4 Ocak 2018 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3730 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3730. Ciğerleri yakan, Zühre’yi (Venüs-güzellik ve zerafeti) bile yakıp yandıran bir Ay yüzlü, dünyaya afet kesildi;
Yüzümüzden bir meşaledir, yaktı-tutuşturdu a Müslümanlar.

İzinin tozu kutlu akıl, onun huzurunda çileye girdi;
Çilede, şarap gibi coşup köpürüyor a Müslümanlar.

Aşk belirdi, akıl yenini-yakasını yırttı, Âşığa yeni bir iş-güç geldi-çattı a Müslümanlar.

Aşktan laf etmede;
Ay’a damga basmada, geçer akçe gibi kullanmada;
Yol başında kervanların yollarını kesmede a Müslümanlar.

Gece, gündüz oldu bize;
Çünkü gönlümüzü aydınlatan o güzel, Âdem’in sınandığı buğday başağı kesildi a Müslümanlar.

Bir inciydi, bilgisizliğinden padişahların tacına takılmıştı;
Şimdi öküzlerin kuyruğuna çan oldu a Müslümanlar.

Ayrılıktan, zevalden (Yok olmasından) feryat ediyorduk;
Şimdiyse zevkten, vuslat yüzünden feryat etmedeyiz;
Bilin ki boğazımızda tıkanıp kalmış daha da pek çok şükürler var a Müslümanlar.

Sonucu sarhoş oldun da ortaya düştün;
Fakat sen, kendiliğinden sarhoş oluyorsun;
Dünyada senden başka kim var ki?

Sonucu, felek kuşu, kafesten kurtuldu;
Sonucu, istek oku, yaydan fırladı.

A kerem (Ululuk, asillik, büyüklük) sahibi, niceye-bir, davulunu, kilim altında çalacağız (Gizlilik içinde sesini duyuracağız);
A benim eşim-dostum, sarhoşluğumuzu niceye-bir gizleyeceğiz?
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin fiziki ve ruhsal çok güzel biri olduğunu öğrendik.
2.    Şems Hazretlerini tanıyan aklın yalnız kalmak yüzünden coşkunluk göstereceğini, aşkın kendini göstereceğini, yeni bir iş olarak aşkı göreceğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin aşktan söz söylemesi ile bu sözü duyan kişinin etkilenip yolunu değiştireceğini, geçerli bir yol olarak aşkı seçeceklerini öğrendik.
4.    Şems Hazretlerini tanıyanın aldanmayacağını, imtihan edildiğini hemen anlayacağını öğrendik.
5.    Şems Hazretlerini tanıyanın kendisinde olup da farkında olmadığı değişmez değerleri öğrenip sahip çıkacağını, tanımayanın pisliklerin ortaya çıktığı yerde söylenip duracağını öğrendik.
6.    Allah’tan-Allah dostlarının görünmediğinden, kaybolup gittiğinden bahsederken şimdi Şems Hazretlerini tanımanın zevkinden şükürden bahseden olunacağını öğrendik.
7.    Şems Hazretlerini tanımakla içmemeden sarhoş olanın çok az kişi olduğunu öğrendik.
                       *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerini isteyip seven kişinin bu isteğinin kişiyi dünya döngüsünün mecburiyetlerinden kurtulacağını, asil, büyük kişi olunca bu aşkı gizlememek gerektiğini öğrendik, anladık.
                         *

RAV

3 Ocak 2018 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3720 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3720. Padişahım Şemseddin’in (Şems Hazretlerinin) tuzağı, Tebriz’de avladı beni;
Tuzağa düştükten sonra artık bana, tuzaktan ne korku olabilir?

Bir kere daha zerreler gibi oynaya-oynaya geldik;
Çark vurarak (Allah-Allah diyerek kendi etrafımızda dönerek) çıkageldik o aşk göğünden.

Aşk meydanının başında bir er  (İşini iyi bilen, yetenekli, yiğit) olduk da gâh (Bazen) o uca at sürdük, gâh bu yana geldik.

Sen böyleysen aşk, yalvarır-yakarır ana;
Layıktır (Uygundur, yaraşandır) da;
Fakat biz bundan da üstünüz, böyle gelmedik biz.

Meclis ulusu sensin, meclistekiler de burada, hazır;
Hadi, o ateş gibi suyu getir, ekmek yemeye gelmedik biz.

