4 Ocak 2019 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3640 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

3640. Gönüller, güvercinlerimizdir (Hızlı ve uzun zaman uçan) bizim;
Her solukta bir yana uçururuz onları.

Beden, cana, bunun bir izini göster dedi;
Can da biz dedi, baştan-başa iziz (Belirtiyiz), eseriz.

Şu sözüne bir dikkat et;
Senin ağzının içindeki iz de biziz, söz de bizden.

Her solukta, seni koltuğumuza (Korumamıza, eğitimini üstümüze) almışız;
Rahata, eziyete sürüp duruyoruz.

Tabiatın;
Ateş, su, yel (Rüzgâr) unsurların (Öğelerine) bağlandıkça topraktan meydana gelen şarabı tattırırız sana;
Sonra da ağzını yıkarız;
Öyle bir yere varırsın ki orda biziz gizli olan.

Senin varını-yoğunu, gizliliğe çektik mi, ne çeşit er olduğumuzu o vakit görürsün.

Şeklini yerden dürüp devşirdin mi (Yere olan bağlılığından kurtulduğun zaman), zamanın, ne şaşılacak eri olduğumuzu anlarsın.

Her yana bakınırsın da zamanı göremezsin;
Mekânsızlık âlemiyiz (Canını ve gönlünü Allah’a feda edenlerin gidebildiği 9 kat göğü geçtikten sonra gidilebilecek yerdeyiz) biz diye çok lâf edersin.

Bedenin, gönlünün rengine boyanın her yer biziz, bizden ibaret diye oyuna dalarsın.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Düşünceden oluşan isteklerimizin bir soluk alıp verme zamanında her tarafa gittiğini öğrendik.
2.    Canımızın isteğinin gönlümüzün göstergesi eseri olduğunu öğrendik.
3.    Bu yazılara dökülen sözlerin Mevlana Hazretlerinin kendisinin ve biz dediği dostlarına ait sözler olduğunu öğrendik.
4.    Ağzımızdan çıkan sözlerin Mevlana Hazretlerine ait sözler olduğunu, sahibinin de Mevlana Hazretleri olduğunu öğrendik.
5.      Mevlana Hazretlerinin bizi korumasına alıp bizi yetiştirmek için bazen rahat ettirdiğini bazen de eziyete sürdüğünü öğrendik.
6.    Biz ateşe, suya ve rüzgâra bağlandıkça topraktan meydana gelen şarabı ve sarhoşluğu tattırıp sonra da bundan vazgeçirip bunların öz kaynağına, Mevlana Hazretleri ve dostlarına bağlanıp içmeden sarhoşluğa ulaşacağımızı öğrendik.
7.    Ateş, su, hava, toprak dört unsurun bağlarından kendini kurtaranın zamanın şaşılacak bir eri olduğunu anlayacağını öğrendik.
8.    Aşama sağlayıp zaman sınırından kendini kurtaran kişinin geçmişe ve geleceğe ait kişi ve olayları görebileceklerini, söz edebileceklerini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Vücudumuz gönlümüzün isteklerine, değerlerine büründüğü, emrine girdiği zaman Allah dostlarıyla beraber hoşça vakit geçiren hale geleceğini öğrendik, anladık.
                     *
RAV

3 Ocak 2019 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3630 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

3630. Yiğitlerin kaçtıkları gün biz, savaşın tâ içinde Sencer (Büyük Selçuklu hükümdarı) gibi savaşır, ayak direriz.

Düşmanın kanını şarap gibi içeriz;
Hançerlere karşı dururuz.

Sarhoş âşıkların halkasındayız;
Halka gibi her gün kapıya gelir, asılırız.

Bizim aman fermanımızı o (Yardım edilmesi emrini Allah) yazdı;
Nerden ecelden (Ölümden)  gar-gar (Süzgeci olan testi) edeceğiz ki?
(Ölünce nereye gideceğimizin yer belli ve biliyoruz, endişe duymuyoruz)

Melekût  (Yaratılış) âleminde, mekânsızlık dünyasında (Yeri kolayca tarif edilemeyen yerde ) gök kubbenin boz atına bineriz biz (İstediğimiz yere gitmek için araç, izin ve olanağımız var bizim).

Beden âleminden gizlenmişiz;
Aşk âleminde, ap-açık görünürüz biz.

Tebrizli Şems, canın da canıdır;
Ebet burcunda (Güneşin ayrıldığı on iki kısımdan başka sonu olmayan gelecek zamanda), onunla doğarız biz.

Âşıkların canlarına afetiz (Aklını başından alanız) biz;
Evde oturup kalan ev sahipleri değiliz biz.

Gönlünde bir hayal varsa sanıyor musun ki onu bilmeyiz biz? Hayallerdeki sırlar biz değil miyiz?
Her sevdayı biz pişirmiyor muyuz?
                     ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Yiğitlerin korkup kaçtıkları gün bile âşıkların savaşa devam ettiğin öğrendik.
2.    Âşıkların korkularının olmadığını, Allah’ın emrini yerine yeterince yerine getirmekten başka korkuları olmadığını öğrendik.
3.    Mevlevilerin Tanrı şarabı içmiş sarhoş olmuş âşıkların halkasında olduklarını öğrendik.
4.    Âşıkların ölüm korkusu olmadığını, kaderin şüphesiz olarak gerçekleştiğini bilenler ve kabul edenler olduğunu öğrendik.
5.    Mevlana dostlarının canının vücut içinde sıradan insanlar gibi yaşarak gizlendiklerini, Allah’a en yakın olan âlemde çok açık olarak görüldüğünü öğrendik.
6.    Mevlevilerin Şems Hazretleri ile beraber olmakla yeniden ölümsüzlük burcunda doğacaklarını öğrendik.
7.    Mevlana ve Şems Hazretlerinin Allah dostlarının Allah âşıklarına yardım ettiklerini, işlerini gördüğünü, yollarını aydınlattığını, yolun inceliklerini gösterdiklerini, ahrete gitmekle güçlerinin çok fazlalaştığını öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin hayalimizi, sırlarımızı, sevdiklerimizi, istediklerimizi bildiklerini, yön verdiklerini, sevenlerini kendi haline bırakmadıklarını öğrendik, anladık.
                     *
RAV





