8 Eylül 2019 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6200 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6200. Kendimden, şu yüzden incinip durmadayım;
Kabıma sığamıyorum ben;
Bir yerdeyim ki oraya baş bile sığmıyor, artık sarıktan kaçarsam değer elbette.

Binlerce yüzyıllar gerek ki böyle bir devlete (Tanrının yetkili kıldığı, sırlarını bağışladığı, ilmiyle kudretiyle desteklediği, yetki verdiği kişinin sözlerini doğru çıkardığı, istediğini kendi isteği olarak kabul edip gerçekleştirdiği, diğer insanların kabul ederek boyun eğdiği, erdeme ve ölümsüzlüğe kavuşmaya, insanları yönlendirme, yöneltme makamı) ulaşayım;
Bu sefer kaçarsam bir daha nerden bulurum bu devleti ben?

Hasta da değilim, adamlıktan da çıkmadım;
Ne diye güzellerden çekineyim?
Mide fesadına uğramamışım ki meyhaneciden kaçayım.

Eşeğe binmemişim ki meydanda geri kalayım;
Bu köyde ekinci değilim ki köy ağasından kaçayım.

Boyuna a gönül derim, biraz yavaş ol;
Altın hazinesine gark oldum, ne diye bağıştan kaçacakmışım diye cevap verir bana.

İşim-gücüm, söz söylemeye kudretim oldukça dua etmektir;
Duaları kabul- etmek de sana düşer, benim ne hakkım var o hususta?

Dualarım, muma benzeyen kulağının çevresinde döner-durur;
Bu yüzden pervanenin kanadı gibi yanıktır duam.

İhtiyaç, dilek kütüphaneme gel, gir;
Duyasın diye kitap, kitap üstüne koymuşum, sahife, sahife altına.

* Başım, gökyüzüne nasıl sığar ki lütuflar bağışlanmıştır o başa; Gönlüm neşelidir;
“Tanyerini ağartanın" (En’am suresi 96) gamı (Allah’ın kanununun ağırlığı) var bende der-durur.

Düşünce, söğüt dalı gibi her yelden oynar amma yem-yeşil Sidre ağacının kökü gibi köklerim, bir aradadır benim.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini tanıyıp sevdiğini, binlerce yıl çalışmakla elde edebileceği Şems Hazretlerinden kısa bir sürede elde ettiğini, bundan dolayı kendisine âşık olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerinin donanımlı güzelliğinden kaçmadığını, yakın olmak için hizmetini artırdığını, kendisine dualar ettiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerinin karanlıkta kalan her ne varsa güneş gibi aydınlattığını, kullanacağı ölçüleri gösterdiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin düşüncelerinin hareketli olmasına rağmen kökleri bir arada olan düşünce sistemine sahip olduğunu, dağınıklık olmadığını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

7 Eylül 2019 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6190 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6190. Şu param-parça olmuş gönlün bahtına (Kaderime) bak, galiba merhamet (Acımak, şefkat göstermek, koruma, çaresizlere yardımda bulunmak, esirgemek), uğramayacak buraya;

Son-ucu feryadıma yetiş ki belâlar denizindeyim, musibetler (Afetler, belalar, hastalıklar, dertler) denizinde.

O salına-salına yürüyen padişah geldi;
Artık ondan başka her şey haram (Yasak) bana.

Fakat ondan ayrıldım mı, bağda-bahçede, hatta cennette olsam, gene yok-yoksul, gene çaresiz.

Bana onun yüzü gerek;
Ay’dan, Pervin'den (Ülker denilen yedi yıldızın tamamından) ne faydam var.

Ben, onun geceye benzer saçlarını istiyorum;
Akşamdan, Şam ülkesinden ne kârım (Kazancım) var.

Elinden şarap (Tanrı şarabı) içtim mi, hürüm artık, hür (Özgür);
tapısında yeri öptüm mü, göklerin üstüne çıktım-gitti.

Tebrizli Şemseddin’den elde ettiğim kutluluklar (İyilikler, uğurluluklar) yok mu, bu kutluluklarıma bütün kutluluklar, secde eder benim.

Güzellikten anlamayan bir gönlüm yok ki sevgiliden kaçayım; Elimdeki hançer, öylesine hançer değil ki savaştan yüz çevireyim.

