6 Ağustos 2021 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2620 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü, aşkı anlatıyor)
 
2620. Ne mutlu andır o an ki Ay yüzlüm otağıma gelir, girer de lütfeder (Yüksek ve saygınlığından alçak gönüllülük göstererek), kerem buyurur (Büyüklük gösterir), gönlümün (Kalpte oluşan duygularımın kaynağını) kaftanının düğmelerini çözer (Kalbin bağını çözerek harekete geçirir).
 
Üşümüşsün, bensiz (Yüzün) sararmış-solmuşsun.,
Daha beri gel de (Yaklaş da)  gönlümün havası (Kalpte oluşan duygularımın coşkusu) vursun sana der.
 
Derim ki:
Nerde lütfun?
Kulunu (Sevgiyle bağlanmışını) sen ara.,
Senden başka gönlümün bağlarını çözmeyi kim bilir?
 
Evet der, şimdi gençleşirsin (Yeniden gençlik ve canlılık kazanırsın), kabına sığmaz olursun (Duygularına engel olamayıp taşkın davranışlarda bulunursun);
Gönlümün seher yeliyle (Sabahın güneş doğmadan önceki zaman esen, insana zindelik veren rüzgâr estiği zaman) nerkisten, gülden daha taze bir hale gelirsin.
 
Derim ki:
A her derde (Sıkıntı verene) o derdin devasını (Çaresini, ilacını) veren:
Senden başka devam yok benim;
Sensin gönlümün ilacı.
 
Her ağacın, her daim meyvası, tanıktır o ağacın, o dalın gönlündekine...
Altın gibi sararmış yüzümle inci gibi gözyaşlarım da benim gönlüme tanık.
 
İki (Madde ve mana) dünyada da bundan daha hoş bir aşk varsa kafir olayım..
Kafir bile bunu içse imanın gözü kesilir (İslam dinini kabul eder, bütün dikkatiyle bakan olur).
 
Aşk, hünerler madenidir (Çok değerli şeyleri kapsayan kaynaktan beceri ile elde edişler yapan işin ustasıdır), aşk altın madenidir (Üstün nitelikleri kapsayan kaynaktır).,
Dost onunla cilvelenir, görünür (Hoşa gitmek için davranır, naz ederek kendini gösterir) ;
Deri (Vücudunu) onunla altınla (Üstün niteliklerle, değerlerle) dolar.
 
Aşk dudağını açtı mı (İçinden) öylesine şaşılacak bir güzel koku salar ki misk bile duyar da sarhoş olur, anber utanır-gider.
 
Aşk dünya güzelidir;
Padişahların, güzellerin anasıdır..
Toprak onun yüzünden mücevhere döner, ana onunla övünür.
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Allah yakını, Allah dostu büyüklüğü gereği alçak gönüllülük göstererek ziyarete geldiği zaman, ziyaret ettiğinin kişiliğini oluşturma ve gelişme evrelerinde ortaya çıkan ve ömür boyu davranışları etkileyebilen bilinç dışı dürtü ve güdüleri bütününü kör düğüm olmuş duygusal karmaşasını açacağını öğrendik.
2. Allah yakınının; kendisine daha yakın olmasını istediğini, arada soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, duygu kalmamasını arzuladığını öğrendik.
3. Allah yakının; sevgide, istekte, düşünüşte, anmada, hatırlamada, kalpte oluşan duyguların birbirini yanlış bağlanması sonucu hareketsiz bırakmasını kişi kendi kendine çözemediğinden gelişemediğini, ziyareti ile bu kör düğümü çözdüğünü öğrendik.
4. Allah dostunun düzene koymasıyla kişinin yaşlı da olsa gençleşeceğini, coşkun hale geleceğini, güzel söz ve davranışlara kavuşacağını öğrendik.
5. Mevlana Hazretleri dertlerinin ilacını Allah yakını Şems Hazretlerinde bulduğunu, onun yaktıklarının bilincine vardığını, aşık olduğunu, bağlandığını, hep  beraber olmak istediğini öğrendik.
6. Ağaç nasıl ki meyvelerinden tanındığını ve değerlendirildiği gibi kişiyi yaptığı işlerden tanıyıp değerlendirmek gerektiğini öğrendik.
7.Allah yakının, Allah dostunu bulmaktan, yakınlaşmaktan, beraber olmaktan, ona hizmet etme zevkinden daha bir şey olmayacağını öğrendik.
8. Allah yakınına olan aşkın insana ustalık kazandırdığını, değerli işler yaptırdığını öğrendik.
9. Aşkın söze, anlatıma gerek duyulmadan güzel kokusundan kendini tanıttığını, çok değerleri ortaya çıkardığını öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
 Dünyada en güzel olanın aşk olduğunu, aşkın bütün güzellikleri doğuran ana olduğunu, aşktan oluşan herşeyin mücevher nitelikte olduğunu,  madde ve manada övünülen ne varsa aşktan meydena geldiğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                           *
RAVLİ

