4 Haziran 2018 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1100 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1100. Bundan böyle yep-yeni bir yaşayışa dal;
Bu başı-boş yaşayış, niceye bir (Ne zamana kadar)?

Müşteri hevesiyle (İsteyici gelecek diye beklemekle) ömür geldi-geçti;
Bir Ay (Karanlıkta kalmışları aydınlatanı) gör, kurtul Müşteri'den (Alıcı beklemekten kurtul).

Bitli hırkayı çıkardın-attım;
Çır-çıplak can kaldın;
Böyle daha güzelsin.

Dört unsurdan (Toprak-ateş-su-hava) meydana gelen beden hırkasına karşılık sana, has boyalarla boyanmış (İyi nitelikleri kendinde toplamış) güzelim bir elbiselik dokumuşlar.

Şu beden elbisesi, delikanlı (Çocukluk çağından çıkmış bir genç) elbisesiydi;
Şimdiyse olgunluk yaşının gömleğini al (Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı kimse ol).

Ölüm, yaşayıştır;
Yaşayıştır ölüm;
Fakat gerçeği örten görüş, tersine gösterir onu.

Şu bedenden çıkan canların hepsi de diridir, peri gibi görünmez fakat.

 Can, gayb atına biner, eşekten de kurtulur, eşek almaktan da.
Şu arık (Zayıf-güçsüz) eşeğe arpa bulma kaydıyla dünya ahırında gönlün, yandı-yakıldı.

Perde (Hakikati görmeye olan engel) kalksa şu eşeğin (Kabalığın, düşüncesizliğin) altın kesilir;
Fakat sen görmüyorsun onu.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Bu zamana kadar bilgi alanların, bu yolu öğrenmek isteyeni beklemekle ömür geçirmemesi gerektiğini, karanlıkları aydınlatan Allah dostunu arayıp bulması, yakınlaşmasının gerektiğini öğrendik.
2.    Toplumun üzerimizden çıkar sağlamak için değer diye kabul ettirdiklerini üstümüzden atmamız, kuralsız kalmanın daha iyi ve güzel olacağını öğrendik.
3.    Vücudumuza örtü diye örttüğümüz kuralların baskısından kurtulunca karşılığından iyi niteliklerin olan elbise sahibi olacağımızı öğrendik.
4.    Delikanlılıktan çıkıp olgunluk yaşının içimizi koruyan olanağını almamız gerektiğini öğrendik.
5.    Ölümle yeni bir yaşayışa, yaşayışla yeni bir ölüme geçerek gerçeği örten görüşlerden kurtulabileceğimizi öğrendik.
6.    Canımızı, gönlümüzü gözümüzle göremediğimizi fakat etkisinden var olduğunu anladığımızı öğrendik.
 7. Canımızı sür'atli hareket ettirmemiz için, yavaş-ağır hareket edenlerden ve bunlara harcama yapmaktan kurtulmamız, bizi hızlı hareket ettirecek vasıta bulmamız ve almamız gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah çok ve çeşitli görünmeyen perdeler oluşturarak herkesin gerçeği olduğu gibi görmesini istemediğini, kişileri iç ve dış duygularla yaşamaya bıraktığını, dikkatini yönelterek o şeyin bilincine varmayı insanın kendisine bıraktığını (Algı), sıradan insanların dünya yaşamını böyle sürdürdüğünü öğrendik, anladık.

Allah kendini görmediği halde seven ve saygı gösteren kullarına gerçeği olduğu gibi gösterdiğini öğrendik, anladık.
                   *
RAV

3 Haziran 2018 Pazar

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1090 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1090. Herkes, küpün dibindeki tortudur (Kalıntıdır);
Yüce olan, başbuğ kesilen sensin (Şems Hazretleri), çünkü yücesin, başbuğsun da ondan.

Dedim ki:
Bana bak, bize bir merdiven gerek;
Onu da sabır (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden beklersen) verir sana;
Dur, dayan (Bekle).

Niceye (Ne zamana kadar) bir perdenin ardında, kapının dışında duracaksın?

Kapıdaki şu perdeyi bir yırtsan!

Dedi ki:
Sabrım, ancak bununla;
Müşteri (Mal ve hizmetler için ödeme yapan) olmadıkça alım-satım olur mu hiç?

Altın elde etmek hırsıyla (Sonu gelmeyen istekle, aşırı tutku ile) şarap satma;
Şarabın (Tanrı şarabının) özü, altınlık eder durur zaten.

Şarap geldi mi bizi geçmezler;
Sen gözlerini aç da dayan, bekle.

Şarabı satıyorsun amma gamdan (Üzüntüden) başka ne alıyorsun ki?
Din satıyorsun, âlâ (Öyle kabul edelim);
Fakat ne elde ediyorsun?
Kâfirlik (Acımasızlık).

Gözler, onunla (Tanrı şarabıyla) aydın olur;
Ye-iç, konak (Büyük ve gösterişli ev) yaklaştı;
Muştular (Müjdeler) olsun.

Geçici buluşmanın ölümsüzlüğü olamaz;
Kadın zıbıkla (Yapay erkeklik organıyla) gebe kalmaz ki.

A bu daracık kafesten uçan;
A yolunu gökyüzünün yücelerine götüren
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Yücelere çıkmamız için Şems Hazretlerinin yardım etmesi gerektiğini öğrendik.
2.    Mevlana Hazretleri yücelere çıkmak için Şems Hazretlerinden merdiven istediğini, bunun için sabırlı, yolun zahmetlerine dayanıklı olacağını açıkladığını öğrendik.
3.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerinin kendini gizlemesini, aralarına mesafe koymasını yok etmesini istediğini öğrendik.
4.    Şems Hazretleri kendisini isteyen olunca alış-veriş yapacağını, dünya kazancı için Tanrı şarabı istenmemesi-beklenmemesi gerektiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin Tanrı şarabı sunduğunu, bu şarabın insan ruhuna Allah’ı sevdirdiğini, Allah nuru saçtığını öğrendik.
6.    Dini satanların Müslümanlıktan çıkacağını öğrendik.
7.    Tanrı şarabını Allah dostuna gönül vermiş kişinin alabileceğini, gözlerinin ışıklı olacağını, net görüşe kavuşacağını, kültürlü, görgülü, ileri düşünceli, kolayca anlaşılacak kadar açık olacaklarını öğrendik.
8.    Şems Hazretlerinin yardımı ile hedefe çok yaklaşılacağının Mevlana Hazretlerinin müjdesinden öğrendik.
9.    Geçici buluşma değil ebedi olarak buluşma istememiz, ebedi sevgi ve dostlukla bağlılık istememiz gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Tek düze yaşamın kafeste olan bir kuş gibi yaşamak olduğunu, gökyüzüne uçmak-gitmek için dünya bağlarından-benliğinden kurtulmamız, yücelere doğru kılavuzun gösterdiği yoldan gitmemizin gerektiğini öğrendik, anladık.
                   *
RAV

2 Haziran 2018 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1080 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1080. Hayali (Zihnimde tasarladığım, canlandırdığım ve gerçekleşmesini özlediğim yüzü), şöylesine bir bakıverdi de o bakışın hararetiyle eridim, mahvoldum-gitti.

Yok oldum, o yanışla yok oldum, yok;
Ululuk da (Büyüklük de) gitti benden, küçüklük de.

Görmüyorsan, Tebriz'in övüncü, padişahım Şemseddin (Şems Hazretleri), anlatır hâlimi sana.  

A öldürüp diriltmenin de padişahı, mahşerin de;
Senin tapından (Bulunduğun yerden) başka varılacak bir tapı yok.

A kafa, dilek-istek yok sende;
Olsa bile bil ki eşeklikten (Kaba ve düşüncesizlikten) bu;
Çünkü başka bir baş satın almıyorsun sen.

A beni görenim, gözlerimin bebekleri sana dikilmiş...
A baktığım, gördüğüm güzel, can gözüm, yalnız seni görmede.

Peri (Cinlerin güzel dişisi) gibi halktan gizlen;
Periye dönmedikçe uçamaz, gözlerden gizlenemezsin.

Gönlüm kayboldu-gitti;
A benim huzurum (Ruhsal yönden rahatlatan)-kararım (Sonuca bağlayanım), seninle buluştuktan sonra ne diye kaybettin onu?

Şu kupkuru yerin üstünde, ağır kişiler gibi kakılıp (Beklemek zorunda) kalma;
Yücelere ağmaktan da yüce bir değerin var.

Konağımız Arş'tır (9. Göktür), Arş’tan da yüce yerlerdir (Saadetin en yüksek yeri-Tanrı katıdır);
Ömrün için olsun, kalk ey nefis (İstekleri ihtiyaç gören duygu), düş yola (Yola çık).
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin hayalinin bile bir bakışı ile baktığı kişiyi kaba ve düşüncesizlikten yok ettiğini, yeniden Tanrı huzuruna çıkacak şekilde var ettiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin bakışına kavuşanın halktan, halkın gözünden gizlenmesi gerektiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin bakışına kavuşanın gideceği yerin göğün en yüksek tabakası olduğunu, yavaş hareket etmemek gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Kendi çalışmamızla binlerce yıl uğraşarak ulaşabileceğimiz yere Allah dostu Şems Hazretlerinin bir bakışı ile kilitli kapıların açılacağını, karanlık gözüken yolun aydınlanacağını, elimizden tutup hiç hayal bile edemeyeceğimiz makamlara ulaştıracağını Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                   *
RAV

1 Haziran 2018 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 1070 İNCİ BEYİT


(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

1070. Dedi ki:
Ben (Anlamların değerini, görüş yeteneği güçlenenin kişinin ne yapacağını) ne bileyim?

Aşka götür;
Senin geçer akçana müşteri (Hizmet karşılığında gerçek değerini veren), aşktır.

Aşk mahallesinin başına geldim;
Geldim amma gönül de kayboldu-gitti, ben de kayboldum-gittim.

* Ay yüzlüme yüzlerce müşteri var;
Bakışı, yüzlerce Sâmirî'ye büyü kesilmiş (Allah’ı bırakıp insan eliyle yapılanlara çok değer verip put gibi tapanları delirtmiş).

Her solukta din, ondan yalımlanmada (Din aşktan alev alarak yanmada);
Kâfirliğin (Tanrı’nın varlığını, birliğini inkâr edenlerin) ciğerini, can evini yakmada.

Gönül ateşi, ta göğe dek yücelmiş, ufuk, onun  (Aşkın) hararetiyle (Isısıyla) kızıllaşmış.

Dün gece, güzelliğin koşup duruyordu;
Elinde de alev-alev bir meşale (Aşk düşüncesini aydınlatan ) vardı.

Dur azcık dedim, kastın (Amacın, isteğin, maksadın) kime?
A Tanrı aslanı, nereye saldırıyorsun?

A ordusuyla, bayrağıyla Süleyman kesilen (Dünyaya Padişah olan);
(Allah’ın adı yazılı, parmağında olanın isteklerinin yerine getiren kuvvete sahip) Yüzüğün, devin de başına taç, perinin de.

A canım, a gönlüm benim; pek hızlı gidiyorsun; bir solukçağız bile bu şehide (Uğrunda ölmüş kişiye) dönüp bakmıyorsun.

Şarabından sarhoş olanların nâralarım (Bağırmalarını) duymuyorsun, hiçbir kimseyi adam saymıyorsun.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                     ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretinin değer verdiğinin aşk olduğunu, aşka götürmesini dilememiz istememiz gerektiğini öğrendik.
2.    Aşk bölgesine adım atacak olanın isteklerini ve benliğini bırakması gerektiğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerine yakın olmak isteyenin çok olduğunu, görenin âşık olup büyüye benzer etki altına girdiğini öğrendik.
4.    Din-iman sonrasındaki makam olan aşk makamını aydınlatan, yolunu gösteren, inceliklerini öğretenin Şems Hazretleri olduğunu,  Mevlana Hazretlerinin bizim anlayabileceğimiz şekilde açıkladığını öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin sadece insanların değil, cinlerin-perilerin de padişahı olduğunu, istediğini yaptırdığını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin sunduğu insan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan Tanrı şarabından içenlerin kendinden geçip bağırdığını, bu hale gelenleri daha ham diye iyi huylu güvenilir olarak kabuk etmediğini, öğrendik, anladık.
                   *
RAV

Popüler Yayınlar