4 Aralık 2020 Cuma

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 170 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
170. Bugün siz, ya kendi ateşinize odunsunuz;
Ya da ateş sönmüştür de siz, Tanrı nuru olmuşsunuzdur.
 
O yel (Rüzgâr), ya soğuk yel olmuştur da sizi dondurmuştur;
Yahut da her vardığınız yere esen seher yeli (İnsanı dinçleştiren güneş doğmadan önceki zaman esen rüzgâr)  kesilmiştir.
 
Cevap vermek için ağzınızı açmazsınız ama her söze canınızda bir cevap var sizin.
 
Günlerin havanında dövdüğünüz inciler sürmedir gözlere;
Çekin o sürmeyi, çekin.
 
A doğanlar, ölüm anına geldiniz mi bilin ki bu, ikinci bir doğuştun doğun-doğun.
 
Hintli olarak mı doğdunuz, Türk olarak mı?
İkinci defe yüzünüzdeki peçeyi açtığınız gün belli olur bu.
 
Tebrizli Tanrı Şems'ine layık olursanız Vallahi de siz, o layık olduğunuz günün hasbekisiniz (Padişah yakınısınız).
 
Bahtımız yaver (Yardımcı) oldu da ansızın aşıklar halkasına bir ay yüzlü güzel düştü diye bir haberdir, ulaştı.
 
Aşıkların gözleri de, gönülleri de o güzellikle öylesine bir doldu ki adları anılan güzellerin hikayeleri unutuldu-gitti.
 
O güzellikten nice Ab-ı hayat (Ölümsüzlük veren) kaynaklan coştu;
O eşsiz şaraptan nice gözlere, başlara mahmurluklar (Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik) çöktü.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Bulunduğumuz konumun esaretinden, tuzağından kurtulup Allah dostuna erişmemiz, onu kendimize sevgili yapmamız, sevgili gibi davranmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Bulunduğumuz konumdan değişmedikçe sıradan biri olarak yanlışlar içinde yaşam süreceğimizi, sonuçta zarar edip cezaya uğrayacağımızı öğrendik.
3.    Allah’ın nuru olmak için arayışa geçene Allah dostlarından yardım geleceğini, amacına ulaştıracaklarını öğrendik.
4.    Sadece kendimize değil çevremize de dirilik, güç, kuvvet vermemiz gerektiğini, donmuş kalmış bir yaşamdan kendimizi kurtarmak için Tanrı sıcaklığını verecek kişi ile buz  kişi olmaktan kurtulmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerine nitelikli, özü ve davranışlarıyla uygun, yaraşan kişi olursak, büyük kişilerin yakını olacağımızı Mevlana Hazretlerinden öğrendik.
6.    Âşıklar meclisine girebilenlerin isteyip gayret gösteren, iyi talihli kişiler olduğunu, bilinen kişiler arasında olacaklarını öğrendik.
7.    Âşık olanların ölümsüzlüğü de elde edebileceklerini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Değişim yapmaya karar vermemiz bunu da en yüce kişilerin yol göstermesiyle, yolu anlatmasıyla, yardım etmesiyle, sahip çıkmasıyla sana önderlik etmesiyle olacağını, Mevlana Hazretlerinin öğretisi ile başlamamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

3 Aralık 2020 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 160 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
160. Kendime baktım da göremedim kendimi, çünkü o Ay lütfetti (Önem verdiğim, saygı duyduğumdan yardım, bağış geldi) de bedenimde can oldu benim.
 
Ezeli (Öncesi olmayan) tecelli sırra (Aklın erişemedikleri, açıklanamayan, çözülemeyenler kendini gösterip), tamimiyle anlaşılınca can âlemine sefer ettim, o Ay'dan başka bir şey göremedim.
 
Dokuz kat gök de o Ay’a (Şems Hazretlerine) karşı baş eğdi;
Varlık gemim, tamimiyle denizde gark oldu- gitti.
 
O deniz bir dalgalandı da akıl-gitti;
Ortalığa, böyleydi-şöyleydi diye bir sestir, yayıldı.
 
Köpüklendi o deniz;
Köpüğün her biri de filanın şekli oldu, fermanın bedeni.
 
O denizden beliren her beden köpüğü, hemencecik eridi, denize karıştı-gitti.
 
Efendiler Efendisi Tarın Şems’inin devleti olmadıkça ne Ay görülebilir, ne deniz kesilebilir insan.
 
A şimdicek (Şu anda) kafeslerinden kurtulan, kuşlar;
Gene yüzlerinizi gösterin de söyleyin:
Neredesiniz?
 
Geminiz şu suda kırık bir halde kalakaldı;
Balık gibi bir soluk, görünün şu sudan.
 