2 Ocak 2019 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3620 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

3620. Gölgesini (Yücelerden koruma etkisini) gösterir, kendisi ortada yok;
Biz de tıpkı gölge gibiyiz işte;
Hem yoğuz hem varız (Vücudumuz görünmez fakat etkimiz kendini gösterir)

Zerresi (Bütünün küçük bir parçası olarak) gibi oynaya-oynaya gelelim;
Senin güneşine ram (Boyun eğmiş) olalım.

 Her seher çağı (Karanlıktan kurtulma zamanı), aşk doğusundan güneş gibi doğalım biz.

Dünyanın yaşına da vuralım, kurusuna da (Dünya işleriyle uğraşalım);
Fakat biz, ne kuru olalım, ne yaş (Dünya işlerinin bir parçası olmayalım).

A nur, doğ, parla da altın hâline gelelim diye feryat eden nice sarhoşlar gördük, nice feryatlar duyduk.

Onların yalvarışları, onların dertleri yüzünden gökyüzüne çıktık, yıldızlara ulaşıyoruz.

O gümüş bedenli güzele gerdanlık olmak için amber (Güzel koku veren) hâline gelelim.
Şu altı beşli hırkaya bürünmek (Yukarı-aşağı-ön-arka-sağ-sol yönünden kurtulup yönsüzlüğü, dış beş duygudan kurtulup iç beş duyuya kavuşmak) için hırkamızı yırttık, paraladık.

Biz, yokluk yolunun azığıyla (Hazır yerine, hazırladığımız besin ile beslenmedeyiz) geçinmedeyiz;
Kızıl şarapla sarhoş olalım-gitsin.

Bütün dünyanın zehirini verseler, içimizde o zehiri şeker hâline getiririz biz.
                     ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin kendini göstermeden kendisine aşkla bağlı olanları koruduğunu, varlığını böyle belli ettiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerine boyun eğenin, eğitimini alanın güneş gibi karanlıkları aydınlatan güneş haline geleceğini öğrendik.
3.    Allah’ı arayanların yalvarışları ve ağlayışlarına çare bulmak isteyen Mevlana Hazretleri kuyunun dibinde de gökyüzünde de çare aradığını, bu arayışta Şems Hazretlerini bulduğunu, Şems Hazretlerinden öğrendiklerini bize öğreterek, bizimle paylaşarak amacımıza ulaşmamızı sağladığını öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerinin yalnızca Şems Hazretlerine bağlı olmadığını, yokluk âleminden beslendiğini,  buradan içtiğini, sarhoş olduğunu öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri yaşamında oluşan büyük üzüntü, acı, keder ve sıkıntıyı kimyası ile değişikliğe uğratarak sevinç haline getirdiğini öğrendik, anladık
                     *
RAV




1 Ocak 2019 Salı

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 3610 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

3610. Sakın, ihtiyar (Yaşlı) deme bana;
Hiç İhtiyarlar mıyım, nerden kocalacağım, nerden yok olacağım ben?

Abıhayat (Ölümsüzlük) kaynağının balığıyım ben;
Bal-süt denizine gark olmuşum ben.

Canın lâl dudaklarından (Şems Hazretlerinin dudaklarından çıkmayan sözden yaşamıma devam etmem) başka bir yerden su içmem;
Onun saçlarından (Tutunacağım akıldan-bilgisinden) başka bir saça el atmam ben.

Yay kaşları, beni de yay gibi bükerse ne gam;
Onun yayında ok gibi dümdüzüm (Bilgim, görgüm sınırlı biriyim) ben.

Sen kanat (Olanak) veriyorsun bana, ne diye uçmayayım?
Beyim sensin, ne diye öleyim ben?

Ok gibi beni kendinden uzaklara attın;
Fakat tut ki (Varsay ki) senden ayrı değilim ben;
Ayrılmama imkân yok senden.

Gelmeden sel gibi su kesildik;
Gitmeden ayağımız tuzağa düştü, bağlandı.

Satrancı görmeden mat olduk;
Bir yudumcağız bile içmedik, sarhoşuz.

Güzellerin, ortadan ikiye ayrılmış saçları gibi savaş görmeden kırılmışız dökülmüşüz.

Sanki o putun gölgesiyiz;
Varlığın aslından, puta tapıyoruz biz.
                        ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretleri sayesinde aşk denizine ulaşıp bu denizde balık olmayı sevinerek, beğenerek kabul edip yaşamına kattığını öğrendik.
2.    Aşk denizinde ölümsüzlüğün olduğunu, kulağa-ağza gerek olmadan sadece düşünerek iletişimin sağlandığını öğrendik.
3.    Bu denize girenlerin ayrılmak istemediklerini, sevgilileri ne kadar uzakta olsa bile yakınlığın kaybolmayacağını öğrendik.
4.    Bu denizde doğru ve düz olanların ileriye doğru gönderildiklerini öğrendik.
                    *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerine aşk denizini tanıttığını, bu denize soktuğunu, bu denizin inceliklerini gösterdiğini, Mevlana Hazretlerinin de bizim de yararlanmamız için anlattığını, önderlik ve yardım ettiğini,  öğrendik, anladık.
                     *                  
RAV

Popüler Yayınlar