7 Temmuz 2018 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1400 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1400. (Âşıkların) Hepsinin de ciğerinde (İşe yarayan) aşk suyu (Cesaret, yürek) var;
Hepsi de sudur, ciğer tarafından emilir-giderler.

Hepsi de eşsiz inciye (Şekil değiştirmeyen mücevhere) benzer;
Ana-baba kucağında ölmez onlar.

Âşıklar, gökyüzüne uçarlar;
Münkirlerse (Allah’ı sevmeyen, dost olarak bilmeyen, yok sayan) cehennemin tâ dibinde geberirler (Sevilmeyen bir kişi olarak işlem görürler).

Âşıklar, gayb (Herkesin görmesinin yasaklandığı ilahi âlemi görebilmesi için uygun olan kişinin) gözünü açarlar;
Geri kalanlarsa kör-sağır bir halde ölür-giderler.

Geceleri, korkudan (Ölüm ve cehennem korkusundan) uyuyamayanlar, (Âşık olunca) korkudan, tehlikeden emin olarak can verirler.

Fakat bunda, ota tapanlar (Yeme-içme derdiyle yaşayanlar), zaten öküzdür, eşek gibi (Kaba, düşüncesiz olarak) ölür-gider onlar.

Bugün, o görüşü  (Varlık veya düşünce üzerinde varılan yargıyı) arayanlar, neşeli, güleç bir halde o görüşe-o bakışa karşı ölürler.

Padişah, onları lütuf (Saygın, önemli olandan gelen iyilik, yardım etmek için) kucağına (Korumasına) alır;
Öylesine hor-hakıyr (Değersiz, önemi olmayan, aşağı biri gibi), öylesine rast gele ölmez onlar.

Mustafâ'nın (Hazreti Peygamberimiz) huyuyla huylanmak isteyenler, Abû-Bekir gibi, Ömer gibi (Allah’ın sevdiğini seven, birbirine hizmet etmeyi uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden biri olarak) ölürler.

Yokluk, ölüm, uzaktır onlardan amma bunu, hani, ölürlerse diye söyledim işte.
                         ***      
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Âşık olan kişinin sözlerinin şekil değiştirmeyen çok kıymetli sözler olduğunu, dinleyenler tarafından delil-şahit istemeden kabul edilen doğru sözler olduğunu öğrendik.
2.    Âşık olan kişinin yücelere doğru gittiğini, sırları açtığını, ölümsüzlüğe ulaştıklarını öğrendik.
3.    Allah aşkını, Allah dostuna olan aşkı kabul etmeyenlerin cehenneme kör ve sağır bir halde gideceklerini öğrendik.
4.    Allah ve Allah dostuna âşık olanların korkudan emin olarak huzurlu bir şekilde uyuduklarını öğrendik.
5.    Âşıkların görüşünü arayanların, bu görüşü elde ettikçe neşeli, güleç hale geldiklerinden âşıklara hayran olarak bu yolda ölmeyi istediklerini öğrendik.
6.    Âşıklık yoluna arayışla girenlerin yalnız ve sahipsiz kalmadığını,  yolun büyüğünün sahip çıktığını, sıradan bir insan gibi ölüp gitmesine izin verilmeyeceğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’ın sevdiği, sevgilim (Habibim) diye hitap ettiği kuluna sevgiyle bağlananın, dostluğunu devam ettirenin, bu yolda hizmet edenin vücutları ölse de ruhları diri olarak kıyamete kadar bu aşk yolcularına gittikçe artan seviyede yardımcı olacaklarını öğrendik, anladık.
                   *
RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1390 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1390. Sen düşünüp durdukça satranç oynanamaz (Düzenli hamleler yapılamaz);
Dayan da at zarı (Şansına çıkana göre harekette bulun) .

Tebrizli Şems, gönül padişahı;
Gönül meyvelerini onun ıssısı (Işığı-sıcaklığı) oldurur (Olgunlaştırır), yetiştirir (Vaktinde hazır olmasını sağlar, tamamlar, bitirir). 

Gerçekten haberdar olarak (Hakikati bilerek bilinçli bir şekilde ) ölenler, sevgilinin önünde, şeker gibi eriyip giderler.

* Onlar, Elest meclisinde (Ruhlara Allah’ın “Ben rabbiniz değil miyim” diye hitap ettiği toplantıda) abıhayat içmişlerdir (Ölümsüzlük kazanmışlardır), hâsılı (Sözün kısası) bir başka çeşit ölür onlar.

