5 Ekim 2017 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 2520 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri ile olan ilişkisini anlatıyor)
                              
2520. Tebrizli Şems, gönülden bitip duruyor;
Hiç kimse yoktur ki onun gibi karılsın, birleşsin benimle.

A bir dumanı can sanan;
Altın habbesini (Tahıl tanesi kadar büyük olan) maden (Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak) sayan;

A şeytanın oyun taşlarını görüp de onları adam zanneden.

A seni görünce utancından aşkın ta uzaklara kaçtığı adam;

A kendini ortada bir şey yerine koyan kişi.

A kâfirlik dumanından gözünü uyku bürüyen;
Sonra da dumanı apaçık nur sayan;

A şehvetinden kurt gibi her çeşit leşe üşen (Her yandan çokça bir araya gelen), âşıkları da kendisi gibi sanan.

Şehvet sarhoşluğu (Aşırı isteğin verdiği zevk ile kendini bilmeyecek duruma gelenler), lanet eseriyken (Tanrının sevgi ve ilgisinden yoksun olan) a bu serseri esersiz sanan, izi belirmez bilen.

A harfle ses arasında kokuşup kalan, sonra da Tanrı’yı dilsiz sanan.

Onun Ay ışığı, körlüğüne vurup dururken a Ay’ı gizlenmiş zanneden.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri ile Şems Hazretlerinin ayrılamayacak kadar aynı özelliklere sahip, bir kişi olduklarını öğrendik.
2.    Mevlana ve Şems Hazretlerinin birlikteliğini gerçeğini bilmeyenlerin kendi özelliklerine göre sanı oluşturduklarını öğrendik.
3.    Mevlana ve Şems Hazretlerinin birlikteliğinin Allah’ın dili olduklarını, Allah’ın sözlerini kendi üstlerinden bize aktarıp doğru yolu bize anlayacağımız biçimde anlattıklarını öğrendik.
                          *
İşte böyle yaren;
Gerçeklerle yüz yüze gelmeye karşı direnci olanların aklının kör durumunda olduğunu;

 Ansal kör kişinin karanlıkta kalmışlara aydınlık veren kişileri görüp anlayamayacağı için böyle kişilerin saklanan kişiler olduğunu zannettiklerini öğrendik, anladık.
                         *

RAV

4 Ekim 2017 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 2500 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri ile olan ilişkisini anlatıyor)
                              
2500. Çekişinin hay-huyu  (Gürültü-telaş) olmasaydı toprakta nerden olurdu bu hay-huy?

Deniz, senin dizini öpmek yüceliğine erenin (Ulaşanların) topuğuna çıkar ancak.

Yeter artık, herkes zaten kendi huyuna uyar da gider;
Bütün halkta senin huyun olamaz ki.

A adı sarhoş canıma gıda olan;
Gözüm de senin gözlerinden aydın, aklım da.

Yüzünü-gözünü, boyunu-posunu, elini ayağını, hâsılı (Ortaya çıkan) bedenini göreli altı yön, ışığımla altına döndü.

Senden sıkıldı gönlüm demiştin hani;
Ben de dünyada senin dileğinden başka bir şey istemem.

Oturup bekliyorum işte, cana, özlediğine dair bir haber gelinceye dek de bekleyeceğim.

Aşka bak, âşıklarla karışmış, birleşmiş;
Cana bak, toprak yurtla bir olmuş.

Niceye bir şunu-bunu, iyiyi-kötüyü göreceksin?
Bir de bak gör, bununla o, nasıl da karışmış, birleşmiş gitmiş.

Ne vakte dek şunun izi var, öbürünün yok diyeceksin?
İzi belirmeyene bak, nasıl izi belirenle karışmış.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerini arayan biz olsak da aslında onun bizi kendine doğru çektiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin seviyesine kimsenin erişemeyeceğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin kişiliğine herkesin uyum sağlayamayacağını, halkın ait olduğu toplumun öğrettiği kişilikle dünyalık hayatlarını tamamlayacaklarını öğrendik.
4.    Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini gördüğünden itibaren gözüne aydınlık, aklına da başka bir aydınlığın geldiğini, kişi ve olayları aydınlık bir şekilde değerlendirdiğini öğrendik.
5.    .Şems Hazretleri Mevlana Hazretlerinden sıkılsa bile Mevlana Hazretlerinin bu beraberlikten çok memnun olduğunu, Şems Hazretlerinin dileğini kendi dileği gibi kabul edip sevinçle yerine getirdiğini öğrendik.
6.    Sevdiğimiz bizden ayrılırsa candan bekleyiş içinde olmamız gerektiğini öğrendik.
7.    Aşkın âşıklarla, canın da toprakla bir araya gelip birbiri içine dağıldığını, birbirinin içine girdiğini öğrendik.
                          *
İşte böyle yaren;
İzi belli olmayanların izi belli olana karışarak kendilerini bulunur ve görülür bir hale geldiklerini öğrendik, anladık.
                         *

RAV

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 2490 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretleri ile olan ilişkisini anlatıyor)
                              
2490. Yeryüzünde (Yutulması gereken) bir lokmayım ben, fakat bu lokmadan da yeryüzünden yüzlerce yeni lokman biter (Tıbbı ve ahlaki öğüt veren biri olur).

Güz (Sonbahar) mevsiminden sarardın soldun amma gamlanma (Üzülme);
Güz mevsiminde yeni bir yazın ısılığını (Geleceğini öngörün ile) seyret.

Ansızın sana bir yol buldum da Allah’a şükürler olsun, yüzünü gördüm senin.

Ağlayan gözlerim ağlamaktan görmez olmuştu;
Büyücü nergis (Dikkati göze çeken güzellikte olan) gözlerinle ışıklandı şimdi.

Çok dedim, çok söyledim nerde buluşma, nerde kurtuluş diye;
Bu nerde-nerde, sonucu mahallene götürdü beni.

Seni öven şu kupkuru dudaklar, devlet dudağını öptü (Hükmedene çok yaklaştı) sonunda.
Gam okuna, senin saçlarındaki zırhtan başka hiçbir siper yok.

Gök kadar yüce yerin, o bile ayaklarının altına döşenmiş;
Aslan bir ersin, aslan bile ahu kesilmiş sana.

Öyle bir devletin var ki devlete gamın gıda olmuş;
Nerede bir pehlivan ki yanına düşebilsin senin?

Gönlüme bir araştırmadır, saldın;
Saldın da araya-taraya senin dere ne düştüm işte.

                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretlerini sözleriyle ve öyküleriyle kendimize rehber edip özümüze katarsak yararlı öğüt veren biri olacağımızı öğrendik.
2.    Üzüntülü günler yaşasak bile sevinçli günlerin bizi beklediğini öğrendik.
3.    Bize önderlik edecek Allah dostunu bulana kadar sıkıntımızın devam edeceğini öğrendik.
                          *
İşte böyle yaren;
Allah dostunu bulunca-görünce tüm varlığımızla onun varlığında yer bulmamız, kendi değer yargılarımızdan temizlenmemiz, kendimizi onun iradesine teslim etmemiz gerektiğini öğrendik anladık.
                         *
RAV


3 Ekim 2017 Salı

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 2480 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
2480. Elest deminde (Allah’ın Âdem aleyh-is selamı yaratınca, kıyamete kadar gelecek olan çocuklarını zerreler halinde onun belinden çıkarıp onlara:
“Bensizin Rabbiniz değil miyim?” diye hitap buyurup, onların da;
“Evet, sen Rabbimizsin” diye cevap verdikleri gün) canın başından, bir şeydir geçti;
O baştan geçeni tekrar söyle, tekrar.

Gerçekten de biz açtık mahzenini aç;
Mustafa’nın (Peygamberin) can sırrını gene söyle.

Âşıkların duası kabul edildi;
A duacı, gene oku o duayı.

Mademki Salâhaddin’dir (Dinine bağlı olan kimsedir) canımıza düzen veren (Bir sıraya, bir gerçekleştirmek için tasarlanan ve erişilmek istenen amaca göre sıralayan), gene bahset o cana düzen verenden (İnsanın öz varlığına yakınlık sağlayan, kişiye dirilik veren önderden ve sözlerinden söyle).

Canımıza her zaman bir yeni bağ, bir yeni bahçe;
Kulağımızda her solukta yeni bir masal, yeni bir efsane;

Günden güne yeniden yeniye inciler, mercanlar veren o denizde balıklarız biz.

Hiç kimseciklerin afsununu (Büyülü-sihirli sözlerini) işitmeyesin diye şu eski dünyaya yeni bir delil (Kanıt) geldi.

Yaşayışımız, sevincimiz peşin, hem de yepyeni;
Özümüz bir maden, hem de yepyeni.

Bu şekerden ye, bu şekerden ye ki tadından ağızda yeni-yeni dişler çıkmada.

Baştanbaşa can kesil de birisi sana, kimsin sen diye sorarsa her zaman de (Söyle), yepyeni bir canım ben.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    İlk olarak Âdem babamızın belinden çıkarak söz dinleyecek, söz söyleyecek yetenekte olarak Allahın bize kendinin yerini ve makamını soruduğunu, bizim de cevap verdiğimiz ilk hayatı yaşadığımızı öğrendik.
2.    Uzun zaman geçince bazılarının bu Allah ile yaşanmışı unuttuğunu, bu yaşayışın ve verdiğimiz sözün, yapılan Allah ile sözleşmemizi unutarak kurtulmanın imkânını olmadığını öğrendik.
3.    Âlemlere rahmet olarak yaratılan, habibim (Sevgilim) diye hitap edilen Hazreti Muhammed’in en son peygamber olarak gönderilmesini sırrını Şems Hazretlerinden öğrenmemiz gerektiğini öğrendik.
4.    Allah’a âşık olmuşların, Allah’a âşık olmuşlara âşık olanların kabul olan dualarını öğrenip bu duayı okumamız gerektiğini öğrendik.
5.    Önderlik ederek bizi amacımıza hızla yol almamızı sağlayan; doğru önerileriyle dirilik veren kişinin ancak dinine bağlı kişi olduğunu, benlikten ve kişisel isteklerin baskısından kurtulmuş özgür kişi olduğunu öğrendik.
6.    Allah dostların şekli değişmeyen çok değerli sözler söylediklerini öğrendik.
7.    Mevlevilerin kendilerini yenilediklerini, yeni bir kimlik ve kişilik kazandıklarını, Mevlevi olmadan önceki durumlarından çıktıklarını öğrendik.
                          *
İşte böyle yaren;
Yeni ve değerli işler yapmamız, sözler söylememiz, benlikten vazgeçip, nefisten vazgeçip, gönül adamı sonrada yepyeni bir cana kavuşmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                         *

RAV

Popüler Yayınlar