4 Haziran 2020 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 2250 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri kendini anlatıyor)

2250. Gel ki bugün, dünyadan dışarıdayım ben;
Gel ki bugün, kendimden de gizliyim ben.

Hançeri aldım, varlığımı kestim-gitti:
Artık ne kendime aidim, ne başkalarına.

Yanlış söyledim, kendimden kesilmedim ben;
Bu tedbiri (Hazırlığı), bensiz yaptı canım.

Gönül ateşi ne halde?
Bilmiyorum:
Çünkü başka bir şekilde yanıyor dilim.

Yüzlerce şekilde gördüm kendimi;
Her şekil gördükçe hah (Olmasını istediğim, beklediğim oldu ) diyorum, buyum ben.

Yüzlerce şekilde gördüm kendimi diyordum ya;
Belki de şekil değilim, izim eserim yok benim.

Çünkü gönle gelen şekiller, konuklara benzerler;
Gelirler, giderler, ben de gelip gittikleri evim.

A benim sevgilim, sende kaybolmuş -gitmişim, görünmüyorum ben; seni bir tuhaf şekilde, rüyada gördüm.

* Mısır kadınları gibi elimde turunç vardı, Yusuf’un aşkıyla geçmiştim kendimden, ellerimi doğruyordum ben.

Nerde o Ay (Karanlıkta kalanların yollarını aydınlatan), nerde o dün geceki (Nur saçan) gözler;
Nerde o (Hiç insanın duymadığı Allah) sözleri duyan kulaklar?
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri dünyanın, benliğinin, taraftar bağlılığından, bir yere aitlikten canının gücü ve isteğiyle kurtulup özgürleştiğini öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri özgürleşince farklı bir yanışla kendisinde oluşmuş şekillerden, kalıplardan bir-bir kurtulup değişimlere girdiğini, bu değişimleri aklının bile kolayca tanımlayamadığını öğrendik.
3.    Mevlana Hazretlerinin süratle farklılaşınca yolunu ve yönünü kaybetmemek için Allah dostu Şems Hazretlerinin gönül alanına girdiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Allah dostu Şems Hazretlerinin gönlünde Allah’ı gören Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerine aşık olduğunu, sevgi ile bağlandığını, Allah’ın sanatını gösterdiği bu sevgiliyi görecek gözün, sözlerini dinleyecek kulağın çok az olduğunu öğrendik, anladık.
                     *
RAV

3 Haziran 2020 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 2240 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri kendini anlatıyor)

2240. Bir zaman, benden (Er suyumdan) gebe kalır dünya;
Bir zaman da dünya gibi doğar-meydana gelirim ben.

Can, devekuşu gibi şekerler yerken ansızın sarhoş olurum da duduyu (Papağanı) ısırırım ben.

Bir yere varırım ki dünyalara sığmam;
O sevgiliden başkasına yaraşmam (Yakışmam, uygun olmam) artık.

O sarhoş rindin (Gönül erinin), olasıya (Olabileceği ölçüde) deli-divaneyim  (Çılgınım);
Bütün rintlerin (Kendini Allah’a adamışların) ortasında hay-hay-a (İyi dilekleri, azarlamaları, şaşkınlıkları, sevinçleri arasında) kalmışım ben.

Neden kendine gelmiyorsun diyorsun bana;
Kendimi göster de geleyim kendime.

Devlet kuşunun gölgesi (Önem verilen, sayılan yüce birinin koruması altına alarak), öylesine okşamada beni ki görsen o gölge olmuş, ben devlet kuşuyum (Yer değiştirmiş) sanırsın.

Aşkı gördüm, sarhoştu, diyordu ki:
Belayım (İçinden çıkılması güç, sakıncalı durumum) ben, belayım (Toplum içindeki ilişkilerimle belirlenen yerim) ben, belayım (Duruşum biçimim, konumum, tavrım bu).

Her yandan cevap geldi ona;
Hem de yüzlerce canla:
Seninim ben, seninim ben, seninim.

