3 Mart 2018 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 190 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri duayı anlatıyor)
Sarhoş, Rabbimiz, bizi pislikten arıt diyor, sidiğiyle (İdrarıyla) abdest alıyordu.

Tanrı da:
“ Önce pisliği bil, tanı;
Eğri-büğrü, tersine dua olmaz;

190. Çünkü dua, bir anahtardır;
Anahtar eğri olursa kilidi açmana imkân yoktur” dedi.

Ben sustum;
Selvi boylu güzelim seslendi;
“Hepiniz de sıçrayın (Yukarı ve ileriye doğru hızlı hareket edin)”

Tebriz’in padişahlar padişahı sultanım Şemseddin, ben ağzımı yumdum;
Gel, sen aç ağzını.

Gece savaşına giriştik mi gece denizinden toz koparırız biz.
Geceyi seyre dalan uykuyu istemez, uykudan kaçar.

Nice nurlu gönüller, nice ter-temiz (Çok temiz) canlar, geceleyin kulluk eder, Tanrısına niyazda bulunur.

Gece, gayb güzelinin duvağıdır;
Gündüz, nerden eş olacak geceye?

Gece, sence kapkara bir tenceredir;
Çünkü gece helvasından tatmadın ki.

Gece, işten-kazançtan elimi bağladı;
Ta sehere-dek (Güneş ılığı gelene kadar) benim elim, gecenin ayağı.

Yol uzun;
Tez o uzun yola at sürelim, gece alanında yol alalım.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Temizliği bilmenin, temiz kalmanın, temiz işler yapmanın, temiz düşüncelere sahip olmanın bir anahtar niteliğinde olduğunu, kapalı kapıların kilidini açan anahtarın temizlik olduğunu öğrendik.
2.    Kendimizin yapması gereken temizliği Rabbimizin yapmasını istememizin yanlış olduğunu öğrendik.
3.    Şems Hazretleri olunca Mevlana hazretlerinin soru sorulmadıkça sustuğunu öğrendik.
4.    Gecenin güzelliğini görenin kendini uykuya teslim etmeyeceğini öğrendik.
5.    Gecenin bereketinden ancak gece uyanık ve bekleyiş içinde olanların kazanç sağlayacağını öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Aşk yolunun uzuncu bir yol olduğunu, dünya hayatının tamamını kaplaması ve ölümsüzlüğe doğru yol almak için hemen ve hızlıca kimseler görmeden, kıskançlık oluşmadan hareket etmemiz gerektiğini, öğrendik, anladık.
                   *

RAV

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 180 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri kendini anlatıyor)

180. Şu satranç tahtasında yerden-yere gidiyorsun amma atının, vezirinin de böyle bir padişahın çevresinde dönüp dolaşması gerek.

Padişahlık yüzüğünün parmağında çevir de hükmet, buyruk yürüt.

Gönlün çevresinde dönen kişi, dünyaya can kesilir, gönüller kapan bir güzel olur.

Gönül kesilen, âşık olan, pervaneye yoldaş olur;
Mumların (Aydınlık verenlerin) çevresinde döner durur.

Çünkü bedeni topraktandır, fakat gönlü ateşten;
Her cins, kendi cinsine meyleder (Yönelir).

Her yıldız, göğün etrafında döner;
Çünkü cins, cinsiyle safâ (Saflık, berraklık, gönül şenliği, neşe, zevk, eğlence, kedersizlik) bulur.

Hıhladız (Mıknatıs), nasıl demiri çekerse yok olan kişi de yokluğa kapılır, yokluğun çevresine döner.

Çünkü varlığın, onun önünde yoktur;
Göz, şaşılıktan da yakınır-arınır, yanlış görüşten de.

Sarhoş, rabbimiz, bizi pislikten arıt diyor, sidiğiyle (İdrarıyla) abdest alıyordu.

Tanrı da:
“ Önce pisliği bil, tanı;
Eğri-büğrü, tersine dua olmaz.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Satranç oyununda büyün hareketlerin şahın etrafında olduğunu öğrendik.
2.    Padişahın etrafında olanın emir verecek, emrinin yapılacak güce sahip olunan yer olduğunu öğrendik.
3.    Gönül bilen ve sahiplenen kişinin başkalarına güzel olacağını, iyi ve doğru işler yapacağını öğrendik.
4.    Gönül bilen kişinin aydınlık veren kişinin etrafında dönüp dolaşan kişi olduğunu öğrendik.
5.    Gönül ateşten olduğu için gönül sahibinin ateşten korkmayacağını öğrendik.
6.    Her cinsin kendi cinsine doğru gittiğini öğrendik.
7.    Yokluk âlemi varlık âlemini mıknatısın demiri çektiği gibi çektiğini, varlığın yokluğun yörüngesine girerek hareket etmeye başlayacağını öğrendik.
8.    Varlığın insanda biri iki ve daha çok görmeye, yanlış görüşe sebep olduğunu öğrendik.
                   *
İşte böyle yaren;
Pislik pislikle temizlenemeyeceği için önce temiz-pis olanı bilip birbirinden ayırmamız, pisliğin ne ile temizleneceğini bilmemiz, bu bilince ulaşmamız, temizlik için elimizden geleni yaptıktan sonra Rabbimizden yardım istememiz gerektiğini öğrendik, anladık.
                   *

RAV

2 Mart 2018 Cuma

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 170 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)

170.Kadehi, o  (Şems Hazretleri) döndürdü (Allah sözünü herkes hissesine düşeni alsın diye ortaya söylemeye başlayınca) mü sarhoş olur-gidersin (Kendinden geçersin), hatta sarhoşlara da padişah kesilirsin.

Kendimden geçmişim, sarhoşum, aklım dağılıp gitmiş;
Yoksa masalı daha da güzel söylerdim.

Herkesle beraber sen de dinle:
Bu eşsiz, bu tatlı masalı dinlemek gerek.

O yüz, Ay’ın bile gönlünü kırar-geçirir.
O saçlar, yüzlerce tarağı kırar-döker.

O gözün, o büyücünün, o büyücüleri bile öldüren, kıran-geçiren fettanın (Gönül alıcı-cilveli güzelin) hikâyesini kim anlatabilir?

Neler olup bitecek;
Hepsini görür o göz;
Zaten kıyamete dek ne olacaksa hepsini, önceden görür-bilir o.

Sırrı söyleme, kendini acemi göster;
O yüce hocaya hatırlatsana.

O kadar büyüklüğüyle, bu kadar yüceliğiyle gökyüzü, gene Tanrının çevresinde değirmen gibi döner-durur.

Sen de a can, böyle bir Kâbe’nin (Kutsal kişinin) çevresinde dön;
Sen de a yoksul, böyle bir yemeğin etrafında dolan.

Mademki sarhoş oldun, elsiz-ayaksız kaldın, onun meydanında top gibi yuvarlan gitsin.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretleri söze başladı mı hiç dünyadaki kulakların duymadığı sözler söylediğini, duyan kişinin hayret ve zevkten kendinden hoşluk içinde geçeceğini, hareketsiz fakat mutlu bir hale geleceğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin hayat hikâyesinin doğrusunu Mevlana Hazretlerinden öğrenebileceğimizi öğrendik.
3.    Şems ve Mevlana Hazretlerinden öğrendiğimiz sırları uygun olamayan kişilere söylememek gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin etrafında kendi kimlik ve kişiliğini, görüş ve düşünceni yok edip onun istediğini yapmak, onun bize şekil vermesini beklememiz gerektiğini öğrendik, anladık.
                              *

RAV

1 Mart 2018 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 5. CİLT 160 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri kendini anlatıyor)

160. Bütün gece, Tanrı’dan ses gelip durur;
Kalk da a yoksul, ganimet (Kazanç) say fırsatı.

Yoksa öldün de canın bedeninden ayrıldı mı, çok hasret (Özlem) çekersin.

Eşini (Arkadaşını) alıp götürdüler de yeryüzü, ham bir halde (Kaba, kuralları bilmeyen, incelmemiş olarak) kaldı mı, tikenden, ottan başka bir şey kalmaz.

Ben elden çıktım, geri kalanını sen oku;
Sarhoş oldum, elimin-ayağımın farkında değilim ben.

Çek beriye o şekerler yurdunu yurt edinen padişahı;
O ap-aydın, güp-güzel inci tanesi dilberi,

O eşi benzeri bulunmaz kutlu yüzlü padişahı;
O deniz gönüllü sevgiliyi.

Çürümüş-gitmiş ölüye bile can verir;
Yabancının gönlüne bile sevgi salar.

Her tikenin eteğini güllerle doldurur;
Deli-divane kafaya akıllar verir.

İki günlük çocuğun aklına, akıllı-fikirli erlerin gönüllerine bile gelmeyen şeyleri bağışlar.

Çocuk dediğin de kim?
Sen, Hannâne direğinin hikayesini inkar mı ediyorsun yok (Uydurma mı sanıyorsun) yoksa.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Allah’tan yeryüzüne gece ses geldiğini, bu sesi ancak istekli, hassas, dikkatli bekleyişte olanların duyabileceğini öğrendik.
2.    Yaşarken yani canımız bedenimizde olduğu zaman fırsatları değerlendirmemiz gerektiğini, ölünce bir şey yapamaz duruma geleceğimizi öğrendik.
3.    Birbirini tamamlayan iki kişinin birbirinden ayrılığında ne yapacağını bilmeyen şikâyet eden pasif olacağını öğrendik.
4.    Şems Hazretlerini kendimize yaklaştıracak, onun hoşlanacağı davranışlarda bulunmamız gerektiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin çok etken olduğunu, yabancı olanlara bile sevgi verdiğini öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinin güzellikler bağışlayacağını, deliyi akıllı bir hale getireceğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Peygamber efendimizin görgüsüz-kaba insanlara bile söz geçirip iyi yönde hareketlendirdiğine inanmayanların bu söylenen sözlere de inanmayacağını, akılsızlıklarından kazançtan olacaklarını öğrendik, anladık.
                   *

RAV

Popüler Yayınlar