(Mevlana hazretleri Şems
Hazretlerini anlatıyor)
2580. Gerçekten de ne hoşsun a sevgili;
Vefa yayını (Sevgiyi
sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığını) çekersin sen..
İki (Madde ve mana) dünyada da senin gibi bir güzel gören var mı hiç?
Onunla eşit oynayamam ama gene de el atayım ona...
O taşa vurayım şişeyi;
Şişe kıranın kuluyum zati.
Fil, cefa hortumunu (Yasa
ve vicdana aykırı olarak zarar uğrayanları) Kabe'ye (Sıkıntılı bir durumda yatdım umularak başvurulan yere)
döndürdü;
Ben, Tanrı’nın Ebabiline (Ka'be'yi yıkmaya çalışanları yok eden kuşa) benziyorum:
Her gergedana (Kendi kendine
yaşayana) yardımcıyım ben.
Her aynanın (Şekli
değiştirmeden yansıtan) cilasıyım;
Her sağ cenahın Rüstem'iyim (Yenilmez savaşçısıyım);
Her aça gücüm-kuvvetim (Doyurmaya yeter);
Her topluluğun yıldızıyım (Bana
bakarak yönlerini bulurlar) ben.
Her boyun-posun
(Gür ve uzun) topluluğun:
Her yüzün-gözün anlamıyım (Bir
kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı
düşünce , manayım) biricik Tanrı lütfunun
(Büyüklüğünün, asilliğinin gereği olarak yaptığı iyilik
ve yardımın) gölgesiyim (Tanrı ışığının yakıcılığından koruyucu, uzayan ve kısalan
karanlık kısmıyım)...
Her iyinin-kötünün Kabe'siyim (Ziyaret ettiği yerim) bağın-bahçenin dadısıyım (Bakıcısıyım)
ben.
Kimi kötü huylu ateş olur, her yanı yakar-yandırır..
Güzel yüzlü oldu mu da benim Huten dilberim
(Çin surlarına yakın Türk bölgesinin alımlı güzeli) olur-gider.
Sen, böylesine şaşı bakarsan (Bakışını bir
noktada toplayamazsan, biri iki diye görür tanımlarsan) kaseyi kırarsın (Sağlam iş
yapamazsın), testiyi dikersin başına, içersin...
Hiçbir şeye muhtaç olmayanın adalet gölgesiyim (Uygun düşeni, hakkını veren doğru kişiyim);
Herşeyi uygun dokurum (En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek
ortaya çıkartanım) ben.
A padişahlar padişahı, a dünya güzellerinin başı, ağız
açıp söylemediklerimi lütfeder (İyilik eder) de anlatırsan
hoş olur;
Vakti geldi çünkü.
-
Kendimi görmem için bir ayna cilalıyor
(Öz eleştiri için hazırlıyor) bana..
Ah bu toprak bedenimden;
Daha da bulanık gönlümse (Kalpte oluşan duygularımın kaynağım), kara mı, kara.
Gece geçti de şu gönlüm, balçıktan arınmadı gitti.
A bana şarap sunacak sakıym nerde
(İnsan ruhuna Allah'ı sevdiren Allah nuru saçan) kızıl kadehim benim (Tanrı şarabı konacak
kadehim nerde) ?
***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
HAZIRLAYAN: ABDULBAKİ GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
***
Neler öğrendik;
1. Şems Hazretlerinin hoş, sevgiyle bağlı, dost,
madde ve manada görüş sahibi olduğunu öğrendik.
2. Mevlana
Hazretlerinin Şems Hazretleri ile oyun oynamayacağını fakat kayıtsız
kalmayacağını, içindekileri dökmesi için de kırmaktan çekinmeyeceğini öğrendik.
3. Kanuna ve
vicdana aykırı davranışlarla Kâbeye hücum edildiğini, hücum eden ne büyüklükte
olursa olsun Mevlana Hazretlerinin bu yıkıcıları gökten attığı taşlarla yok
ettiğini öğrendik.
4. Mevlana
Hazretleri ayna gibi ışığı, görüntüyü değiştirmeden yansıttığını, iyi işlerin
yenilmez kahramanı olduğunu, her yoksulun ihtiyacını gördüğünü, her topluluğun
Hazrete bakarak yönlerini tayin ettiğini öğrendik.
5. Her bakan
gözün anlamlı bakmasını, Tanrı ışığını ilk karşılayan olduğunu, gölgesine
sığınanları yanmaktan koruduğunu öğrendik.
5. Mevlana
Hazretleri her iyinin veya kötünün bir şeyler umdukları kişi olduğunu,
güzelliklerin yetişmesinde olan bakıcı olduğunu öğrendik.
6. Kötü huylu
ateş olmaktan vazgeçip güzel yüzlü oldu mu güzel Türk olarak sahip olacağını
öğrendik.
7.
Bakışımızda, sözümüzde rakamsal artışlar
yaparsak değerli taşıdıklarımızı döküp saçacağımızı, hiçbir şeye muhtaç olmayan
Mevlana Hazretlerinin adaleti sağladığını, uygun hükümler ve yaptırımlar verdiğini
öğrendik.
8. Mevlana
Hazretleri yaptıklarını Şems Hazretlerinin
anlatmasını istediğini öğrendik.
*
İşte böyle yaren;
Mevlana
Hazretleri Şems Hazretlerinin Tanrı şarabıyla, olanları gösteren kadehiyle
gelmesini beklediğini öğrendik, anladık.
*
RAVLİ