8 Eylül 2016 Perşembe

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 4040 İNCİ BEYİT

4040.( Mevlana Hazretleri Allah dostu Şems Hazretlerini anlatıyor)
Kılıç, kalkan zahmetine katlanmadan düşmanlardan korunmak için tekrarlanan yedi âyetin (Fatiha’nın) içine bir mülktür, kurmuşsun.

Susamış kuşlara, kendi yakınlık meyhanende mana küpleri, mana şarapları hazırlamışsın.

Geceleri yol alan yolcun için hiçbir sakinin (İnsan ruhuna Allah sevgisi veren, Allah nuru saçan), hiçbir sarhoşun (Kendinden geçenin) kokusunu bile alamadığı küpü (Tanrı şarabının bulunduğu kabı) hazırlamışsın ki o yolcuyu ancak sen bilirsin.

Göz karartısının altından ışık dalgası akıtmışsın;
Dünyaya ihtiyarlar, gençler vermişsin.

Hayalde kurulan şeyleri kalemsiz-parmaksız yazması için gönüle parmaklar ihsan etmişsin.

Üstünde bunca et, sinir perdeleri varken gene de tutmuşsun, gönüle bunlardan geçmek, gizlice gezip seyretmek kudretini bağışlamışsın.

Ne de şaşılacak şeydir ki bakışa, ok gibi uçup gitme, kaşa, yay gibi ok atıp vurma kabiliyeti vermişsin.

Kaplara benzeyen bedenlere acı, tatlı şaraplar gibi çeşitli huylar bağışlamışsın.

Şu gizli şarap, dilden sızar;
Üstü kapalı duran sözü dille meydana çıkarmış, anlatmışsın.

Her Ay’ın (Güzel, parlak yüzün), her araz (Belirtilerini), ağzını yummuş bir goncadır (Gizlemişsin);
Onu, ırz ehli (Kendine dokundurmayan, saygı duyulmasını isteyen usta) kadınlara adeta bir örtü etmişsin.
                         ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1.    Hiç savaş etmeden kötülerle savaş yapmadan, onların kötülüklerinden korunma yolunun Fatiha okuyup Allah’a sığınma olduğunu öğrendik.
2.    Şems Hazretlerine yakın olanın ancak onun sırlarından fayda görebileceğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin Allah’ı arayanları sarhoş edecek, elinden tutacak güç ve olanağa sahip olduğunu öğrendik.
4.    Gönlümüzün sayısız yeteneğinin olduğunu, bu yeteneklerin güzelliklerini Şems Hazretlerinin ortaya çıkarıp görünür hale getirdiğini öğrendik.
5.    Şems Hazretlerinin huyumuzu, karakterimizi, kişiliğimizi değiştirecek güce sahip olduğunu öğrendik.
6.    İlahi kapalı sözleri açık, anlaşılır, bilinir hale Şems Hazretlerinin getirdiğini öğrendik.
                               *                              
İşte böyle yaren;
Güzel ve güzelliğin herkes tarafından sahip olunmak istediğinden gizlenmesi gerektiğini, güzel bir örtü ile kapanılması gerektiğini, kendine saygı duyulmasını isteyen kadınlara bir örtü oluşturanın Şems Hazretlerinin olduğunu öğrendik, anladık.
                                *

RAVLİ

7 Eylül 2016 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 4030 İNCİ BEYİT

4030.( Mevlana Hazretleri Allah dostu Şems Hazretlerini anlatıyor)
Ey büyük dünya, yüzünün güzelliğinden, ancak bir eser olan,
Maksat senin güzelliğindir, öbürleri hep bahaneden ibaret.

Seni resmetmede yüzün kıble değilse maksadı neydi o resmi yapmaktan, şu evi kurmaktan?

A halka-halka güzelim saçları boynumuza geçen güzel, o halka içinde gönül kuşuna bir yuva kurun gitsin.

A güzelim, yüz binlerce mum, bir yalım elde etmek, o yalımla uyanıp yanmak, eriyip bitmek ümidiyle aşk tandırının (Hamların pişirildiği yerin) çevresine oturmuş.

