29 Aralık 2020 Salı

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 420 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
420. Bulut gibi şu toprağa pek çok gözyaşları döktük;
Buluttan geçtik de o Ay'a öyle eriştik.
 
A davul dövenler, bizim nöbetimiz geldi-çattı;
Çalın-çalın.
Ey Türk, dışarı çık, çadır yerine ulaştık işte.
 
Bir zaman Yusuf gibi kuyunun dibinde oturduk;
Derken o yandan ip geldi, kuyudan çıktık-gitti.
 
Gönül alan, gönlün isteği güzele (Şems Hazretlerine) ulaşıncaya dek Muhammed'in önünde nice putlar kırdık biz.
 
Daha yakın gelin, uzaktan geldik;
Halimizi, hatırımızı sorun, yoldan geldik biz.
 
Aşk ateşiyiz biz, muma ulaştık zulümler çeken pervaneyi yakıp yandırmak için mum gibi çıkageldik.
 
Sarhoş gibi erce (Yiğitçe) bir saldırdık da bilgiyi verdik, bilinene ulaştık.
 
Daha ilk konakta, acınmış ümmetin (“Ümmetin, acınmış ümmetidir, suçları örtülüştür. Tövbeleri kabul edilmiştir” “Şu ümmetin acınmış, ahirette azap yoktur ümmetine. Ümmetinin azabı, dünyada sınamalarla, depremlerle, öldürülmeyle, belaya uğratılmayla verilir” (Hadis, Cami: 1.s.54)) kervanıyla iki fersahlık (Çok uzun mesafeyi) varlık yolunu aştık gitti.
 
Hani ne yukarıda olan, ne aşağıda bulunan bir Ay (Karanlıkta kalanları aydınlatan) var ya;
Ona...
Hani bir yer var ya, orada ne övülmüş var, ne kınanmış;
Oraya ulaştık.
 
Her taş yürekli kutsuzun inadına varlık âlemine sığmayan o la'lin (Kırmızı renkli mücevherin) ta kapısına vardık.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin çalışmalarıyla yeryüzünde yaşayanlara çok faydalar sağladığını, kendisinden daha da ileride olanı arayarak daha ileri giderek karanlıkta kalanları aydınlatan güzel insana ulaştığını öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri bilgilerinin yağma edilmesini, Türk olanın kapalı kalmayıp yağmaya katılmasını davullarla ilan ettiğini öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri kaderin cilvesi olarak kötü duruma düşse bile Allah’tan ümidini kesmediğini, Allah’tan gelen kendini kurtaracak ipe sarıldığını öğrendik.
4.    Mevlana Hazretleri; Allah’ın güzelliklerini üzerinde taşıyan Şems Hazretlerini görene kadar peygamberimiz Hazreti Muhammed’in sözüyle ve gözetimiyle sessiz ve hareketsiz duran olağan üstü değer verilen, putlaştırılmış her ne varsa yok ettiklerini, öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin çok uzun yoldan geldiğini, ışığa aşık olanları ışığa kavuşturmak, onları ışık haline gelmesi için yanı başımıza kadar ışık gibi geldiğini,  öğrendik.
6.    Mevlana Hazretleri bilgiyi yiğitçe vererek bilinene ulaştığını, dünya hayatının bağlayıcılığından kurtulduğunu öğrendik.
7.    Mevlana Hazretleri Muhammed ümmeti olduğundan dünya sıkıntılarının imtihan olduğunu bildiği için yiğitçe savaştığını, uzun yol olan varlık yolu olan maddeye bağlılığı aşıp gittiğini öğrendik.
8.    Ne övülmüş, ne kınanmış, ne yukarıda olan, ne aşağıda olan yer olan aşk makamına ulaştığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Miraçta Peygamberimize eşlik eden büyük meleğin ben buradan ötesine geçemem dediği sınırla başlayan Allah’a bir yay mesafesi kalana kadar olan makamın aşk makamı, huzura kabul yeri olduğunu öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

