8 Ağustos 2018 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1760 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1760. Kaleminin (Kaderi yazanın) önünde teslim olmuş-gitmiştir;
Sen de gâh (Bazen) kaplan resmi yaparsın onu, gâh fare.

Her odun, donmuş gibi görünür amma her biri, tencere gibi kaynar-durur.

Mercan köşkler bile, zerre-zerre, gizli naralar atar, kuş gibi öter.

Sırları duyma vakti geldi;
Tanrı kulağınızı çekiyor sizin.

Vakit geldi;
Yeşiller giyinmiş kubbenin sayvanından yeşillere bürünenler de geliyorlar.

Can İsa'sı, kuzgun (Karakarga) gibi aç;
Eşeği de susam yiyip geviş getirmede.

Eşek, bütün susamları yerse kandil için neden yağ çıkaracağız?

Güneş, akrep burcuna gidince, buluttan, sisten, dünyanın yüzü kararır.

A güneş, koyun (Koç) burcuna dön;
Güzün de alnını dağla, kışın da.

A güneş, sen koyun (Koç) burcundayken cansın;
Yer, seninle yeşerir, bağ-bahçe seninle güler. 1
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Allah’ın insan kaderinde değişiklik yapacak nasıl bir yaptırım gücü varsa, bu yetkiyi Şems Hazretlerine verdiğini öğrendik.
2.    Allah dostlarının sakin olduklarını görünce pasif biri sanmamamız gerektiğini, içlerinde sayısız hareketler olduğunu öğrendik.
3.    Suskunluğun bile haykırmasının, sessiz çığlığın olduğunu öğrendik.
4.    Sessizliği dinleyenin sırları duyacak seviyeye ve yetkiye geleceğini öğrendik.
5.    Allah dostlarının yeşil giysiler içinde uygunluğa ulaşanları ziyaret edip onları olgunlaştıracak hediyeler vermek için geleceklerini öğrendik.
6.    Aç gözlü, kaba ve düşüncesizlerin fayda verecek işler yapamayacağını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretleri kaderimizi değiştirmek için kapılarını açtığı gün yeni her türlü başlangıçları yapabilecek gücü kendimizde bulabileceğimizi, temizlik yaparak, maddi ve manevi gereksiz yüklerden kurtulma zamanı geldiğini, korkusuz ve savaşmaktan, yeri geldiğinde kavga etmekten hiç çekinmeyeceğimiz, dürüstçe davranacağımız, hızlı düşünüp ve harekete geçmek zamanının güneşin koç burnuna girdiği zaman olduğunu öğrendik, anladık.
                   *

RAV

7 Ağustos 2018 Salı

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1750 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1750. Bütün Hindistan’ı, onun az bir mülkü bil de özellerini dağıtıver herkese.

Senin Hintli talihin, Zühal'dir (Ahmaklık, cahillik, pintilik, korkaklık, cimrilik, tembellik, kafasızlık, yalan ve fenalık bu yıldızın tesirinde olanlarda olur);
Yücedir (Yüksek, büyük, ulu) amma adı gene de kutsuz (Uğursuz, kötü, mutsuz, zavallı).

Yücelere çıktı, fakat kutsuzluktan (Uğursuzluktan, kötülükten, mutsuzluktan, zavallılıktan) kurtulmadı ki;
Kötü şaraba kadehten ne fayda?

Kötü bir Hintli gösterdim;
Aynayım ben;
Aynanın bildirmesi, kinden (Gizli düşmanlıktan), hasetten (Kıskançlıktan, çekemezlikten) değildir.

Hintli, nefistir (İstekler topluluğu), tekke (Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer) de gönlüm;
Savaşı da dışarıda değildir, barışı da.

Yeter;
Sözü aslı ikiyüzlü:
Biri ak, öbürüyse kap-kara.

Tövbem, doğru değil;
Sus, fakat tövbe etmiyorum diye de satma beni kimseye.

Ayıplı-kusurlu kulu sürme tapından;
Rahmetini örtme (İyiliğini kapatma) ondan.

Sen, hatırımızdan geçen düşünceleri bile bilirsin;
Bizse dudağımızı yummuşuz da coşup köpürüyoruz.

Şekle bürünen her gam, her neş'e, senin gerçek tapında (Bulunduğun yerde) bir hizmetçidir ancak.
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Dünyaya bağlı kişinin yüce insan olsa bile mutlu olamayacağını öğrendik.
2.    Dünyaya gelişinde olumsuzlukların işlendiği kişiyi yücelere çıkartsalar bile uğursuzluktan kurtulamayacağını öğrendik.
3.    Gerçeklerden uzak hayallerle birleşen isteklerin Nefs olduğunu, kişiyi iç ve dış savaşa zorladığını öğrendik.
4.    Özü kötü olanı güzel bir kaba koysak iyi olamayacağını öğrendik.
5.    Olumsuzluklarla oluşmuş ve kuvvetlenmiş kişinin değişip düzelebileceğini, mutlu olabileceğini, bunu da Şems Hazretlerinin Allah’tan aldığı yetkilerle yapabileceğini Mevlana Hazretlerinden öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin kendisine sevgiyle bağlanan, dostluğu devam ettiren Mevlevileri ne kadar kusurlu olsalar bile ret etmemesi için ricada bulunduğunu öğrendik, anladık.
                   *

RAV

6 Ağustos 2018 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1740 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1740. Can, dünyadan vazgeçti, mazereti (Bahanesi) de şu;
Diyor ki:
Onunla uzlaştım (Aradaki düşünce ve çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuştuk, anlaştık), alıştım (Bağlandım, ısındım), hâlim (Karışık sorunun içinden çıkıp), onunla düzene girdi.

Sövüşünden  (Dinin temellerinden sayılan inançları kabul etmeyişinden) sarhoş oldum;
Yarabbi, o şarap mı daha güzel, kadehi mi (Hakikati olduğu gibi göstermesi mi?)

İçimi acı sövüşleri bile şaraptan daha fazla zevk vermede, neşe vermede.

Yem için gitmiyorum tuzağa, tuzağının derdindeki aşk, götürüyor beni.

* Geceleri de, ne doğuda, ne batıda olan Ay yüzüyle, gündüzleri gibi ışıklar saçmada.

Âdem'in toprağı, neden akıykle (Akik taşıyla) dop-dolu;
Onu tutsun da, madene-dek adım-adım çeksin diye.

Gözün nuru da Tanrı Rasûl'üdür (Kendisine kitap indirilmiş peygamber), gönlün nuru da;
Onun haberlerini, kulağına küpe yap.

Beden, o yandan, can şarabım içti mi, son-ucu, başına gelecek şey, gene o yandandır.

Nimetleri (Yaşamak için gerekli her şeyi) verenin güzelliği önünde, dünya nimetleri, gönüle soğuk geliyor.

Hintli şeyh, tekkeye geldi;
Sen de Türk değilsin ya, in damından aşağı.
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 5 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine olan aşk ile dünya zevklerinden, heyecanlarından, biriktirme huyundan, gelip-geçici hayatta güçlü olmak isteğinin kargaşasından, ikiyüzlülüğünden uzlaşarak vazgeçeceğini, belli bir yöntem, ilke ve yasalara göre kurulmuş olan aşk sistemine girerek düzenli bir hayata kavuşacağımızı öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin kendisine dost olmak isteyenden önce la ilahe illallah sözünün başında olan la (Yoktur ‘Allah yoktur’) sözü ile inanç dünyasına girmesini, taklit edilen Allah kavramından sıyrılarak gerçek Allah’ı tanıyıp bilmesinin sağlanması gerektiğini öğrendik.
3.    Aşkın kişiyi ışıkların madenine doğru çektiğini öğrendik.
4.    Peygamber efendimizin verdiği haberleri hiç unutmamamız, onun nurlu bakışını gönlümüze-isteklerimize aydınlık vermesi için kıymetli olarak değerlendir4memiz gerektiğini öğrendik.
5.    Tanrı şarabı içen kişiye, dünya nimetlerinin çekiciliğini yitireceğini öğrendik.
6.    Her cinsin kendi cinsine doğru gidip sürüye katıldığını, sürü başını lider kabul edip peşinden gittiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Hoş olmayan, yakışık almayan, karanlık, şüpheli davranış ve söz söyleyenin yanına Türk olanın gitmeyeceğini, lider ve büyük olarak kabul etmeyeceğini öğrendik, anladık.
                   *
RAV


5 Ağustos 2018 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1730 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1730. O (Tanrı şarabını) şarabı sun ki coşkunluğunun kokusu, ölüleri bile diriltir, mezarlarından çıkarır.

Her akıl, yüzünüzü (Hakikatini) görünce şaşkına dönmüştür;
Her yüz, ayrılığınızla tırmalanmıştır.

Kınayışından (Ayıplamandan), lâflarından sarhoş oldum-gitti;
Bilmem ki tortulu şarabı mı daha hoş, duru şarabı mı?

Ululuğunuza karşı aklın gözü, gözü görmez bir Türk’e dönmüş.

Onu öven, onu anan, daha yüksek söylesin diye yalancıktan, sağır gösteririm kendimi.

Şarap içen, nasıl olur da sarhoş olmaz;
Kulu-kölesi  (Aşkla bağlanıp hizmet ederek dost) olan nasıl olur da yücelmez?

Dünyaya üfürülünce kaftan-kafa, her yeri güllerle dolduran soluktan bahset.

Canın yurdu, yüceliğinin çevresi;
Öyle yurt ki hiçbir yabancı yok orda.

Göbeğindeki misk kokusunu bir kokladı mı, gök bile dizüstü çöker.

Ona gelen, ölümsüzlüğe gelmiştir;
Titreyiş yurdundan kurtulmuştur artık.
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan Şems Hazretlerinin Tanrı şarabı ikram ettiğini, bu şarabı içenlerin ölü hailden kurtulup yeniden etkinleşeceğini, geçerli duruma geleceğini, güçlenip canlanacağını, iyileşeceğini, canlılık kazanacağını öğrendik.
2.    Her akıllı Şems Hazretlerini anlayamayacağını, ondaki nuru göremeyeceğini, sözlerinden etkilenip sarhoş duruma gelip hoş bir hale gelemeyeceklerini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin ululuğunu her aklın anlama ve kavrama gücü olmadığını öğrendik.
4.    Şems Hazretlerini tutkulu bir sevgiyle sevenin, dostluğunu önemseyip devam edenin, hizmet ederek yaklaşanın yüceleceğini, yükseleceğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerine aşk ile yaklaşanın ölümsüzlüğü kazanacağını, ölümsüz olanların yurduna gideceğini, dünyanın iki yüzlülüklerinden, hainliklerinden kurtulacağını Mevlana Hazretlerinin sözlerinden öğrendik, anladık.
                   *

RAV

Popüler Yayınlar