26 Şubat 2020 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 1260 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1260.  Çek şarabı (Tanrı şarabını), bir güzelin adıyla ki pek güzel, pek seçkindir o (Şems Hazretleri).

Eyvahlar olsun;
Nice kanlar vardır boynunda, aklın (Düşünme, anlama, kavrama gücü) bile gerdanlığını çekmiş, koparmıştır o.

Saçlarının büklümleri, miskin (Aciz) kârına (Kazancına) kesat (Durgunluk) vermiş, pahasını (Değerini, fiyatını, ederini) düşürmüş-gitmiştir.

Sustum, susarak bana sun şarabı;
Çünkü gönül (İstekler, arzular, sevgi, düşünüş, anma, hatırlama), yazıklar olsun ki söze bağlı.

* A meyhane piri, bir kadeh sun, yarın deme;
Geciktirmede tehlikeler vardır.

* Şarap yerine Firavun'un kanını sun;
Çünkü can Musa’m (Allah ile konuşan canım), vade (Bekleyiş bitti isteğim) yerine geldi.

Şarabımız, düşmanın kanıdır;
Çünkü aslanların zevki avlanmaktadır.

Aslanın ağzı, pençesi neden kanlıdır;
Fakat bütün bunları, bizim kanımızdan elde etmiştir.

Ne işrete (Sarhoşluğa) dalmışım, ne özümün (Benliğimin, manevi varlığımım, nefsimin, derinliğimin),  kanına;
Ben zaten yoklukla (Göz önüne gelmediğim, adam olmak için uğraşmadığım, insanda bulunması gerek olumlu etkilere sahip olmadığım için) sarhoşum (Zevkle kendimden geçmişim), varlıkla (Para, mal, makam, şöhret sahibi oluşumla) değil.

Beni doğanlaştırdı (Leşin yanına varmayan, leş yemeyen yaptı);
Diri avlar avlanmadayım;
Kuzgunlar (Kargalar) gibi ölülerin çevresinde dolaşmıyorum.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Allah dostu, seçkin bir güzel bir sevgili bulup adını söylemekle bile sarhoş olmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Allah dostu kendine aşık olanları aklın güzelliğinin, parlaklığını atıp yerine ebedi güzellik olan inançla sırlar öğrettiğini öğrendik.
3.    Kendimizi çok sözün çevrelemesinden kurtarmak için susmamız gerektiğini öğrendik.
4.    Güce, kuvvete, paraya, makama tapmayı bırakıp Allah ile konuşmak için uğraşmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin yoklukla kendini özgürleştirerek yaşamın zevkine vardığını öğrendik.
6.    Mevlana Hazretleri özünün saflığını severek güç bulduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri kötü kokutan ve kokutacak her ne varsa bunlardan uzak durarak güçlü, zinde, canlı kişilerin etrafında dolaşarak bunları avladığını, bu avları kanına karıştırdığını, içine aldığını, kendi gibi yaptığını öğrendik, anladık.
                     *
RAV


25 Şubat 2020 Salı

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 1250 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1250.  Eyvahlar olsun, elindeki şarap (Tanrı şarabı), nasıl bir şarap;
Aklı Küll (Tabiattaki uyum) bile onunla sarhoş olmuş-gitmiş.

Gönül, öyle yücelere çekip götürüyor ki orda,  Zühal’in (Satürn yıldızı) mızrağının ucu bile pek aşağı kalıyor, eyvahlar olsun.

Eyvahlar olsun;
Bu mecliste kendinden geçen, yakından da geçer, eşinden-dostundan da.

Zümrüdüanka gibi Kafdağı’nın yücesinde uçar;
Dağ bile huzurunda kemer bağlar, hizmetine koşar.

Eyvahlar olsun, kırılmamış şişe binlerce eli, ayağı yaralamış.
Bana sabret, daha yavaş davran diyorsun;
Sabrın, yavaşlığın da yeri mi?

O pire bir kadeh şarap sun da dik şuraya;
Eyvahlar olsun, buraya bir de pir gerek;

Hele bütün pirliklerin (Yaşlı, bağımsız, bilgili olmanın), bütün tecrübelerin canı olan akıl olursa..
Hani, özü de pek hoştur, buraya da pek layıktır o.

Bütün dünya, o sonsuz bağdan, o uçsuz-bucaksız bahçeden koparılmış bir gül demetidir.

Bir gül demeti eyvahlar olsun, tezce soları sen çöle yüz tut, çöl kurtulmuştur ondan.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                     
Neler öğrendik;
1.    Tanrı şarabının etkisinin doğadaki uyumu bile kendinden geçirdiğini, sarhoş ettiğini öğrendik.
2.    Tanrı şarabının kişiyi ahmaklıktan, cahillikten, pintilikten, korkaklıktan, cimrilikten, tembellikten, kafasızlıktan yalan ve fenalıktan kurtardığını öğrendik.
3.    Tanrı şarabı ile sarhoş olan yücelere çıktığını,  yeryüzünün kendisine hizmete hazır hale geldiğini öğrendik.
4.    Tanrı şarabı bulmada yavaş olmanın, beklemenin olmadığını, acele etmek gerektiğini öğrendik.
5.    Aklımızı yaşlandıkça bilgili, tecrübeli, bağımsız, takıntısız hale getirerek pir olmamız gerektiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Dünyada gördüklerimizin uçsuz bucaksız yokluk âleminden geldiğini ve belirli bir ömür verildiğini, bizim ölümsüz olanı aramamız ve katılmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAV




24 Şubat 2020 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 1240 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

1240. Davul sesini duydun ya, çek çabucacık kılıcını;
Çünkü senin canın adeta Zülfekar’ın (Hazreti Ali’nin kılıcının)  kınıdır.

