27 Ocak 2019 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3870 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

3870. Bizden kaçma, çünkü biz seninle, sütle bal gibi karılmışız, birleşmişiz.

Sen (Şems Hazretleri), eşsiz bir av beyisin (Allah’ın huzuruna çıkacakları avlayanların liderisin);
Biz de eşsiz bir avız.

Güzellikte, tandırın (Fırının) kızmış (Pişirme düzeni hazır);
Yay bizi o tandıra, hamuruz biz çünkü.

Bizi, ayaklarının altına yay (Ser);
Ayaklarının altında bir hasırız (Taban örtüsüyüz) âdeta.

Biz, ululuk ışığıyla diriyiz;
Hem yabancıyız biz, hem olasıya bildik.

Nefis kurttur amma içyüzdeniz biz, Mısır Yusuf’uyla ömrümüze ömürler katmadayız.

Yüzümüzü (Nurumuzu perdelemeden) göstersek Ay, kendini görmeye, kendini beğenmeye tövbe eder.

Biz kol-kanat açtık mı güneş bile kolunu-kanadım akar-yandırır.

Şu İnsan şekli, bir yüz örtüsüdür;
Biziz (Allah âşıkları) bütün secdelerin kıblesi (Sıkıntılı bir durumunda yardım umularak başvurulacak yeriz).

O soluğa (İnsanı gittikçe iyileştiren, güçlendiren soluğa) bak, insanı görme de canını, lütufla (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik ile, yardım ile) kapıverdim.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Doğru Allah dostu arayanların Mevlana Hazretlerinden ve yakın dostlarından kaçmaması gerektiğini, kişi geçmişi ne olursa olsun dışlanmadan iyi hale getirileceğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin zamana bağlı olmadan uygun insanları avlayarak uygun hale gelmeleri için uğraşı verenlerin başkanı olduğunu öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin insanları olgunlaştıracak olanakları hazırladığını öğrendik.
4.    Kendini Şems Hazretlerinin ayakları altına seren Mevlana Hazretlerinin onun ululuk ışığıyla diri, bazılarına bildik, bazılarına yabancı olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri insanlar yanmasın diye nurunu perdeleyerek gösterdiğini, güzelliği kıskanılacak güzellikte olduğunu öğrendik.
6.    Nurun perdesinin insan şekli olduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin öğretisinin bütün hayatı kapsayan öğreti olduğunu, Mevlana Hazretlerinin mübarek ağzından bize armağan olan bilgilerin bizi hem beslediğini, hem iyileştirdiğini, hem de ölümsüzlüğe her solukta yaklaştırdığı öğrendik, anladık.
                     *
RAV





26 Ocak 2019 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3860 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

3860. Şu ölüm var ya, hani halk, lokması onun;
Bir lokma yaparız, yutuveririz onu;
Hiç de gamlanmayız (Üzülmeyiz) yani.

Sen, şu kumarda borçlara batmışsın;
Bizse oyunculara borç verip durmadayız.

Rehin verecek bir canımız kaldı;
Bâri onu da verelim de kurtulalım-gitsin.

Âşığız, gönülsüzüz, yoksuluz biz;
Hem çocuğuz, hem genç, hem ihtiyar.

Barut gibiyiz, kuru odun gibi;
Hemencecik aşk ateşiyle alevleniveriyoruz.

Aşk ateşiyle parlıyoruz;
Fakat şimşek gibi çabucak sönmüyoruz.

Arslan gibi ciğer kanını içiyoruz;
Pars gibi peynire âşık değiliz biz.

Siz, hangi eti tutuyorsunuz derler; de ki:
Senin elini tutuyoruz, elden tutanlarız biz.

Kendisine tapanlar katında tiken gibiyiz amma dosta tapanlar katında ipek gibiyiz.

Mum gibi yanıp yakılan âşıktan ayrılmamıza imkân yok, sanki fitiliz o muma.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Halkı ölümün yok ettiğini, ölümü de Mevlana Hazretlerinin yok ettiğini öğrendik.
2.    Geri alınmak üzere verilen ömrün dünyadaki hayat oyununda kısalaştığını, Mevlana Hazretlerini sevip dostluk kuranların, önerilerini doğru kabul edip uygulayanların ömrünün uzadığını öğrendik.
3.    Hazreti Mevlana’ya katılanların gönülsüz yaşasalar da, yoksul olsalar da, genç olsalar da, ihtiyar olsalar da aşk ateşiyle alevlenen aleve, sönmeyen bir enerjiye sahip olduklarını öğrendik.
4.    Kendi kendine tapanların bizi diken gibi gördüğünü, ne gül olduğumuzu göremeyeceklerini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlevilerin ışıktan hayat bulduklarını, ışık veren kişiden ayrılmayacaklarını öğrendik, anladık.
                     *
RAV

25 Ocak 2019 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3850 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

3850. Balık gibi susmaktayım amma dalga gibi, deniz gibi çırpınıp duruyorum;
Huzurum-kararım yok.

A benim ağzımı mühürleyen, çek senden yana dizginimi (Kendine doğru yönelt).