O padişahın meclisine nasıl varayım, nasıl ulaşayım;
Ne onun haddi-sınırı var, ne bunun kıyısı-bucağı diyorsun.

Bu lütfu (İyiliği) kim verebilir?
Tebriz’in övündüğü Şemseddin ancak, bir tohumdan bir ağaç ihsan ettiği gibi gene o devletle seni bu meclise ulaştırır o.

A kuşbaz (Süs kuşları yetiştiren), gizliden gizli bir tuzaktır, kurmuşsun;
Kıldan kurduğun o tuzağın üstüne de dumanla örtmüşsün.

Bu kadar bin kuşu bu düzenle öldürmüşsün, tüylerini yolmuş, anlaşılsın-bilinsin diye tuzağın üstüne koymuşsun.

Bekçi kuşların naralar atmada, hay-huylar etmede;
Onların hay-huylarında ne anlamlar gizlemişsin.

Sabrı (Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden beklemeyi), tövbeyi (İşlediği suç ve günaha pişman olup bir daha yapmama kararı vermesinin oluşturduğu) korunma kalkanıyla yoğurmuşsun;

Kızgınlığa (Öfkeye), cefaya (Eziyete) bir mızrak keskinliği vermişsin.
                         ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1.    İstenilenin, amaçlanılanın, ulaşılmak istenilenin Allah dostlarının güzelliğini görmek, onların güzelliği içinde Allah’ı görmek olduğunu, diğer tüm istek ve amaçların gerçek sebepler gizlenerek ileri sürülen uydurma sebepler olduğunu öğrendik.
2.    Yücelerde bir araya gelmiş Allah dostlarına Şems Hazretlerinin ulaştırabileceğini öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin bu yolculuğa hedeflediği kimseleri önce tuzağına düşürdüğünü, herkes görsün bilsin diye açık ettiğini, bu tuzağa düşenlerin bağrışları içine anlamları serpiştirdiğini öğrendik.
                               *                             
İşte böyle yaren;
Sabrı yani acılar, yoksulluklar, haksızlıklar ve bunlara benzer durumlar karşısında ses çıkarmadan bu sıkıntıların geçmesini bekleme olgunluğunu suç ve günahlarımızın farkına varıp pişmanlık göstermenin koruma kalkanı oluşunu Şems Hazretlerinden öğrenebileceğimizi öğrendik, anladık.

Şems Hazretlerinin elinden tuttuğunun yücelere ulaşabileceğini Hazreti Mevlana’dan öğrendik, anladık.
                                *

RAVLİ

6 Eylül 2016 Salı

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 4020 İNCİ BEYİT

4020.( Mevlana Hazretleri Allah dostu Şems Hazretlerini anlatıyor)
Ay yüzlü, parıl-parıl apaydın elbiseli bir güzel gördün mü?
Bir güzel, bir ateş, bir bela (İçinden çıkılması güç durum)gördün mü sen?

İnsanı, olduğundan yüz binlerce defa daha da sarhoş eden bir göz, seher yelinden de latif (Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan) bir cisim gördün mü hiç?

Devlet-ikbal (Büyük, mevki, baht açıklığı), herkese şifadır (Sağlık, mutluluk verendir), hâlbuki devlet, havasına kapılmış da bir şifa gördün mü diye peşinden koşuyor.

Devlet kuşunu (Beklenmedik bir iyiliği) padişahlar arar, sınar;
Hâlbuki bu devlet kuşu, devlet kuşunu gördün mü diye padişahı aramada.

A gökyüzü, doğru söyle, bunca demdir dönmedesin, o çeşit bir güneş yüzlü, Ay yüzlü güzel gördün mü sen?
Gönül, bu aşkta yok mu oldun, yoksa bu yokluğun aşkında bir varlık mı gördün?

Her ağlayış, gülüşü arar;
Bugünse gülüşler, öyle bir ağlayış gördün mü diye göze yalvarmada.

