5 Aralık 2017 Salı

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3440 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3440. Padişahtan her solukta, dostun vuslat (Sevgiliye kavuşma) ferahlığıyla, padişahın kadehiyle bir elçi gelip duruyor.

Akl-ı kül (Doğadaki uyum ve uzlaşma) el çırpıyor, parça buçuklar (Tüme ait küçük parçalar) da, tüm de oynuyor;
Yeşillikte selvi (Uzun ve düzgün olan da) de secde ediyor, gül (Çok iyi. Çok güzel) de.

Deniz bu solukla coşmuş, köpürmüş;
Dağ, bu yüzden Lâ’l elbiseler (Kırmızı yaş gibi) giyinmiş;
Nuh bununla coşmuş, ruh bundan utançlara dalmış.

A uzakları gören akıl, huri gibi sakiye (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişiye) bak;
A kararsız-huzursuz canla gönül, (Hallaç-ı) Mansur şarabını seyret.

 Soldan-sağdan, müjde (Sevindirici haberler), kutluluk (Uğurluluk, sevinç) senin, sen seni seçtikçe (Doğru yolda değişime yöneldikçe)  bahtın Safalar (Gönül rahatlığı içinde, kaygı duymadan, sakinlik) içinde Safalara dalar sesini duy!.

Gök kubbenin perdesini yırt, cennet nimetlerini ye;
Sular serp, serinlet ciğerini, çek huriyi kucağına.

O, kucağa geldi mi (Çok yakın oldu mu) hal sahiplerine önceden hayal görünen her şey, sonucu elde edilir gider.

Güzel perde, o perdedir ki güzel, güneş gibi yüzüyle o perdenin ardından bir gölgedir, salar, görünür.

Güneş gibi doğar, zerrelerin kararı kalmaz;
Aman, o bahara benzeyen yüzü perde ardında tutma.

Kalk, bugün bizim günümüz, bugün, gönülleri parlatan, aydınlatan bir gün bize;
Aşk, bizi yakmak için bu kadar yalımlı (Alevli), bu kadar kıvılcımlı bugün.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Allah’ı sevenlere, Allah ile dostluğunu devam ettirenlere, Allah dostlarını sevip dost olamaya çalışanlara; Allah’ın dostlarını gönderdiğini, sırları gösterdiğini, bu olaya herkesin sevgi ve saygı duyduğunu öğrendik.
2.    Allah’ı insan ruhuna sevdiren, Allah nuru saçan kişilerin her an, âşıklık yolunda olanlara yardım etmek, onları zevk ve neşeye boğmak için kendilerini açıkça gösterdiklerini öğrendik.
3.    Allah’ı ve dostlarını tutkulu bir şekilde sevip âşık olanlara her yönden ve yandan mutluluk, kutluluk haberleri geldiğini, aşıkların yüreklerini serinlettiğini, eminlik sağladığını öğrendik.
                       *
İşte böyle yaren;
Aşkın bizi yakıp yok edip ebedi olacak yeni kimlik ve kişilik vereceğini öğrendik, anladık.
                         *

RAV

4 Aralık 2017 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3430 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3430. Kalkan (Koruyucu) gibi hiçbir şeyden haberin olmadan öne geç de gör;
Her şeyden haberi olanlar bile sevgilinin bakış yaralarıyla kendilerinden geçmişler, hiçbir şeyden haberleri bile yok.

Güneşin yüzü vurdu (Şems’i Tebriz'i Hazretleri kendini gösterdi), dünya sarhoşa döndü;
Her şey, herkes, sevgilinin karşısında zerreler (Bütünün en küçük parçaları) gibi oynamaya koyuldu.

Padişah tahta kuruldu, aşk varını-yoğunu rehine verdi;
Her ağaç oyuna girişti, her çınar el çırpmaya koyuldu.

Kadehinden yollar-beller (Dağ sırtlarında geçit veren çukur yerler) sarhoş oldu, kara kışın canı kızıştı, ateşin canı soğudu.

Can müjdeyi duydu da can perdesini yırttı;
Ahmed’in (Peygamberin) sancağı erişti de küfür, zarı-zarı ağlamaya başladı.

O devlet kuşu bağırdı;
Sizden kim varsa aşkımızdan uzaklaşsın da gönlü yaralanmasın” dedi.

Gönlüm, “A dert huylu güzel” dedi ona,” Rahmete avlanan, nasıl olur da kurtulur?”

Aşk, koca bir bulut gibi şuna-buna yağdı, bir yanı safrana döndü (Sapsarı oldu) dünyanın, bir yanı lalelik kesildi.

Erlik suyu süt gibi geliştirdi de az bir zaman sonra biri doğdu, katran gibi kapkara;
Öbürü doğdu, kar gibi apak (Bembeyaz).

Padişahı inkâr eden (Kabul etmeyen, tanımayan) kör doğdu, habersiz doğdu, kör olsun, Tebriz’in övüncü, padişahımız Şemseddin’i (Dinin güneşini) hiç mi hiç görmesin.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Aşk ve din büyüğü Şems Hazretlerinin bir bakışının baktığı insanda büyük değişiklikler meydana getireceğini öğrendik.
2.    Peygamberimizin din bayrağını dalgalandırması ile İslam dininin sevilip benimsendiğini, Allah ve dostlarını bildikleri halde gizleyenlerin, tanık olduklarını saklayanların ağlamaya başladıklarını öğrendik.
3.    Erkek menisi beyaz olmasına rağmen olan çocukların kimisinin siyah, kimisinin beyaz olduğunu, Allah’ın takdiriyle böyle olduğunu öğrendik.
                       *
İşte böyle yaren;
Şemsi Tebriz'i hazretlerinin varlığını ve etkisini görmeyenlerin; görüş yeteneğinden pay alamayacaklarını bu dünya hayatını kör bir şekilde eline geçen, elinden çıkanla uğraşarak tamamlayacaklarını Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                         *

RAV

2 Aralık 2017 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3420 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3420. Mademki kumar oynamaya geldin (Olumlu sonuçlanması şüpheli olan bir işe bile-bile giriştin), altın dolu keseyi (Varlığını) çıkar ortaya;
Kesen yoksa çekil bir bucağa, dertlendirme bizi, zahmet verme bize.

Yol kesicileriz biz, elbise paralayanlarız biz;
Sen de bizdensen gir içeriye, kır kâseyi, dik testiyi başına (Aza razı olma, kendinden geçene kadar iç).

Herkesin ağını, tuzağını biz yırtarız, herkesin malını-mülkünü biz yeriz;
Her körün, her sağırın inadına herkesten daha hoşuz, daha güzeliz biz.

Elbise alanlar başkadır, elbise yırtanlar başka;
Elbise yırtanlar, elbise alanların bıyıklarını yolarlar.

Bütün beden can olsun, her kıl bir canlıya dönsün diye can Musa’sı, beden Firavununun bıyığını yolar.

Âşıkların yoluna düşmek için sapsarı yüz gerek;
Aşk incisini gözyaşı bil, aşk atlasını ciğer kanı.

Altına dönmüş, sapsarı yüzün değeri nedir?
Cevap ver, sevgilinin Lâ’l dudağı de.
İnciye benzer gözyaşının değeri ne?
Söyle, o bakışa mazhar (İyiliğe erişmiş, erişen) olmak de (Da).

O sakinin (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi) kuluyuz-kölesiyiz (Sevgiyle ve dostlukla bağlanmış, karşılıksız hizmet eden olmuşuz);
Ölümsüzüz, ebededek bakiyiz (Kalıcıyız) biz;
Âlemimiz birteviye (Tekdüze, değişmeksizin, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnektir ) sürer gider, âlemdekilerse (Dünyaya bağlı olanlar) geçer-giderler.

Kim doğduysa öldü, canını, can alıcıya verdi gitti;
Fakat âşık kimseden doğmadı, aşkın babası yok.

Bu yüzden değilsen sen, arka gibi arkada otur-kal;
Arka değilsen de gel, kalkan gibi öne geç.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Aşk oyununun olumlu sonuç alınmasının şüpheli olduğunu, aşk oyununu oynayanın değerli gördüğü parayı aşkı uğruna harcaması gerektiğini öğrendik.
2.    Aşk oyununa hiç harcama yapmak istemeyenlerin bu işe bulaşmaması gerektiğini öğrendik.
3.    Mevlana Hazretlerini kendine yaşam koçu etmek isteyenin, Mevlevilere katılmak isteyenin halen yürüttüğü yaşam şeklinin değişeceğini, delicesine hareketlerde bulunulacağını, kendinden geçeceğini, değişime uğrayacağını bilerek katılması gerektiğini öğrendik.
4.    Daha hoş ve güzel olmak için Mevlevi olduğumuzu,  görmedim, duymadım, bilmiyorum diyerek üç maymunu oynayanlardan olmadığımızı, öğrendik.
5.    Allah’ın özelliklerini doğru öğrenenin hayret makamına erişeceğini, hayret makamında insanın elbiselerini yırtacağını, öğrendik.
6.    Elbiseler alıp kendini zengin ve değerli göstermeye çalışanların Mevlevilerin olmadığını öğrendik.
7.    Dünyaya ait vücudumuzun da can âlemine bir bütünlük içinde birlikte olup gitmesi, Allah ile konuşan olması için Mevlevi olmak gerektiğini, aşk sanatını öğrenmemiz gerektiğini öğrendik.
8.    Zorlu yolları aşmanın zahmetinde kaçmayanların hedefledikleri yere erken veya geç varacaklarını öğrendik.
9.    Şems Hazretlerinin ruhumuza Allah’ı sevdirdiğini, Allah nuru saçtığını, bizi uygunluktan olgunluğa taşıdığını böylece değerini öğrendik.
                       *
İşte böyle yaren;
Aşkın çok özel Allah’ın bir iyiliği olduğunu, yiğit kişiler için bu dünyaya verildiğini öğrendik, anladık.
                         *

RAV

1 Aralık 2017 Cuma

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 3410 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
3410. Canımı veririm (Allah dostunun elinde olan) o kılıca, hiç de yazık oldu demem;
Tanrı kılıçlanmak için kalkana (Darbeleri karşılayan hale) döndürdü beni.

Vur kılıcı a güneş, kes başını gecenin (Gereğince anlaşılıp bilinmeyen, ne olacağı ve sonu belli olmayan, karışıklığa ışığınla son ver );
Gecelerin karanlığı neden?
Bulanık kara toprağın ocağından (Karanlıkta gizli iş yapanların, yaptıklarının ortaya çıkmaması için dikkati başka yöne çekerek fark edilmemesi için karıştırmaları).

Sabır (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme) madeni (Kaynağı) bedendir, şükür madeni (Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayarak Tanrı’ya hoşnutluğunu duyurmadan) duyulan gönül;
Gülüş madeni (Hoşa veya tuhafa giden olaylar, durumlarda tepki veren) akciğerdir, acıyış madeni (Mutsuzluk karşısında duyulan üzüntü, merhamet kaynağı) karaciğer.

Padişahım, külah gibi gel, başıma otur, başımı taht yeri yap;
Sımsıkı sarılırım sana, al beni, kaftan gibi bas bağrına.

Biri dedi ki;
Aşkın eli-kolu nerdendir?”
Hâlbuki herkesin eli-ayağı, aşktan biter, herkes aşkla alır-verir, yürür-gezer.

Babanla anan, bir solukcağız aşk oyununa girişmediler mi?
Birleştiler de senin gibisi baş çıkardı, dünyaya geldi.

Aşkın eli yok, senin elini de o düzdü (Oluşturdu)-koştu (İş yapar duruma getirdi);
Onu başsız-elsiz görme, bir başka çeşit bak ona.

Bütün yüzlerin rengini, bütün ırmakların suyunu, Tebrizlilerin övüncü, göz-görüş sahibi Tanrı Şems’i bil.

“Dudağım şekerler gibi, inci-mücevher definelerine değer” dedi;

Ah!” dedim, incim-mücevherim yok”;
Yoksa” dedi, “Git satın al

İncilerime (Şekli eritilip değiştirilemeyen mücevher sözlere) tuzak kur, olmazsa borç et;
A gümüşü, altını olmayan âşık, evin yolunu yanılmışsın sen.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerinin en çetin yolları geçtiğini, çeşitli darbeler alarak bize aşk yolunu açtığını, gösterdiğini, Şems Hazretleri ile aşkın Allah tarafından yaratılmasının sırlarını ve önemini bize armağan ettiğini öğrendik.
2.    Şemsi Tebrizi Hazretlerinin sırları açıklayarak karanlıkta kalmış çok şeyi güneş gibi aydınlığıyla gösterdiğini öğrendik.
3.    Vücudumuzun sabretmesi, gönlümüzün şükretmesi, akciğerlerimizin gülmesi, acıyışın da karaciğerimizin etkilendiğini ve bunların tepki verdiğini öğrendik.
4.    Aşkın elini-kolunu göremediğimizi fakat aşkın çok el-kol meydana getirdiğini öğrendik
                       *
İşte böyle yaren;
Aradığımız, istediğimiz, beklediğimiz her ne varsa Şems Hazretlerinin önderliğinde Tanrı sözlerini toplamamız, Mevlana Hazretlerinin bu öğüdünü tutmamız, doğru yolu bulmamız için çok önemli olduğunu öğrendik, anladık.
                         *

RAV

Popüler Yayınlar