5 Ağustos 2021 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2610 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü anlatıyor)
 
2610. Bir çocuk olan gönlüm (Kalpte oluşan duyguların kaynağı) şu gece dadısından süt emmez.,
Gece dadısının göğsünü kara buldu galiba gönlüm.
 
Musa (Peygamber), bir taştan su kaynattı (Allah'ın adıyla sopasını kayaya vurarak su kaynağı oluşturdu), ırmak akıttı ya...
Tanrı hikmeti (Adının gücüyle) de akan bir ırmak;
Musa'nın taşı şu gönlüm.
 
Meryem oğlu İsa göğe ağdıda (Yükseldi de)  eşeği (Dünyada) kaldı ya;
İşte ben de yer yüzünde kaldım;
gönlüm yücelere ağdı.
 
Yeter artık;
Şu dilin söyleyişi (Sözler), gönüle de perde (Net görüşü engellemede), cana da.,
Keşke gönlüm ne dilden haber alsaydı, ne söylemeyi bilseydi.
 
Aşkın, gönlümün belasıyla dopdolu bir kadeh sundu...
Ben şarap içmem dedim, hatırım için iç dedi.
 
Onu tanıyış şarabını sundu;
Ne biçim şaraptı, söyliyeyim sana;
Acı (Ağzı yakıcı), sinici (Huzur ve mutluluk duyduran), hoş (Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren)...
Tıpkı gönlümün vefası (Duygu kaynağı ile sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı) gibi hani.
 
Bir yandan da Ruh’ul-Emin (Cebrail) geliverdi.,
Bizse böylece sarhoştuk...
Gönlümün ululuğunu bir seyret diye yanına koştum.
 
Tanrı sırlarını herkese gösterme dedi, gönlümle buluştuğu için Tanrı'ya hamdetti, şükürler olsun (Hamd, Allah'ı yaptığı her işi en iyi şekilde yaptığı için; şükür, bize verdiği iyilikten ötürü övmektir) dedi.
 
İşte bu olmaz, aşkın gizli kalmaz;
Gönlümün arılığına (Temizliğine, katışıksızlığına, saflığına) perde olabilecek nedir ki dedim.
 
Aşk kanlar içmeye koyuldu mu, Rüstem (Yenilmez savaşçı) bile çaresiz kalır, Uhud Dağı bile paramparça olur;
Gönlümün de sözü mü olur hiç?
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Mevlana Hazretleri gereğince anlaşılıp bilinmeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan kaynaktan beslenmediğini öğrendik.
2. Mevlana Hazretlerin sevgisinin, isteğinin, düşünüşünün, anmasının, hatırlamalarının kalbinde oluşturduğu duyguların kaynağından Allah'ın kontrolünde olan kaynağa ait olduğunu öğrendik.
3. Mevlana Hazretlerinin vücudunun dünyada  kaldığını, gönlünü yücelere taşıdığını öğrendik.
4. Sözlerle, söyleyişlerin yeterli olmadığını, gönlün, canın net görüşünü, değerini perde olup engellediğini öğrendik.
5. Mevlana Hazretleri gönlü, canı tanıdıkça oradan yapılan Tanrı şarabı ikramından sarhoş olduğunu, ululuğa ulaştığını öğrendik.
6. Mevlana Hazretlerine Cebrail aleyhisselamın ziyarete geldiğini,gönülden buluştuğunu, Tanrı'ya hamd edip şükürler ettiğini öğrendik.
7. Mevlana Hazretlerinin gönlünün perde ile çevrelenemeyecek kadar büyük olduğunu öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Aşkın gücü karşısında yenilmez kahramanların bile çaresiz kaldığını, aşkın gücünün dağları paramparça edecek güçte olduğunu, aşkın karşısında gönlün söz bile söyleyecek durumunun olmayacağını öğrendik, anladık.
                           *
RAVLİ

4 Ağustos 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7-8 CİLT 2600 İNCİ BEYİT

(Mevlana hazretleri gönlü anlatıyor)
 
2600. Ölmüş de gönlüm (Kalbimde oluşan duyguların kaynağı), dirilmiş de...
Ağlayış da gönlüm, gülüş de...
Efendi de gönlüm, kul da...
Senin yüzünden denize dönmüş gönlüm.
 
