4 Haziran 2019 Salı

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 5160 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor) 
5160. Ulular ulusu Şemseddin'in (Şems Hazretlerinin) canı, öylesine yücedir ki yüceliği yüzünden, oturduğu-kalktığı yeri ne Cebrail bilir, ne vahiy.

Şu aklım, kadehini gördü de testi gibi kırılıverdi;
Fakat o kırılışıdır ki ona sonsuz sağlamlıklar bağışladı.

Canım da aşkını görünce şu söyleyişten yüceldi;
Devletle yücelere de yüceliş verdi, aşağılara da.

A gönül, aslan avcısısın amma o ceylândan, gene de kork;
Çünkü onun sarhoş arşlarımın avlan aslanlardır.

Yaşayışlar belirten kılıcıyla ölümün başım kesince devlet, atından indi de elini öptü.

* Tanrıdan, "Rabbiniz değil miyim" sesi geldiği gün, bu sese ilk önce evet diyen, Tebriz'di.

Gece-gündüz, Şemseddin'in aşkına düşmemiş olsaydık tuzaklara, sebeplere boş mu verebilirdik biz?

Aşkının hararetiyle yanıp yakılmasaydık şehvet putu, ıssısıyla varlığımızı kökünden yıkardı bizim.

Aşkının okşayışları, sevgisinin lütufları (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ve yardım), bütün zahmetlerden, bütün yorgunluklardan kurtardı bizi.

Onun can sevgisi de ne de kimya (Üstün özellikler taşıyan çok değerli) imiş ki bütün zahmetler, yorgunluklar, zevkin-rahatın ta kendisi oldu-gitti.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin canının yücelerde olduğunu, büyük meleklerin bile ulaşamayacağı yerde olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri aklıyla Şems Hazretlerinin geleceği, olacağı görme gücünü görünce kendi aklına uymayı bırakıp onun sağlamlıklar bağışlayan aklını uymayı seçtiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin aşkıyla Mevlana Hazretlerinin canının yücelere de aşağılara da yüceliş imkânı verdiğini öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerin cesur yiğit kişileri avladığını, Şems Hazretlerine bağlanmış güzel, zarif, sarhoş kişiler olduğundan böyle kişilerden korkmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin kişideki ölüm korkusunu öldürdüğünü, kişiye korkusuz hayat bağışladığını öğrendik.
6.    Allah’ı rabbi olarak tanıyan ve yüksek sesle kabul edenin Şems Hazretleri olduğunu öğrendik.
7.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin aşkına düşünce kendisine kurulan tuzaklara, sebeplere bağlanmış alma verme işlerini önemsemediğini öğrendik.
8.    Mevlana Hazretleri nefsinin hararetinin varlığını kökünden yıkacağını bildiğinden Şems Hazretlerine olan aşkıyla nefsinin kötülüklerinden kurtulduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
 Şems Hazretlerini candan seven kişi bu sevginin iyilikleri ve bağışları yüzünden zahmetlerden, bütün yorgunluklardan kurtardığını, canımız zevk ve rahatın kaynağı haline geldiğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık. 
                     *
RAVLİ



3 Haziran 2019 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 5150 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

5150. İstediğin kişinin yakasına yapış, bir güzelce çek buraya;
Çünkü ben tuzağım, sense avcısın;
Ne de gizli bir sanatın var a sevgili.

* Lût'un şehri gibi yıkık bir şehirim, Lût'un gözleri gibi hayranım. Sebebini sormak istiyorum;
Fakat nerde o yürek bende?

* Attâr âşıktı amma Senayı padişahtı, daha üstündü, bense ne buyum, ne o;
Başımı-ayağımı kaybetmişim ben.

Bir ahım ki bu ah, çölümü-ovamı da yakar-yandırır, çadırımı-obamı da kül eder gider;
Bir kulağım ki şekerler yiyen padişahlar padişahına vakfolmuş-gitmişim.

Sus;
Canı, yücelerin çekişine istidatlıysa (Yetenekliyse) can, susarken kehribar gibi çeker onu.

Aşk oltası, canımda, onun saçlarının büklümleriyle bilişince puta tapan canı, aşk hançerine el attı.