Çal kılıcı, al aşk ülkesini;
Aşk saltanatı, sonsuz, daimi bir saltanattır.

Kerbelâ Hüseyin’isin;
Suyu bırak;
Bugün su, parıl-parıl parlayan kılıçtır.

Gözünü kapadın, yani uyku vakti geldi demek istedin;
Suya dönmüş erlere uyku yoktur.

Sen de bilirsin ki biz o kadar bekleyemeyiz;
Fakat senin sarhoş gözlerin acele ediyor.

Cefa et (Yasaya veya vicdana aykırı kötü duruma uğrat, eziyet et), bütün cefan lütuftur (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardımdır);
Hata et, senin hatan (Yanlışlığın, suç-günah gözükenin sonuç olarak) doğrudur.

Ateşli gözlerin dalsın uykuya;
Bizim gözlerimiz de kavrulmuş, kebap olmuş, gönlümüz de.

Sakinin (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçanın) gözü, bir katre (Damla) su olan o kılıçla nice başlar aldı.

Birisi der ki;
Bu, sakinin (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçanın) aşkından oluyor;
Öbürü der ki;
Bu, şarabın (Tanrı şarabının) işi.

Şarapla saki de nedir?
Tanrı'dan başka bir şey yok;
Bu aşk hangi kapıdan;
Tanrı bilir ancak.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Aşkın gel, savaşa katıl davetini duyanın heyecanlanması, canını aşk yolunda ortaya koyması gerektiğini öğrendik.
2.    Savaş zamanı su aranmayacağını, kan suyunun kılıçta parlamasının yeterli olacağını öğrendik.
3.    Savaş zamanı uykunun yeri olmadığını öğrendik.
4.    İnsan ruhuna Allah’ı sevdirenin, Allah nuru saçanın söz ve davranışlarından incinmenin yanlış olduğunu, biz sonucu göremediğimiz için bize yanlış gözükeceğini, aslında iyi sonuçlar vereceğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Allah ister sarhoşlukla, ister sevgiyle, ister bağlılıkla, ister yoklukla, ister çok ibadetle kendisine yaklaşmasını istediği kişiye bir kapı açarak, huzuruna alacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAV



23 Şubat 2020 Pazar

DİVAN-I KEBİR 6. CİLT 1230 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Sema’yı anlatıyor)

1230.  Üzerindeki cevheri (Özünü, mayasını, yeteneğini) görmeyen, öylesine bin Ay’ı gözüyle görmeyen kişi yok mu?

Böyle kişiye müzik ne yapsın, def ne etsin;
Sema (Mevlevi dansı), gönüller alan sevgiliye buluşmak içindir.

Yüzlerini kıbleye dönmüş (Allah’ın emrini önemseyen) kişiler bu dünyada da sema'dadır (Mevlevi dansı), o dünyada da;
Hele halka olup sema ederek dönüp duranların ortasında Kâbe (Kutsal yer) de olursa.

Bir parmak şeker istiyorsan zaten var, hem de bedava;
Fakat şeker madenini istiyorsan o da burada.

Sema, kararsız can içindir:
Tez sıçra, beklenecek yer değil.

Burada, kendi düşüncene dalıp oturma;
Ersen (Yiğitsen) sevgilinin bulunduğu yere git.

Bizi o ister elbette deme;
Susamış adamın bu düşünceyle işi ne?

Pervane (Işığa doğru uçan, ölümüne yaklaşan kelebek), ateşi düşünmez bile;
Aşka dalan cana düşünce, ayıptır.

Savaş eri, davul sesini duydu mu, o anda binlerce heyecana uğrar, atılmaya kalkışır.
                      ***
DİVAN-I KEBİR 6 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***                    
Neler öğrendik;
1.    Kişi özünü, mayası bilmiyorsa kör ve sağır hükmünde yaşayacağını öğrendik.
2.    Allah’a ve dostlarına inanan ve önemseyen kişinin bu dünyada da, ahrette de sevinç içinde ulu kişilerle Mevlevi dansı eden olacağını öğrendik.
3.    Kendi dünyamızda, kendi düşüncemizle kalmadan Allah dostlarından birini sevmemiz ve aşık olup sevgi ve bağlılık göstermemiz gerektiğini öğrendik.
4.    Aşkla sevip bağlandığımız kişiyi her an susamış birisinin su aradığı gibi aramamız gerektiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
İş yapacak kişinin en ufak uyarıda heyecanlanarak işe atıldığını öğrendik, anladık.
                     *
RAV



Popüler Yayınlar