Ayrılığın, lütfu da, keremi (Büyüklüğü, ululuğu, yüceliği) de yakan-yandıran bir vebadır (Öldürücü hastalıktır) cana;
Ayrılıktan daha fazla helak edici bir veba gördün mü hiç?

O cefaya toprak kesilmişsin, yerlere döşenmişsin, laf değil ya bu;
Şu cefada (Üzüntüde) bir vefa (Sevgi ile bağlanış) gördün mü sen?

Sahibimiz Şemseddin gibi bir padişah duydun mu?
A Tebriz senin padişahın gibi bir padişahı bir yerde gördün mü hiç?
                         ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1.    Her canlı varlığın kendi cinsindeki varlığı aradığını öğrendik.
2.    Her ağlayışın gülüşü aradığını, öğrendik.
3.    İnsanın sevdiğinden ayrı düşmesinin çok zor olduğunu fakat bu zorluğun insanı olgunlaştırdığını öğrendik.
                               *                             
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin bir padişah gibi görünmeyen âlemden hükmettiğini, hükmünün eserlerini açıkça gördüğümüzü, varlığını bize açıkça gösterdiğini öğrendik, anladık.

DİKKAT!
(Eğer sen Şems Hazretlerin ve Mevlana Hazretlerinin varlığından ve etkilerinden şüphen varsa ve bunlara aklın ermiyorsa, anlayamıyorsan sen bizden değilsin.
Eğer ben sizdenim aynı cinstenim diyorsan başa dön ve yeniden ve yazıları atlamadan bu yazıya kadar tekraren gelmelisin)
                                *

RAVLİ

5 Eylül 2016 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 4010 İNCİ BEYİT

4010.( Mevlana Hazretleri Allah dostu Şems Hazretlerini özleyişini anlatıyor)
A Tebriz’in övündüğü padişahlar padişahı Şemseddin, yeryüzündekilerin nurusun sen, zamanenin (İçinde bulunduğumuz zamanın) güzelliği alımı.

A bana candan da güzel, gözden de değerli olan, canımda ne gördüysem ben görmedim, sen gördün.

 Evet, beni sen seçmişsin, bu seçiş kakı için söylüyorum;
Ayrılığından ateşten yapılmış bir tabut seçtim, onun içindeyim ben.

Gözüme sor;
Demir çarıklarla ayrılık yolunda nerelere vardın de.

Ona şunu da sor, de ki:
Güzellikte, alımda ona benzer kimsecikler var mı, hiçbir dilden böyle bir söz işittin mi?

Şu sözü de söyle:
Yüzü güneş değilse derdi, elemi, bulut gibi parça-parça edip nasıl dağıtmış?
Nefesinden anlaşılıyor, göbeğinde misk var;
Hangi çayırda-çimende, hangi ovada-yazıda yayılmışsın?

Anlaşılıyor kibir gök görmüşsün a gönül, çünkü yeryüzündeki dilberlerden kaçmışsın sen.

Anlıyorum ki gözlerinle bir Yusuf görmüşsün de sarhoşlukla turunç-a (Akdeniz meyvesine) da doğramışsın ellerini de.

Maksat Tebriz’dir, Şemseddin’dir, öbürleri hep bahaneler;
İki âleme (Madde ve Mana) de bir yok çizgisi çizivermiş, gitmişsin de yalnız ona yönelmişsin.
                         ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1.    Aslında Mevlana Hazretlerini dost ve sevgili olarak Şems Hazretlerinin seçtiğini öğrendik.
2.    Şems Hazretlerinin Mevlana Hazretlerinin canında olanı görünür, sözü edilir bir şekilde ortaya çıkararak Mevlana Hazretlerinin görmesini sağladığını öğrendik.
                               *                             
İşte böyle yaren;
Ulaşılmak istenilenin kişinin Tebriz’li Tanrı Şems’i olduğunu, diğer tüm ilgili anlatımların bahaneler olduğunu, Şems Hazretlerini kendini gösterince nurundan yıldızların görünemez hale geldiğini gibi adeta yok çizgisinde olacaklarını Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                                *

RAVLİ

Popüler Yayınlar