14 Ocak 2021 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 580 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
580. Bugün Ay gibi yüzünden perdeyi kaldırdı;
Işığıyla güneşten de üstün, Ay'dan da, Zühre’den (Satürn) de.
 
Ayrılıkla ne rahat kalmıştı, ne huzur (Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, erinç bırakmadı);
Bugünse yaşayışımız düzene (Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan duruma, uyuma, sisteme) girdi, kutlandı.
 
Yeni Ay, boyuna güneşten ışık alır;
Bu Ay'sa  (Şems Hazretleri) güneşe ışık veriyor, ne biçim Ay bu.
 
A gönül, faydalan, şükret artık;
Sevgi seni esirgemeye ( Korumaya) başladı, Allah'sa seviyor seni.
 
Şu anda aşk ordusu ne de güzel el gösterdi de onun büklümlerle dolu saçlarının bir büklümünü açıverdi.
 
Sevgi, bizi suvarmak  (Sulamak) için meclise çekiyor;
Kahvenin verdiği sarhoşluksa zaman gibi uzadıkça uzuyor, yeniden yeniye sarhoşluklar doğuruyor.
 
Âşıklara tozup duran o gam (Üzüntü) şu anda kapı dışında, damdan da aşağı indi artık.
 
Bugün buluşma ihsan ediyor (İyilik ediyor, iyi davranıyor), şifalar veriyor (Hastalıklardan kurtarıyor);
Bugün sarhoşlukla rükû' ediyoruz (Saygıyla eğiliyoruz), secdelere (Saygıyla yere) kapanıyoruz.
 
O incelmiş kadehi gönül şifası olarak sun bize;
Çoktandır onun zevkinden mahrumduk (Yoksunduk) biz.
 
A topluluk, aşka sarılın, onun (Şems Hazretlerinin) çağrısına cevap verin, ona gidin;
Çünkü Allah, aşka ölümsüzlük vermiştir.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin ışığının çok üstün olduğunu, güneşin bile ışığını hazretten aldığını öğrendik.
2.    Şems Hazretleri yaşayışımıza belli bir yöntem, ilke, uyum, sistem, iyilik getirdiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin yetkisini çok güçlü olduğunu öğrendik.
4.    Şems Hazretlerine canını verecek çok büyük kitlenin olduğunu öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin varlığının hissedilmesi ile üzüntülerin gideceğini öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin şifa verdiğini, bu şifayı alanların sevincinden eğilerek ve yere kapanarak saygı gösterdiklerini öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin insan ruhuna Allah’ı sevdirdiğini, Allah nuru saçtığını, kişileri sarhoş ettiğini, buna uyum gösterenlerin hazrete âşık olduklarını öğrendik.
            *
İşte böyle yaren;
Allah’ın aşka ölümsüzlük verdiğini, aşkın çağrısına cevap vermemiz, aşka sarılmamız gerektiğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

 

13 Ocak 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 570 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
570. Yaptığını kınayan nefisle (Nefs-i levvame; İşlediklerinden dolayı pişmanlık duyan ve kendisini hesaba çeken nefs) kötülüğü buyuran nefs (Nefs-i emmera; Çok zorlayan, insanı kötülüğe sürükleyen nefis (Öfke, hırs, şehvet)), gece-gündüz savaşmada;
Nerde onları savaşa sokanımız bizim?
 
Biz, kudret elinde dönüp duran, yoğrulup giden bir avuç balçığız; sonra da gafletimizden (Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu) tutuyor da balcığımızı yoğuran (Allah) nerde diyoruz.
 
Tebriz'li Tanrı Şems'i nereye gitti, nerededir?
Nerde peşine düşüp giden avare gönlümüz?
 
Bugün dostla buluştuk, buluşma-kavuşma yelleri esmede, kutluluklar doğmada;
Bugün görüyorum, sevgi, ahdinde durmuş, vefa göstermiş.
 
Engel gitmiş, sevgilinin yarımda yok artık;
Sevgili, düşmanın zahmetini çekmek sizin âşıkların feryatlarını duymuş.
 
A gönül, müjdeler veriyorum, buluşma müjdesi, an-duru şarap müjdesi;
Zaman, senden neler aldıysa geri verecek.
 
Şükürler olsun, düşman gitti, biz de kadehle hemdemiz (Canciğer arkadaşız);
Bizim yüzümüz ağarmış, yanaklarımız al-al;
Oysa kor olmuş, yaslara batmış-gitmiş.
 
A sevgi, ne mutlu sana, buluşmayla göründün;
Canına canlar feda olsun;
Zaten cömertlik canla olur.
 
Bize, hasetçilerin gönülleri olsun diye cefa etti ama bugün yalnız kaldık, bizi övmeye başladı o.
 