Letafette (Güzellikte, hoşlukta, incelikte) meleği bile geçmişlerdir; artak (Sıradan, sürüden) insanlar gibi ölmek, uzaktır onlardan.

Mademki âşıklık ülkesinde toplanmışlar;
Şu insan kalabalığı gibi ölmez onlar.

Sen sanır mısın ki aslanlar da köpekler gibi kapının dışında ölürler?

Âşıklar, yolculukta öldüler mi, can padişahı, onları karşılamaya koşar.

Hepsi de o Ay yüzlünün ayağı ucunda ölür de o yüzden güneş gibi parıl-parıl parlar.

Birbirlerine can kesilen âşıklar, birbirlerinin aşkıyla ölürler.
                        ***       
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Kendi düşüncemize göre oynadığımız hayat oyununda başarı sağlamamızın güç, zaman kaybetmek veya imkânsız olduğunu, hakiki Allah dostuna güvenerek zarar görmeden, varlığımızı koruyarak önümüze çıkanı kabul ederek buna göre yol almamız, ilerlememiz gerektiğini öğrendik.
2.    Allah dostu Şems Hazretlerinin bize yardım edeceği güç ve birikimde olduğunu öğrendik.
3.    Hakikatten haberi olarak ahrete gidenlerin sevdiği ile buluşmanın sıcaklığıyla katılıktan kurtulup kendinden yok olacağını, sevdiğinde var olacağını öğrendik.
4.    Yaşamın anlamını bilmeden ölenlerden olmamak gerektiğini öğrendik.
5.    Hakikati olduğu gibi öğrenen âşıkların ölümsüzlüğü elde edecekleri yere giderek kazanım sağlamış olduklarını ve sıradan insan topluluğundan çıkarak yüce insanların topluluğuna katıldıklarını öğrendik.
6.    Allah’a ve Allah dostuna âşık olmuş kişilerin sıradan insanlar gibi ölüp unutulup kaybolmadıklarını öğrendik.
7.    Âşık kişinin ölümünde mezarında yalnız kalmayacağını, Allah dostlarının karşılayıp kıyamete kadar arkadaşlık edeceklerini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Birbirini seven âşıkların sevdikleri için sevgiyle ve hasretle öleceğini, birbirine olan sevgilerinin-dostlarının ölüm sonrası da devam edeceğini öğrendik, anladık.
                   *
RAVLİ

2 Temmuz 2018 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1380 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1380. Âşık, sevgiliden ayrıldı da sevilen naza (İsteksiz gibi gözükerek yalvartmak amacıyla yapılan davranışa) düştü, seven de derde (Üzüntüye düştü).

Birbirine aykırı olan, fakat bir ayrılıktan meydana gelen şu iki renk, her ikisinin de yüzünde aşkı belirtti.

Sevgilinin yüzünün sarı olması yaraşmaz;
Sevenin de kızıl benizli, şişman oluşu, soğuk bir şeydir.

A âşık, sevgili, naza başlayınca çek nazını, savaşmaya kalkma.

Ben tikene benziyorum, sevgilimse gül gibi;
Gülle tiken iki amma gerçekte bir.

O güneş gibi, bense gölgeye benziyorum;
Ondan, ölümsüzlük ıs siliği gelmede, bendense soğukluk.

Tâlüt'la Câlût, savaştı (Bakara suresi 251);
Davut'la soyu da ince ve kalın olmak üzere zırh ördü

Gönül, bedenden doğdu amma bedenin padişahı;
Nitekim erkek de kadından doğmuştur.

Fakat gönülde de bir gizli gönül var;
Atlı gibi toz içinde gizlenmiştir o.

