2 Ocak 2021 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 460 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
460. Hadi, sağrağın (Büyük kadehin) dudağını kupkuru dudaklarıma koy da ondan sonra ağzımdan gerçek büyüler işit.
 
Babil’den haber al (Bakara suresi 102), helak oluş masalını dinle;
Çünkü düşünce yoluyla dünya seyyahıyım (Gezginiyim) ben.
 
Coşkunluğum haddi aştıysa mazur (Mazeretli)gör;
Aşk bir soluk bile aman vermiyor ki bana.
 
Sen usandın da neşesizdendin mi benim de neşem kalmaz, senin neşesizliğinden neşesiz bir hale gelirim;
 
Bir zerre benden el yursan(Yıkarsan)-(Ayrılırsan) parmağımı dişlemeye koyulurum.
 
Ay gibi seher çağına dek bana ışık verdiğin gece, senin Ay'ının (Güneşten aldığı işığını karanlıkta kalanlara yansıtanın) peşinde yıldız gibi koşar-dururum.
 
Güneş gibi doğudan baş gösterdiğin gün, ben de güneş gibi baştan-başa can kesilirim.
 
Can gibi dünyanın gözünden gizlendiğin gün, ben de kuşun yüreciği gibi düşüncelerle çırpınmaya koyulurum.
 
Işığın pencereme vurduğu gün, ev içinde zerre gibi oynamaya başlarım.
 
A söz, sus, düşünce gibi gizli yürü de sebepler düşünen, bahaneler düzen, dönüp geri gelmesin, tekrar çatmasın bana.
 
Şarap kadehini kır-gitsin;
Bugün öyle bir haldeyiz, öylesine (Aşırı bir biçimde) tövbemizi (Manevi âleme dalmaktan pişman olarak bir daha yapmamaya karar vermişiz) bozmuşuz
ki adeta tövbe bozanların başı olmuşuz.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin sözleriyle sarhoş olduğunu, bu sarhoşlukla sırlar söylediğini öğrendik.
2.    Allah’ın kuvvet ve kudretini kabul etmeyip bazı ruhlarda veya yıldızlarda olduğunu söyleyerek büyü yapan ve yaptıranların dinden ve imandan çıktıklarını, cezalandırıldıklarını öğrendik.
3.    Mevlana Hazretlerinin düşünce yoluyla dünyayı gezdiğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin aşkın verdiği duygu ve düşüncelerinde güçlü bir tepki oluşması ile bunları dışarı vuran birisi olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri sevdiği ile duygusal ilişkide olduğunu, onun neşe veya neşesizliğine uyduğunu, sevdiğinden ayrı düşmesi durumunda çok üzüleceğini öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin ışık verdiği sürece bu ışıktan Mevlana Hazretlerinin ayrılmayacağını, arkasından koşacağını öğrendik.
7.    Şems Hazretleri kendini gösterdikçe Mevlana Hazretlerinin güç ve dirilik bulduğunu öğrendik.
8.    Gizli düşüncenin, sebepler düşünen, bahaneler bulan akıl ile Mevlana Hazretlerini rahatsız ettiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Manevi sarhoşluğun derinlerine dalan Mevlana Hazretlerinin zorlandığını, bir daha girmeyeceğim diye pişman olsa da yine de manevi âlemin derinliklerinden inci dediğimiz şekli değişmeyen mücevher manalar çıkarıp bizimle paylaştığını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

1 Ocak 2021 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 450 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
450. Bıldır (Geçen yıl) korkuyla ümitten iki kanadım vardı;
Bugünse bir hale geldim ki kanat nedir, uçuş ne;
Bıldır (Geçen yıl) nerde?
Farkında bile değilim.
 
Şikâyetim, altına dönmüş (Altın rengi olmuş) yüzümdendi;
Altında feryadın farkında değilim de şikâyetten de kurtuldum-gitti.
 
Âşık kişi, dünya işlerine karşı kör olur, fakat benim gibi değil gene de; Çünkü ben ne sağırın-körün farkındayım, ne işin-gücün farkında.
 
Diyordu ki:
Benim eteği bulaşmış elbisemi tel-tel yırtın gitsin;
Çünkü sarhoşluktan
Suç nedir, sevap ne;
Haberim yok.
 
Cenge (Telli çalgı) benziyorum;
Çıkardığım nağmelerden haberim yok;
Sırlar söylemedeyim;
Fakat sırlar da nedir, bilmiyorum ki.
 