Maksadın nedir?
Ne bileyim ben;
Şunu biliyorum ancak ki bu kadardayım ben.

Deve gibi, senin gamını geviş getirmedeyim;
Esrik (Sarhoş) deve gibi ağzım köpürmede.

Ne kadar gizlesem, söylemesem gene de aşkın tapısında (Olduğu yerde) ap-açık meydandayım.

Tohum gibi yeraltındayım (Değişim için hazırım);
Baharın buyruğunu bekliyorum.

Hele bahar gelsin de benim nefesim olmadan bir hoş nefes alayım; Benim başım olmaksızın bir baş kaşıyayım.

Zamanda kaybolmuş-gitmişiz amma sevgilinin civarına yol bulmuşuz.


Gönül ateşimizi bir salarsak zaman da bizim gibi kaybolur-gider. Fitnenin (Karışıklığın-kargaşanın) başım bir kaşıdık mı, ne başı kalır onun, ne aklı.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri kimyasının değişmesi için hazır olduğunu, emrin verilmesini ve şartları beklediğini öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin Aşka hazır bir biçimde hazır beklediğini öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri gönlüne ateş saldığı kişinin zaman kavramını yok edebileceğini yani zamansız yaşam sağlayacağını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri gönül ateşini verdiği kişinin ne aklını ne de kendini düşünecek baş bırakmayacağını, aşık olduğu sevgilinin bulunduğu yere yol göstermiş olacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAV



24 Ocak 2019 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3840 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri aşkı anlatıyor)

3840. Bir müşteri gibi paramı-pulumu, tezce madenin (Çok değerli şeyleri kapsayan kaynağın) aslının aslına götürdüm.

Can dedikleri altın kesiğini, şu kalp (Sahte) para basanlardan kaçırdım, kuyumcuya armağan götürdüm.

Gayb âleminde, uçsuz-bucaksız bir dünya gördüm;
Kara çadırımı o sınırsız yere götürdüm.

Ağlama bana;
Bu yolculuktan neşe’liyim ben;
Yolumu cennetlerin bulunduğu diyara ulaştırdım.

Mezarımın başına şu ince anlamlı sözü yaz:
Başımı belâdan, sınanmadan kurtardım.

A beden, şu yerde bir güzelce uyu;
Senin haberini göklere götürdüm ben.

Bağla çeneni;
Feryatların hepsini de dünyayı yaratana götürdüm artık.

Bundan böyle gönül gamını söyleme;
Çünkü gönlü de, gizli şeyleri bilene götürdüm.

Nazlandı da ateşim ben dedi sana;
Evet, fakat sevgin, güneşin, benim gönlümde.

Senin sevgin olmadan bir gül kokarsam tiken gibi hemencecik yak beni.
                   ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri tüm varlığını aslının aslına götürdüğünü, oradan canını paslanmayacak yüksek değerli hale getirdiğini, altın işin ustasına bağışladığını öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin ilim için varlığını harcadığını, sırrın sırrını, özün özünü, aslın aslına ulaşmaya çalıştığını, bulduğunu, oradan satın aldığı canını işin ustası olan Şems Hazretlerine verdiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretleri Allah’ın bildiği, insanlara öğrettiği kadarını bildiği gayb âlemine gittiğini, oraya yerleştiğini öğrendik.
4.    Gayb âlemine ulaşanların bu yolculukta çektiklerinin değer olduğunu, küçümsemenin veya bu yolda sınanmalarına, belalarla uğraşmalarına üzülmemek gerektiğini öğrendik.
5.    Gayb âlemine yolculuk edenin bedeninin toprağa ait olduğundan mezarında rahatça uyuması gerektiğini, sınanmaktan ve belalardan kurtulmuş olacağını öğrendik.
6.    Gönlümüzü üzülmemek gerektiğini, Allah’ın gizli ve açık her şeyi bildiğini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
 Allah, Şems Hazretlerinin, Mevlana Hazretlerinin sevgisi gönlünde olanın gül gibi kokacağını, diken gibi yakılmayacağını öğrendik, anladık.
                     *
RAV


Popüler Yayınlar