8 Haziran 2018 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1140 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1140. Öbür dudulara gıda vermek (Ruhu besleyen, tatlı sözler söyleyenler) için de dudağı gibi ballar yağdırırdım-şekerler ezerdim.

Bana, deniz gibi bir gönül vermeseydi başkaları gibi ben de kaba olurdum, ciğerler yerdim (Acılar çekerdim).

Aşk, deniz gibi (Büyük, geniş, derin)  bir gönül vermeseydi başkaları gibi ben de kaba (Özensiz, zevksiz, terbiyesiz, görgüsüz, nezaketsiz) olurdum, ciğerler yerdim (Acılar çekerdim).

Aşk, iyiden-iyiye başımda çizgindi (Dönüp dolaştı) benim;
Yoksa ne diye böyle âşık olurdum (Tutkulu sevgi ile uğraşmazdım), ne diye baştan-sarıktan (Saygınlıktan ve makamdan) vazgeçerdim?

Dün gece sevgili (Şems Hazretleri) dudağımı öptü (Sevgisini, saygısını, bağlılığını gösterdi), yoksa hiç böyle tatlı sözler söyleyebilir miydim ben?

Yazıma, devlet noktası koydu (Aşkla ayağımı yere çiviledi);
Yoksa ne diye böyle pergel gibi dönüp dururdum?

Alçalmasaydım (Sırrımı, üzüntümü, sorunlarımı söylemeseydim) kim görebilirdi beni;
Sarhoş olmasaydım ana yoldan giderdim elbet.

Sarhoşluktan eğri-büğrü, sendeliye-sendeliye gidiyorum;
Keşke doğru yoldan gitseydim ben de.

Yahut da onun güzelim yüzlü lâleleri gibi herkesten kesilseydim (Arama mesafe koysaydım) de bir dağ başına çekilseydim.

Yeter;
Bu ses, davul olmasaydı elbette hayallere, sırlara dalar giderdim.

Ah, gönül penceresine ne hoş yollu vurmadasın;
Yoksa sevgilimin yüz gösterdiği pencere sen misin?  
                              *** 
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri insanların duymak istedikleri tatlı sözleri söylemediğini, hakikati olduğu gibi ve anlaşılabilir şekilde söylediğini ve bizlere ulaştırdığını öğrendik.
2.    Bunca insanların sözlerinde ve davranışlarında olan değişiklik ve çelişkiyi bir arada görenin acılar çekeceğini, ancak aşk sahibi olanın büyük-geniş-derin gönüle sahip olduğundan acı çekilmeyeceğini öğrendik.
3.    Aşkın tesiri ile kişinin kendini görmekten uzaklaştığını, yalnızca sevdiğini düşündüğünü öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerini ziyarete gelmesiyle Mevlana Hazretlerinin uğraşısında desteklendiğini, cesaretlendirildiğini böylece sözlerinin tatlılaştığını öğrendik.
5.    Mevlana Hazretleri gerçek makamında kalsaymış hiçbirimizin tanıyamayacağımızı, hayatını ve bizlere kazandırdığı değerlerden mahrum kalacağımızı, öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin Tanrı şarabının verdiği sarhoşlukla halka söylenmemesi gereken sırları işaret diliyle açıkça söylediğini, sarhoş olduğundan cezalandırılmayacağını öğrendik.
7.    Mevlana Hazretlerinin hayal ve sırlarla vaktini geçirmediğini, arayış içinde olanlara doğru hedefi ve doğru yolu gösterdiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
En alçalmış kişilerin bile görüp duyabileceği, ders alabileceği, yolunu ve yönünü yücelere doğru çevirebileceği fırsat ve öğretiyi Mevlana Hazretlerinin sunduğunu, yardım ettiğini, ellerinden tuttuğunu öğrendik, anladık.

                   *
RAV

7 Haziran 2018 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1130 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri kendini anlatıyor)

1130. Yeter artık;
Şu unutkanlığım olmasaydı her an, seni anardım (Aklıma getirerek sözünü eder, düşünür, hatırlardım) da anardım.

Yeter artık;
Şu sözlere selvi (Düzgün uzun vücutlu) bile haset (Kıskançlık) eder de keşke der, hür bir süsen (Güzel görünümlü çiçek) olsaydım ben de.

Sevgilinin derdine av olmasaydım gökyüzü aslanının boynunu bükerdim.

Elimi bağladı, yoksa şimdicek, bundan da daha iyi kaşırdım başını senin (Sana daha çok yakınlaşır, yardım ederdim).

Güle benzer yüzünü kıskanmasaydım her gül bahçesinin bülbülü kesilirdim ben.

Gülü, bana kapı açsaydı tiken gibi duvarın başına çıkar mıydım hiç?

Hiçbir iş yok ki o işi yapmasın (Bütün işleri yapan O);
Yoksa ne diye böyle işsiz-güçsüz kalayım ben?

Aşk, hastayı arayan bir hekimdir;
Yoksa böyle yaralanır mıydım, hasta olur muydum ben?

* Halil, onun için dört kuş kurban etti (Bakara suresi 260);
Keşke ona kurban olan o dört kuş (Ölen canlının yeniden nasıl dirileceği gösterilmesi kendi üzerinde) olsaydım ben.

Ona kurban olmak (Uğruna ıstırap veya büyük üzüntü, sıkıntı çekmek, zarara girmek, ölmek) için şekerler yerdim (Bunları yaptıkça mutlu olurdum);
Yüz başlı, yüz gagalı bir dudu (Gayb aleminden söz getiren) kuşu kesilirdim.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                             ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri sevdiğini kıskandığını, sevdiği için dertlendiğini, sevdiğine yakın olmak için hizmet ettiğini, sevdiğinden başka bir şey düşünmediğinden diğer işlere unutkan bir hale olduğunu öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri aşkla sevdiğine bağlandığı ve onun işlerine ve sevgisine daldığı için başka yapabileceği olağan üstü işleri yapamaz duruma geldiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretleri çekici etkisiyle Mevlana Hazretlerine yaklaşması için cesaret verdiğini öğrendik.
4.    Her işi yapanın aşk olduğunu, ruhsal ve bedensel hastaları tedavi etmek için de arayan doktorun aşk olduğunu öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri ölmeyi ve yeniden dirilmeyi görmek değil, kendisinin bu olayı yaşarken kendisi üzerinde uygulama ile öğrenmek istediğini, öldüren ve yeniden diriltene tatlı armağanlar vereceğini öğrendik, anladık.

(Peygamber efendimizin “Ölmeden önce ölünüz” hadis-ininin hakikatini anlayanların bir sonraki aşamasının yeniden dirilme olduğunu, bunu da kişinin yaşarken görüp anlaması veya bizzat yaşayarak görmesi gerekli olduğunu, bu işlerin aşkla, dostlukla bağlılıkla olacağını Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık)
                   *
RAV


6 Haziran 2018 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1120 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1120. Hırs, güz mevsimidir, kanâat (Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum) bahar;
Dünya, güz (Sonbahar) mevsimiyle kutlu bir hâle gelmez ki.

Fazla sözle baş ağrıtıyorsun;
Bir güzelin derdine dal da söz et bari (Hiç olmazsa);
Rüstem (Korkusuz kahraman) isen sen aslana file saldır bari (Hiç olmazsa).

Melek gibi göklere uç;
İki büklüm olacaksan da gök gibi iki büklüm ol da yeryüzüne küplerle, tulumlarla (Çokça) yağmur yağdır.

Yüz gönlüm, yüz canım olsaydı yüzünü de sana verirdim;
Bu yüzden de neşelenir, sevince gark olurdum (Sevinç içine dalar giderdim).

Şu soluk, bedenimde toprak olsaydı, baştanbaşa aşk, baştanbaşa heves gülleri doğururdum.

Dert tarlana su kesilirdim (Sorunlarının çaresi olurdum);
Harmanına yel olurdum (Sapla samanın ayrılmasını sağlardım).

Gönlünde gam esmeseydi (Dert etmemle), ben de başkaları gibi soluksuz, nefessiz, feryatsız, figansız bir hâle gelirdim.

Şirin güzelimin kıskançlığı olmasaydı yüzlerce Husrev'in, yüzlerce Ferhâd’ın övündüğü bir er olurdum.

Sır kapıcısının gönlünü kırmasam dünya kilidini açar giderdim.