Ya kalıbı kırmış da o dosta erişmişsinizdir yahut da tuzak elinizden çıkmıştır da avdan kalmışsınızdır.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretleri Mevlana Hazretlerinin canında yani özünde yer aldığını öğrendik.
2.    Bu zamana kadar açıklanmayan Allah’ın sırlarının görünür hale geldiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretleri kendisine candan bağlanan Mevlana Hazretlerine can âlemine götürüp gösterdiğini, o âlemde Şems Hazretlerinden başka birini görmediğini öğrendik.
4.    Dokuz kat göğe çıkan Mevlana Hazretlerinin nurların içinde kaldığını, bu nur denizinde çeşitli kişilerin bedenlerinin şekli belirdiğini öğrendik.
5.    Nur denizinde beliren her kişinin bedeni eriyerek nur denizine karıştığını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin Tanrının yetkili kıldığı, sırlarını bağışladığı, ilmiyle kudretiyle desteklediği, yetki verdiği kişinin sözlerini gerçekleştirdiğini, diğer insanların kabul ederek boyun eğdiği, erdeme ve ölümsüzlüğe kavuşturmaya, insanları yönlendirme ve yöneltme makamında olduğunu, Şems Hazretlerinin izni olmadan başka bir insanın ne karanlıkta kalmışları aydınlatamayacağını, ne de nur denizi olabileceğini öğrendik.  
7.    Bu zamanda bedeninin hapsinden kurtulan kişilerin Şems Hazretlerinin yüzünü görmekle olacağını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’a ulaşma yolunda çaresizliğe düşenin, Mevlana ve Şems Hazretlerini tanımaları, yardım istemeleri gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

2 Aralık 2020 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 150 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
 
150. Tebrizli Tanrı Şems'i, bu coşkunluğu meydana getirince can doğusundan doğdu, o tanınmış Ay (Karanlıkta kalmışları aydınlatan ışık), candan belirdi.
 
Bıldır (Geçen yıl), Ay gibi doğan o kızıl kaftanlı güzel, bu yıl boz bir hırkaya büründü de çıkageldi.
 
O yıl, yağmada gördüğüm O Türk’tür bu yıl, Arap şeklinde gelen.
 
Elbisesini değiştirdi ama sevgili, gene o sevgili.
O elbiseyi değiştirdi;
Başka bir elbiseyle tekrar geldi.
 
Şişe değişti ama şarap, gene o şarap, bak da seyret, sarhoşun başını ne de hoş döndürmede.
 
Gece geçti;
A sabah şarabı içenler, neredesiniz?
O meşale (Karanlık yolu aydınlatan), sırlar (Aklın erişemediği, açıklanamayan, çözülemeyen) penceresinden belirdi çünkü.
 
Habeşlerin (Siyah yüzlülerin) devrini gördü de Rum ülkesinin (Anadolu’nun) dilberi (Alımı, güzelliği) gizlendi;
Fakat bugün şu koca orduyla geldi gene.
 
Tebrizli Tanrı Şems'i (Güneşi) erişti;
Temizlik göğünden o nurlar saçan Ay (Nurları bizlere yansıtan) doğdu, belirdi.
 
Seher çağı (Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı) gökyüzünde bir Ay göründü;
Gökten indi de bize baktı.
 
O Ay (Şems Hazretleri), doğan nasıl avını kaparsa o çeşit kaptı beni, göğe doğru uçtu gitti.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin canımızdan kendini göstereceğinden candan onu arzulamak gerektiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin Türk olduğunu, çeşitli kıyafetlerle ziyarete geldiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin kıyafeti değişse de kimliği ve kişiliğinin değişmediğini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin avcı olduğunu, uygun kişiyi kapıp yücelere doğru yükselttiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretleri Mevlana Hazretlerini avlayarak göğe çıkardığını öğrendik.
                     *
RAVLİ

 

 

1 Aralık 2020 Salı

DİVAN-I KEBİR 7. CİLT 140 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Tanrı sanatını anlatıyor)
 
140. Bal arısı onun bal denizlerinden nasıl haber aldı ki misk gibi ballarla arı sürüleri meydana geldi.
 
Bir arık ipek böceği, onun kerem mahzenine nasıl ol buldu ki bir çok ipekler dokudu, ibrişimler ördü.
 
Sedef, gözü, kulağı olmadığı halde nereden rızıklandı da inci elde etti, haznedara döndü.
 
Bir sert demir, bir katı taş parçası, ışıklara yumuşak-yumuşak ne biçim bir yol buldu da demir, taşa çarpılınca bir ışık bayrağıdır belirdi.
 
Bak da seyret, toprak yurdundan nasıl bir gül bahçesi güldü;
Zift gibi sürmeden nasıl bir kâfur meydana geldi.
 
Gaz boyaması yokken, gelin bezeyen kadın yokken gül, o rengi nerden buldu da parıl-parıl parlayıp ışıl-ışıl ortalığı parlatarak gizlilik perdesinden nasıl yüz gösterdi.
 
O işi-gücü iyi padişahın devleti, ikbali sayesinde şu bozguna uğramış ordu, üst gelmiş gibi çıkageldi.
 
Onun yüzünün, onun güzelliğinin bağında bir elma ağacı gördüm ki her elması yarılınca içinden bir huri belirmedeydi.
 
Elmanın gönlünden huri belirince gülüyordu:
Onun gülüşünden de hastaların ihtiyacı gideriliyor, hepsi sağlık elde ediyordu.
 
Sarhoşların şu varlığı, şu sarhoşluğu, şu oyunu, sanma ki üzümün özünden meydana gelen şaraptandır.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 7 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Allah’ın var ettiği kulları için sayısız güzellikler hazırladığını, her canlıya ve cansıza güzellik sanatı ile donattığını öğrendik.
2.    Her şeyin hemen görünmeyen özü olduğunu, yeri, zamanı gelinde aşkın sıcaklığı harekete geçip öz güzelliğini eser olarak göstereceğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’ı arayan, görmek isteyenin önce Allah’ın yaratılıştaki sanatını, düzgün işleyişini görmesi, öğrenmesi gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar