4 Temmuz 2016 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 3400 İNCİ BEYİT

3400.( Mevlana Hazretleri Âşıkları nasıl tanıyacağımızı anlatıyor)
Gönül, gözün dehlizidir (Gözün içinde gizli bir yoldur);
Gönüle ne gelirse oradan göze gelir de bir şekle bürünüverir.

“ Gizli şeyler aşığa vurulmuş”, bağda, bahçede kıyamet kopmuş, o Çin güzelleri, gönüllerini göstermede.

Yani diyorlar ki:
Senin de gönlün varsa göster, ne vaktedek gönlün, toprak içinde gizli kalacak?

Kışın, bağın bahçenin duası, “ Sana taparız ancak” sözüdür (Fatiha suresi 5);
İlkbahardaysa “ Senden yardım isteriz, ancak” der;

Sana taparız ancak” yani bir şey dilemeye, lütfunu (İyilik yapmanı) istemeye geldim;
Aç zevk-neşe kapısını, artık böyle hüzünler içinde bırakma beni;

Senden yardım isteriz ancak” yani meyvelerle dopdoluyum, ağırlığımdan, neredeyse kırılacağım, sen beni koru ey yardımı istenen, Ey yardım eden!

Lale, her an güle der ki:
Ne tuhaf, nergis yasemine dalmış, ne de hayran-hayran bakmada.

Süsen, yazıklar olsun diye gelir, yasemin, a dilbaz (Güzel söz söyleyen, konuşmasıyla ikna eden) der, kimseyi hor görme, kimseyi acıklanma (kötü olarak gördüğün durumuna üzülme).

Menekşe iki büklüm olmuş amma yalancıktan, o, tek, eşsiz bir düzenci;
Düzenini de nilüfer biliyor a arkadaş.

Sümbülün başı, mahmurluktan sağa, sola eğilmede;
Solunda bahar yelleri, sağında reyhanlar.
                          ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1. Bahar duasının Fatiha olduğunu, Fatiha duasını bütün bitkilerin hal diliyle söylediklerini öğrendik.
                               *
İşte böyle yaren;
Sözü bırakıp baharda olanları iyi seyretmemiz gerektiğini öğrendik, anladık.

Çok söz karışıklık oluşturduğundan sözün aslını elden kaçırmamak içi dikkatli olmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                              *

RAVLİ

3 Temmuz 2016 Pazar

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 3390 İNCİ BEYİT

3390.( Mevlana Hazretleri Âşıkları nasıl tanıyacağımızı anlatıyor)
Şekillerden geçtin mi cana kavuşursun, Ay yüzlüleri bıraktın mı gökyüzünden de geçersin, yücelere ağarsın.

Heybeyi ne diye müflislere emanet eder (Sana lazım olan birikimini iflas edenlere) bırakırsın, canını ne diye kertenkelenin dişine sunarsın?

Abdallar beyi (Maneviyatta üstün olan) senin külahını (Şapkanı), ayakkabını aldıktan sonra sen, ister köylü ol, ister iğdişlerden (Erkek özelliğin olmasın).

Bilgi silahındır senin, silah da erkeklik alametidir;
Erkek değilsen erkeklik alametinin olmaması daha yeğ (İyi).

Artık söz söyleme;
Çünkü söz, suyunun dibindeki kumdur;
Körlerden değilsen, gözün görüyorsa kaldır başını da güneşe bak.

Ey andan ana, bedenin içinde canı suretten surete koyan;
Ey bu nükteleri (Herkesin anlayamayacağı ince manaları) düşünüşümden de daha yakın olan bana.

Geleceği, geçmişi ne diye anıp durayım?
Zamanın tadı-tuzu da sensin, kıblesi (Sıkıntılı durumda yardım umularak başvurulan yer) de.

Gerçeklerin canısın sen, aynı zamanda gönüller alan hayaller de sensin, şu ağza sığmayan yüce, büyük şekiller, suretler de sensin.

Sarhoşluk, âşıklık, gençlik ve cinsten her şey bir araya geldi;
Kutlu bahar erişti de bütün bunlar, toplandılar, beraberce oturdular.

Şekilleri yokken birer şekle büründüler;
Yani düşünülenler, şekilleşti, seyret de bak.
                          ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1.    Dünyanın hayatının şekillere bağlandığını, şekillerin madde ile sınırlı olduğunu, bu sınırı aşarsak dünyada gördüğümüz güzelliklerin daha güzelini görebileceğimizi öğrendik.
2.    Canımızın vücut şeklimize bağlandığını, bir şekilde canımızı şekilden kurtararak özgür hale getirmemiz gerektiğini öğrendik.
3.    Dünyadaki iyi birikimleri hırsızlara emanet etmenin aptallık olduğunu öğrendik.
4.    Yüce insanlardan biri bize dost olduğu zaman ne geçmişimizin ne de erkekliğimizin bir önemi kalmadığını, yepyeni bir insan olacağımızı öğrendik.
5.    Bilgisiz isek erkekçe sözler söylemeye kalkışmanın yanlış olduğunu öğrendik.
6.    Şemsi Tebrizi Hazretlerinde aradığımız her şeyi bulabileceğimizi öğrendik.
                               *
İşte böyle yaren;
Düşündüğümüz her ne varsa şekle bürünüp karşımıza geleceğini, hep birlikte ve bir arada oturup birbirimize bakacağımızı öğrendik, anladık.
                              *

RAVLİ

2 Temmuz 2016 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 3380 İNCİ BEYİT

3380.( Mevlana Hazretleri Âşıkları nasıl tanıyacağımızı anlatıyor)
Kulağına söyleyeyim, hiç kimseye söyleme;
Biliyor musun, bütün bu vasıflara (Özelliklere) sahip olan kim?
Tebriz’in övündüğü Şemseddin.