O tahtayım ben ki dülgerin (Ağaç işleri yapan ustanın) işleri var onunla;
Ne keserden (Tahta yontmaya, çini çakmaya ve sökmeye yarayan çelik araçtan) zebun (Güçsüz, zayıf) olurum, ne çividen kaçarım ben.

Tahta gibi kendimde değilim;
Keserin düşüncesine aykırı bir düşünceye dalmam;
Marangozdan kaçarsam ateşten başka bir şeye yaramaz zaten.

Taş gibi katı, sert bir hâle gelirsem lâ'l (Kırmızı değerli taş) olmaya az yol alırım;
Mağara dostundan (Kader birliği yaptığından) kaçarsam mağazara (Dar ve uzun mağara) gibi daralır, kap-karanlık olurum.

Yapraksız kalmaktan kaçarsam şeftaliyi öpemem;
Tatar’dan kaçarsam Tatar miskini koklayamam.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Sevdiğinden uzak kalan kişinin sıkıntılar içine gireceğini öğrendik.
2.    Sevdiğimiz Allah dostu gelince başka bir şey istemememiz gerektiğini öğrendik.
3.    Sevdiğimiz Allah dostunun yüzüne bakmakla bile kutluluklara kavuşacağımızı öğrendik.
4.    Allah dostunun ikram ettiği her ne ise çok değerli olacağını ve hemen kabul etmemiz gerektiğini öğrendik.
5.    Güzellikten anlamayan kişinin sevgiliden kaçacağını, korkak olarak yaşayacağını öğrendik.
6.    Allah dostunun bizi bir usta marangoz gibi bizi şekillendirmesine razı olmamız, darbelerinden şikâyette bulunmadan işin sonunu beklememiz gerektiğini öğrendik.
      
İşte böyle yaren;
Cesur olmayanın, ustanın şekil vermesine razı olup sıkıntılara katlanmayanın bir kazanımı olmayacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ


6 Eylül 2019 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6180 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6180. Bütün gece darma-dağındım;
Öyle bir haldeyim ki bilirsin sen;
Fakat şimdi, şaşkınlıktan (Düşünceleri karışmış, dağılmış, ne yapacağını bilmez duruma gelmiş) bambaşka bir hâle gelmişim.

Tut elinden de sıçrat, şu halden kurtar gönlümü;
Topraktanım ben, fakat senin zorunla topraktan sıçradım-kalktım.

Ay yüzlü güzelim geldi;
Kim oluyorum ben ki ben, benim diyebileyim.
Her tiken (Sert, ucu sivri), onun yüzünden gül oldu;
Ne diye yasemin kalayım ben?

Her taş (Katı-sert) bal (Çok tatlı) kesildi, mum (Değişik şekle girebilen), ne diye mumluk eder-durur (Çevresini aydınlatırken kendisini yok eder)?
Bütün bedenler can hâline geldi, ne diye benim bedenim inada (Karşı çıkmaya, aykırı davranmaya, karşı düşünce öne sürmeye, terslik, aykırılık yapmaya) girişsin?

Gerçekten de o akarsu geldi mi, her göz, bir ırmak olur;
Güzelliği cilvelendikçe ne diye Abu-1 Hasan'a (Sufi- Kime âşık olduğu bilinmeyene) bağlanacakmışım ben?

Mum gibi şimdiye dek leğen altındaydım;
Fakat şimdi yanar mum gibi ateş kesildim;
Ne diye leğen altında (Aydınlatmaktan, ışık vermekten uzak) duracakmışım?

Mademki Zühal’in (Satürn yıldızının) kutsuzluğundan (Ahmaklık, cahillik, pintilik, korkaklık, cimrilik, tembellik, kafasızlık,  yalan ve fenalık, bu yıldızın tesirinde olanlarda olur) kurtuldum, ne diye gökyüzünün altında kalacakmışım?
Mademki mihnet (Üzüntü, sıkıntı), baştan-başa devlet kesildi;
Neden sınanıp (İmtihan edilip) duracakmışım?

Haset (Kıskançlık) bile bana haset ediyor (Kıskanıyor), ben kime haset (Kıskançlık) edeyim?
Mademki şarap ırmağıyla sarhoşum;
Ne diye susuz kalacakmışım, dudaklarım kuruyacakmış?