Şükürler olsun ki kendini yaralayan dilenci (İstediği şey verilmeyince kendini yaralayan dilenci) gibi senin yüzünden candan olduk, olduk amma hemencecik de cana kavuştuk.

A Tanrı Şems’i, aşkın, kanına susamış;
Ben de bunun için kılıcım, kefenim koltuğumda, çıkageldim işte.

Tebriz’in tatsızlığını senin tuzundan, senin alımından başka hiçbir şeycik gideremez;
A yeryüzünün övüncü, bende işte bu yüzden zamanenin bir tatsızı gibi geldim tapına.

A Müslümanlar, gene halk, zincirlerini kırdı, gene insanlar zincirden boşandı;
Gene aşk, âleme bir gürültüdür, saldı a Müslümanlar.

Dostların dostluğu, bizim canlarımıza düşman;
Fitnenin (Kargaşanın-karışıklığın) anası gebe kaldı a Müslümanlar.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine bağlanan kişinin güç ve tehlikeli işler yapabilecek ve zarar görmeyecek eminliğe sahip olacağını öğrendik.
2.    Mevlana Hazretlerinin aşk yüceliğinden Allah-Allah diye-diye, döne-döne yeryüzüne geldiğini öğrendik.
3.    Tutkulu sevgi olan dostluk bağlılığı ve sürekli ilgi isteyen aşk meydanında Mevlana Hazretlerinin yiğit bir savaşçı olduğunu öğrendik.
4.    Aşkın gereklerini yapan yiğit kişiye aşkın aşık olacağını, kendinden üstün göreceğini öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin dünyalık kazanç için dünyaya gelmediğini öğrendik.
6.    Mevlana Hazretlerinin dünyaya gelmeden önce de âşık olduğunu öğrendik.
7.    Şems Hazretlerini dünyaya gelmeden önce tanıyan ve aşık olan Mevlana Hazretlerinin dünyada Şems Hazretlerini aradığını, bulduğunu, kaybettiğini, bu coşku içinde aşkı bize öğrettiğini öğrendik.
8.    Dünyanın tadının-tuzunun Şems Hazretlerinden olduğunu Mevlana Hazretlerinin öğretmesinden öğrendik.
9.    Halkın zaman-zaman delilik yapıp durduğunu öğrendik.
                       *
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin dostlarının dostluk uğraşısının Mevlevilere karşı kıskançlık düşmanlığı oluşturduğunu, karışıklığa-kargaşaya neden olduğunu öğrendik, anladık.
                         *

RAV

2 Ocak 2018 Salı

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3710 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3710. Sevgiyi kaynat, köpürt;
Çengin (Telli çalgının) gönlünden o nağmeleri coştur;
İşretle-nağmeyle kulağı, şarapla karnı doldur da.

Ta can Tebriz’ine kadar, arı-duru bir halde varsın;
Varsın da ey ben, benim işte gelen desin.

Bu gece, şu yoksulun bedeninden canı, tamamıyla al götür.
Götür de dünyada, bundan böyle ne adın kalsın, ne şanın.

Şu anda sarhoşunum senin;
Bir sağrak (Büyük kadeh) daha sun da iki dünya da mahvolsun, çıksın gözümden vesselam.

Senin lütfunla (Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım) yok (Sadece Allah’a muhtaç) oldum mu, sen neyi biliyorsan o olurum ben;
Yokluk kadehini alırım da kadeh-kadeh üstüne şarap içer-dururum.

Can, senin yüzünden yandı-parladı mı mumlar yakar, dünyayı ışıtır nurunla;
Fakat senden yanmayan, tamamıyla hamdır, ham.

Şu anda, soluk-soluğa yokluk şarabını sun bana;
Tamamıyla yokluğa daldım mı artık ne evi fark ederim ben, ne damı.

Senden gelen yokluk, cana canlar kattı mı can, senden gelen yokluğa binlerce varlık kul olsun, köle kesilsin diye sana karşı, yüzlerce defa secdeye kapanır.

Bana tas-tas şarap sun da varlığımdan kurtar beni;
Şarap (Tanrı şarabı), yüce kişilere sunulan bir nimet, akılsa aşağılık kişilere mahsustur.

Yokluğu dalgalandır da kapsın-götürsün beni nice ye bir, korkuyla deniz kıyısında adım-adım yürüyüp duracağım?
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Coşkulu bir davranış içine girmemiz gerektiğini, bunun için de sevgiyi coşturmamız, Allah dostlarıyla dostça konuşup arkadaşlık etmek gerektiğini öğrendik.
2.    Sahip olduğumuz ve güvendiğimiz tüm değerlerin bağlayıcı özelliklerinden kurtulup sevdiğimiz kişinin varlığı ve değerleriyle uyum ve aynı olmamız gerektiğini öğrendik.
3.    Aşkla bağlanılan Allah dostunun bizi istediği şekle ve kıvama getirmesi için kendimizi sorgulama yapmadan ona teslim etmemiz gerektiğini öğrendik.  
                       *
İşte böyle yaren;
Akla bağlanıp güvenen kişilerin aşağılık kişiler olduğunu, aklın korku üretip kişiyi hak ettiği yere ulaşmasına engel olduğunu öğrendik, anladık.

Sadece Allah’a muhtaç olan (Fakir) kişinin her şeyin tasarlandığı yer olan yokluk âlemini tanıyacağını, bu yerde istediğine ulaşabilecek olanakları görüp tanıdığını, bu alanda çok özel Allah dostlarını görüp tanıyabileceğimizi Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                         *

RAV

1 Ocak 2018 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3700 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3700. Onun aşkının hevesiyle dokuz gök, çark vurup dönüyor.
Canla gönül, onun şarabından, kadeh-kadeh doldurup içiyor.

O, bir göründü, canlara bir vurdu, bir ışıdı da can şarabını içmek mubah (Dince yapılmasında sakınca olmayan, yapılması günah ya da sevap olmayan) oldu, yiyip içmek, yatıp uyumak haram edildi.

Bön (Budala, saf) dünya, a yel (Rüzgâr) dedi, ne haber?
Yel, korkudan dedi, bir soluktan başka hiçbir şeyden haberim yok vesselam (Son söz şudur).

Senin dilencilerim;
Aç kapıyı a güzel;
Dilencilere bir soluk ihsanda (Bağışlarda) bulun da a yüceler yücesi.

Dünyaya aman verensin (Canını bağışlayansın, öldürmeyensin), cihana cansın sen.
Ağız, senin kereminle (Asilliğinle, büyüklüğünle, ululuğunla), senin ihsanınla (Bağışlarınla) her an gülüp durmadadır.

İki dünyaya (Madde ve mana dünyasına) da emniyet veren sensin;
İnsanın-insanlığın aslısın, özüsün sen.
Bak da gör, işte şimdicek, ordunun üstüne Habeş ülkesinden asker geldi çattı.

Senin davulun geldi, senin en aşağılık habercin ulaştı mı her dilenci, davul, bayrak sahibi bir padişah kesilir.

Hiçbir gam, neşemizden canını kurtaramazsın diye yardım bayrağı gönderdi, işret ordusu yolladı.

Dilenciye lütuf fermanım (Önem verilen, sayılan birinin emriyle gelecek olan yardım) geldi mi, Arap kılıcını çekelim de Türklerin başına vuralım (Mevcut güzelleri yok edelim)

Arada, hiçbir korkuyu bırakma, aman diye bağır;
Çünkü can korkusuyla işret, bir arada olamaz.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerine hevesle âşık olanların mutluluğun verdiği sevinçle hareket ettiklerini öğrendik.
2.    İlahi aşk insana tesir etmeye başladığında gıdasının değiştiğini, dünyalık yemeden, içmeden, yatıp uyumaktan vazgeçtiğini öğrendik.
3.    Dünyaya ait değerleri ve zevkleri isteyenlere ilahi âlemin zevkinden haber verilmediğini, Tanrı şarabından bir damla bile içmediğini öğrendik.
4.    Dünyadaki güzelliklerin Şems Hazretlerinin aşkından vücut bulan, kendini gösteren güzellikler olduğunu öğrendik.
5.    Şems Hazretlerine sevgiyle, devam eden dostlukla bağlı olanların emniyet içinde olduklarını öğrendik.
6.    Şems Hazretlerinden yardım istendiğinde yardım eden olduğunu öğrendik.
                       *
İşte böyle yaren;
Tutkuyla sevdiğimiz ile kendi aramızda korkunun yeri olmaması gerektiğini, can korkusunun olduğu yerde ve kişide zevkin mutluluğun olamayacağını öğrendik, anladık.
                         *

RAV

Popüler Yayınlar