8 Ekim 2018 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 2360 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

2360. İsâ, dördüncü kat göğe ağdıktan sonra kiliseyi (Kendisini öven yeri) ne yapsın?
Abû-Bekir'le Ömer, canla-başla Osman'ı Murtazâ (Beğenilmiş) Ali'yi seçmiştir.

A Tebrizli Şems, ırmağı akıt da döndür değirmen taşını.

A can (Yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık), a bütün canların can oluşuna, duruşuna sebep (Yol açanı) olan;
A canlara kanat verip uçuran.

Seninle olduktan sonra ziyandan (Zarardan) ne korkalım, a bütün ziyanları kâra (Kazanca) döndüren.
Feryat bakış oklarından, feryat yaya benzeyen kaşlardan.

Güzellerin lâ'l (Kırmızı renkte değerli taş) dudaklarına şekerler verdin de tamahla (Doymazlıkla) ağızlar açık kaldı-gitti.

A elimize anahtar veren;
Onunla dünya kapılarını açtıran.

Bizim aramızda değilsen ne diye şu beller, bağlanmış böyle?
İzi belirmeyen şarabın yoksa bu izler, neyin tanığı.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Yücelere çıkan kişinin aşağıda kendisini isteyenlerle fazla ilgilenmediğini öğrendik.
2.    Beğenilmiş kişinin seçme ve yerine uygun kişiyi koyma yetkisi ve gücü olduğunu öğrendik.
3.    Hayat döngümüzü iyi hale getirenin Şems Hazretleri olduğunu, zararı kazanca döndüren güçte olduğunu öğrendik.
4.    Şems Hazretleri dünya sırlarını verdiği kişinin dünyadaki kapalı kapıları açacak anahtarlar olduğunu öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin çirkinliği güzelliğe döndürdüğü gibi, güzelliği tatlılaştırdığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin her an yanımızda, yakınımızda olduğunu, kendi varlığını belli ettiğini Mevlana Hazretlerinin öğretmesinden öğrendik.
                   *
RAV




7 Ekim 2018 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 2350 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

2350. Yürü, nerde olursan ol, kendine gel;
Hercai (Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren olan) adamın yüzü, karadır (Utanılacak bir durumdadır).

Kendin dediğin nedir?
Yüzünden bunca seyre-seyrâna daldığın (Yüzünün güzelliğine dalıp kendinden geçip çok özel güzellikleri gösteren) kişiye gark (İçinde yok ) olup kendinden geçmek.

Padişah Salâhaddin'e (Şems-i Tebrizi Hazretlerine) ulaştın mı bozuk-düzen bile olsan iyileşirsin, düzelir-gidersin.

Sevgili, gönlümüzde sen varsın;
Senden başkası kerpiçtir (Sert ve kuru), taştır (Çok katı, hareketsiz), kayadır (Sert ve büyük kütledir).

 * Her âşık, bir güzeli seçmiştir;
Bizse senden başkasını görmemişiz a sevgili.

Senden başka bir Ay olsa bile gözümüz görmez;
Senden başkasını kıskanmayız biz.

Ey halk, ondan bahsetmeyin tek de bütün güzeller sizin olsun.
Ululuk ıssını (Sıcaklığını) gören kişi, geçip gidecek güzelle aşk oyununa girişir mi hiç?

Tanrının lûtfunu uman (İyiliğini, yardımını isteyen, bekleyen), o lütuftan başka hiçbir şeye gönül bağlamaz (İçten severek âşık olmaz).

Kıskanacaksan Tanrıyı kıskan (Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak);
Bu kıskançlık, peygamberlerde de vardır.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Kararlı davranmayan, sevgisinde ve sözünde durmayanın kötü, uğursuz, sıkıntılı olacağını, utanılacak duruma düşeceğini öğrendik.
2.    İsteklerimizin peşinden koşarken kendimizden uzaklaşacağımızı, aklımızın isteklerimizi elde etmek için kendimizden uzaklaşıp perişan olacağını öğrendik.
3.    Nerede olursak olalım kendimize yönelerek, kendimize güvenerek, sağlam durarak, kendimizi öz eleştiriye sokmamız ve yeniden kendi kendimizi değerlendirip doğru isteklerle ve seçenekleri aklımızla birleşik utanılacak duruma düşmekten kurtarmamız gerektiğini öğrendik.
4.    Kendi kendimize doğru eleştiri yapamıyorsak, doğru sözlü bizi eleştirecek dost bulamadıysak, ne durumda olursak olalım Şems Hazretlerine ulaşmamız, onun iyileştirmesini, düzeltmesini sağlamlaştırmasını isteyip beklememiz gerektiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin Allah dostu olduğunu, karşılık beklemeden iyilik yaptığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerine yakın olanların onu kıskanacak kadar benimsediklerini, sevdiklerini, faydalarını gördüklerini, başkaları ile paylaşamayacak kadar sevildiğini öğrendik, anladık.
                      *

RAV

6 Ekim 2018 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 2340 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

2340. Aklını başına al da huylarından birini dinle:
Gâh (Bazen) aslanlık (Güçlü ve cesur davranışlar) eder o, gâh (Bazen) ceylânlık (İncelik ve narinlik eder).

Yolunda ayağım kalmadı;
Dizimde de diz denecek hal kalmadı-gitti.

Onun meydanında bir topsan, çevgeninden (Ucu eğri sopasından) başka bir şeyle yuvarlanmasın başın (Yönlendirmesinden başka birinin yönlendirmesine girme).

Gök gibi yalın-katsan (Gösterişsiz, süssüz, sade tabaka isen) kendine gel de bu söze sarılma;
Yeter artık.

Niceye (Ne zamana kadar) bir kavga edip duracaksın;
Niceye bir şu kalabalığın içinde kalacaksın?
Yavaş-yavaş yalnızlığı huy edin.

Yalnızlığa dalanın, bir hoş sevdası (Güçlü sevgisi) vardır;
Yürü de, ne sevdadasın (Güçlü sevgiden isteğin ne) diye bir sor ona.

Yalnızlık, ona derler ki birisine sığınasın da bir hoş uykuya dalasın, bir güzelce dinlenesin.

Baht ağacının (Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insana çizdiği yaşayış biçimine, kaderin) gölgesine gidesin de tezce orda konak tutasın (Kalıcı olasın), yan gelesin (Keyfince yaşamaya başlayasın).

Bahtının (Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talihinin) açılmasını istiyorsan her ağacın gölgesinde yükünü açma (Yakın, iyi sanıp gizli kalması gereken bilgileri, sırları ortaya dökme).

Sana, bizdensin sen dese bile bizlik-benlik dağarcığına (Yaşanılan, öğrenilen konuları, bunlarla geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, akıl, hafıza, zihin) gitme sakın.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin güçlü yapısının olduğunu, onun disiplininde gönderdiği yönde hiçbir direnmeye müracaat etmeden süratle gitmemiz gerektiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin öğretisinde yeter artık diye bir söz ve benzer ifade kullanamayacağımızı öğrendik.
3.    Kalabalığın oyalayıcı ve yanlışa yönlendirmesinden kendimizi kurtararak sakinliğe kavuşmamız, yalnızlığı sevmemiz, yalnızlığı hoş tadına varmamız gerektiğini öğrendik.
4.    Yalnızlığın Şems Hazretleri gibi her bakımdan kuvvetli birine sığınarak hoş uykuya dalmak ve bir güzelce dinlenme sağlamamız gerektiğini öğrendik.
5.    Kaderimizi kötü yöne yönlendirecek, kötü hale sokacak kişilere yakınlık duyarak güvenerek malımızı, paramızı, gittiğimiz yolu, mezhep ve inancımızı yani sırlarımızı açmamız gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
                   *
Ben ve biz sözünün çok tehlikeli düşünüş ve bekleniş olduğunu, iyi talihin önüne en büyük engel olduğunu öğrendik, anladık.

RAV

5 Ekim 2018 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 2330 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

2330. Fakat Şeytan bile olsan ona (Şems Hazretlerine) yüz tuttun mu (Yönelip biçim ve renk değiştirirsen), Allah-Allah, Ay’sın (Kendine gelen aydınlığı karanlıkta kalanlara yansıtansın), hem de nasıl Aydan da on kat güzel, on kat aydın.

Gönlüm, yerinden oldu;
Nasıl söyleyeyim, nasıl öveyim onu?
Bütün onlar, bu O'nun (Şems Hazretlerinin) kulu-kölesi (Tutkulu sevgiyle bağlanmış, dostluğunu devam ettiren, karşılıksız hizmette bulunansın.

Aklını başına al da huylarından birini dinle:
Gâh aslanlık (Güçlü ve cesur davranışlar) eder o, gâh ceylânlık (İncelik ve narinlik eder).

Yeter, sus;
Söz görüşün (Varlık ve düşünce üzerinde varılan yargının) işini yapamaz;
Narla elma, eriğin (Mayhoşluk ve tatlılığı) yerini tutmaz.

Bir sarhoşcağız olmuşsun da söze başlamışsın;
Garip misin sen, yoksa bu köyden misin?

Sarhoş, kendinden geçmiş bir halde, sağa-sola yalpa vurarak gidiyorsun;
O sağı- solu olmayanı arayıp duruyorsun.

Canın ne sağı var, ne solu;
Sen, canı yaralayanın peşine düşmüşsün, gidiyorsun.

O şeker yüzlüden yüz çevirdin mi, istersen şeker kamışı ol, bil ki kötü huylusun.

Fakat Şeytan bile olsam ona yüz tuttun mu (Yönelip biçim ve renk değiştirirsen), Allah-Allah, ne de güzel, Ay (Güzel) yüzlüsün ya.

Gönlüm, yerinden oldu;
Nasıl söyleyeyim, nasıl öveyim (İyiliklerini, üstünlüklerini söyleyerek değerini yücelteyim) onu?
Öylesine bir o ki canı da alır-götürür, gönlü de.
                       ***
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine yönelip onun değerlerini sahiplenip özümüzü güçlü kılmamız gerektiğini Mevlana Hazretlerinin tavsiyesinden öğrendik.
2.    Sadece söz öğrenmenin yeterli olmadığını, sözün gerçek sonuçlarını görerek ve yaşayarak kabul veya ret etmemiz gerektiğini öğrendik.
3.    Ne durumda olursak olalım bir şekilde Şems Hazretlerinin gerçeklerini tanımamız gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerini övmenin Hazretin gerçek değerini gösterme kuvveti olmadığını Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini yakından tanıması ve ona hayran olup âşık olmasından öğrendik, anladık.    
                     *

RAV

Popüler Yayınlar