Tıpkı terazi gibiyim hani;
Pazarları düzüp koşmadayım;
Fakat pazar nedir, bilmem.
 
Kalem gibi aşkın parmakları arasında kendimden geçmişim ona uymuşum;
Tomarlar yazıyorum da tomar nedir, bilmiyorum.
 
Sakıy (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi), canım, aşkın peşime düşmüş, gidip duruyor;
Fakat senin usancından da dilim tutulmuş.
 
İçip neşelenmeye, zevk alıp safa (Gönül rahatlığı, rahatlık içinde kaygısız ve sakin hayat) sürmeye ok gibi uçuyorum;
Dostum, cefalarla (Gücünle yasaya veya vicdana aykırı olarak kötü duruma uğratma) yayımı kırma benim.
 
Kapında çadır gibi bir ayaküstünde durayım;
Sevgili, çadır kurduğun yere götür, çadır gibi dik beni.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri evvelki yılda kendini etkileyen ümit ve korkunun tesirinden kurtulduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri yüzünün renginden şikâyetçi iken şimdi yüzünün rengine aldırmadığını öğrendik.
3.    Mevlana Hazretlerine göre âşık kişinin dünya işlerine kör ve sağır olması gerektiğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretleri söylediği sözlerin farkında olmadığını, ilahi iradenin söylettiklerini söylediğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri insanlara ölçüleri gösterdiği halde kendi ölçüsünün farkında olmadığını öğrendik.
6.    Mevlana Hazretleri sayısız sözler söylediğini, bu sözlerin azlığıyla çokluğuyla ilgilenmediğini öğrendik.
7.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri için söylediği övgü ve sevinç içeren sözleri söyleyemez olduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin yanına gitmeyi, onunla beraber olmayı, bu beraberlikte hiç ses çıkarmadan ve hareket etmeden durmaya da razı olduğunu öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

31 Aralık 2020 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 440 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
440. Şarap sun, bu kaçıncı kadeh diye az sor;
Seni hatırlıyoruz da şarapla kadehi birbirinden ayırt edemiyoruz.
 
Şu seçtiğimiz tenden başka bütün halk iyi;
Fakat bunun ahmaklığı (Aklını doğru kullanamadığı) yüzünden parmağımızı çok dişledik.
 
Bir şeyden kaçacaksan kendi hevesinden kaç;
Çünkü gördüğümüz bütün eziyetler, çektiğimiz bütün zahmetler, boş, olmayacak hevesten meydana geliyor.
 
Onun  (Allah’ın) yeşilliğine, onun gül bahçesine bakıyorum da görüyorum ki yüzünün nurundan başka kaçılacak, sığınılacak bir yer yok Vallahi.
 
Her sabah kalkıp yüzünü bir temiz yıkayınca gönül, dert zamanında koşulan yere koşar-gider;
Hani halkın gönlü, güç bir hale uğradı mı, Tanrım, hepimiz de sana muhtacız, irademizi sana vermişiz diye bir yere yönelir ya, işte oraya varır.
 
Devşirip topladığımız her tohum, her yem, bela tuzağıymış meğer; Kanadı kırık, bedeni yorgun bir halde sana doğru uçuyoruz, sana geliyoruz artık.
 
Bugün, öyle bir haldeyim ki yükü eşekten ayırt edemiyorum.
Bugün, öyle bir haldeyim ki gül hangisi, diken hangisi;
Bilemiyorum.
 
Sevgili, bugün beni öyle bir hale getirdi ki;
Bugün sevgiliyle öyle bir haldeyim ki ben kimim, sevgili kim;
Bunu da bilemiyorum.
 