28 Aralık 2020 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 410 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
410. Mademki Mesih'in beşiğindeyiz (İsa’nın doğup geliştiği yerdeyiz), Rebve'ye (Kur’anda Meryem’le oğlu İsa’ya Tanrı tarafından yerleşmeye elverişli, suyu bulunan yüksek bir yerin yurt verilmiş. Müminin suresi 50), o yüksek yere çıkalım, görünelim;
Sarhoş keşiş gibi Şam'ın kızıl şarabıyla sarhoşuz biz.
 
Padişahçısına yücelmiş Neyreb’de (Şam’da İsa peygamberin konduğu bir tepe. Burası İbrahim peygamberin de mescididir) bir ağaç gördük, onun gölgesinde oturduk, şaşırdık-kaldık Şam'a.
 
Şam ovasındayız, meydan yeşermiş;
Çevgene (Ucu kıvrık sopaya) benzeyen saçlarla top gibi meydanda yuvarlanalım-gitsin.
 
Ne vakte dek tatsız-tuzsuz kalacağız;
Binelim eyere (Binek hayvanlarının üstüne konulan, oturmaya yarayan nesne) ;
Şam’ın yüreğindeki kara noktanın doğu kapısıyız biz.
 
Cebeli Salih’te (Şems Hazretlerini Sâlihiyye de denen ve Şam’ın bir mahallesindeki handa olduğunu) duyduk, bir inci madeni varmış;
O inci (Denizin derinliklerinden çıkmış, şekil değiştirmeyen mücevher) yüzünden Şam denizine gark olup gitmişiz.
 
Şam, buluşma yüzünden dünya cennetiymiş;
Biz de Şam güzelini görmeyi beklemedeyiz.
 
Şam'ın akşama benzeyen o güzelim siyah saçları yüzünden Rum ülkesinden kalkalım da üçüncü defa Şam'a doğru at sürelim.
 
Tebriz’li Şems ordaysa, onu orada bulursak Şam'a kul-köle oluruz (Sevgiyle bağlanıp dostluğumuzu devam ettirerek hizmet eden oluruz); Ama ne kul, ne köle.
 
Bir kere daha yoldan geldik, mevkie, makama ulaştık;
Bedenlerin gurbetinden kurtulduk, Allah'a eriştik.
 
O padişaha hiç kimse, atla-pusatla erişemedi-gitti;
Biz de atı-pusatı (Giysi, giysilik kumaş) verdik de sonra ulaştık o padişaha.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    İsa peygambere “Biz ona çocukken hikmeti verdik”(Meryem suresi 13) Şems Hazretlerinin öğrenme bilgilerle konuşmadığını, Tanrıdan ilham yoluyla aldığı ledün ilminden armağanlar getirdiğini, Mevlana Hazretlerinin bu kaynağı olan kutsal yerlere gittiğini, buradan haberler verdiğini öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin Şam’da olduğunu öğrendiğini, oğlunu Konya’ya gelmesi için davetçi olarak gönderdiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin asilliğini, büyüklüğünü, yüceliğini gören Mevlana Hazretleri ilham yoluyla alınan ledün ilmini öğrendiğini bu yolda defalarca gidip gelerek aşırdıklarına bize aktarıp yararımıza sunduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerine hiçbir kimsenin ulaşamadığını, Mevlana Hazretleri hediyelerle, hizmetle, yoğun sevgiyle ulaştığını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

27 Aralık 2020 Pazar

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 400 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
400. A yıl, ne yılsın ki güzel talihinin sayesinde bıldır (Geçen yılın) masalından da kurtulduk, daha evvelki yıl hikâyesinden de.
 
Aşkla üç günden de geçtik, kırk günden de;
Anılan tapıya (Görmeyi amaçladığımız yere) gelince kurtulduk anıştan.
 