* O ışıksın (Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan, doğru anlamayı sağlayan ve doğru kararlar verdiren, doğru işler yaptıran enerjisin) sen ki Musa’ya seslenir-dururdu:
Tanrıyım ben (Göremezsin beni);
Tanrıyım ben (Göremezsin beni), Tanrı'yım.

A Tebrizli Şems dedim, kimsin sen?
Dedi ki:
Sizim ben, sizim ben, sizim.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerini doğuş ve oluşlarda etkisini, eserini görebileceğimizi öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin kendini kaybederek rahat durmayı bırakıp taklit söz söyleyenleri ansızın canlarını yakacağını öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri ancak Şems Hazretlerinin yanında yerinin olduğunu, huzur bulduğunu öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin Allah dostlarının içinde delilik yapmaktan çekinmediğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin ben benlik kavramını yok ettiği için kendini tanımlayamayacak göremeyecek duruma geldiğini öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin Allah’ın koruması altında bizleri koruyan olduğunu öğrendik.
7.    Aşkın insanı sıkıntıya sokacağını fakat tatlılığı yüzünden hiç kimsenin aşktan vazgeçmeyeceğini öğrendik.
8.    Şems Hazretleri Şems Hazretlerinin gönlünde her defasında Allah’ı gördüğünden âşık olduğunu öğrendim.
9.    Allah zatını baş gözüyle göremeyeceğimizi, nuruna dayanacak kişi olmadığını, ancak gönül gözüyle gönülde kendi isterse görüneceğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin bizden biri olduğunu, ayrı birisi olarak düşünmemek gerektiğini kendi sözünden öğrendik, anladık.
                     *
RAV


2 Haziran 2020 Salı

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 2230 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşıkları anlatıyor)

2230. Serkeş (Dik başlılık ederek Musa’nın peygamberliğini kabul etmeyen) Firavun'a ejderhayız (Büyük yılan), Musa’ya ise sopayız iş-güç göreniz.

* Himmetle (Çalışmayla, emekle, gayretle) Nemrud'ların kanlarını dökeriz;
Sivrisinek gibi arıklığımıza (Zayıf, cılız, sıska olduğumuza) bakma bizim.

O aslanın elindeyiz, ağlıyoruz, ama aslanlara da üstünüz, fillere de.

Deve gibi eğri-büğrü yaratılmışız ama deve gibi Kâbe’nin yoluna düzülmüşüz, gidiyoruz.

İki günlük devlete (Dünya isteklerini elde etmeye) gönül bağlamadık;
Ölümsüz devlete erdik (Elimizden gitmeyecek kazanıma ulaştık), o sayede muradımıza (İsteğimize, dileğimize) kavuştuk biz.

Güneşle Ay gibi hem yakınız, hem uzak;
Aşkla gönül gibi hem gizliyiz, hem apaçık.

Kanlar içen zalim aşkın köpekleri için, kan gibi tağardayım (Küpün içindeyim) ben.

Susma vaktinde balık gibi, susmadayım;
Söyleme vaktindeyse tozsuz bir Ayım ben.

O şaraptan nasıl yok olup gitmişim, bilmiyorum;
O mekânsız güzellik yüzünden nerdeyim, bilmiyorum.

Bir zaman, denizin dibine düştüm;
Bir zaman da güneş gibi doğayım.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Allah dostu âşıklarının zayıf, cılız, ağlamalı görünmelerine aldanmamak gerektiğini, onlara sahip olan, isteklerini kendi isteği olarak kabul eden Allah’ın kudreti olduğunu öğrendik.
2.    Allah dostu âşıklarının cesur olduklarını, yanlışı kim yaparsa yapsın karşı durmaktan korkmadıklarını öğrendik.
3.    Allah dostu âşıklarının yaşantılarının söz ve davranışlarının doğru veya düz olmayan görüntüleri olsa da Allah’ın emrettiği yönü değiştirmediklerini, hedefe herkesin anlayamayacağı bir biçimde gittiklerini öğrendik.
4.    Allah dostu âşıklarının geçici dünya mutluluklarına bağlanıp yoldan kalmadıklarını, ölümsüzlüğe kavuştuklarını öğrendik.
5.    Allah dostu âşıklarının sevdiği saydığı, önem verdiği aşık olduğu kişi ile mesafeli bir yakınlık içinde hem açık hem gizli ilişki içinde olduklarını öğrendik.
6.    Allah dostu âşıklarının aşka kendisini sunduğunu, susmak gereken yerde susup konuşmadığını, söz söylemek gerektiğinde karanlıkta kalmışlara ışık olup yollarını aydınlattıklarını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri aşkın sarhoşluğu içinde bizlere Şems Hazretlerinden aşırdığı sırları ve kendi elde ettiği sırları verdiğini, değişmez hakikatleri yararlanmamamız için bağışladığını  öğrendik, anladık.
                     *
RAV