Bir Ay ki bu, ışığı güneşten de üstün;
Bugün onu gören, güneşi kararmış bulur.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Dünyaya ve ahirete insanı isteklerle bağlayan, hoşlanma duygusu veren, ihtiyaç bildirimine nefs denildiğini öğrendik.
2.    Yaşayan kişinin yaptıklarının uygunluğunu ve sonuçlarını dini ölçülere göre hesaba çektiği gibi kötülüğe zorlayan istekler arasında kendi kendine savaş verdiğini öğrendik. 
3.    Allah’ın kudretiyle olup biteni görmeyip sonra Allah bu işlerin neresinde diye cahilliğimizden kendi kendimize soru sorduğumuzu öğrendik.
4.    Allah’ın dünya işlerinde görev verdiği, yetkilerle donattığı kişilerden biri olan Şems Hazretlerini Mevlana Hazretlerinin aradığını, çünkü gönlünü ona verdiğini, gönlünün Şems Hazretleriyle birlikte olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretleri ile buluşması ile çok sevinç oluştuğunu öğrendik.
6.    Kıskançların gönüllerinden kurtulanın övgü dolu sözler işiteceğini öğrendik.
            *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin karanlıkta kalmışları aydınlattığını, yüzünün, gerçekliğinin güneşten daha parlak olduğunu öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

12 Ocak 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 560 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
560. Harut gibi kanadım bağlı, Marut gibi susamışım, dudağım kupkuru (Harut ve Marut’un melek olup, büyü ve sihirle uğraştıklarından kıyamete kadar kalmak üzere Babil’de bir kuyuya hapsedilmişlerdir);
Nerede o Babil kuyusunun bile haset (Kıskançlık) ettiği güzelimiz.
 
Musa gibi şu kayamızdan, bir sopa vuruşuyla bu kupkuru çölde yüzlerce kaynak fışkırtan, yüzlerce ırmak akıtanımız nerde?
 
Nerde şu yaban otuna benziyken bedenimizden, beş görünür-bilinir (1. Görme 2. Tat alma 3.İşitme 4.Koklama 5. dokunma), beş de görünmez duyguyla (1. Hissi müşterek (Sağduyu, önsezi, duygululuk, duyarlılık, sezgi gücü). 2. Hayal (Tasarlayıp kafada canlandırma) 3. Vehim (Korku, şüphe, tereddüt) 4. Hafıza (Hissedileni, bilinen, görünen, işitilen, duyulan, okunan sözleri aklında saklama özelliği) 5Yetki (Kullanma iradesi gösterme) on kaynak akıtanımız bizim?
 
O dilberin ayrılığıyla gönülde öylesine bir dert var ki;
Nerde o gönül derdimizin davası, nerde o bize çare olan?
 
Sabah ışımasa bile günün yıldızıdır o;
Kötüyüm dedim mi nerde yıldızımız der bana.
 
Hızır, Ab-ı hayat aramak için karanlıklara daldı;
Bizim o güzel-güzel fışkıran Ab-ı hayatımız (Ölümsüzlük kaynağımız) nerde?
 
Can, beden beşiğinde Mesih'e benziyor, nerde bizi beleyip beşiğe bağlayan Meryem?
 
Nerde o dünyadaki bütün şekillerle şekillenen, fakat her çeşit şekilden de ayrı olan aşk?
 
Nerde o hem kendisinden uzak düştüğümüz, hem de yayımızın kirişinde, parmaklarımızın altında olan sevgi?
 
Her köşede-her bucakta bir gamlara (Üzüntülere) batmış mahmur oturmuş;
Nerde o deniz gönüllü mahmur (Süzgün, dalgın bakışlı) sakıymiz (Ruhumuza Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçanımız) bizim?
 
Nerde şu beden kapısına can veren, şu kalp duvarını dirilten?
Nerde o tavanımızı, kapımızı düzüp bezeyenimiz bizim?
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
( Harut ile Marut melekleri (Bakara suresi 102): Süleyman’ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanın uydurup söylediklerine tabi oldular.
 
Hâlbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı.
Lakin şeytanlar kâfir oldular.
 
Çünkü insanlara sihri ve Babil’de Harut ve Marut isimli iki meleğe indirileni öğreniyorlardı.
 
Hâlbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (Sihir ilmini) öğretmezlerdi.
 
Onlar, o iki melekten, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı.
 
Oysa büyücüler, Allah’ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler.
Onlar kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.
 
Sihri satın alanların (Ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler.
 
Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür!
Keşke bunu anlasalardı)
 
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerine yoğun sevgiyle bağlanmasıyla hareket edemez, çok istediğinden, özlediğinden dolayı su içmeyi bile unuttuğunu öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin Allah’ın sırların da sırlarına sahip olarak istediğini yapabildiğini, sihir bilen Harut ve Marut’un Şems Hazretlerini kıskandıklarını öğrendik.
3.    Şems Hazretleri, olması mümkün olmayan yerden bile rahmet pınarları oluşturacağını öğrendik.
4.    Dış beş duyumuz ile iç beş duyumuzun birbiri ile uyum ve olgunlaşma sağlaması ile his dünyasına geçileceğini, burada olgunluğun tamamlanması ile İlahi âlemin kapışana varacağımızı, burada bekleyeceğimizi, Allah’ın “Gir kulum” demesi ile bu âleme gireceğimizi öğrendik.
5.    Karanlıkta, çıkmazda kalsak bile Şems Hazretlerin ışığının yolu aydınlatmaya yeterli olacağını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin ölümsüzlüğün kaynağı olduğunu öğrendik.
7.    Aşkın bütün şekilleri şekillendirdiğini fakat her çeşit ve şekilden aşkın ayrı olduğunu öğrendik.
8.     Şems Hazretlerinin bedendeki canımıza can kattığını, kalbimize dirilik sağladığını,  önümüzde güzelliği ve düzeni oluşturduğunu, her üzüntülere batmışların özlemle aradıklarını öğrendik.
            *
İşte böyle yaren;
Dış beş duyumuz ile iç beş duyumuzun uyumluluk ve olgunlaşma sürecine girmesi ile his dünyasına geçmek ve bu alanda olgunlaşmak için;
 
Mevlana Hazretlerinin aşk öğretisini öğrenmemiz, yardım almamız, sevgiyle bağlanmamız, önemsememiz, hayali olmadığından emin olarak ilerlememiz gerektiğini;
 
İlahi âlemin kapısına kadar temiz ve donanımlı hale gelene kadar çalışmamız ve Mevlana Hazretlerinin öncülüğüyle ve yardımıyla olacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

11 Ocak 2021 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 550 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
550. A aşk, sen bir Süleyman’sın (Emriyle kolayca giden rüzgâr, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı yaratıkların emrinde olduğunu (Sâd suresi 36-37-38))  ki ordun müziktir, rakstır;
Karıncalar, senin korkundan deliklerine girdiler, yuvalarına sığındılar (Neml suresi 18).
 
Tebrizli Tanrı Şems'i güneş gibi doğdu, zaten çıplakların elbisesi güneştir.
 
Her akşam adettir, sofrayı yayarlar (Yiyecekleri yemek için sofra takımını dizmek ve yiyecekleri hazırlamak);
Bizse orucumuzu senin hayalinle açarız.
 
A lütfu (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardım), ihsanı (Bağışlaması), oruç tutanlara, Mesih (İsa) gibi gökten sofrayla yemek vermeyi töre haline getiren.
 
Mademki gönül gıdası senin sevgi mutfağından geliyor;
Oraya varmak, o gıdanın tam üstüne düşmek gerek.
 
Bize Ab-ı hayat da o gönül ateşinden coşmada;
Gönül ateşinde laden gibi neşeli bir halde yanar-dururuz biz.
 
Toprakta çürümek, topraktan doğmak, hayvanın işidir;
Gönlün-canın işi değil.
 
O ciğerler yiyen düzenbaz güzelimiz nerde?
O şekerler yağdıran tatlı-şirin Hüsrev'imiz (Hüsrev ü Şirin masalının erkek kahramanı) nerde?
 
Onun yüzünü görmezsek meclisimizin tadı-tuzu yok;
O tatlı-tuzlu, o hileci, düzenci dilberimiz nerde?
 
Onun gamından gökyüzündeki Ay bile inceldi, gitti, nerde o hünerli, sanatlı, nerde o gezip duran güzelimiz bizim?
                         ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Aşka Allah’ın çok yetki ve kuvvet verdiğini, bunu da aşığın isteğine, emrine sunduğunu öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin yoksulların faydalanacağı güneş olduğunu öğrendik.
3.    Şems Hazretlerini gönlümüzü besleyen gıdayı gökten indirdiğini, Allah’ın emrine uyup oruç tutanlara sofra açtığını öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin hayalinin bile açılmış sofra kadar doyurucu olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri ve dostlarının Şems Hazretlerinin ölümsüzlük kaynağı olduğunu, aşığında gönül ateşini yakmasıyla coşkunluk oluştuğunu, devamlı neşeli hale getirdiğini öğrendik.
6.    Gönlün ve canın topraktan doğmadığını, toprakta çürümediğini, topraktan doğup toprakta çürüyenin hayvan olduğunu öğrendik.
            *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerini Mevlana Hazretlerinin çok özlediğini, Şems Hazretlerinin gezmeyi bırakıp sevenlerinin yanına gelmesini çok arzuladığını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

 

Popüler Yayınlar