Sarhoşluk, dün beni sevgilinin kapısına götürmüştü;
Fakat ne çare ki bugün kapıyla evi ayırt edemez olmuşum.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri aşağıdan yukarı bakışına yücelere çıkarak yukarıdan aşağıya bakınca Tanrı sanatının hayranlığı içinde zevkten sarhoş olduğunu öğrendik.
2.    Halkın iyi olduğunu, vücudunun dış yüzüne çok önem verenlerin akıllarını gereği gibi kullanamayarak budala, aptal duruma düştüklerini öğrendik.
3.    Bizi zorlayan, ihtiyacımız olmadığı halde ihtiyacımız gibi zorlayan olmayacak isteklerimizin zarar ve günaha yönlendireceğini, güçlüklerle, sıkıntılarla boğuşturup zamanımızı çalacağını,  onun için boş, olmayacak heveslere kendimizi kaptırma dikkatsizliği yapmamamız gerektiğini öğrendik.
4.    Güzellik, hoşluk arayışımızı Allah’ın nuruna, hoşgörürlüğüne sığınmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Gönül nereyi isterse vücudunun da oraya gideceğini öğrendik.
6.    Kişi güç bir duruma gelince nasıl ki Allah’a yöneldiğini, muhtaçlığını beyan ederek isteğini iletmesi ile kendisinin de yöneldiği yere varacağını öğrendik.
7.    Dünyada topladığımız her değer verdiğimiz maddenin bize içinden çıkılması güç, sakıncalı durumlar oluşturduğunu, zarar ve sıkıntıya soktuğunu anladığımız zaman Allah’a doğru uçarak gitmemiz gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri seçimlerinin ve yaşadıklarının doğru yolu buldurduğunu, hedefe vardırdığını, güzellikler karşısında hayretler içinde kalıp zevkten kendini kaybettiğini, hiçbir şeye ayırım yapamaz hale geldiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ 

30 Aralık 2020 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 430 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
430. Kürsi ayetiyle (Bakara suresi 255) Arş’a(Göğün en yüksek katına) doğru uçtuk da daimi diriyi (Yaşamakta olanı) gördük, daima tedbirde (Önlem alanı, hazırlık yapanı)-tasarrufta (Bir şeyi istediği gibi kullanma yetisi) bulunana ulaştık.
 
Bugün o bağdan-bahçeden ne dallarımız, ne yapraklarımız, ne çiçeklerimiz, ne meyvelerimiz var;
Hocam, mahrum (Yoksun) olarak geldik sanma;
Seyret de bak.
 
Doğanlar gibi yıkık yeri baykuşlara bırakalım;
Baykuş değiliz ya, ne diye bu yıkık ülkeye geldik biz?
 
Rum Kayserinin (İmparatorunun) tapısında (Bulunduğu yerde) zünnarımızı (Hizmet ettiğimizi gösteren kemerimizi) çözdük, hikâyeyi Tebriz'e götürün de orada söyleyin;
Rum ülkesine (Anadolu’ya) ulaştık biz.
 
A ay yüzlüm, bugün bildikle yabancıyı fark edemiyoruz;
Öylesine sarhoşuz ki evin yolunu bile bulamıyoruz.
 
Aşkınla akıl bağından (Düşünme, anlama, kavrama işinden) kurtulduk;
Darmadağın (Dağınık ve karışık) olmaktan, deli-divane (Çılgın, coşkun) kesilmekten başka hiçbir şey bilmiyoruz.
 
Bahçede sevgilinin yüzünden başka bir şey görmüyoruz;
Daldan, sarhoş bir halden başka bir şey seyretmiyoruz.
 
Şu tuzakta bir tohum gizli dediler...
Tuzağa (Tuzak kurana) öylesine tutulduk ki taneden haberimiz bile yok.
 
Bugün şu nükteye (İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söze) alt sözlere dalmayın, masal okumayın;
Gönül afsun (Büyü) kabul etmez, masal nedir, bilmiyoruz biz.
 
Gönlümüz, o saçlara tarak gibi öylesine daldı ki saçı taraktan ayırt edemiyoruz artık.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Bakara suresi 255 ayetinin ayetlerin şahı olduğunu, bu ayetin hakikatine inandığını, bu inanç karşılığında orada yazılanların gerçekliğini görmek için göğün en yüksek katına çıkarıldığını, hakikat olduğu gösterildiğini, Allah’ın sanatına hayran olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri arşa doğru uçtuktan ve geri döndükten sonra her şeyde Allah’ı gördüğünü, bu görüşün onu sarhoş ettiğini öğrendik.
3.    Gönlümüzün büyüyü kabul etmediğini, masalla, ince anlamlı sözlerle uğraşmadığını, sevgilisinden başka ilgisinin olmadığını öğrendik.
4.    Aşağıdan bakıp yukarısını anlatan Mevlana Hazretleri Arş’ın üstüne çıkarak aşağıya doğru bakarak yeni bir bakış oluşturduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Gizli bir tuzak olan aşka aldanıp aşk tuzağına düşenlerin, bu aldatıştan bile haberi olamayacağını, sevgilisinden başka birşeyle ilgilenmeyeceğin öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ
 

Popüler Yayınlar