Yarabbi, şu sükûta (Suskunluk denizine) varanların, şu dalıp gidenlerin tuzağıyla bizi çeke-sürüye kendine doğru çekip alan da kim?

Ey canımızın yakasından yapışan,
Ey bizi, baş çekip kendine güvenenlerin topluluğundan, sarhoş olup kendinden geçenlerin topluluğuna çeken;

Ey kulağımızı tutan, aklımızı-fikrimizi dağıtan;
Ey akıllılara sakilik (Allah’ı sevdiren, Allah nuru döken) eden, aklı başında olmayanlara rahat-huzur olan,

Bizi elsiz çekiyorsun, kılıçsız öldürüyorsun;
Suçsuz, sebepsiz âşıkları öldüren gözler, bakışlar, senin gözünün, senin bakışının talebesi.

Abıhayat (Ölümsüzlük), senin aşk şehitlerinin nasibidir  (Kutsal bir inanç uğrunda ölenlerin payıdır);
Şu susuzları kandır o nimetle.

Gönüldeki düğümleri açan, senin vuslat yelindir (Sevgili ile buluşturan rüzgârdır), ümit dalına bir esintidir, gönder.

Zaten güzellik, varlık âleminde oturup durmadadır;
Yukarıda, aşağıda şu arayıp aktaranlar, o oturup duranların yüzünden arayıp taramaya koyulmuşlardır.

Bütün yola düşenlerin maksatları, oturanlara kavuşmak, onlara ulaşmaktır.
Söz söyleyenlerin meramları (İstekleri, amaçları, gayeleri), sözlerini susanlara işittirmektir.

Ateş suda gizlenmiştir, fakat su, fıkır-fıkır kaynamaya başladı mı ateş kesilir, ateş yüzünden ses çıkarmaya başlar.
                          ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1. Allah dostu olmanın işaretlerinin Tebrizli Tanrı güneşi Şemseddin Hazretlerinde olduğunu, bu yüzden Şems Hazretlerine aşık olduğunu öğrendik.
                               *
İşte böyle yaren;
Durgun suskun gözüken kişide de gizli ateşin insanı yakacak seviyede olduğunu öğrendik, anladık.
                              *

RAVLİ

1 Temmuz 2016 Cuma

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 3370 İNCİ BEYİT

3370.( Mevlana Hazretleri Âşıkları nasıl tanıyacağımızı anlatıyor)
Âşıklarla düş-kalk, daima aşkı seç;
Âşık olmayana bir an bile eş-dost olma.

Sevgili, lütfetti  (İzin verdi de)  de yüzünden yücelik perdesini açtıysa yürü, örtüsüz bir surette yüzüne dal, seyre bak.

Yüzünde onun yüzüne ait izler bulunan kişinin yüzünü gör, alnında güneş parlayan güzeli seyret.

Güneş onun yanaklarına yanaklarını koymuş, ona öylesine bir ışık vermiştir ki yüzünü görünce Ay bile kendinden geçer de yerlere döşenir.

Alnına dökülen saçlarında “ Ancak sana taparız” ayeti yazılıdır, gözlerinde “ Ancak senden yardım isteriz” bakışı vardır (Fatiha suresi 5).

Bedeni hayale dönmüştür, kansızdır, damarsızdır;
İçi de, dışı da tamamıyla sütten ibarettir, baldan ibaret.

Eşsiz sevgili onu o kadar çok kucaklamıştır, öylesine bağrına basmıştır ki o, artık sevgilinin kokusunu almıştır, bırakmıştır şu toprağın kokusunu.

Bir sabahtır, beyazlığı yok;
Bir akşamdır, rengi boyası yok, bir zattır, yanı-beli (Çevresi) yok;
Bir yaşayıştır o, bu yaşayışa benzemez.

Güneş, hiç gökyüzünden borç ışık ister mi?
Nasıl olur da gülfidanı yaseminden koku ister?

 Balık gibi konuşma, deniz suyu gibi arı-duru bir hale gel de çabucak inci, mücevher hazinesine emin  (Hazinenin baş görevlisi)  ol.
                          ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                             **
Neler öğrendik;
1. Allah âşıklarının sıradan bir kişi olarak görüldüğünü, dikkatli bakıldığında kendisini bu dünyaya ait olmayan bir duruş, bir yaşayış içinde olduklarını görebileceğimizi öğrendik.
                               *
İşte böyle yaren;
Allah âşıklarından biri olmak için susmanın değerini bilmemiz, saf tertemiz olmamız, yabancı şeylerden arınmış katışıksız olmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                              *
RAVLİ


Popüler Yayınlar