Devlet, gönlün kulağına eğildi de can, bizim aşkımızla kurtuldu dedi; Şu gönül de o kurtuldu sözüne binlerce can feda etti.

Can, kıskançlıkla düşüp yerlere serilince devlet, artık kolay-kolay sıçrayıp kalkmaz;
Şu gönlümle canımsa oturmuş da onun sıçramasını bekliyor dedi.

Mademki varlık, yokluktadır;
Şu halde varlıkta, var olan hiçbir şey yoktur;
Cana bir ateştir, gelmiştir de bütün varlığını yakmış-gitmiştir.

Canın ömür fermanını, devlet, elli kere-altmış kere okudu;
Onu düzdü-koştu, altmışıncıda, ebedîdir diye tomara yazdı.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin istediğini kendi alanına çekecek avalayacak kuvveti olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri ben yıkık-dökük bir avım, Şems Hazretleri avcı o halde beni beğenip de avlar mı diye kendisinde cesaret bulamadığını öğrendik.
3.    Canımızı yücelerin çekişine yetenekli-uygunsa yücelerin mıknatıs gibi çekeceğini öğrendik.
4.    Canımızın aşk oltasına takılarak, Şems Hazretlerinin misine görevi yapan saçlarına hayran olarak yücelere çekilip binlerce dünya zahmetinden kurtulacağını öğrendik.
5.    Dünyadaki varlıkların yokluktan geldiğini öğrenince anlamamız gereken şu ki: varlıkta, var olan hiçbir şey olmadığı anlayarak öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Canımız ömür emrini atmış kere okusa bile sadece dünyadaki iş ve görevle sınırlı olmadığını, canımızın ebedi olduğunu, Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

2 Haziran 2019 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 5140 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

5140. Ona (Şems Hazretlerine) derim ki;
Canına and olsun a benim canımın yaşayışı (Canıma yaşama gücü veren);
Sensiz ne işret sevindiriyor beni, ne şarap sarhoş ediyor (Seni görmedikçe yaşamdan zevk alamıyorum).

Nazlanır da git, ne istiyorsun benden;
Korkuyorum senin sevdan bana da bulaşır da sevdalanırım derse.

Kılıcı-kefeni alıp önüne kor, kurbanlık koyun gibi yatar, boynumu uzatırım da eğer derim, başını ağrıtıyorsam kes boynumu, hem de dileye (Arzulayarak)-istiye (İsteyerek) kes.

* Sen de bilirsin ki sensiz yaşamayı istemem;
"Ölüyü dirilten, mezarından çıkaran" (Şüra suresi 9) Tanrı'ya and (Yemin) olsun, ölüm, bence ayrılıktan yeğ (Daha tercih ettiğimdir).

Bana inanmıyor musun ki benden yüz çevirdin;
Düşmanların sözleri asılsızdır (Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, uydurma), iftiradır (Suç yüklemedir) deyip dururdum ya sana.

Canım sensin, ben cansız yaşayamam;
Gözüm sensin, sensiz görür göz istemem ben.

Şu sözleri bırak a çalgıcı (Müzisyen), zurnan (Üflemeli sazın) yoksa rebâbı (Telli sazı), tefi (Vurmalı çalgıyı) al, bir perdedir, tuttur.

Hadi a parlak Zühre (Venüs-Güzellik ve zarafet misali), çek o parlak güzelin kulağını;
Bu çekişle gönlümüze bir iştir, açtın sen.

Muradının muratsızıyım (Kedime özel isteğim yok, istediğim senin istediğindir), senin avın olmak, senin tuzağına düşmek için;
Gâh (Bazen) damındayım senin, gâh (Bazen) ovanın-çölün yolunu tutuyorum.