Tozun kalkışı, atlının yüzünden;
Şu tozu kaldıran atlı.
                        ***       
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Sevilenin naz edeceğini, sevenin de bu naz karşısında üzüleceğini, sevgi ve dostluğu nasıl devam ettireceğinin endişesinde olacağını öğrendik.
2.    Birbirine aykırı gözüken renklerin sevgide, dostlukta bir olacağını ve insanın yüzünde bu birliğin görüleceğini öğrendik.
3.    Aykırılığın ayrılık sebebi olmadığını öğrendik.
4.    Allah verse de yine çalışıp kazanmak gerektiğini öğrendik.
5.    Sevilenin yüz renginin kızıl, sevenin sarı ve zayıf olmasından anlaşılacağını öğrendik.
6.    Sevilenin nazını sevenin çekmesi gerektiğini, çekmeyenin samimi olmayıp o kişinin uzaklaştırılacağını öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin aydınlığı ile dünyada yaşam kaynağı olduğunu, hem de ölümsüzlük sıcaklığı verdiğini Mevlana Hazretlerinin sözlerinden öğrendik.
8.    Yiğitlik yapmadan elde edişin olmadığını öğrendik.
9.    Erkeğin kadından doğduğunu unutmamamız gerektiğini öğrendik.
10.                      Bedenimizin içinde görünmeyen bir gönül (İsteklerin ve ihtiyaçların olduğu alan)olduğunu, onun içinde de gizli bir gönlün (Kişinin kendisinin bile bilincinde olmadığı fakat kişiyi zorlayan isteklerin) olduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’ın kendisine doğru geleni görüp kıskananların yoldan alıkoymasınlar diye gizlediğini, göstermediğini, Allah’ı arayan kişiye yakın olan kişiye bu gizliliği kaldırdığını öğrendik, anladık.
                   *

RAVLİ

1 Temmuz 2018 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1370 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini olan aşkı anlatıyor)

1370. Mademki bu çeşit bir altın madeni (Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak) belirdi;
Kendimizi makas hâline (Toplumdan benliğimizin baskı ve etkisinden kendimizi kesip ayırarak özgürce tercih edebileceğimiz duruma) getirmemiz gerek.

Hızır gibi, ömür elbisesini abıhayatla yıkayıp ter-temiz güp-güzel (Çok güzel) bir hâle getirmeli.

Mademki (Değil mi ki) o yaşayış şeker kamışı kıskanç, bu şekerden çekinmek gerek.

Mademki böylesine nazlı (İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılan davranışlı) güzel, evimizde bizim, naz vakti, nazlanmak gerek artık.

Gülle tikene (Güzelin elverişsiz durumuna) tahammül etmek (Dayanmak, katlanmak, kaldırmak), adamlıktır amma insanın, asıl insanlarla uzlaşması (Aralardaki düşünce ve çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık (Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayacak şekilde) kalmak, antant kalmak) gerek.

Mademki yüzünün kıblesi (Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer) belirdi;
Topuklara (Cevhere dokunmadan) namaz kılmak (Allah’ı anmak) gerek artık.

O âleme âit secdelere, o başı yüce güzelin karşısında kapanmak gerek.

Sonu Mahmûd (Övülecek değerde) olan, son-ucu güzel bulunan o aşka karşı Eyâz olmak (Hizmetiyle kendisine aşık olunan olmak) lâzım.

Mademki gerçek, susmada gizli;
Şu geçici sözlerden vazgeçmek gerek gayrı (Artık).

Yarısı kırmızı, yarısı sarı bir elmacağız, gülle (Kırmızı rengi) safranı (Sarı rengi) andırdı (Benzerliklerin çağrıştırdı) bize. 
                        ***       
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Gecenin bilinmezliğinde kurtulup gün ışığında gözümüzü açarak sevdiğimiz, sevgili olarak kabul ettiğimiz Allah dostunun gittiği tarafa doğru hızlı gitmemiz, yönün olmadığı ilahi aleme kadar gitmemiz gerektiğini öğrendik.
2.    Toplumun ve benliğimizin etki ve baskısından kurtulup aradığımız değerlerin bulunduğu yere korkmadan gitmemiz gerektiğini öğrendik.
3.    Ölümsüzlüğün güzelliğini ve özelliğini görüp anlayanın Hızır gibi temiz olarak elde etmek dünya yaşamında uğraşı vermemiz gerektiğini öğrendik.
4.    Yaşayışımızı başkalarının kıskanıp bozmaması için gizli ve dikkatli olmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Allah dostunun nazlı olduğunu, nazını doğal karşılamak gerektiğini öğrendik.
6.    Bir kişide sertliğin, sivriliğin, başkalarından farklılığın, iç içe güzelliklerin olduğunu kabul etmemiz gerektiğini öğrendik.
7.    Aradığımı bulduğumuz zaman o kişiyi severek dostlukla bağlanarak, saygılar göstererek hizmet etmemiz gerektiğini öğrendik.
8.    Sevenin, dostluk gösterenin, hizmet edenin bir zaman sonra sevileceğini, dostluk göreceğini, hizmet edilen olacağını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Gelip geçici sözleri söylemenin ve dinlemenin gerçeği göstermediğinden vazgeçmek gerektiğini öğrendik anladık.
                   *
RAVLİ

Popüler Yayınlar