1 Haziran 2020 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 2220 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri ben anlatıyor)

2220. Şu suda baş aşağı görünüyorum sana, fakat fidanımın başı ne yandadır;
Bilmezsin.

Kalleşlik (Sözünde durmamak) değildir ama ona da benzer hani;
Ne kimseyi yererim ben, ne kimseyi överim.

Aşkın soluğundandır (Kendine özgü anlatım biçimidir) bu;
Aşksa gizli lütuftandır (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardım);
Bense kabalığımdan hay-haylara (Sağlığımı, gençliğimi yitirdim diyerek yakınır duruma) düşmüşüm.

Dağ bir ses verirse bile a dağ, gelirim dedin, gelmedin deme.

Ses, kimden çıktıysa sözü ona söyle:
Ne de önsüz-sonsuz bir söyleyenim (Sözü sınırlı söylerim) ben.

Gel ki padişaha avız (Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimseyiz) bugün;
Ne kendi başımızın kaydındayız (Derdine düşmüşüz), ne âlem (Dünya, evren) umurumuzda.

* Gel de İmran oğlu Musa gibi erlikle denizden toz koparalım (Denizi yarıp yol açalım) bugün.

* Bütün gece sopa gibi yere düşmüştük (Uyuyorduk);
Gündüz oldu;
Şimdi yılan gibiyiz (Kıvranarak hareket ediyoruz), kararanız yok.

* Günlümüzün çevresinde tavaf (Kutsal yeri ziyaret) ettik ya;
Koynumuzdan Yed-i Beyza’yı (Nurlu eli) çıkaralım artık.

Sopayı yılan yapan kudret sayesinde her gece (Allah dostunun elinde) sopaya dönüyoruz;
Her günse yılanız (Sinsilik ve hainlik peşinde olanız).
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin uğraşısını boş, gereksiz, geçersiz görüp aşağı görenlerin bu uğraşının meydana getirdiği faydalı güzelliklerin nerede kendini göstereceklerini bilemeyeceklerini öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri hiç kimseye hak etmediği övgüyü veya yergiyi yapmadığını öğrendik.
3.    Aşkın görüş ve düşüncesinin gizli iyilikler ve bağışlar olduğundan herkesin göremeyeceğini öğrendik.
4.    Ses kimden çıktıysa sözü ona söylemek gerektiğini, genelleme yapmamak gerektiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin sözünün kendisiyle söz söyleyene olduğunu öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin ben merkezli duyuş ve düşünüşü olmadığını, dünyalık kazanım peşinde olmadığını, Allah’ın emrinde, Allah’ın yetkili kıldığı, güç verdiği bir halde gizli ve açık güzellikler, faydalar oluşturduğunu öğrendik.
7.    İnsanın gönlünde olan, değerli olduğu için korunan nurun büyük işler yapan nur kudretinin, aydınlığın dışarıya çıkması gerektiğini öğrendik.
8.    Allah’ın kudretini kullanma yetkisi alanların büyük işler yaptığını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri insanın görünüşü kadar sınırlı bir varlık olmadığını, gönül dediğimiz kalpte oluşan duyguların kaynağının olduğunu bilmek, bu yere ulaşmak, buradaki kudreti görünür hale getirmek gerektiğini öğütlediğini öğrendik, anladık.
                     *
RAV


Popüler Yayınlar