6 Ocak 2021 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 500 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
500. Gölge gibi her çeşit pisten-temizden arındık (Temizlendik);
Şimdi sende yok olduk biz;
Ne temiziz artık, ne kirli.
 
Bizi arayacaksanız sevgilinin yanında arayın;
Bedenimizden yok olduk, sevgilinin kucağından belirdik biz.
 
Tuzuna, ekmeğine el banalı (Yiyince) nice ayrılıklarla, nice acılarla parmağımızı dişledik (Acıyı parmakta oluşturduk)durduk.
 
Göç davulu dövüldü (Ecel geldi), can sesleri duyuldu:
Varımızı-yoğumuzu göklere çektik gitti.
 
Bütün halkın tattığı zehri biz de tattık ama şükürler olsun ki panzehrin bizdeydi.
 
Şu dünya deresinden su çekilince susuz kalmış balık gibi toprak üstünde çırpınmaya başladık.
 
Derenin susuzluğu yüzünden gözlerimiz ırmak oldu da sonunda o kaynağa ulaştık-gitti.
 
Sabır (Olacak ve gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme), ferahlıktır (İç rahatlığı, dertsizlik), sabır olmayınca da güçlük gelir-çatar;
Sus. feryat etme, sabrı seçtik biz.
 
Dün gece de, daha evvelki gece de masallarla aldattın beni;
İşvelere (Hoş, aldatıcı tavırlara), cilvelere (Hoşa gitmek için yapılan kırıtmalara) tapanlar gibi sıcacık düzenini yuttum-gitti.
 
Dün, giderim, tekrar gelirim diye ahd etmedin (Söz vermedin) mi?
Sarhoşların gönüllerini sorar, alırım diye and içmedin (Söz vermedin) mi?
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;,
1.    Mevlana Hazretleri kendi benlik ve varlığından vazgeçip bedeninden yok olup Sevgili olarak kabul ettiği Allah dostu Şems Hazretlerine katıldığını öğrendik.
2.     Mevlana Hazretlerini arayanın Şems Hazretlerinin içinde, yanında, kucağında olduğunu, ayrı olarak düşünülmemesi gerektiğini öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinden ayrı düşmesi halinde bu ayrılıktan acı duyduğunu öğrendik.
4.    Mevlana Hazretleri eceli gelince dünyada kazanımlarını göklerin kabul ettiğini götürdüğünü öğrendik.
5.    Sabrın ferahlık verdiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretleri Mevlana Hazretlerinin ziyarete gelmesini istediğni beklediğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

5 Ocak 2021 Salı

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 490 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
490. İki göz bulutum o denizin incisini aldı mı da yürüyüp giden bulutum vefa (Sevgiyi sürdürmede, sevgi, dostluk bağlılığında) göğüne ağar (Çıkartır).
 
Fakat dilimden süsenler bitip gelişinceye dek bunları Tebrizli Tanrı Şemsinin kapısına götüremem de götüremem.
 
Hocam, sen söyle, kime benziyorum, kime benziyorum ben?
Garip (Gurbette yaşayan) bir kişiyim ben, şu dünya şehrinden değilim ben.
 
Halk haset (Kıskançlık, çekememezlik) etmesin diye soluk almasam, söz söylemesem buna gücüm yeter, yeter ama bilmemeye gücüm yetmez.
 
O kel (Kusuru ortaya çıkmasın diye), bir külah buldu da kendini gülden gizledi;
Sonra da ben dünyayı biliyorum diyor, kızgın bana.
 
Barışır-uzlaşırsa ona tam bir ilaç veririm;
Kel olma ayıbından da kurtarırım onu, gül kaydından da.
 
Senin şehrinden gittik, fakat seni doyasıya göremedik;
Ağacının dalından böylece ham düştük (Olgunlaşamadık)-gitti.
 
Ay yüzlüm, Selvi boyunun gölgesinde doyasıya uyuyamadık; gözcünün korkusundan bağında-bahçende doyasıya yayılamadık.
 
Sevgi tavana balık gibi düştük;
Yandık-yakıldık ama pişemedik.
 