Hemedan (Rüşt (Yeterli seviyeye gelmem), fazilet (Yaradılıştan gelen iyi huylar), marifet  (Ustalık, uzmanlık) ve keramet (Ermişçe yapılan iş, hareket ve sözler)), ayağımı bağlamasaydı, her şeyi bilmeseydim, o Bağdat’lı güzele yoldaş olur, yola düşerdim.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    İnsanın kendine tatlı gelen şeyleri lüzumundan fazla olarak istemesi, ruhun kuvvetlerinden olan şehvetin kötü yöndeki aşırı şeklinin olduğunu, bunun da sonuçta insanı ve çevresini yorduğunu, geçim sıkıntısı oluşturduğunu, mutsuzluğa sebep olduğunu öğrendik.
2.    Çalışarak emeğinin karşılığında geçinen, Allah’ın taksim ettiğine razı olarak başkasının kazancına göz dikmeyenin geçiminin iyi olacağını, mutlu yaşayacağını öğrendik.
3.    Fazla sözle uğraşıp gereksiz yere kendimize iş çıkarmamak gerektiğini öğrendik.
4.    Fazlanın daima insana kötülükler getirdiğini öğrendik.
5.    Yararlı olmak için yücelere çıkıp aşağılara fayda veren işler yapmamız gerektiğini öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin bizim faydalanmamız için çok dertlendiğini, bu yolda çok emek çektiğini öğrendik.
7.    Şems Hazretlerinin her sırrı kıskançlığından açıklamadığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretleri erdemli (Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi ruhsal olgunluğa ulaşmış) olarak örnek olmak sorumluluğu olsaymış, Şems Hazretlerinin yol arkadaşı olarak ömrünü tüketeceğini öğrendik, anladık.
                   *
RAV

5 Haziran 2018 Salı

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1110 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1110. Bedenine demir atmış (Uzun süre kalmış)  can, şimdi denizlerde gemi gibi yüzer-durur.

Elden-ayaktan ayrıldı amma Tanrının ihsânı, ona, Ca'fer kanatlan verdi.
Beden evi yıkılırsa ağlama;
A zengin, bedeninde, zindandasın sen; bunu iyice bil.

Zindandan, kuyudan çıktın mı, Mısır'a Yûsuf kesilirsin, padişah olursun, başa geçersin.

 Kuyudan, acı sudan kurtuldun mu, balık olursun, Kevser ırmağının (Cennette olan ırmak) yanında konaklarsın.

Bunun geri kalanını sen söyle;
Çünkü halk, sana inanıyor a benim padişahım (Şemseddin Hazretleri).

İnsanoğlusun, insanoğlusun, İnsanoğlu;
Fakat o soluğa, yabancısın da o yüzden soluğun tutulmuş.

İçindeki insanlığı (Bu ana kadar insanlık dediğin değerleri), tamamıyla yak-yandır (Yok et);
Mahremsen (Aşk topluluğuna yakınsan), o soluğa (Nefese-söze-duyguya-akla-anlatıma) sahip ol.

Yeni Ay, kendini hiçe saydı da dolunay oldu;
Kendini hiçe saymazsan hiçlikten kurtulamazsın.

İnsanların iyisinden-kötüsünden kaçıp duruyorsun;
Hâlbuki iyiliğin de hepsi sende, kötülüğün de;
Kendi-kendinden kaçıyorsun sen.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Canımızın istediği yerlere gitmesi için vücut isteklerinden kurtulması, peri gibi görünmez olup gezmesinin gerektiğini öğrendik.
2.    Allah yolunda olanın Allah’ın yasaklarına uyması nedeniyle elinin ve ayağının bağlanacağını, bu saygılı davranışa Allah’ın insana istediği yere kolayca ve hızlı gidebileceği olanaklar (Kanatlar) bağışlayacağını öğrendik.
3.    Vücuduna bağlı olan canın karamsarlık, huzursuzluk, olumsuzluk, uygunsuzluk, rahatsızlık verdiğini, zevk vermeyen durum olduğunu, bu aşırı bağ oluşturan durumdan kurtulmamız gerektiğini öğrendik.
4.    Vücut zindanından kurtulanın yüce makamlara ulaşabileceğini öğrendik.
5.    Şems Hazretleri söylediği zaman hiç tereddüt edilmeden halk tarafından inanıldığını öğrendik.
6.    Çaresizlikten, karanlıktan, yakıcı duygulardan Allah dostunun yardımı, yol göstermesi, yolumuzu aydınlatması ile acılıktan kurtularak zevk alınan tatlı yaşama gireceğimizi öğrendik.
7.    Bu zamana kadar olan iyilik-insanlık adına birikimleri, makamları, kişiliği yok saymazsak hiçlikten kurtulamayacağımızı öğrendik.
8.    Boş, değersiz, önemsiz biri olmaktan kurtulmak için kendimizi yok sayıp yeniden yetişmek için, bize kılavuzluk ve yardım etmesi için Allah dostunu bulmamız gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Kaçan insanın aslında kendinden kaçtığını, iyiliği de kötülüğü de kendisinin taşıdığını ve kullandığını öğrendik, anladık.
                   *
RAV

Popüler Yayınlar