Sus, çünkü bu aşkla, aşkın Tanrı katından verdiği bilgiyle (İlmi ledün) medreseden de kurtulduk, kâğıttan da, dersi tekrarlamadan da.
 
Sus, şu maden (Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak), şu İlahi define (Değerli bilgiler) yüzünden kazançtan da kurtulduk, keseden de (Cüzdan da), kardan (Kazançtan) da.
 
Aklım başına devşir (Sözü düzgün bir biçimde bir araya getir) de şununla bitir sözü:
Güneş doğunca bekçiden de kurtulduk, hırsızdan da, karanlık geceden de.
 
Biz Şam'ın aşığıyız, sevdasıyla başımız dönmüş, delisiyiz-divanesiyiz. Şam'ın sevdasına can vermişiz, gönül bağlamışız.
 
O yandan doğup parlayan o kutluluk sabahı yok mu?
Her akşamı, her seher çağı (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanına) Şam'ın seherlerine sarhoş kesilmişiz.
 
Sevgiliden ayrıldığımızdan dolayı koşa-koşa bab'a (Şam kapılarından birinin adıdır “BâbuTûnâ” denir) geldik;
O âşıklar camiinden Şam ülkesinin yeşilliklerine daldık.
 
Osman'ın Mushaf’ına el basayım da and içerek söyleyeyim ki o güzelin inci gibi dişleri yüzünden Şam'a lala kesilmişiz (Bakım, eğitim ve öğretimiyle kendimizi görevli saymışız) biz.
 
Ferec kapısından (Şam’daki cami’in kapısının adıdır) da uzaksın, Ferâdıs (Şam’daki cami’in kapısının adıdır) kapısından da;
Nereden bileceksin, nasıl anlayacaksın ki biz, Şam'da nasıl bir seyirde-seyrandayız (Yürüyüşte, ilerleyişte, gidişte, gezintideyiz)?
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Yeni bir kazanımı olmayanın geçmişin yaşayışını masal, hikaye haline getireceklerini öğrendik.
2.    Hedefe ulaşanın artık hedeften söz etmeyeceğini öğrendik.
3.    Aşkla yapılan gidişte günlerin sayılmayacağını öğrendik.
4.    Aşk içinde olana Tanrı katından bilgi verildiğini, verilen bilgiyle başka bir ders almaya gerek olmadığını öğrendik.
5.    Tanrı hazinesine kavuşanın kazançtan, paradan kurtulacaklarını öğrendik.
6.    Kaynağa ulaşanın diğer problem çıkaran işlerden kurtulacağını öğrendik.
7.    Mevlana Hazretleri Şam’a gittiğini, aşkını orada aradığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah dostu Şems Hazretlerinin anlatımlarımızdan güzelliğini yüceliğini görmeyenin, anlamayanın, camiye gitmeyenin Mevlana Hazretlerinin nasıl bir yol önerdiğini anlayamayacaklarını, göremeyeceklerini öğrendik, anladık.
                     *
Ravli ledün ilmi diye çok bilgi almak için googleden incelemelisin.
RAVLİ

 

26 Aralık 2020 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 390 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
390. Dedim ki:
Deniz ırmağa doğru gelmese biz yola düşer, akarsu gibi onun yanına gideriz.  
 
A gayb sözlerini (Sahip olma, idare ile kullanma, ruhlar ve nefsler alemi ”Melekut âlemi de denir”) söyleyen, sen söyle de senden haber veren güzelden, senin güzelim haberlerinden güzel bir haber alalım.
 
Hamd olsun, şükür olsun Tanrı'ya, savaştan kurtulduk;
Şu yokuşlarla, bellerle (Dağ sırtlarında geçit veren çukur yerle) dolu vadiden halas olduk (Kurtulduk).
 