O yüzün oynadığı oyunu kaybettim, mat oldum-gitti, mat oldum(Yenildim);
Ettiğime karşılık, sen etme padişahım;
Yaptığıma kaşı ceza verme-verme.

Gönlüm öylesine bir sevgiyle doldu ki güneşi, gözümde;
İster mihraba (Yardım umulan yere) döneyim, ister meyhane bucağında (İçki içilen yerde) olayım, karşımda hep o güneş parlamada.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Aşkın kişiyi şaşkın hale soktuktan sonra dünya âleminden manevi âlemine fırlatıp güzel değişimler yaptığını öğrendik.
2.    Kimi sevdiği bilinen âşık kişiye bağlanmak gerektiğini öğrendik.
3.    Aşık kişiye bağlananın burçların olumsuz tesirinden kurtularak çevresine aydınlık veren kişi olacağını öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin bulunduğu durumun kıskanlık oluşturacak durum ve yer olduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Aşk oyununda kaybetmenin bile kazanç olduğunu, insanı zevkten sarhoş ettiğini, hiç kararmayacak aydınlık içinde yer edineceğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

5 Eylül 2019 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 6170 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

 6170. Bulamacını (Unla yapılan çorba) yiyince sarımsak gibi dövdü, ezdi beni;
Tuzluk gibi yüzümü ekşittim;
Çünkü o tatlıdan kesildim-gitti.

O bulamacından elime ancak bir şiş geçti;
Fakat fayda umduğum şeylerde de şiş gibi ucu sivri bir hâle geldim.

O bulamaç yüzünden her yaprakta, bir başka çeşit gül açıldı;
Her bahçede çiçekler açıldı;
Açıldık-saçıldık işte diyor.

Çiçekler döküldü mü, ardından meyve çıkar;
Varlığı, yoklukta bir der;
Görünmeyenden belirmişim, görünmüşün ben.

Âşığın boy-pos atması, arınmasından (Temizlenmesinden) sonradır;
Seni besliyorum amma şunu bil ki kurban etmek (Allah’ın rızasını kazanmak) için besliyorum.

Eriyip bitme vakti geldi mi, başka hiçbir şeyin faydası yoktur, erimek gerekir;
Gamdan (Üzüntüden) erimeyi seçmem, lâf değil ya.

Ağla a ney, zurna gibi ağla;
Zurna da, ateşli soluklarımız yüzünden ağlar-inler.

Benden, başka söz arama;
Yürü, yem-yeşil bahçeye git;
Benim otlağım (Ücret ödenmeden beslenilen) olan o güzellikten, o görünüşten otlayadur.

Yüzünü ekşitmiş, kızgın mı, kızgın... (Kızgınlığı, ekşi suratının bile güzel olduğu)
Böylesine tatlı bir güzel, görmemiştim.
Afsunlarından  (Büyü, sihir, tılsımlardan) deli-divaneyim;
Masallarından (Az miktarından bile) sarhoş olmuşum.

Sevgili, çok güzel görmüşüm ben, fakat böylesine güzel değil;
Sana bağlanmışım, sensiz varım-yoğum;
Artık kendimden geçmiş-gitmişim ben.
                         ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Aşkı içine alan, içselleştiren insanın dayak yemiş gibi olacağını, yüzümüzü ekşiteceğini, tatlılık olanı aramaktan vazgeçirdiğini, sivri dilli biri haline getirdiğini öğrendik.
2.    Aşkın insanın içinde güzelleşmeler meydana getireceğini, faydalı hale getireceğini öğrendik.
3.    Aşık kişinin kendisini kirleten her ne varsa tövbe edip temizlenmesi ve kendisini bağlayan bağlardan kurtulması ile Mevlana Hazretlerinden besleneceğini büyüyüp gelişeceğini öğrendik.
4.    Âşık insanın benliğinden kendisini temizleyerek ve kurtularak aşkın ona yeni kimlik ve kişilik verene kadar eriyip yok olması gerektiğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin nefesinin yakıcılığından adam olmayacakların kaçacağını öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin sözleriyle fazla oyalanmayıp onun git dediği yere gidip, bak dediği yere bakıp oradaki güzellikleri içimize sindirmemiz gerektiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin kızgınlığının bile güzel olduğunu, tatlı olduğunu, tutku ile sevilerek bağlanılacak kişi olduğunu, insanı büyülediğini, kendisinden geçirdiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar