4 Ağustos 2018 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1720 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1720. Her gönül, ardından dört kanatla uçuyor;
Fakat bizim gönlümüzün yüz kanadı var, daha da fazla uçucu.

Yüzlerce can verip seni görmek, ucuz bir alış-veriş;
Fakat yarı canımı vermeme karşılık seni görmem, daha da ucuz.

Bu gök kubbe döner amma aşk gökleri, daha da hızlı döner.

Herkes, aşk göklerinden korkar;
Fakat o gök de, senin gamınla daha da ziyade korkuyor senden.

A Tebrizli Şems, bir himmet (Yardım) et de daha da fazla seni bileyim, şaşılacak kadar tanıyayım seni.

Yüzünü göster, gizleme bizden;
A Ay gibi yedi göğün de tanıdığı dilber.

Biz, bir bölük âşıklarız;
Seni görmek hevesine düştük de up-uzak (Çok uzak) bir yoldan geldik.

A tâ canının içinde, yüz binlerce cennet, yüz binlerce huri, yüz binlerce köşk bulunan.

Damdan başını eğ de hasta âşıklar topluluğuna bir hoşça bak.
A sûfîlerin sâkisi (Kendini Allah’a adamışlara Allah nuru saçan), ne küpten alınan, ne üzümden olan o şarabı sun (Tanrı şarabını ikram et) bize.
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerini görmenin, tanımanın, bilmenin çok özel, güzel ve verimli bir davranış olduğunu, kendisi isterse görebileceğimizi öğrendik.
2.    Şems Hazretlerini hakikatini görme mutluluğunu taşıyan cenneti, güzelliği bu dünyada yaşayacağını öğrendik.
3.    Şems Hazretlerini tanıdıktan sonra çok özel Tanrı erlerinin gördükleri sırlara kavuşabileceğimizi öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin Tanrı şarabı ikram ettiğini, Mevlana Hazretlerin kendisine ve kendisine âşık olanları için bolca ikram edilmesini istediğini öğrendik, anladık.
                   *
RAV


3 Ağustos 2018 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1710 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1710. Gönül sahibi kişinin şehvetini (Aşırı isteğini), hırsını (Sonu gelmeyen isteğini) da böyle bil, böyle san (Bil).

Görünüşte şehvettir (Aşırı istektir);
Fakat Halil'in (Allah dostunun) ateşi gibi ışıklarla doludur.

Kâfirler, Tebrizli Şems'i, insan görüyorlar;
Gözlerini nasıl açabilir ki?

Aşk candır, senin aşkınsa daha da can;
Lütuf dermandır (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım insana güç, ilaç, çıkar yol, çare verir) ;
Senden (Şems Hazretlerinden) gelirse daha da güzel bir derman.

Kâfir saçlarının kâfirlikleri (Sevilen birine takılan, davranışlarını sitem eden), herkesin imanından (Güçlü inancından) daha da üstün bir iman.

Aşkla (Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu ile) can vermek kolaydır;
Senin aşkınlaysa daha da kolay.

Herkes, senin konuğundur;
Fakat bu kulunun (Sevgiyle ve dostlukla bağlı olanın), bu kölenin (Ücret almadan hizmet edenin) oğlu, daha da eski konuğun.

Herkes de sensiz, varından-yoğundan ayrılmıştır;
Fakat ben, daha da yolsuzum sensiz, daha da yoksulum.

• Aşkın, ebedî devlet madenidir;
Fakat güzel yüzünü görmek, sana kavuşmak, daha da zengin bir maden.

Bir Hind kılıcı olan ayrılık, keskindir;
Fakat aşk kılıcı, daha da keskin.
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Allah dostunun aşırı isteğinin sıradan insan gibi istekler olmadığını, nurlu olan istekler olduğunu öğrendik.
2.    Görmenin gözde olduğunu, aklın bu gördüğünü tanımlama ölçüsünde değerlendirip tanı koyduğunu, değer verdiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerini her gözün doğru olarak göremeyeceğini öğrendik.
4.    Görmede, görüşte aşk olmadıkça Allah dostlarından istenilen-beklenilen fayda sağlanamayacağını öğrendik.
5.    Önce gerçek Allah dostuna inanmanın, imanın üstün hale gelmesine sebep olduğunu öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinde değerli her ne ararsak bulabileceğimizi öğrendik.
7.    Şems Hazretlerine tutkulu bir sevgiyle bağlanıp dostluğu devam ettirmenin mutlulukların en yücesi olduğunu öğrendik.
8.    Şems Hazretlerini tanımak mutluluk kaynağı olduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Aşkla bağlanılan dosttan ayrılık insanı hassas, dikkatli, kıvrak, etkili, sert bir hale soktuğunu öğrendik, anladık.
                   *
RAV


2 Ağustos 2018 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1700İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1700. Yurdun (Yaşadığın yerin), sevgiliyle dolmasını istiyorsan yürü, evden yabancıları (Aynı türden, çeşitten olmayanları) çıkar.

Semâ' meclisinin neş’eli, sargın olmasını istiyorsan inkâr (Gördüğünü doğru, açıkça söylemeyenin) gözünden (Dostlar toplantısından) uzak tut o meclisi.

Semâ' (Gökyüzü), kimi sarhoş etmediyse ikrâr etse (Saklamayıp doğruca, açıkça söylese) de münkir (İnkâr eden, kabul etmeyenden) say onu.

Kim ikrâr eder (Saklamayıp doğruca, açıkça söylerse) de şarabı bilir-tanırsa akıllı adını tak ona;
Sarhoş deme.

Münkirleri (İnkâr edenleri, kabul etmeyenleri), bir bahaneyle yola sal (Uzaklaştır) da semâdan (İşitmeden, duymadan) bir zevk al, neşelen.

Hatta kendini (Benliğini) bile çıkar aradan da kendini (Öz kişiliğini) bulup koçasın (Hızla yol alasın).

* Sevgilinin gölgesi (Koruma altına alması), Tanrıyı anıştan iyidir;
Ulular ulusu böyle söylemiştir.

Gül de tikendendir deme;
Çünkü her gül tikeni, meyve vermez, gül vermez.

Yabancı tikeni, sök-çıkar gönlünden;
Fakat gülün tikenini canla gönülle koru.

* Mûsâ, ağaçta bir ateş gördü;
Ağaç o ateşten, daha da yeşermedeydi (Parlak yeşil renkteydi).
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Evimizin sevgiyle dolmasını istiyorsak inancımıza, kültürümüze yabancı olanı, yaşadığımız yerden uzaklaştırmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Doğru, açıkça söylemeyeni olduğu toplulukta neşe ve sargın olmayacağından böyle kişileri uzaklaştırmamız gerektiğini öğrendik.
3.    Tanrı şarabını bilip tanıyanın akıllı adam olduğunu, sarhoş olarak tanımlamamız gerektiğini öğrendik.
4.    Sema yapılan toplulukta gökyüzünden gelen sesleri-sözleri kabul etmeyenin olmaması gerektiğini öğrendik.
5.    Sema edecek olanın benliğinden ve dünya bağ ve problemlerinden zikir ederek kurtulması sonra sema etmesi gerektiğini öğrendik.
6.    Allah dostu sevgilinin koruma altına almasının zikir etmekten daha iyi olduğunu öğrendik.
7.    Aileden, çevreden, tanınmayan, bilinmeyen, aynı türden, aynı cinsten olmayan, belli bir yere veya kimseye ait olmayana gönlümüzden çıkarmamız gerektiğini öğrendik.
8.    Gülün dikeni olduğunu, gülü koruyan dikeni korumamız gerektiğini, diğer dikenleri isteğimizden söküp atmamız gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Aşk ateşinin diğer ateş gibi yakıcı olmadığını, gülü nasıl ki dikeni koruyorsa aşkı da görünen ateşi koruduğunu, yabancıların bu ateşi yakıcı ateş sandıkları için yaklaşmadıklarını öğrendik, anladık.
                   *
RAV


1 Ağustos 2018 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1690 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1690. Sarhoş ol, erleri de sarhoş et (Coşup kendimizden geçir, kaygı ve sıkıntılardan kurtar);
Kızıl şarap atına (Tanrı şarabıyla sarhoşluğu araç olarak görerek) bin.

Sarhoşluk, damdan girdi, baştan geldi;
A düşünce, git, sen de kapının yolunu tut artık.

Kuru toprakta yol çoktur;
Gemi yap da şu ıslak yola düş, denizin yolunu tut.

Kanatlarım çıktı da uçtum;
Sen de yediğimden (Gıda aldığımdan) ye de kanatlan.

Kuş gibi boş-vermişim bineğe;
Sen bineğimi, istersen topal say, istersen arık (Zayıf-güçsüz).

Topraktan hiç üzüm bitmese, gene de aşk sarhoşluğu, yürür-gider; Bunu böyle bil.

Şişeci, artık kadeh yapmasa da aşk şarabının kadehi, kolayca elimize geçer bizim.

Bir can parçasına şekil verir o da bezenmiş, şekil verilmiş dilber say bunu, der sana.

Tövbe (Bir daha yapmamak üzere söz ) ettim, artık söylemeyeceğim;
Fakat gene de sen, sarhoşun tövbesini yalancı tövbe say.

Adam, hem âşık olsun, hem sarhoş;
Sonra da tövbe etsin... (Tövbe etmek mümkün değil)

O afsuncunun (Sihir) gösterişine boş-ver-gitsin.
                       ***        
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                        ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin sunacağı Tanrı şarabını içenlerin kaygı ve sıkıntıdan kurtularak aşık olduğu Allah’ı ve Allah dostlarını görmek için yola düşeceklerini, kara yolundan su yoluna sonra da kanatlanıp uçacaklarını daha sonra da vasıtasız amaçlarına ulaşacaklarını öğrendik.
2.    Aşk yolunun aşamalı ve değişimli daha üste, daha ileriye, daha hızla amaca doğru değişimlere uğrayarak yolculuk yapacaklarını öğrendik.
3.    Aşk yolculuğunda Şems Hazretlerinin veya Mevlana Hazretlerinin kılavuzluğunda ve korumaları altında emin şekilde yolculuk yapacağımızı öğrendik.
4.    Âşık aşk yolculuğuna engel oluşturan her ne varsa aşıp yolundan kalmayacağını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin önerilerini dikkate alarak yolunu izleyen, onun beslendiği değerlerle beslenenin Mevlana Hazretlerinin yanına gidebileceğini öğrendik, anladık.
                   *

RAV

Popüler Yayınlar