Şu vehimlerle (Yanlış ve yersiz düşüncelerle) dopdolu, şu eğri (Olmayacak bir şeyin olacağını sanma) düşünceli candan geçtik;
Şu düzenlerle dopdolu, şu ciğerler yiyen felekten kurtulduk.
 
Harislerin (Açgözlülerin) dükkânları, düzenle herkesin varını-yoğunu sildi-süpürdü;
Bizse dükkânımızı yıktık, o işten vaz geçtik-gitti.
 
O devlet (Tanrının yetkili kıldığı, sırlarını bağışladığı, ilmiyle kudretiyle desteklediği, yetki verdiği kişinin sözlerini doğru çıkardığı, isteğini kendi isteği olarak gerçekleştirdiği, diğer insanların kabul ederek boyun eğdiği, erdeme ve ölümsüzlüğe kavuşturmaya, insanları yönlendirme ve yönetme makamı) gül bahçesinin gölgesinde uyuduk;
O coşup köpüren uçsuz-bucaksız denizde boğulmadan kurtulduk.
 
Atımız yok ama hepimiz de süvariyiz;
Şarabımız yok, fakat hepimiz sarhoşuz, sağraktan (Büyük kadehten) da kurtulmuşuz, meyhaneciye minnet etmekten de.
 
Tövbeyi (İşlediğimiz günah ve suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar verişimi) bozduk, sonra yüzlerce kere gene tövbe ettik:
Derken tövbe ayını görünce bir uğurdan (Yönelimden) kurtulduk-gitti.
 
O âşıklar İsa'sının yüzünden, onun Mesih'inin afsunundan (Büyüsünden) öylesi bir hale geldik ki illetten (Hastalıktan) de kurtulduk, idrara bakmaktan da, hastadan-hastalıktan da.
 
Gören ve görünen;
Dünyayı bezeyince (Süsleyince) güzelden de vaz geçtik;
Bulgar cariyeden de kurtulduk.
                    ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Bizi aydınlatan, sırlar bağışlayan kişi bize gelmese bile bizim onun yanına gitmemiz gerektiğini öğrendik.
2.    İzzet, saltanat ve büyüklük anlamına gelen, Allah’ın mülkü, hükümranlığı ve âlemdeki düzenlemesi bilgisine melakût âlemimi veya bu bilgilere gayb dendiğini, bu bilgilere herkesin ulaşamayacağını, buradan haber herkese verilmediğini öğrendik.
3.    Tanrı katından verilen bilgilere ulaşanın savaş yapmaktan, zorlu yollardan kurtulacağını, yanlış ve yersiz düşüncelerden kurtulacağını öğrendik.
4.    Tanrı katından verilen bilgilerinin insanı eğri düşüncelerden kurtaracağını, dünya döngüsü acı veren olayların hastalığından kurtaracağını öğrendik.
5.    Şems Hazretlerine sevgiyle bağlanıp sevgi, dostluk kuranın açgözlülükten kurtulacağını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin koruması altına girerek rahat etmemiz, yaşamın dalgalarında boğulmaktan kurtulmamız gerektiğini öğrendik.
7.    Mevlevi’nin atı olmasa da hızla istediği yere gittiğini, içki içmese bile sarhoş olduğunu, sarhoş olsa da aklının başından gitmediğini ve sızıp kalmadığını, başkalarına borçlu kalmaktan kurtulduğumuzu öğrendik.
8.    Tövbe ettiklerini, tövbeden de tövbe ederek suç işlemekten kurtulduklarını öğrendik.
9.    Eskiden doktorlar idrarın rengine ve kokusuna bakarak hastanın hastalığını teşhis ettiklerini öğrendik.
10.                      Şems Hazretlerinin İsa gibi hastayı iyileştirdiğini, hastalıktan kurtardığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretleri dünyayı sırlarıyla süsleyince kendisine aşık olanları aşk âlemine götürerek dünyanın güzellerini aramaktan vazgeçirdiğini öğrendik, anladık
                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar