2 Eylül 2017 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1890 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Aşk yolunu anlatıyor)
                              
1890. Yavaş-yavaş kıpkırmızı benzi sararıp soldu;
Yavaş-yavaş nemli gözleri kurudu.

Vesveseler (Yanlış ve yersiz), düşünceler kapı açtı ona;
Pervasız (Çekinmeyen, korkmayan, sakınmayan) aşk, kapıdan sürdü onu.

Yavaş-yavaş dalı da kurudu, yaprağı da;
Çünkü kökten damarı kesildi onun.

Yavaş-yavaş şeytan, Lâ havle okumaya (Sabrı tükendiği zaman) başladı, aşka düştü de kolu-kanadı gevşedi.

Yavaş-yavaş sufi (Gönlünü Allah sevgisine bağlamış), hırkasını dikmeye başladı;
Hırkasını yırtıp paraladığı vecit (Sevgi ve heyecanla coşkunluk, kendinden geçme) hali geçti-gitti.

Aşkı bıraktı da bu dünyaya gönül verdi;
Bundan böyle sevgilisi kucağına gelmez artık.,

Ondan dolayı da miskin-miskin (Uyuşuk bir şekilde) başını sallamada;
Elden-ayaktan oldu, çoğu defa düşe kaldı o.

Onun için bir sağrak (Büyük şarap kadehi) doldurayım ki içti mi o sağrak, sıçratsın, oynatsın onu.

Ellerini öylesine açar göğe ki Tanrı uludur (Allah u Ekber) sesini gök bile duyar.

Beyimiz bu sözü duydu, usandı bu sözden;
Bir başka bahse (Konuya) dal, bir başka söze çek onu.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Dünya kazancı için âşık olmaya çalışanı aşk; duygu ve his dünyasından dışarı atacağını, Tanrı’ya ağlayışı bile ona çok göreceğini öğrendik.
2.    Aşk yolundan çıkartılan kişinin yersiz ve yanlış düşünceler ile oyalanır hale geleceğini öğrendik.
3.    Aşk yolundan çıkartılan kişinin geçmiş olan temel besleyici damarlarının kuruyarak ancak güncel yaşayan ve düşünen biri haline geleceğini öğrendik.
4.    Aşk yolundan çıkartılan kişinin Allah’ın emirlerini tam yapsa, yasaklarından tam kaçınsa bile kendinden geçme, herkesinin göremediği âlemleri görme yetkisinin elinden alınacağını öğrendik.
5.    Aşk yolundan çıkartılan kişinin Mevlana Hazretlerine başvurarak onun sunacağı Tanrı şarabından içmesinin, böylece aşk yoluna tekrar girmesinin mümkün olacağını öğrendik.     
                     * 
İşte böyle yaren;
Allah’ın büyüklüğünü Tanrı erlerinin aracıyla yaşayarak öğrenildiğinde kalıcı bir imanın oluştuğunu öğrendik, anladık.
                           *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1880 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Korkmamız ve sormamamız gerekleri anlatıyor)
                              
1880. Aşkın belasında yüzlerce kıyamet (Yok edilme, yeniden dirilme) var;
Bugünkü kıyameti gör de sorma yarını.

A hayallere dalan, çok uzaksın sen, çok uzak;
Onun sırrını işe işler katan akla sorma.

Niceye bir Tebrizli Şems kimdi diye soracaksın?
Irmak gibi çağlayan gözyaşlarımı gör de sorma denizi.

Ahir (En son) zamanda öz canından başka feryada erişen (Bağrışını duyup yardıma gelen), öz canından başka imdada gelen yoktur, yok.

Onun sırrının sırrını bilmişsen ağzını yum, sus da kimsecikler duymasın, bilmesin.

Âşığın göğsü bir duru sudur;
Canlarsa o suyun üstündeki çer-çöptür.

Yüzünü gördün mü soluğunu kes;
Soluk, aynaya ziyan verir (Buğulandırıp olanı olduğu gibi göstermez) çünkü.

Aşığın gönlünden güneş doğar da bütün bir âlemin önünü de ışıklar kaplar.

Yavaş-yavaş gümüşü, altını yol kesti;
Başına yeni bir dert, yeni bir savaş düştü.

Aşk kürkünü ters (Kendinden korkulup uzaklaşılsın diye) giydi de göründe ona;
Tacir, onun kötülüğünden, onun şerrinden kaçmaya koyuldu.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.     Her an küçük kıyametlerin koptuğunu gürültülü karışıklığın olduğunu öğrendik.
2.    Gerçeklerden kaçan, yanlışı-haksızı görmezlikten gelen, problemlerden kaçan kişinin hayallerde yaşayan kişi olduğunu öğrendik.
3.    Şems Hazretlerini tanıyıp sırlarını öğrenen kişinin aklına akıl katıldığını, görüş ve düşüncesinin geliştiğini, Mevlana Hazretlerinin bunu anlayıp yaşadığını, bizim de yararlanmamız gerektiğini, çok büyük ve derin olanakların hazır olduğunu öğrendik.
4.    Gelecek zamanda bize yardım edeceğin şimdi sevip candan bağlandığımız yüce kişi olduğunu, öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin sırları herkese verilebilecek sırlar olduğunu, sırların sırrına ulaşıp öğrenirsek bunu yabancı olanla paylaşılmayacağını öğrendik.
6.    Aşık olan kişinin öğrendikleri gönlünde güneş meydana getireceğini, bütün âlemi ışıklarla kaplayacak duruma geleceğini öğrendik.
                         * 
İşte böyle yaren;
Aşk yolunda paranın, altının, gümüşün aşk yolunda ilerlemeye engel olduğunu, alışık olmadığımız dertlerle tanışmak zorunda bıraktığını, başımıza yeni bir dert getirdiğini öğrendik, anladık.  

Aşk yolunun dünyalık kazanç sağlamak için uygun bir yol olmadığını, dünya kazancını isteyenlerin bu yoldan korkup kaçtıklarını öğrendik, anladık.
                          *

RAVLİ

1 Eylül 2017 Cuma

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1870 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Korkmamız ve sormamamız gerekleri anlatıyor)
                              
1870. Yağmur rahmettir, nimettir amma kork şimşekten, yıldırımdan;
Günlerin padişahısın amma kork günlerden.

Padişahların lütfu (Büyük kişinin yaptığı iyilik), küstahlaştırır amma zamansız küstahlıktan kork.

Aslan (Yiğit kişi) güldü mü emin olma;
Kork o anda kan içen yaradan.

A sinek gönlünü verme şekere;
Göz bademdir amma kork bademden.

O Ay yüzlü güzel olmayınca sorma halimizi;
Aşkından başımıza neler geldi, sorma hiç.

Bak da gör, yüzünden yüceler de ışıkla doldu, aşağılar da;
O yüce boy-posun salınışını, titreyişini sorma da sorma.

Aşk gayretiyle inci tanesi gibi dökülen gözyaşlarına bak;
Fakat sorma a denizin aralığını, dalgalarını.

Kanımıza ayak basma;
Safradan, sevdadan sorma bana hiç.

Gönlümün kanını gör, fakat söyleme kimseye;
O şuh, o kavgacı güzeli hiç sorma.

Bak da gör, yüz binlerce gönül kuşunun kanatları, tüyleri yolunmuş;
Kafdağı’nı, Zümrüdüankaa’yı sorma sen.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Sevgili olarak kabul ettiğimiz Allah dostunun koruması olmadan hiçbir şeyden emin olmamız gerektiğini öğrendik.
2.    Yücelere çıkmanın, yüce kişilerle beraber olmanın kolayca elde edilemeyeceğini öğrendik. 
                        * 
İşte böyle yaren;
Aşk yoluna binlerce kişinin yola çıktığını, çoğunun varması gereken yere varamadan güçlerinin tükendiğini, incelikleri tam kavrayamadıkları için yardım alamadıklarını, önerilen temizliği yapamadıklarını, benlikten ve dünyaya ait değerlerden kurtulamadıkları için bu ağırlıkları kanatları taşıyamadığını, hedefe varamadıklarını öğrendik, anladık.                
                      *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 1860 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Şems Hazretlerini anlatıyor)
                              
1860. A soğuk (Kendine sınırlar çizmiş, duvarları ve kuralları olan, benliğiyle ve çevre öğretisiyle varlığını korumaya çalışan) mizaçlı (Yaradılışlı, huylu), nerde gönül tasın (Hamamda yıkanırken su dökmeye yarayan kap)?
Niceye dek kalacaksın bu hamamda?

(Ruhen temizlenmek için isteğin ve hazırlığın yoksa Allah dostlarının olduğu yerde işin olmaz)

Çık hamamdan, gitme külhana (Kirleneceğin yere gitme);
Soyunulacak yere gel de (Toplumun iyi-doğru-çıkarına diyerek üstüne giydirdiklerini çıkar) şu resimleri seyret (İzleri, fırça darbelerini, çeşitliliği, işlenmiş güzellikleri gör).

O gönül alıcı resimleri gör;
Laleliğin renklerine bak.
(Hemen görebileceğimiz yakınızımızdaki güzellikleri görmemiz, güzelliklerin şekle bürünmüşlüğünü seyretmemiz gerek)

Onları seyrettikten sonra pencereye dek bak;
O güzel, (in Işığı) pencereye vurdu da (Gördüklerimiz) büsbütün güzelleşti.

Altı yön (Yukarı-aşağı-sağ-sol-ön-arka) hamamdır, pencereyse mekânsızlık âlemi;
Padişahın yüzü, pencereden görünmede;

Toprak da onun vuruşuyla güzelleşmede, su da;
O Türk iline de canlar yağdırmış (Hayat vermiş), Zengibar iline (İran Şiraz şehrine) de.

Gündüz geçti de hikayem kısalmadı, bitmedi;
A sözünden gecenin de utandığı güzel, gündüzün de.

Padişah Tebrizli Şemseddin, beni hep sarhoş etmede, mahmurluktan mahmurluğa (Hayret makamında dalgın bakışlı olmaya) sürüklemede.

A hünersiz, marifetsiz gönül, kork Mirrih’ten (Merih yıldızının tesirinden) (Uğursuzluk ve kutsuzluk veren
 yıldız);
Kork padişahlardan ağırlamaya, ikramlarda bulunmaya başladılar mı?

Padişahın ikramı tatlı lokmadır;
Fakat yemi gördün mü kork tuzaktan.
                            ***   
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.      Toplumdan korkmuş ve korkutulmuş kişinin kendini savunmak, hayatta kalmak için kendine kale yapıp içinde kendini hapseden kişi olduğunu öğrendik.
2.    Değişmeden ve gelişmeden kendini alıkoyan kişiye yardım edilemeyeceğini öğrendik.
3.    Temiz insanların olduğu yerde toplumun insana doğru, geçerli, iyi, gerekli dediği bütün kurallardan kurtulmamız, elbise gibi üstümüzden atmamız gerektiğini öğrendik.
4.    Kendimizle yüzleşmekten, korkmadan çekinmeden, ne kadar acı verse bile bu işi yapmamız gerektiğini, temiz-kirli tarafımızı kendimizin din ölçüsünde görüp anlamamız gerektiğini öğrendik.
5.    Mevlana ve Şems Hazretlerinin özeleştirimizi bize sırasıyla ve düzenli bir şekilde yaptırdığını, bu yazıları devamlı okuyanların faydalandıklarını öğrendik.
6.    Ruhsal kirden temizlenmenin kolay olmadığını, Allah’a yalvararak bir Allah dostunun bize yardım etmesini dua ile istememiz gerektiğini öğrendik.
7.    Yakınımızdaki güzellikleri görmeden, tanımadan, hissetmeden, uzaktaki güzellikleri görmemizin mümkün olmayacağını öğrendik
                        * 
İşte böyle yaren;
İkram edilenin;
Tuzağa düşürmek için mi?
Hak edilmişin verilişi mi?
İmtihan edilmek için mi?
Ne iç,in yapıldığını bilip anlayıncaya kadar korkuyla bu ikram edilene yaklaşmamız gerektiğini öğrendik, anladık.                
                        *

RAVLİ

Popüler Yayınlar