A ustalaşan, esenliğe eren (Sağlığa, afiyete, sıhhate, selamete ulaşan), artık ateşte oturma..
Şöyledir-böyledir ama a benim gönlüm, hiç mi, hiç dinlenme.
 
Can nimetini dilemek, gönlümü dileğine kavuşturmak için gönül ve Din Salah'ına (Düzelmesi, iyileşmesi, iyilik yapmak için) Cibril-i Emin (Cebrail) indi şimdi.
 
Cefa etmeye (Yasaya, vicdana aykırı kötü duruma uğratmaya)  kastın yok ama bir de gönlüme cefa etmeyi kurdun mu vay gönlüme, vay gönlüme..
Ah gönlüme, eyvah gönlüme.
 
Bana kastettin mi düşmanım sevinir..
Sonra da bu yüzden ya senin gönlün yaralanır, ya benim gönlüm.
 
Şaşırmış-kalmış, delirmiş-gitmiş gönlüm...
Başsız, ayaksız gönlüm...
Seher çağlarında (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı) her yana gitmiş benim gönlüm.
 
Kendinden geçmiş bir deli, gönlüm:
Kanlarla dopdolu bir ev gönlüm...
Hem durmada, hem dönmede gönlüm:
Süreyya yıldızının da üstünde gönlüm.
 
Sana yanmış-yakılmış, senin yüzünden arıklaşmış (Zayıflamış);
Senin incini aramada;
Gelmiş de deniz kıyısına otağ kurmuş gönlüm.
 
Kimi yanar-kavrulur da kokusu dünyayı tutar gönlümün...
Kimi de rebab gibi inler, nağmeler çıkarır şu gönlüm.
 
Şimdi ağlamaktadır, suçuna bakılmaz.,
Şimdi savaşlara dalmıştır;
Şimdi Zümrüdü Ankaa'nın peşine düşmüştür.
Kafdağı'ndadır (Yüksek yerdedir) gönlüm.
                             ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1. Mevlana Hazretleri sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır gibi kalpte oluşan duyguların kaynağının nitelik ve nicelik bakımından değerini görmezlikten gelip öldürdüğünü, bu yanlışlığın bilincine varan hazretin gönlünün değerini yeniden fark edip hayata geçirip dirilttiğini öğrendik.
 2. Aşkın ağlayışı, gülüşü, sevgiyle bağlanış, dostluğu devam ettirme, karşılıksız hizmet etmeden dolayı gönlün çok büyüdüğünü öğrendik.
3. Gönlün değerini bilen kişinin ustalaşsa da, sağlığa, rahatlığa kavuşsa da dinlenmeden büyümesine devam etmesi gerektiğini öğrendik.
4. Mevlana Hazretlerinin gönlünün ve canının dileğine kavuşturmak için Cebrail meleğin  yeryüzüne indiğini öğrendik.
5.Çok sevdiğimizin veya veya vicdana aykırı uğrattığı kötü durum karşısında sevenin çok üzüleceğini, gönlün yaralanacağını, şaşkınlık oluşacağını, kendinden geçip deli olacağına,  bu durumun düşmanları sevindireceğini öğrendik.
6. Mevlana Hazretlerinin gönlünün uğurlu yıldızın da üstünde olduğunu, buna rağmen gönlünün yanacağını, ağlayacağını öğrendik.
                           *
İşte böyle yaren;
Gönlün sevdiğinin ne yaparsa yapsın peşine düşmekten vazgeçmeyeceğini, sevgili gökyüzünde uçan yeryüzüne konmayan, yücelerdeki dağa doğru sevdiğinin peşinden gideceğini öğrendik, anladık.
                           *
RAVLİ

Popüler Yayınlar