Defineye benziyorsun, sevginle yıkık yerlere yöneldik;
Sonunda yılan gibi toprağın dibinde gizlendik.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri denizin dibinde olsa bile uygun kişiyi alıp sevgiyi sürdürenlerin, sevgi, dostluk bağlılığı olan kişilerin bulunduğu göğe çıkardığını öğrendik. 
2.    Uygun kişiyi olgun hale getirdikten sonra Şems Hazretlerin kapısına kadar götüreceğini öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri kıskançlığın belasına uğramamak için sustuğunu söz söylemediğini ancak bildiğini söylemekten çekinmediğini öğrendik.
4.    Kendi eksikliğini bilmeden başına hoca diye külah geçirenin ben dünyayı biliyorum diye Mevlana Hazretlerine kızdıklarını öğrendik.
5.    Eksikliğini, elverişsiz durumunu bilen kişinin düşünce ve çıkar ayrılığını kaldırarak barışıp uyuşana Mevlana Hazretlerinin ilaç verdiğini, bu ayıplardan kurtardığını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin bulunduğu şehre giden Mevlana Hazretlerinin hazreti bulamadığını yeteri kadar faydalanmadığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Her kıymetli hazine nasıl ki toprağa gömüleceği gibi insanın da toprağa gömüldüğünü öğrendik, anladı.
                     *
RAVLİ

 

 

  

4 Ocak 2021 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 480 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
480. İpekböceği yaprak yerse koza olur;
Biz de aşk kozasıyız, dünyanın dalı, yaprağı yok bizde.
 
Biz, hiç kalmadığımız vakit biziz;
Ayak yok olunca koşup giden kamış kesiliriz.
 
Ağzımı yumdum;
Gazelin kalan kısmını ağzımızı kapadığımız zaman söyleyeceğiz.
 
Canım, sırlar gösteren ayna kesilince (Ayna gibi olunca, aynaya benzediğinde, aynaya döndüğünde) söylememeye gücüm yeter ama bilmemeye gücüm yetmez ki.
 
Bundan kaçtım, candan çekiniyorum;
Fakat and olsun ki ne bundanım (Beğendiği-seçtiği kişiden farklıyım) ben, ne ondan (Beğenmediği kişiden de farklıyım).
 
*A benden bir koku almak isteyen, ölmek şart (“Ölüp gelip çatmadan evvel, şehvani ve nefsani hislerimizi terk etmek suretiyle bir nevi ölünüz” hadisi şerifinin hakikatini öğrenip yaşamalıyız).
Diriyken bakma bana;
Gördüğün gibi değilim ben.
 
Eğriliğime bakma, şu doğru söze bak;
Ben yay gibiyim ama sözüm oktur.
 
Şu baş, tepemde bir kabak sanki
Şu hırka da bedenim...
Bu dünya pazarında kime benziyorum ben, kime benziyorum?
 
Bir de başınım üstündeki kabak, şarapla dopdolu...
Baş aşağı çeviririm onu, fakat damlamam ondan ben.
 
Ondan ben bir damlasam da, Tanrı’nın gücüne-kuvvetine bak ki, o katreyle (Küçük damlayla) denizden inciler (Şekli değişmeyen mücevher kişileri ortaya çıkarırım) devşiririm (Toplar, dağınıklığını giderir, birliği sağlar, düzgün duruma getiririm) ben.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerini çok sevip bağlanan, dostluğunu devam ettiren kişinin üzüntü kendisine geldiğini bunu sevince çevirip neşe örtüsü haline getirdiğini öğrendik.
2.    Âşık kişi dünya bağlarından kurtulduğu kadar hızlı hareket eden kişi olacağını bildiğini öğrendik.
3.    Mevlana Hazretlerinin canının sırlar gösteren ayna olduğunu, sırları görerek bilerek söylediğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin farklı olduğunu, başkalarıyla benzetme yapılmaması gerektiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin güzel kokusunu almak, hakikatini ulaşmak için dünyaya bağlayan şehvet ve nefsin zorlayıcı etkisinden öncelikle kurtulmak gerektiğini öğrendik.
6.    Mevlana hazretlerinin sırlar taşıyan sözlerini önem göstermemiz, düzgün olmayan davranışlara bakmamamız gerektiğini öğrendik.
7.    Mevlana Hazretlerinin dünyada bir benzerinin olmadığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’ın Mevlana Hazretlerine verdiği güçle; derinlerde kalmış mücevher olmaya uygun kişileri bulup olgunluğa ulaştırdığını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

3 Ocak 2021 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 470 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
470. Şarap tükendiyse yokluk şarabı (Her şeyin Yeryüzüne gelmeden önce tasarlandığı yerden ikram edilen Tanrı şarabı) yeter bize;
Utancımız yok, bu renk nedir, bilmiyoruz biz.
 