Çaresiz tuzak, başı-boş kuşu aldattığını ne bilsin?
Mısır Yûsuf’u nerden bilecek o gürültünün, o kavganın son-ucunu?
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Sevdiğimizden ayrı yaşamın sevinç ve neşe vermeyeceğini öğrendik.
2.    Sevenin sevdiğine baş ağrısı vermemesi gerektiğini öğrendik.
3.    Ayrılığın verdiği acının ölümün acısından daha fazla olduğunu öğrendik.  
4.    Düşmanların sevenleri birbirinden ayırmak için her türlü yalanı söyleyeceklerini, iftira atacaklarını öğrendik.
5.    Canını sevdiğine armağan edenin sevdiği yanında olmadan yaşayamayacağını öğrendik.
6.    Her şeyi sevdiğinin gözünden gören, değerlendiren kişinin kendi gözünün yalnız görmesini istemeyeceğini öğrendik.
7.    Sevenin, sevdiğinin kendisini avlaması için onun gezinti yerlerinde dolaştığını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Tuzağa düşen kişinin başına neler geleceğini bilemediği için Allah’a sığınıp yardım etmesini istemesi ve uzatılan ipi sıkıca tutup tuzaktan kurtulması gerektiğini öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

1 Haziran 2019 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 5130 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

5130. Gönül halvetinin (Yalnızlığın) tam içinde giyinip durduğun her düşünce, rengiyle, şekliyle, yüzünden belli olur.

Her ağacın gönlü, hangi tohumdan, hangi taneden su içerse o içtiği su, dalında, yaprağında belirir.

Elmadan su içmişse ondan, elma yaprağı biter;
Hurmadan su içmişse hurma verir.

Nasıl hekim, hastaların betinden-benzinden hastalığı anlarsa can gözü açık olan da yüzünün, gözünün renginden, senin dinini, inancına anlar.

Dininin hâlini, sevgini, kinini (Gizli düşmanlığını), renginden anlar;
Fakat gizler, rüsvây (Ayıplama) etmez seni.

Mektuba bakar, fakat dudağını oynatarak okumaz;
Ancak şu gebeden yarın ne doğacak;
Bilir onu.

Gördüğünü söylese bile, gizli-kapaklı söyler;
Sende de istek derdi (İstek ve niyet) varsa o anlamı gizli (Saklanan), o işaretten ibaret sözü anlarsın.

Fakat istek derdi yoksa sende, tut ki apaçık söylemiş;
Anlamaz, başkalarının masalı sanır, her yana sallar-durursun (Kendi üstüne almaz).

Noolur (Ne olur?) sevgilim, yarın elimi tutsa benim;
Pencereden başını uzatsa, Ay değirmisine (Yuvarlağına) benzeyen o güzelim yüzünü gösterse bana.

Canıma canlar katanım, kapıdan girse de elimi-ayağımı çözse;
Çünkü ayak direyip duran ayrılık, elimi de bağladı benim, ayağımı da.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Kişinin kendi kendine düşünüp karar verdiği, kendi değerini oluşturduğu her ne varsa insanın yüzünde kendini gösterdiğini, arif kişinin o kişinin yüzüne bakarak rahatça okuduğunu öğrendik.
2.    Kim hangi cinsten özünü, bu güne kadar gelen çizgisinden gıdasını almışsı onun rengi ve şekli ve de inancı olarak yüzünde belirdiğini öğrendik.
3.    Can gözü açık olanın kişinin yüzüne bakınca yüzünün renginden, dinini ve inancını anlayacağını fakat açık etmediğini öğrendik.
4.    Can gözü açık olanın gözüyle karşısındaki kişiyi açıkça okuduğunu, onun dinini, sevgisini, gizli düşmanlıklarını anladığını fakat açıkça söylemediğini, gizli-kapaklı söylediğini öğrendik.
5.    Kişide uyarıyı dikkate alacak eğilim, arzu, istek, niyet yoksa; açık da söylense anlamayacağını, başkasına söylenmiş masal gibi üzerine almayacağını, kendi dışında uyarıyı başkalarının üstüne atacağını öğrendik.
6.    Gözünü ısrarla iki eliyle kapatanın önüne ne kadar ışık tutup yolunu aydınlatılsa da onun kör ve ışıksız kalmayı, hareketsiz olmayı garip bir şekilde tutunduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
 Elimizi ayağımızı çözecek kişinin Şems Hazretleri olduğunu,  yüzünü göstermesiyle sevince kavuşacağımızı Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                     *
RAVLİ

Popüler Yayınlar