Şarapta (Tanrı şarabında) da ne varsa o yokluk yüzünden olur?
Şarap içmekten kalsak bile o şeyden geri kalmayalım.
 
A şey (Belirsiz), şeyliğinden (Belirsizliğinden) geç de hiçbir şey olma;
Şu bir şey oluş, bir perde değil mi, biz de perde yırtanlar değil miyiz?
 
Senin sarhoş bakışlarınla hem beyiz, hem tutsak;
Senin bahtı (Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan üzerinde çizdiği yaşayış biçimi) genç aşkınla (Yeni gelişmekte olan sevginle) hem ihtiyarız (Yaşlı, kocamış olan), hem genç.
 
Dedin ki:
Ne diye öğüt verirsin (Yapmamız veya yapmamamız gerekenler için sözler söylersin), ne faydası var öğüdün?
Resmi yapan (Var eden), nasıl yapmışsa oyuz biz.
 
Fakat bu benim öğüdüm, ezeli (Öncesiz) resimden hiç de ayrı değil;
Bu resmi, o ezeli resimden ayırt edemeyiz.
 
Dedin ki;
Sevgilinin kucağından ayrı düşmüşsün;
Hayır;
Biz, sevgilinin kucağındayız, kederlerden de ( Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ıstıraptan, tasadansa) eminiz.
 
Sevgili, bir ağaçtır ki biz onun meyvesiyiz, ondan bitmişiz;
O, bizden ayrılsın;
İmkân yok buna;
Böyle bir şey olursa biz, hiç kalmayız zaten.
 
Hiç kalmadık mı da gamdan (Tedirgin edici duygudan) hiç kıvranmayız;
Hem de hiç kalmadık mı hem bu oluruz biz, hem o.
 
Şeker gibi tatlı-tatlı yediğimiz gam, neşe kesilir;
A gam, bizim kucağımıza gel, gamların iksiriyiz (İç ferahlatıcı ilacız) biz.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Her sebebi düşünmek, her şeye bahane bulmak; aşkın sarhoşluğuna ayıracağımız ve aşkla gideceğimiz yola engel olduğunu, hedefe ulaşmamızı geciktirdiğini öğrendik.
2.     Tanrı şarabını istememiz, ikram edilenlerden olmamız için uygun duruma gelmemiz gerektiğini öğrendik.
3.    İnsan yaşlı olsa bile aşkla gençleşeceğini, aşkın ikramı Tanrı şarabını içemesek bile Allah’ı sevmekten, Allah dostlarını aramak ve bağlanmaktan vazgeçmememiz gerektiğini öğrendik.
4.    Allah dostunun bakışlarının çok şey öğreteceğini, yeterli gelişmeyi sağlayacağını öğrendik.
5.    Allah dostunu Allah’tan ayırmanın olmayacağını, her şeyin yaratıcısı Allah olduğunu, şimdi olanların hükmünün ezelde verilmiş olduğunun bilincine varmamız gerektiğini öğrendik.
6.    Allah dostuna yakın olanın, onu sevgili gibi görüp hizmet edenin sevgilisine yakın ve üzüntülerden uzak olacağını öğrendik.
7.    Şems Hazretlerini Mevlana Hazretlerinden ayrı olarak görmeye, ayrı düşünmeye imkân olmadığını, bir ağacın meyveleri olarak düşünmemiz gerektiğini öğrendik.
8.    İmanlı inançlı kişinin Allah dostuna aşık olacağını onu sevgili bileceğini, diğer Allah dostlarından ayrı görmeyeceğini, bunun sevinciyle başına gelen her ne olursa olsun üzüntü oluşturmayacağını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri aşk öğretisine davet ettiğini, kendisine inananların, öğretisini alanların üzüntülerinin tatlı hale çevrileceğini, öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

Popüler Yayınlar